HarbiForum  

SavaŞ SonuÇlari

Türk Tarihi & Türk Büyükleri bölümde SavaŞ SonuÇlari konusunu görüntülüyorsunuz.Çanakkale Cephesi’nin deniz harekatı (Boğaz’ın zorlanması) kuşkusuz sıradan bir askeri harekat ya da muharebe olayı ...
Geri git   HarbiForum > Bizi Biz Yapan Değerler > Türkiyemiz > Türk Tarihi & Türk Büyükleri

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 09.08.07, 13:45   #1
Standart SavaŞ SonuÇlari








Çanakkale Cephesi’nin deniz harekatı (Boğaz’ın zorlanması) kuşkusuz sıradan bir askeri harekat ya da muharebe olayı değildir. Boğazlar konumu ve tarihi önemi itibariyle İstanbul Karadeniz kapısı Çanakkale de Ege Denizi kapısı olarak geçmişte taşıdıkları ve çağımızda taşımakta oldukları stratejik önem ve değer açısından daima birlikte mütalaa edilmiş ve edilmektedir.



Her iki boğaz klasik ve dar çerçevede sadece Akdeniz’i Karadeniz’e Avrupa’yı Asya’ya bağlayan su geçitleri ya da köprüler değil Akdeniz’in öteki önemli su geçitlerinden Cebelitarık ve Süveyş kanalı ile de bütünleşerek dünyanın büyük denizlerini (Atlas ve Hint okyanusu gibi) ve büyük kıta kara parçalarını birbirine bağlayan daha geniş anlamdaki jeopolitik konumuyla dünya siyaset ve iktisadiyatı üzerine olan etkilerini bu gün de korumaktadır. Bu nedenlerledir ki Türk Boğazları uluslararası ilişkilere yön vermede daima odak noktası olmuşlardır.



Gerçekten tarihin eski dönemlerinden beri ön planda Avrupa ve Asya ülkeleri arasında başlamış olan ekonomik ticari ve siyasi ilişkilerle askeri hareketler sürekli olarak Boğazlar bölgesinde cereyan etmiştir. Başka bir deyişle Boğazlar dünyanın diğer parçalarında pek görülmemiş ardı arkası kesilmeyen mücadelelere sahne olmuştur.



Boğazların tarihin akışı içindeki stratejik durumu ve jeopolitik konumuyla ilgili yukarıdaki kısa açıklamaların ışığı altında Çanakkale Muharebelerinin sonuçları üzerindeki değerlendirmeler kuşkusuz daha bir önem ve anlam taşıyacaktır. Böylesine bir değerlendirmenin daha gerçekçi ve sağlıklı olabilmesi ise büyük devletlerin Türk Boğazları üzerindeki ulusal emellerine kısaca da olsa bir göz atılmasını gerektirir.



Birinci Dünya Harbi öncesinin başlıca büyük devletlerinden Almanya’nın “Drang Nach Osten (doğuya doğru) politikası” Rusya’nın ılık denizlere ulaşma emelleri; İngiltere’nin “denizlere egemen olan dünyaya hakim olur” teorisine dayanarak özellikle XIX. yüzyıldan bu yana güttüğü Rusya’nın Akdeniz’e çıkmasını engelleme siyaseti hep Türk boğazlarında düğümlenmektedir.



Boğazların bu tartışma götürmez önemi konusunda Napolyon “İstanbul bir anahtardır. Istanbul’a egemen olan dünyaya hükmedecektir. Eğer Rusya Çanakkale Boğazı’nı ele geçirecek olursa Tulon Napoli ve Korfu kapılarına dayanmış olacaktır” [431) demekle Fransa’nın Boğazlar üzerindeki duyarlılığını açık seçik ortaya koymuş olmaktadır.



Rusya’nın görüşüyse Genelkurmay Başkanı Kropatki’nin bir raporunda; XX. yüzyılda Rusya’nın en önemli işinin Istanbul Boğazı’nı ele geçirmek olduğuna işaretle Osmanlı Devleti’ni Boğazı Rusya’ya bırakmaya hazırlamalı ve Almanya ile anlaşma yapmalıdır” şeklinde ifadesini bulmaktadır.

Büyük devletlerin Boğazlar üzerindeki kısaca açıklanan bu emelleri onları kendi aralarında da gizli birtakım mücadelelere yöneltmiştir.



Nitekim Rus Dışişleri Bakanı Sazanof Çar tarafından da onaylanan bir raporunda; “Boğazların güçlü bir devletin eline geçmesi tüm Güney Rusya’nın ekonomik hayatının o devletin egemenliği altına girmesidir” demekte ve bu durumun önlenmesi için Istanbul’un alınmasını önermektedir.

Öte yandan Kasım 1911’de Rusya’nın Osmanlı Hükümeti’ne Boğazlar üzerindeki istekleriyle ilgili bir notasından haberdar edilen Ingiltere ve Fransa Rus isteklerini reddetmişlerdir.



Keza Rusya’nın bu ve buna benzer çeşitli tarihlerdeki yinelenen daha birçok istek ve baskılarının birbirini izlemesi Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’nda Merkez Devletleri safına kaymasında büyük bir etken olmuştu.



Işte Boğazlar üzerindeki bu gizli çıkar çatışmalarıdır ki Ingiliz ve Fransızlar’ı Istanbul’u almaya ve Ruslar’dan önce Karadeniz Boğazı’na el atmaya yöneltmiş ve Çanakkale Cephesi’nin açılmasında başlıca etken olmuştur.Ruslara silah ve malzeme yardımı sorunuysa savaşın sadece görünüşteki nedenini oluşturmuştur.



Böylece büyük devletlerin Türk Boğazları üzerindeki tarihi emellerini ortaya koyarken bu devletlerden Ingiltere’nin bu cephenin açılmasında birinci derecede aktif rol aldığını da belirtmek doğru olur.Nitekim Ingiliz Donanma Bakanı Churchill cephenin açılmasında büyük çaba göstermiş ve etkili olmuştur.Gerçekten o bu cephenin açılmasının baş mimari olmuş Türklerin askeri gücünü ciddiye almamış olayı basit ve sadece “sınırlı bir cezalandırma hareketi” olarak görmüştü. En güçlü ve modern silahlarla donatılmış zırhlılarının Boğaz’da görünüvermesiyle Türklerin direnmekten vazgeçeceğini sanmıştı.



Kuşkusuz bu büyük bir yanılgıydı. Ingilizler Çanakkale’deki Türk savunmasını ve askerini sadece matematiksel ölçülere vurup onun yüksek manevi gücünü görmezlikten gelerek büyük bir hesap hatasına düştüler ve sonunda önce denizde sonra da karada hiç de beklemedikleri amansız cevabı aldılar.Böylece onlar zaferi Boğaz’da Türk top ve mayınlarına karada Türk süngüsüne bırakarak çekilip gittiler.



Anlaşma Devletleri’nin Çanakkale serüveni bu suretle noktalandıktan sonra yukarıdaki açıklamaların ışığı altında Türkiye ve uluslararası politika ve diplomasi tarihi açısından ortaya koyduğu önemli sonuçları da şöylece özetlemek mümkün olur.



ASKERİ SONUÇLAR:
  1. <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Genellikle 18 Mart 1915’te geçen Boğaz Muharebesi’nde kazanılan zaferle Birleşik Filo (İngiliz-Fransız donanmaları) nun Marmara’ya girerek İmparatorluğun başkenti İstanbul’u bir ay içinde ele geçirme planları suya düşürülmüş böylece hükümet çevrelerinde beliren ve halka yansıyan İstanbul’u kaybetme korkusu ortadan kalkmıştır.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Boğaz’da elde edilen bu ilk zafer çok geçmeden Gelibolu Yarımadası’na yöneltilen çıkarmalarla başlatılarak dünyanın en güçlü zırhlılarınca sürdürülen cehennemi bombardımanlar altında Türk askeri yılmadan aylarca süren mevzi muharebelerinde yüksek bir moral ve doruğa ulaşan bir mücadele azmi örneği vermiş ve sonunda düşmanlarını yarımadayı terk etmek zorunda bırakmıştır.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Böylece karada kazanılmış bulunan bu ikinci ve nihai zaferle de Türk ordusunun Balkan Savaşı’nda zedelenen ve hatta yok olmaya yüz tutan prestiji kurtarılmıştır.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Deniz ve kara. harekatıyla bir bütün olarak gerçekleştirilip tüm anlamı ve çarpıcılığıyla Türk Harp Tarihi’nde yerini alan Çanakkale Muharebeleri Mustafa Kemal (Atatürk) gibi bir dahiyi yaratmış Birinci Dünya Harbi’nin bitiminden hemen sonra başlayacak Milli Mücadele’nin bu eşsiz liderini Türk ulusuna kazandırmıştır.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale Zaferi Anlaşma Devletleri’nin Osmanlı Devleti’ni ilk ağızda savaş dışı bırakarak Almanya’nın güneydoğudan kuşatılmasını amaçlayan stratejisini boşa çıkarmış böylece savaşın en az iki yıl daha uzamasına neden olmuştur.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale Boğazı’nın kapatılıp Rusya’ya geçit verilmemesi onu müttefliklerinin silah ve malzeme yardımından yoksun etmekle kalmamış yarım milyonu aşkın İngiliz ve Fransız askerini üzerine çekmekle bu kuvveti Alman cephesinden uzak tutmuş ve Almanya’nın Doğu Cephesi’ndeki Harekatnı kolaylaştırmıştır.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale Muharebelerinin diğer bir anlam ve önemi de çöküntü donemini yaşamakta olan İmparatorluğun dünya kamu oyunda yarattığı kötü imajın sonucu olarak Türkün iyice tükendiği sanılan gücünün henüz tükenmemiş koşullar nedenli ağır olursa olsun iyi sevk ve idare edilirse tüm zorlukları yenebilecek güç ve inanca sahip olduğunu bu muharebelerde kanıtlamış olmasıdır.Bir başka deyişle düşman devletler her nedense Osmanlı Devleti’ nın çöküşü olayıyla onun asıl unsurunu oluşturan Türk ulusunun ceddinden miras olan savaş azim ve ruhuyla inanç gücünün birbirinden farklı şeyler olduğunu bu muharebelerde çok daha iyi anlayabilmişlerdir.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale Muharebeleri Türk askerinin dünyanın en güçlü zırhlıları ve en modern harp silah araç gereç ve bol cephanesiyle donatılmış deniz ve kara ordularına karşı sergilediği başka ulusların askerleriyle kıyas götürmez direnç azim ve ruhu Türk İstiklal Savaşımızın Kuvayı Milliye ruhuyla eş değer bir anlam taşıması açısından da ayrıca tarihsel bir değere sahiptir.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Gerçekten Boğaz Muharebesi’nde Birleşik Filo’nun kendisi için tehlikeler yaratan yalnız Dardanos Bataryası’nın yok edilmesi için kullandığı 400’ü aşan topçu mermisine karşın sadece iki subayımızın şehit oluşu dışında bataryaya ağır bir hasar verdirilememiştir. Halbuki Boğaz’daki obüs bataryalarımızın tek bir yaylım ateşi sırasında Irresistable gemisinde 138 personelin yaşamını yitirdiği İngiliz tebliğlerinde açıkça belirtilmiştir.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale’de Türk askerleri bol cephaneye dayanan yoğun donanma ateşleri altında Türk’e özgü sabır ve serin kanlılıkla görevinin başında kaya gibi dimdik ayakta kalmasını bilmiştir .Öte yandan bu dev armadalar ateş etmesinden bile kuşkuya düşülen eski birtakım demode toplarla alay edercesine savaşıyor karadaki Türk topçusu ona sadece 1900 mermi atabilirken onlar tek bir bataryamıza (Dardanos”a) 4000 mermi kullanıyordu. Ne var ki bu mermi yağmurundan karada hasar gören dört Türk topuna karşı sadece batan düşman gemilerinin üstünde 44 topunun birden Boğaz sularına gömüldüğü görülüyordu.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Aynı Birleşik Filo’n’un 18 Mart Boğaz Muharebesi’nde 18 savaş gemisinden 7’si savaş dışında kalırken Çanakkale Müstahkem Mevkii savaş gücünü olduğu gibi koruyabiliyordu. Keza Filonun mayın arama ve tarayıcıları 11 mayın hattı üzerinde döşenmiş mayınlardan sadece üç adedini etkisiz hale getirebilmişti
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Türk tabyalarında hasar gören toplardan çoğu onarılıp kısa sürede ateşe hazır duruma sokuluyor 3. bölgedeki (Boğaz’ın Marmara ile birleştiği kesim) tabya da sapasağlam duruyordu. İşte bu durum karşısında Boğaz’ı geçemeden geri çekilen Birleşik Filo Çanakkale’nin aşılamayan çetin savunması karşısında pes edip yalnız denizden yapılacak zorlamalarla başarıya ulaşılamayacağı gerçeğini kabul etmek zorunda kalmıştır.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Dünyanın en büyük deniz gücüne sahip İngiltere’nin görkemli filosunun Boğaz Muharebesi’nde düştüğü aczi yarınların Çanakkale savunucuları hiç bir zaman hatırından çıkarmamalıdır. Çünkü bu ve buna benzer saldırılar geçmişte olduğu gibi gelecekte de yinelenebilir.Ne varki 18 Martı unutarak böyle bir saldırıyı ileride de göze alabilecek düşmanlar karşılarında dünyanın yeniliklerine gözlerini kapamış bir Osmanlı Devleti yerine bu kez XX. yüzyılın en son bilim ve teknolojisine dayanan en modern silahlarla donatılmış bulunan Cumhuriyet Silahlı Kuvvetleri’ni bulacaktır.
  2. Çanakkale Cephesi deniz ve kara harekatıyla birlikte mütalaa edildiğinde görülür ki bu cephede geçen muharebeler hasım kuvvet olarak katılmış olan Ingiltere ve Fransa’nm bir yıl boyunca Gelibolu Yarımadası’nda yarım milyondan fazla büyük bir kuvveti tutmak zorunda kalmaları ve bunun % 50’sini kaybetmiş bulunmaları haliyle diğer cephelere kuvvet ayırabilme açısından savaşın genel seyrini etkilemiştir.Keza Türklerin de bu cepheye ayırdığı 300.000’den fazla askerden verdiği zayiatın 211.000’e ulaşmış olması diğer cephelerdekinden kıyaslanamayacak bir fazlalık göstermektedir.Bunun insan gücü açısından yarattığı boşluk yalnız Birinci Dünya Harbi sırasında değil onu izleyen Türk İstiklal Harbi boyunca da hissedilmiştir.
SİYASİ SONUÇLAR:

  1. <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale’de denizde ve karada kazanılmış olan her iki zafer Osmanlı’nın Balkan felatiyle içte ve dışta sarsılmış bulunan devlet prestijini kurtarıp güçlendrmiş hükümetin iktidarda kalış sürelerini uzatmıştı.Anlaşma Devletleri’nin savaşın başından beri bekledikleri hükümet krizi olmamış ve kabine değişikliğine de gidilmemiştir.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Türk ulusunun tarihini süsleyen çok sayıdaki zaferlerine Çanakkale’de bütün dünyanın gözü önünde bir yenisini daha ekleyerek elde ettiği parlak zafer onun eski güç ve dinamıiznıini koruduğunu çöküntü dönemini yaşayan ve can çekişen bir imparatorluk içinde hala kahraman bir ulusun varlığını yeniden ortaya koymuştur. Bir başka deyişle Çanakkale’de ölmesini bilenler Türk milletinin tarihten silinmeden yaşayacağını kanıtlamıştır.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale Zaferi Batılıların Doğulu müttefiki Rusya’ya ulaşmasına olanak tanımamış mahsur kalan koskoca Çarlık Rusyası içerden çökerek Bolşevikliğin pençesine düşmüştür.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale’de Türk savunması aşılabilse ve Boğaz açılabilmiş olsaydı savaş kısa sürede biter Rus ihtilali patlak vermez verse bile İngiltere ve Fransa’nın işe karışmasıyla bu ihtilal daha başlangıçta boğulabilirdi. Böylece müttefikleriyle birlikte zaferi paylaşmakta gecikmeyecek olan Ruslar Çarlarının taksim planı gereği kendilerine daha işin başında söz verilen Boğazlar ve İstanbul’u işgal etmiş ve Deli Petro’dan beri izledikleri “Açık denizlere ulaşma” politikalarını gerçekleştirmiş olurlardı.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Anlaşma Devletleri’nin Çanakkale’deki başarısızlıkları henüz savaşa katılmamış olan Balkan Devletleri’nin tutumlarını da farklı yönlerde etkilemiştir.Bulgaristan Merkez Devletl’eri’nin yanında yer alırken Romanya Yunanistan ve Italya’nın daha bir süre savaş dışında kalmalarını sağladığı gibi Arap ayaklanmasını bir yıla yakın bir süre geciktirmiştir.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale Muharebeleri Ingiltere’nin savaşın başından beri Japonya’dan yapmakta olduğu yardım talebini artırmasını istemesine rağmen Japonya’nın bu istekleri çeşitli bahanelerle kabul etmemesine yol açmıştır.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Birleşik Filo’nun ağır yenilgiye uğrayıp Boğaz’ı geçemeyişi İngiltere ve Fransa’nın siyasi ve askeri prestijini bir hayli sarsmış özellikle Ingiltere’nin denizlerdeki tarıtışılmaz üsıtünlüğü imajını ortadan kaldırmıştı. Bu durum adı geçen devletlerin sömürgelerinde bağımsızlık ve özgürlük akımlarının doğuşuna ve dolayısıyla dünya siyasi haritasını değiştiren bazı gelişmelere yol açmıştır.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Keza Avusturalya ve Yeni Zelanda gibi Ingiliz dominyonu deniz aşırı ülke askerlerinin sırf Ingiliz çıkarları uğruna Çanakkale’de Türklere karsı muharebeye zorlanıp yabancı topraklarda hayatlarını yitirirken kafalarında yer alan bir takım sorular (niçin ve kimin için döğüştükleri gibi) cepheden ailelerine gönderdikleri mektupların zamanla açıklanmasında anlaşılmaktaydı. Bu da onlarda gitgide ulusal blincin kıvılcımlarını oluşturmakta gecikmedi.
    Nitekim 9 Eylül 1922’de Yunanlılar lzmir’de denize döküldükten sonra muzaffer Türk ordularının Boğazlar bölgesine yönelip yaklaşmaları üzerine Churchill’in dominyonlardan yeniden yardım istediği Avusturalya başbakanının “Tek bir askerin hayatına tehlikeye koymayacağını ve savaşa karar verilirse dominyondan iş birliği istenmemesi gerektiğini” belirten anlamlı bir yanıtıyla karşılaşmıştı.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale Muharebelerinin diğer ilginç bir yanı da iki hasım ordunun döğüşken askerleri arasında yakınlaşmanın getirdiği dostluğun zamanla artmış olmasıdır. Gerçekten Anzak asker ve komutanları Çanakkale’de yiğitçe döğüşen Türklerin hem asker hem de insancıl yönlerini yakından izleyerek onların kendilerine tanıtıldığı gibi barbar bir ulusun çocukları olmadığını görüp anlamak fırsatını bulmuşlardı.İşte bu durum ülkeler arasındaki siyasi ilişkileri de olumlu yönde etkilemiş ve savaş sonrasında Asvusturalya ve Yeni Zelanda ile anlamlı dostlukların oluşmasının başlıca nedeni olmuştur.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Çanakkale Muharebelerinin bir başka ilginç tarafı da Orta Doğu’da bu günkü İsrail Devleti’nin kurulmasında etken bir rol almış olduğudur. Nitekim Siyonist liderlerinden Vladimir Eugeueniç Gelibolu’daki “Gönüllü Yahudi Birliğinin Hikayesi” adlı eserinde konuyu açıkça şöyle dile getirmektedir “Gelibolu’ya yolladığımz 600 kadar gönüllü Yahudi askerlerinin savaşlar sırasında gösterdiği üstün çaba ve başarı davamızın dünyaya tanıtılması ve dikkate alınması bakımından çok yararlı olmuştur.” Gerçekben Birinci Dünya Savaşı henüz sona ermemişken 2 Kasım 1917’de benimsenen “Balfour Bildirisi” bu günkü İsrail’in kurulmsında etken olması açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.
  2. Çanakkale Zaferi’nin daha ilginç ve anlamlı bir sonucu da doğunun büyük bir imparatorluğunu oluşturan koskoca Çarlık Rusyası’nın yıkılmasıyla kalmamış ülkesinde güneş batmayan Batılı büyük devlet olan Büyük Britanya Imparatorluğu’nda da ilk yarayı açmaya yetmiş olmasıydı. Böylece emperyalizm tam çökmüş olmasa bile bir hayli sarsılmıştır.
SOSYO-EKONOMİK SONUÇLAR:
  1. <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Anlaşma Devletleri tarafından Boğazların açılarak Rusya’ya ulaşılması halinde Rusya dış alım-satım olanağına kavuşacağından ekonomik dengesini kurup sıkıntıdan kurtulacak İngiltere-Fransa da Rusya ve Romanya’nın zengin buğday ürünlerinden yararlanıp gerek silahlı kuvvetlerinin gerekse halkının yiyecek gereksinimlerini sağlamış olacaklardı ki bu gerçekleşememiştir.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Keza Boğazlar açılabilseydi Tuna yolu da yeniden trafiğe açılıp Karadeniz’deki 120 parça ticaret gemisinden yararlanma olanağı elde edilecekti. Halbuki Çanakkale Zaferi yalnız Rusya ile İngiltere Fransa’nın değil bunların aynı zamanda diğer Batılı devletlerle olan karşılıklı ticari ve ekonomik ilişkilerini de olumsuz yönde etkilemiş ne İngiltere Fransa müttefiki Rusya’ya ihtiyacı olan silah ve cephaneyi ulaştırabilmiş ne de Rusya Batılıların ihtiyacı olan buğdayını Akdeniz’e aktarabilmişti.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Birinci Dünya Savaşı başında Boğazların kapatılıp bu savaş sonuna kadar açılamaması kuşkusuz uluslararası ticari ilişkileri de olumsuz yönde etkilemişti. Nitekim Karadeniz’de; İngiltere Rusya Fransa Belçika ve İtalya’nın toplam 85; Yunanistan Romanya Danimarka İsveç ve Hollanda’nın toplam 27; Almanya Avusturya-Macaristan’ın toplam 17 olmak üzere genel toplamı l29’u ve toplam tonajı 350.000’i bulan ticaret gemisi mahsur kalmıştı.
    <LI style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; LINE-HEIGHT: 100%">Yukarıdaki açıklamaların ışığı altında kısaca denebilir ki Çanakkale’de Türk Zaferi iki yıl uzayan savaş boyunca Doğulu ve Batılı müttefik devletlerin (Rusya-İngiltere-Fransa) ekonomilerinde sıkıntılar yaratmıştır. Bu durum özellikle Rusya’yı bunalıma sürüklemiş ve sonunda rejim değişikliğine (komünizme) kadar gidebilmiş ve böylece de Rusya’nın savaş dışı kalmasına yol açmıştır.
  2. Zaferin yukarıdaki ticari ve ekonomik etkinliklerinin yanında Türk ulusu açısından sosyal alanda da etkileri görülmüştür. Çanakkale deniz ve kara muharebelerinde toplam 211.000 insan zayiatı veren Türk ulusu bu arada binlerce okumuş ve aydınını da kaybetmişti. Kesin olmayan tahmini rakamlara göre 100.000’den fazla öğretmen mülkiyeli tıbbiyeli ve Türk ocaklarında yetişmiş okur-yazar yitirildiği sanılmaktadır. Böylece o günün koşullarında ülkenin beyin takımını oluşturan küçümsenemeyecek bir sayıya ulaşan bu kayıpların olumsuz etkileri savaş sırasında olduğu kadar bu savaşı izleyen Türk İstiklal Savaşı’nda da fazlasıyla hissedilmiştir. Nitekim 1923’te Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk’ün başlattığı inkılaplar ve bunların paralelinde girişilen reformların kitlelere yaygınlaştırılıp mal edilmesinde hayli sıkıntılar çekilmiştir.
Merkezi Kuvvetler
Miktar $(1914-18)

Almanya
37775000000

Avusturya-Macaristan
20622960000

Turkiye
1430000000

Bulgaristan
815200000
TOPLAM
60643160000

Gemi Kayıpları




Ülke
Tonaj

United Kingdom
9055000

Norway
1172000

Italy
862000

Fransa
531000

United States
531000

Greece
415000

Japan
270.000

Sweden
264000

Denmark
245000

Spain
238000

Hollve
229000

Belgium
105000

Brazil
31000

TOPLAM
13.948.000



Savaş Gemisi Kayıpları




ÜLKE
ZIRHLI
Kruvazör
Ganbot
Torpidobot
Denizaltı
Destroyer
Toplam

Müttefikler 302

Rusya
4
2
1
0
14
22
43

Fransa
4
5
2
8
12
11
41

İngiltere
13
25
7
11
54
64
174

Italya
3
3
1
6
8
8
29

ABD
0
3
1
0
1
2
7

Japonya
1
4
0
1
0
2
8

Merkezi Kuvvetler 374

Almanya
1
7
8
55
200
68
339

Avusturya-

Macaristan
3
2
0
4
7
4
20

Osmanlı Devleti
1
2
4
5
0
3
15


ZAYİATLAR

Ülkeler
Toplam Asker Sayısı
Ölü
Yaralı
Esir ve Kayıp
Toplam Zayiat
Zayiat Yüzdesi

Müttefikler

Rusya
12000000
1700000
4950000
2500000
9150000
76.3

Fransa
8410000
1357800
4266000
537000
6160800
76.3

İngiltere
8904467
908371
2090212
191652
3190235
35.8

İtalya
5615000
650000
947000
600000
2197000
39.1

ABD
4355000
126000
234300
4500
364800
8.2

Japonya
800000
300
907
3
1210
0.2

Romanya
750000
335706
120000
80000
535706
71.4

Sırbistan
707343
45000
133148
152958
331106
46.8

Belçika
267000
13716
44686
34659
93061
34.9

Yunanistan
230000
5000
21000
1000
17000
11.7

Portekiz
100000
7222
13751
12318
33291
33.3

Karadağ
50000
3000
10000
7000
20000
40.0

Toplam
42188810
5152115
12831004
4121090
22104209
52.3

Merkezi Kuvvetler

Almanya
11000000
17737000
4216058
1152800
7142558
64.9

Avusutrya-

Macaristan
7800000
1200000
3620000
2200000
7020000
90.0

Türkiye
2850000
325000
400000
250000
975000
34.2

Bulgaristan
1200000
87500
152390
27029
266919
22.2

Toplam
22850000
3386200
8388448
3629829
15404477
67.4

Genel
Toplam
65038810
8538315
21219452
7750919
37508686
57.6
Müttefikler
Miktar $(1914-18)

ABD
22625253000

İngiltere
35334012000

Fransa
24265583000

Rusya
22293950000

Italya
12413998000

Belçika
1154468000

Romanya
1600000000

Japonya
40000000

Sırbistan
399400000

Yunanistan
270000000

Kanada
1665576000

Avustralya
1423208000

Yeni Zellanda
378750000

Hindistan
601279000

Güney Afrika
300000000

İngiliz Sömürgeleri
125000000

Diğerleri
500000000

TOPLAM
125690477000





























Birinci Dünya Savaşı’na katılan ülkelerin genel askeri güçleri ve zayiatlarını gösteren tablolar şöyledir:

Orduların Büyüklükleri


Ülkeler
Silah altındaki ve Yedek

Kuvvetler

Ağustos 1914


Silah altına alınan

Toplam 1914-18
Rusya


5971000

12000000
Fransa

4017000

8410000
İngiltere

975000

8905000
Italya

1251000

5615000
ABD

200000

4355000
Japonya

800000

800000
Romanya

290000

750000
Sırbistan

200000

707000
Belçika

117000

267000
Yunanistan

230000

230000
Portekiz

40000

100000
Karadağ

50000

50000
Toplam

14.141.000

42.189.000
Almanya

4500000

11000000
Avusturya-Macaristan

3000000

7800000
Türkiye

210000

2850000
Bulgarisitan

280000

1200000
TOPLAM

7.990.000

22.850.000
şeker isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla

Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
sonuclari, savas


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler