| |
| |||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünki Mesajlar |
| 05.06.08, 21:39 | #1 |
| | Tasavvuf (tekke) Edebİyati “Tasavvuf” dünya hayatının aşırılılıklarından uzak durarak Allah’a gönülden bağlanma,Allah’ın varlığına insanın kendi varlığından vazgeçmesi, benliğini (nefsini) yok edip gönlünü ilahi aşkla doldurması esasına dayanan, İslami bir düşünce akımıdır. Türkistanlı Hoca Ahmet Yesevi Türk tasavvufunun kurucularındandır. Anadolu’da tasavvufun, onun öğrencileri tarafından yayıldığı kabul edilir. Tasavvufçular (mutasavvıflar, sofiler) düşüncelerini halka yaymak için edebiyatı, özellikle şiiri araç kabul ederler. Bunun sonucu olarak Anadolu’da 13. yy’dan itibaren güçlü bir tasavvuf (tekke) edebiyatı olmuştur. NOT Anlattıklarımızın ve soruların daha iyi yorumla-nabilmesi için şu terimlerin bilinmesi yararlı ola-caktır: VAHDET-İ VÜCUT: (Varlığın birliği) Evrende sadece Allah’ın varlığı söz konusudur. Diğer varlık zannettiğimiz, bu “mutlak varlığın”, Allah’ın bir parçası ve görüntüsüdürler. Tekke: Tasavvuf ehli kişilerin, tarikat mensuplarının barındıkları, eğitim gördükleri yer, kuruluş. PİR: Tarikat kurucusu. ŞEYH:1) Tarikat kurucusu. 2) Tarikatta en yüksek dereceye ermiş kişi. 3) Tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse. TARİKAT: Allah’a varma yolunda benzer biçimde düşünenlerin oluşturduğu topluluk. DERVİŞ: Bir tarikata girmiş, onun kurallarına uygun yaşayan kimse. ABDAL: Gezgin derviş. HALİFE: Tarikat kurucusunun ya da şeyhin kendisine vekil tayin ettiği, yetki verdiği kişi. Genel Özellikler a)Gerek dini-tasavvufi görüşler, gerek bunların işlenişi yönünden Arap-İran tasavvuf edebi-yatlarının etkisi söz konusudur. Ancak etki-lenme, Divan Edebiyatı’ndaki boyutlarla değildir. b)Tasavvufa ait kavramları anlatan terimler dolayısıyla yabancı sözcük ve tamlamalar Aşık Tarzı Edebiyattan daha fazladır. c)Eserlerin çoğu yazılı olarak oluşturulmuş ya da sonradan yazıya geçirilmiş. d)Manzum eserler düzyazıdan daha çoktur. e)Ağılıklı olarak hece ölçüsü kullanılmıştır. Aruzu kullananlar da çoktur. f)Dörtlüklerle kurulan, koşma biçim özel-likleri taşıyan şiirler çoğunluktadır. Beyit birimiyle gazel, kaside, mesnevi biçimli şiirler de yazmıştır. Divan tarzı tevhit, münacaat, naat türü şiirlere rastlanır. g)Tekkelerde ve halkın karşısında şiirlerin okunuşu sırasında ya da ayinlerde müzik eşliği oldukça yaygındır. NOT Bu özelliklerin dışında kalan; eserlerini aruz ölçüsüyle ve Divan Edebiyatı diliyle, hatta tamamıyla Arapça-Farsça yazan tasavvufçular da vardır. Örneğin Mevlana Anadolu’da yetişen ilk ve en büyük Türk mutasavvıf olduğu halde eserlerini Farsça yazmıştır. Şeyh Galip, Divan tarzında eser verdiği için Tekke Edebiyatı çerçevesinde düşünülmez, Divan Edebiyatı mensubu sayılır. |
| 29.06.08, 14:13 | #2 |
| | tşkler güzel paylaşım |
| 15.08.08, 22:13 | #3 |
| | tasavvufun yeri edebiyatta çok farklı anlamak için insanlar çok yorum yapmalı |
| Cevap Yaz |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Tasavvuf ve Eğitim | agent force | Eğitim Haberleri | 1 | 24.03.08 09:56 |
| Tasavvuf Edebiyati | HENA | Edebiyat & Türkçe | 0 | 12.02.08 17:07 |
| Kur'an Ve Tasavvuf | BERKİTO | İslamiyet | 0 | 24.01.08 16:36 |
| Tasavvuf Felsefesİ | yalnızlar rıhtımı | Edebiyat ve Kitap | 0 | 04.08.07 19:56 |
| Tekke Edebİyati | yalnızlar rıhtımı | Edebiyat ve Kitap | 0 | 03.08.07 16:34 |
