HarbiForum  

Çankkala Destani

Türk Tarihi & Türk Büyükleri bölümde Çankkala Destani konusunu görüntülüyorsunuz.1912′de Alman tezgâhlarında inşa edildi Nusret 7 metreydi eni boyu 40 metre sürati 15 mil ...
Geri git   HarbiForum > Bizi Biz Yapan Değerler > Türkiyemiz > Türk Tarihi & Türk Büyükleri

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 09.08.07, 13:31   #1
Standart Çankkala Destani



1912′de Alman tezgâhlarında inşa edildi Nusret 7 metreydi eni boyu 40 metre sürati 15 mil dar boğazlardan balık gibi geçer kırlangıç gibi süzülürdü Balkan Savaşları’nda gemi batırmakla ünlü Binbaşı Hafız Nazmi komutan Tophaneli Yüzbaşı Hakkı kaptandı ayrıca beş subay elli dört neferi vardı Nusret’in. Söndürdü ışıklarını Nusret 8 Mart 1915 gecesi yağmur vardı yıldız yoktu zifiri karanlıkta şimşek çakmasa ne iyi olurdu İngiliz devriyeleri denizi ışıkla taramasa önceden döşenmiş dokuz sıra halinde 370 mayını topladı yerlerini değişti 26 mayın ekledi iki sıra her biri 80 kilo ince çelik halatla usulca y*üz metre arayla yüzeyin beş metre altında suya. * Soğuması için koca karpuzu buz gibi pınara bırakırlar suda bir fındıkkabuğu da yüzer ya düşman devriyelerinin yanında öyleydi Nusret. Tam da düşman gemisinin projektörü karanlığı yırtıp vuracakken Nusret’e Anadolu kıyılarından dev bir fener yakıldı gözlerine perde indi ışığa boğuldu düşman. Alman Yüzbaşı Serno ve Shneider 18 Mart sabahı çıktılar keşif uçuşuna Bozcaada önlerinde 18 savaş iki tamir iki hastane on mayın tarama bir uçak gemisi nakliye gemileri destroyerler ve birkaç denizaltı sayıp döndüler rüzgar yaran demir kanatlarla ardı yüksek sağrısı enli terazi tabanlı öküz bilekli tırnağı sırlı kulağı sivri yelesi ipek döşü kalkan alnı meydan atlarına binip karargaha kanatlanıp rapor sundular alarm verildi çalındı trampetler. Uysal mavi ırmak olup akardı keyiflenince tatlı sakin göl gibi bakardı Boğaz kızınca dalga dalga köpürür yutar parçalardı ana kucağında bebeğe dönerdi ılık rüzgar saçlarını okşarsa eğer. Sevmediğiniz biri evinize girer tüfeğini bıçağını asmaya yer arar arkadaşlarını çağırır dar eder ya dünyayı kara bulut olup suya gölge edince mayın bulamayıp hadi gelin deyince savaş gemilerine düşman uçakları yumurtadan yeni çıkan yavrularını gezdirir de onları gören köpek salyalı dişleriyle hırlar yay gibi gerilir ipek tüylü sarı şirin civcivleri yemek için atılır tavuk da kabarır gözleri ateş tırnağı hançer gagası kılıç olup ejderhaya döner azgın köpek süt dökmüş kediye döner kuyruğunu bacaklarına kıstırıp topukları yağlar ya deniz öğle kabardı uçaklar da öyle döndü gerisin geri. Savaş alanını iyi bilen İngiliz filosunun birinci tümeni saldırdı önce Queen Elizabeth Lord Nelson İnflexible önde Agemennon soldan Prens George sağdan Triump korumasında. Üç bin yıl önce de Truva’yı yağmalamaya gelmişti Agemennon yengesi kaçırılmıştı; peki ya Türkler İngilizlerin geniş otlaklarında hayvan sürülerini mi yağmalamış bereketli tarlalarında buğday başaklarını mı ezmiş gölgeli dağlarında ulu pınarlarını mı kurutmuş yüksek tavanlı evlerini mi yıkmış ocağına incir mi dikmiş beşikte bebeğini mi yetim bırakmış oğullarını köle gelinlik kızlarını cariye mi etmişti milletin koynundan bayrağını almaya gölgeli kaba ağacını kesmeye davarını çalmaya çiftini çubuğunu dağıtmaya dirliğini bozmaya düzenini yıkmaya evlât acısı tattırmaya yurtsuz yuvasız bırakıp al kanını kara toprağa akıtmaya gelmişlerdi; hani karga tarlaya varmış tarla kendisinin sanmış üstüne dokuz yorgan sermişler gene de uyuyamamış ya İstanbul’u düşleyen düşman da öyleydi. Queen Elizabeth Hamidiye’yi; Agamemnon ve Inflexible Mecidiye’yi Lord Nelson Namazgâh Tabyası’nı dövdü. İkinci filo Amiral Guepratte komutasında Suffren Bouvet Goulois ve Charlemagne Fransız zırhlılarıyla saldırdı Mesudiye Dardonos Beyaztepe tabyalarına sağıdanda Majestic solunda Swiftsure vardı. Avcının önünden gider çalıları patikaları ayak izlerini havayı koklar ya köpekler mayın arama gemileri de öyle taradı denizi. Ardından üçüncü tümen girdi Boğaz’a İrresistable Albian Vengeance Ocean Dublin gemileriyle soldan Canopus sağdan Cornwallis korumasında. Ark Royal uçak gemisinden havalanan altı İngiliz uçağı koca karınlı kara çelik gemilere ölüm kusacakları hedefleri gösterdi. Triumph ve Prince George Rumeli Mesudiye ve Yıldız Tabyalarını ateşledi Weymout Yenişehir’i dövdü. Queen Elizabeth adam boyunda 500 kiloluk toplarla şehrin döşünü dövdü milletin katline ferman sarı fırtına koptu bebeklerin yanan bedenlerine sarıldı ölmeden analar şehrin sinesine gömüldü. “Beşik bağımı iyi bağla sırtına hadi tavan çökecek kaçır kardeşini” dedi yanan tahtalar düşünce Meryem’in omzuna. “Elini ayağını öpeyim kurbanın olayım Azrail korku düşürme yüreklerine yavrularımı meleklerle koru.” dedi elleriyle eşti iki avuç mezar açtı saçlarının döküldüğü toprağa gözyaşlarını doldurdu örttü üstünü başucuna taş koydu. Leğendeki una su katar hamuru avuçlarıyla evirip çevirir yumruklarıyla yoğurur kaldırıp kaldırıp leyeğene vurur mayalanan hamuru kızgın fırına sürerler ya kadınlar *yeri parçalayan yakıp yıkan toplar denizden göğe fışkıran sayısız sütunlar *uçan canavar homurtuları dalga yaran motorlar kan barut ateş tazyikli boğuk duman bombaların patlattığı volkanlara gömülen bedenler yaralıların feryatları yanan cesetler de öyleydi. Tepelerden gemilere mermi atmak daha kolaydı gemilerden tepelere atmaktan çakı bibiydi gemiler sağı solu zırhtı; ama limon kabuğu kıvamındaydı güverteler yoğurt kovalarına tülbent bırakırlar evin afacanları çakıl taşlarını havada çember çizdirerek atar tülbent taşın ağırlığına dayanamaz yoğurda gömülür ya Türk bataryaları karşısında öyleydi.
şeker isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla

Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
destani, cankkala


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bir Yurt Güzellemesi: "Hakkâri Destani" (1970) Sinan Sungur Memleketim 0 01.11.07 20:21


Forum Zaman Ayarları GMT +2 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 15:00 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum; Haybeden Değil , Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.