HarbiForum  

Türkçe Hakkında İlginç Notlar

Türk Dili ve Edebiyatı bölümde Türkçe Hakkında İlginç Notlar konusunu görüntülüyorsunuz.Türkçe Hakkında İlginç Notlar -Türkiye'den yayınlanan Radyo Televizyon yayınları etkisiyle Azerbaycanlı gençler artık Farsça "evet" ...
Geri git   HarbiForum > Bizi Biz Yapan Değerler > Türkiyemiz > Türk Dili ve Edebiyatı

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Yeni Konu aç Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03.08.07, 14:59   #1
Arrow Türkçe Hakkında İlginç Notlar

Türkçe Hakkında İlginç Notlar


-Türkiye'den yayınlanan Radyo Televizyon yayınları etkisiyle Azerbaycanlı gençler artık Farsça "evet" anlamına gelen "beli" yerine "evet" demeye başlamışlar. Vaktiyle biz "vazife" diyorduk onlar da "vazife" diyorlardı. "Görev" kelimesi kullanım alanına girmemiş olsa bile en azından duydukları zaman yadırgamıyorlar. Türkiye'deki alelade insan da Azerbaycanlı bir konuşucuyu on yıl öncesine göre daha rahat anlayabiliyor. Hatta Türkmenistanlı Özbekistanlı konukları da daha rahat anlayabiliyor.
-Birleşmiş Milletler ve dünya İstatistik kuruluşlarının verdiği verilere göre dünyada yaygın kullanılan dilleri kullanış alanı ve amacına göre üç kategoride sınıflayabiliriz: 1) Dünyada en çok nüfus tarafından ana dil olarak kullanılan diller 2) dünyada en geniş coğrafi alanda kullanılan diller 3) Dünyada bilimsel ve teknoloji alanda ticaret haberleşme ve bilgi alışverişinde yaygın kullanılan diller. Birinci gruptaki diller açısından sıralama Çince Hinduca İngilizce İspanyolca Rusça Arapça ve diğerleri; ikinci kategoriye göre sıralama İngilizce Çince İspanyolca Arapça Türkçe Hinduca; üçüncü kategoriye göre ise sıralamada başlıca Batı Avrupa Dilleri İngilizce Almanca Fransızca İspanyolca ve Rusça yer almaktadır. Pasifik devletlerinden Japonya'nın hızla gelişen Çin'in dili de yakın bir geecekte bu kategoride yer alacaktır.

-Yabancı dil öğretimi için eğitim-öğretim dilinin mutlaka yabancı dilde olmasının gerekmediğini çarpıcı bir örnekle sunmak istiyorum. Skale dergisi 1993 yılı 1. sayısında yayınlanan "Sayılarla Avrupa Topluluğu" yazısında verilen bilgiye göre Avrupa topluluğunda 20-24 yaş arası gençlerin % 83'ü en az bir yabancı dile hakim bu daha yaşlılarda % 50 civarında. Belçika Hollanda İsviçre gibi ülkelerde oran çok daha yüksek. Buna karşın Avrupa'da bütün orta öğrenim ve üniversite öğretimi kendi ana dillerinde yapılıyor. Diğer bir örnek nüfusu sadece 10 milyon olan Macaristan'da bütün okullar Macarca tek bir üniversite 1991 sonrası İngilizce açıldı ama öğrencileri yabancı. Macarca ülke dışında hiçbir ülkede kullanılmadığı halde her konuda bizden çok daha fazla Macarca kitap basıyorlar ve her Macar da bir yabancı dil biliyor. SCI ce taranan dergilerde yayınlanan makalelerin ülkelere göre sıralamasında ilk 20 sırada yer alan ülkelerden yalnız Hindistan yabancı dilde öğretim yapıyor. Yani her ülke kendi dilinde öğretim yaparak bilim üretebiliyor diller bilim üretimine engel değil.

-Sırf İstanbul'da İngilizce Fransızca Almanca İtalyanca eğitim yapan orta dereceli okulların sayısı 150'nin üzerende. Bütün ülkede ise özel okulların sayısı 1995 yılı itibariyle 871'dir. Eğer önlem alınmaz ve sınırlamaya gidilmezse üniversitelerimiz de bu yola girer. Eğitim çağında 15 milyon nüfusun tamamını böyle özel okullara göndermemiz mümkün olmadığından (14.300.000. toplam öğrencinin sadece 200.000'i özel okullara gidebilmektedir.) talep de devamlı kamçılandığından maalesef en seçme başarılı öğrenciler "Robert Kolej Galatasaray Lisesi" başta olmak üzere yabancı dilde eğitim yapan okullara gönderiliyor ya da bu okulları tercihe zorlanıyor. Yabancı dilde öğretim yapan üniversiteler için de aynı durum sözkonusu. Böyle olunca bütün bu üstün yetenekli çalışkan seçme öğrencileri alan okullar hem yabancı dilde hem de diğer sosyal ve fen derslerinde daha başarılı oluyorlar. Bu sonuç da biraz önce değindiğimiz genel kanaati oluşturuyor. Yani malzeme kaliteli olduğu için ürün de kaliteli oluyor. Önemli olan bir öğretim kurumunun öğrenci alırken hangi yüzde diliminden öğrenci aldığına bakılarak bu öğrencileri hangi yüzde diliminden mezun ettikleridir. Mezunlar ilk yüzde diliminden daha başarılı yüzdeye yerleştirilebiliyorsa o kurum başarılıdır.
-Tarihçi Jean-Paul Roux ''Türklerin Tarihi'' adlı yapıtında [ 1] ''Türklerle ilgili olarak kabul edilebilecek biricik tanım dilbilgisel olandır. … Türklerin dili çok büyük bir çekim gücüne sahip olduğundan ilişkide bulundukları birçok insan topluluğu tarafından benimsenmiştir.'' diyor. Ünlü dilbilimciler Türkçenin yetkinliğini ve kurallı oluş bakımından öteki dillerden üstünlüğünü övmüşlerdir:
-Max Müller Türkçe hakkındaki görüşlerini şöyle açıklıyor: ''Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir.Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık eylem çekimlerindeki düzenlilik bütün dil yapısındaki saydamlık kolayca anlaşılabilme niteliği insan zekasının dil aracılığı ile beliren üstün gücünü kavrayabilenlerde hayranlık uyandırır…. Türk dilinde her şey saydamdır apaçıktır.
-Jean Deny ''Türk dili seçkin bir bilginler kurulunun danışma ve tartışmaları sonucunda oluştuğu kanısını uyandırıyor. Fakat böyle bir kurul Türkistan bozkırında kendi başına kalmış olarak ve kendi yasaları ya da kendi içgüdüleri itişiyle insan beyninin yarattığı bu sonucu sağlayamazdı !'' demektedir
-XIII. yüzyılda Cengiz Hanın Moğol İmparatorluğu yaklaşık olarak tüm Türk Dünyasını egemenliği altında toplamıştır. Moğol İmparatorluğunun devlet dili olarak Uygur Türkçesini ve Uygur yazısını kullanmıştır.
-Osmanlı'da Zaloğlu Rüstem bizim ulusal kahramanımız gibi tanıtılmış buna karşılık Türk kahramanı Alp Er Tunga(Tonga) unutulmuştur. Zaloğlu Rüstem'in Alp Er Tunga'yı hile ile yakalatmasının anısı olarak dilimizde ''Tongaya düşmek'' deyimi kalmıştır.
-Bütün bu olumsuz oluşumlara karşın Türk dilinin büyüleyici etkisi kendini göstererek Türkçe Anadoluda hızla yaygınlaşan halk dili olur. Moğol işbirlikçisi Anadolu Selçuklusu sultanlarının egemenliğine başkaldıran Türkmen beyi Karamanoğlu Mehmet Bey'in Konyayı ele geçirip Siyavuş'u Selçuklu sultanı yapması Türk dili için mutlu bir olay olur: Karamanoğlu Mehmet Bey 19 Mayıs 1277'de ünlü fermanını yayınlar: ''Bugünden sonra divanda dergahta mecliste ve meydanda Türkçeden gayrı dil konuşulmayacaktır! ''. Türkçenin bu bağımsızlık bildirgesiyle Moğolların ilerlemesini durdurmuş olan '' külahlı ayağı çarıklı ve kara kilimli Türkmenler'' Farsçayı benimsetmeye çalışan ''Rumi'' adı takınmış Selçuklulara karşı bir dil yengisi kazanmışlardır
-Yunus Mevlana'nın Mesnevisini okuduğunda çok uzun ve belki biraz da Farsça yazılmış olmasını beğenmeyerek bu Mesnevinin yerine ''Ete kemiğe büründüm / Yunus deyi göründüm.'' beytini önermesi Türkçeyi sevenler için etkileyicidir. Yunus'un şiirleri yüzyılardan beri Türklerin belleğinde yaşamaktadır. Günümüzde Birleşmiş Milletler yapısının girişinde duvara yazılan ''Gelin kardeş olalım / İşi kolay kılalım / Sevelim sevilelim / Dünya kimseye kalmaz'' dörtlüsü ile Yunus Emre güzel Türkçe ve insancıllık dersi vermektedir.
-Karacaoğlan Dadaloğlu Köroğlu Kaygusuz Abdal ve daha nice Türk halk ozanları koşmalar koçaklamalar söyleyerek Türk dilinin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Osmanlı şairlerinden daha özgün daha kalıcı olmuşlardır. Örneğin en ünlü Osmanlı şairleri Karacaoğlan'ın ''Çukurova bayramlığın giyerken / Çıplaklığın üzerinden soyarken / Şubat ayı kış yelini kovarken / Cennet demek sana yakışır dağlar'' dörtlüsü ile başlayıp ''Karacaoğlan size bakar sevinir / Sevinirken kalbi yanar göğünür / Kımıldanır hep dertleri devinir / Yas ile sevinci yıkışır dağlar'' dörtlüsü ile biten koşmasındaki özgün doğa betimlemesinin düzeyine ulaşamamışlardır[ 19] . Bu koşmadaki anlatım akıcılığı ve sözcük zenginliği Türkçenin gücünü ortaya koymaktadır.
-II: Abdülhamit'in tahta geçmesi sonrasında Anayasanın (Kanun-u Esasi) hazırlanmasında dil sorunu ortaya çıktı: Geniş Osmanlı topraklarından Meclise gelecek temsilciler hangi dil ile konuşacaktı? Batı yüzyıllar önce tek bir ulusal dili egemen kılıp geliştirerek böyle bir sorunla karşılaşmamıştı. Uzun tartışmalardan sonra -azınlıkların tepkileri de yatıştırılarak- Anayasanın 18. Maddesine Osmanlı Devletinin resmi dilinin Türkçe olduğuna ve devlet hizmetlerine gireceklerin bu dili bilmesinin gerektiğine ilişkin hüküm konuldu. II.Abdülhamit'in Meclisi kapattıktan sonra uyguladığı ağır sansür dili kapsamadığından aydınların Türkçeyi geliştirme çabaları kesintiye uğramamıştır. II: Abdülhamit sadrazamlığa atadığı Türkçe bilmeyen Çerkez Hayrettin Paşanın telkini ile devletin resmi dilinin Arapça olmasını istemiş ise de Sait Paşa'nın ''Devlet dili Arapça olursa Türklük ortadan kalkar'' diyerek karşı çıkması üzerine bu isteğinden vazgeçmiştir.
-Osmanlı döneminde tıp mühendislik ve askerlik terimlerinin Batı dillerinden Osmanlıcaya çevrilmesi görüşü egemendi. Ancak terim türetmede Türkçe sözcüklerden değil de Arapça ve Farsça sözcüklerden yararlanılmakta idi. Bu "takıntıyla" kimi zaman gülünçlüklere düşülürdü.Örneğin Osmanlının İtalyadan satın aldığı topların üzerinde ''Balliemez'' damgası bulunduğu için bu toplar Türkler arasında ''Balyemez Topu'' diye adlandırılmıştı. Ancak Osmanlının bilgiç okumuşları bu toplara Türkçe bir ad konulduğunu sanarak Türkçe sözcükleri aşağılık sayıp Türkçeyi bilimsel ürünleri adlandırmaya yakıştıramadıklarından Türkçe ''Balyemez'' sözcüğünü yarısı Arapça yarısı Farsçaya çevirerek ''Asalnemihored'' yapmıştı. ''Asal'' Arapça "bal" ''Nemi-hored'' ise Farsça "yemez" anlamına geliyordu
-Abece sorununu Atatürk ''Bizim ahenkli zengin dilimiz Yeni Türk Harfleriyle kendini gösterecektir.'' diyerek 3 Kasım 1928 tarihinde Mecliste kabulünü sağladığı yasayla Latin harflerine dayanan Türk abecesini dilimize kazandırmıştır
-Hint-Avrupa ve Sami dillerine göre Türkçenin sözcük ve bu arada bilim terimleri türetmede önemli bir üstünlüğü vardır. Prof. Doğan Aksan'ın ''Türkçenin Gücü'' yapıtında[ 29] açıklandığı üzere Türkçemiz bu özelliği ile benzersiz üstünlüğe sahiptir. Bu yapıtta ''sür-'' kökünden yalnızca Türkiye Türkçesinde 100 kadar türetilmiş sözcük örneği verilmiştir.
-1936 yılında Kahire'de toplanan Arap dil kurultayı Türkçe kökenli 3600 kadar sözcüğü Arapça sözlükten çıkarmıştır. Çıkarılan bu sözcükler arasında ''sarık'' örneği Türkçe din sözcükleri de vardır.
-12 Eylül Darbesi sonrası dilde geriye dönüş zorlamalarına girilmiş kimi öz Türkçe sözcüklerin kullanılması Yönetim Buyruğuyla yasaklanmıştır. Bu sözcükler arasında ''devrim'' ve dönemin devlet başkanı Kenan Evren'in soyadı olan ''evren'' sözcüğü bile bulunmakta idi

-Mustâbey adı da tek başına bir armudun adıdır. Ancak burada ne armud ne de Mustâbey bir hakaret mânâsında değildir. Çünkü bu Mustâ Bey rivayete göre herhangi bir şahıs değil büyük hürmet gören bir insandır: "Bizim öz mûsıkîmizin pîri" bilinen Büyük Itrî o engin mûsıkîsinden başka İstanbul surları dışında bir çiçek ve meyva bahçesi sâhibiydi. Itrî'nin asıl adı Mustafa olduğu için merakla işleyerek elde ettiği bir çeşit armuda halk Mustâbey armudu demiş fakat bunu söylerken Itrî'ye olan derin sevgi ve hürmetinden bie zerre eksilmemişti.

yalnızlar rıhtımı isimli Üye şimdilik offline konumundadır Mesajı Moderatöre bildir  
Cevapla


Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
notlar, ilginc, hakkinda, turkce


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkçe hakkında ezber bozan bilgiler Shakespeare Kültür 1 07.04.08 19:38
Maçtan notlar uAslantepe Galatasaray 0 24.01.08 00:40
Maçtan notlar... bjk1903carsi Beşiktaş 2 20.10.07 20:21
En İlginç 5 Gol memati Spor Videoları 5 22.08.07 01:40


Forum Zaman Ayarları GMT +2 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 10:56 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.5
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum; Haybeden Değil ,Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.