| |
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| | ADANA Tarihçe Bir çok Anadolu kenti gibi o da adını mitolojiden alıyor. Bir çok uygarlığın yaşadığı Adana bu uygarlıkların bıraktığı eserler açısından oldukça zengin Sarıyakup Alidede Tepebağ Kayalıbağ ve Türkocağı mahallesindeki eski Adana evleri görülmeye değer Seyhan caddesi üzerindeki Arkeoloji Müzesi ve kuruköprü civarındaki Etnografya Müzesi’nde bölgeden çıkan Arkeolojik eserler ve Türk el sanatları sergileniyor. Saat kulesi ve taş köprü Adananın simgesi kabul edilen saat kulesi 16. yüzyılın iznik çinileriyle kaplıdır. Seyhan ırmağı üzerindeki Taş köprü ise Adana ve çevresindeki ilk çağ kalıntılarının en önemlisidir. Roma imparatoru Hadrianus (117-138) zamanında yapıldığı sanılan köprü 317 m uzunluğunda ve 21 gözlüdür. Ulu Camii Kentin en büyük tarihsel yapısı Selçuklu Memluklu Osmanlı üsluplarının bir bileşimi olan ulu cami’dir (1513). Ramazanoğlu Halil Bey tarafından başlatılmış 1541’de oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından bitirilmiştir. Avlu ve taçkapı çevresindeki siyah-beyaz mermer kaplamalar mihrap minber Zengi ve Memluklu üslubundadır. AMASYA - Turistik Yerler Tarihçe Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya’da ilk yerleşme M.Ö. 5500 yıllarında başlayıp Hitit Frig Kimmer İskit Lidya Pers Helenistik – Pontus Roma Bizans Danişmend Selçuklu İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde de kesintisiz olarak devam etmiştir.Bu dönemlerin arkeolojik yerleşim yerlerine ait kalıntılar halen mevcuttur. Amasya merkezinde uygarlıklarından derin izler bırakan Pontuslar’ın (M.Ö.333 – M.Ö.26) Krallarının ölümünden sonra kayalara oymak suretiyle yaptıkları Kral Kaya Mezarları bu gün bile ilimizin anıtsal eserleri arasında yer almaktadır. M.Ö.26 – M.S.395 tarihleri arasında Roma egemenliğine geçen ilimiz ve çevresinde bu uygarlığa ait su kanalları kalaler köprüler vb. Eserlerden bazıları günümüze kadar gelebilmiştir.700 yıl Bizans egemenliğinde kalan Amasya’yı 1071 yılında Anadoluya giren Alparslan’ın komutanlarından Melik Ahmet Danişment Gazi 1075 yılında fethederek burada ilk Türk Egemenliğini kurmuştur. Bundan sonra Amasya’da Selçuklu egemenliği görülmektedir. Selçuklular 1243’deki Kösedağ savaşı’nda Moğollarla yenilmiştir. 1341 yılından sonra Uygur Türklerinden Ertana Beyliği’nin hakimiyeti görülmektedir. 1386 yılında Şehzade Yıldırım Bayezid Amasya’yı Osmanlı topraklarına katmıştır. Tarihin akışı içersinde önemli roller üstlenen Amasya kurtuluş savaşı sırasında yine ön plana çıkmıştır. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’da başlayan Milli Mücadele’nin ilk adımı 12 haziran 1919 tarihinde Mustafa Kemal’in Amasya’ya gelmesiyle devam etmiştir. Amasya Kalesi Şehrin savunmaya en uygun mevkii olan Harşena Dağı üzerinde kurulmuştur. Kalenin önemli tepe noktası kesme sur duvarları moloz taşlardan yapılmış olup Yeşilırmak’ın kıyısına kadar 8 müdafaa kademisine sahiptir.Kral Kaya Mezarları Amasya kalesi (Harşena) eteklerinde düz bir duvar misali dikine uzanan kalker kayalara oyularak yapılmış olan 5 adet mezar yapıdır. NEVŞEHİR - Turistik Yerler Prehistorik Dönem Kapadokya Bölgesi’ndeki Prehistorik Dönem kültürleri en iyi şekilde Niğde-Köşk Höyük Aksaray-Aşıklı Höyük Nevşehir-Civelek Mağarası’nda görülür. Her üç yerleşim yerinde kazı çalışmaları devam etmektedir.Civelek Mağarası Nevşehir’in Gülşehir ilçesinin 4km. doğusunda yer alan Civelek köyü yakınlarındadır. Mağara köyün ‘Gürlük Tepe’ olarak adlandırılan tepesinde yer alır. Kalkerli bir yapıya sahip olan mağaraya 14m. uzunluğunda aşağıya doğru uzanan bir galeri vasıtasıyla inilebilmektedir. Ana mekanı 22x11m. olan mağaranın tavan kısımlarında kalsit kristalden oluşan 5-15cm. arasında değişen uzunluktaki sarkıtlar yer almaktadır. Nevşehir Müzesi ve İtalyan Mağarabilimcileri ile birlikte yapılan çalışmalarda mağara tabanında özellikle göçen kaya parçaları arasında ve galerilerde Kalkolitik Döneme (M.Ö.5000-3000) ait elde şekillendirilmiş tek kulplu fincanlar çeşitli boylarda çömlekler dokumacılıkta kullanılan ağırşaklar taştan ve kemikten aletler ele geçmiştir. Ayrıca Mağara’nın çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında da obsidiyenden ve sileksten yapılmış aletler bulunmuştur.Mağara koruma altına alındığından ziyarete kapalıdır.Aşıklı Höyük Aksaray’da Ihlara Vadi yerleşiminin bir uzantısı olan Aşıklı Höyük’te yapılan arkeolojik çalışmalar Kapadokya Bölgesi’nin kerpiçten yapılmış ilk mahallerini ortaya çıkarmıştır. Yerleşik yaşamın en güzel ve en karmaşık mimari örnekleri olan bu evlerin duvar ve tabanlarında sarı-pembe kil duvar sıvaları kullanılmıştır. Ölülerini evlerinin tabanlarına hocker tarzında yani dizleri karınlarına çekik olarak gömmüşlerdir. Aşıklı Höyük’te araştırma yapan Prof.U.Esin’e göre yerleşim yerindeki mahallelerin sıklığı yapıların çokluğu Akeramik Neolitik evre için sanıldığından daha yoğun bir nüfusun varlığını göstermektedir. Höyük’te ele geçen yüzbine yakın obsidiyenden yapılmış çeşitli aletlerin Anadolu’da benzerleri yoktur. Taştan çok iyi bir şekilde işlenmiş yassı baltalar kemikten bızlar keskiler bakır akik ve çeşitli taşlardan yapılmış süs eşyalarının yanı sıra az pişmiş kilden figürinler de ele geçmiştir. Aşıklı Höyük araştırmacıları bu Höyük’te ele geçen bir iskelete dayanarak dünyada bilinen en eski beyin ameliyatının (trepanasyon) 20-25 yaşlarındaki bir kadına uygulandığını belirtmektedirler.Köşk Höyük Niğde ili yakınlarındaki Köşk Höyük’te yapılan kazılar sonucunda obsidiyen başta olmak üzere sileks taş ve kemikten aletler ve silahlar ele geçmiştir. Bu yerleşim yerinde Neolitik ve Kalkolitik Döneme ait en önemli eserler ana tanrıça heykelcikleridir. Anadolu’da bu çağda bereketi ve doğurganlığı temsil eden Ana Tanrıça Kültü önemli ve yaygındır.Bodrum BODRUM BODRUM VE HUZUR Dünyanın ilk sualtı arkeoloji müzesini barındıran Bodrum turistik yerler içinde ilk sıralardaki yerini koruyor. Altın kumsallara maviliklere doğru yol alan yatlara doğru akan insanlarıın yanısıra bir çok kişinin de temelli yerleştiği bir belde burası. Gündüzü başka gecesi başka. Gece başka bir atmosferi soluyorsunuz. Yok yok.Keyifli günlerin tadını çıkarmanız için herşey düşünülmüş. Damak tadına önem veren restoranlar yeni lezzetler keşfetmeye devam ediyor.Priene Milet ve DidimBodrum'dan kuzeye doğru otomobil ile en fazla iki saatlik bir mesafede olan bu üç İyon şehri bir gün içinde gezilebilecek kadar birbirine yakındırlar. Priene Menderes Nehri'nin üzerindeki bir yamaca kuruludur ve olağanüstü bir manzaraya sahiptir. Milet'teki tiyatro insanı bugün bile etkileyen bir görünüm taşımaktadır. Didim'deki Apollo Tapınağı ise nefes kesicidir.Bodrum Kalesi Sain-Jean Şovalyeleri Bodrum Kalesi'ni 1406-1407 yıllarında yapmaya başlamışlar. Kalenin yapımı 1522 yılına kadar sürmüş. Beyaz kireç boyalı evlerinin arasında yükselen ve Rodoslu Şövalyeler tarafından 15. yüzyılda inşa edilmiş St.Peter Kalesi Bodrum'un adeta simgesi."Ahtopot sote" "Meyhane köfte" ler özel müşterilerini yaratıyor.Yemeğin ardından eğlencenin davetkar çağrısını reddeden çok az.Sabahlara kadar eğlencenin doruğa çıktığı anlarda romantik danslarla çılgın sambalarla herkesi buluşturuyor barlar diskotekler... Bodrum'un nabız atışları hiç ama durmuyor. Antik Tiyatrosuyla esşiz doğal güzellikleriyle tipik bir tatil beldesi. Bir zamanlar sürgün beldesi olarak kullanılmış. Oraya sürgün gönderilenlerden biri de "Bodrum tutkunu" olarak adını duyuran ve Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı. Aynı zamanda şair olan Halikarnas Balıkçısı'nın "Başka yerde huzur içinde öleceğine Bodrum'da huzur içinde yaşa" sözüyle birlikte Bodrum'un ünü yayılmış. Beyaz kireç boyalı evlerinin arasında yükselen ve Rodoslu Şövalyeler tarafından 15. yüzyılda inşa edilmiş St.Peter Kalesi Bodrum'un simgesi.Bodrum Müzesi (Mausoleion) Mausoleion alanı bugün açık hava müzesi olarak düzenlenmiş. İçeri girildiğinde sağda Bodrum tipi bir ev görülüyor. Solda görülen uzun yapı içinde Mausoleion'la ilgili kabartmalar maket ve bazı çizimlerle yapıya ait mimari parçalar sergileniyor. Dünyanın yedi harikasından biri diye tanımlanan Mausoleion'un yükseldiği yer bugün bir çukur olarak görülüyor.Elazığ DAĞI TAŞI TARiH Elazığ Doğu Anadolu'da Tarihi Harput Kalesinin bulunduğu tepenin eteğinde kurulmuş bir şehirdir. Deniz seviyesinden 1067 metre yükseklikte bulunan şehir hafif meyilli bir zemin üzerindedir. Elazığ'ın yerleşim yeri olarak tarihi yeni olmakla beraber bölgenin tarihi oldukça eskidir. Bu nedenle Elazığ tarihini onun menşei sayabileceğimiz Harput'un tarihi ile birlikte ele almak gerekir. Mevcut tarihi kaynaklara göre Harput'un en eski sakinleri M.Ö. 2000 yıllarından itibaren Doğu Anadolu'ya yerleşen Hurrilerdir. Yine tarihi kayıtlara göre Hurrilerden sonra bölgenin Hitit hakimiyeti altına girdiğini görmekteyiz. Çok uzun sürmeyen Hitit hakimiyetinden sonra M.Ö. 9. Asirdan itibaren Dogu Anadolu'da devlet kuran Urartular Harput'ta uzun süre hüküm sürmüştür. Bugün bile tüm heybetiyle ayakta duran Harput Kalesi Urartu devrinin izlerini taşımaktadır. Kale'de kaya içine oyulmuş merdivenler tünel ve hücrelerle su yolu bulunduğu tesbit edilmiştir. M.Ö. 9. Asırdan beri bu kalesiyle müstahkem mevkii olarak bilinen Harput en az 4000 yıllık bir maziye sahip bulunmaktadır. Harput isminin ilk hecesi olan Har tas (kaya) anlamına son hecesi olan put (berd) ise kale anlamına gelmektedir. Günümüz Türkçesi ile Tas Kale anlamını taşımaktadir. Harput'un tarihini biraz daha derinliğine incelediğimizde M.S. 1. asırdan 3. asra kadar zaman zaman Romalıların siyasi ve askeri nüfuzunda kaldığını görmekteyiz. Ancak Romalıları Anadolu'dan çikarmak için uzun ve çetin mücadeleler yapan Pontus Krali Mithradates devrinde ve ondan sonraki zamanlarda bir takım eller değiştirdiği de bilinmektedir.ELAZIĞ TARİHİ Bununla beraber Miladi 3. asırda imparator Dioclatianus zamanından itibaren Harput bölgesi tamamen Roma imparatorluğuna bağlanmıştır. Daha sonra Sasanilerle Bizanslılar arasında devam eden harplerde daima ihtilaf hududu olarak görülen ve zaman zaman Sasanilerin zaman zaman Bizanslıların hakimiyetine girerek el değiştiren Harput'ta Bizans hakimiyetinin ilk devresi 7. asrın ortalarına rastlar. Ancak Hz. Ömer zamaninda Suriye ve Irak'i ele geçiren Araplarin 7. asrın ortalarina dogru Harput ve çevresini de zaptettiklerini görüyoruz. Bu şekilde baslayan Arap hakimiyeti 10. asrın ortalarına kadar devam etmiştir."Harpote" Romalilar devrinde oldugu gibi Araplar devrinde de Harput'ta etkin bir ize rastlanmamiştir. Bölge daha çok Bizans ve Arap siyasi ve askeri gücünün gövde gösterilerine sahne olmuştur. Harput'un Bizanslilarin hakimiyetine ikinci defa geçisi 10. asra rastlar. Bizanslilarin Islam alemine karsi giristikleri büyük seferlerin ilk hedefi daima Harput olmuştur. Nitekim ilk taarruzda Bizansıilar Harput'u ele geçirmişler ve burada bir vilayet teskilatı kurarak kaleleri tahkim etmişlerdir. Bizans tarihinde Harput bugünkü söyleyişe çok yakın olarak "Harpote" diye geçmektedir. Aslinda Harput bölgesi de "Mesopotamia" olarak adlandırılmaktadir. Harput'ta Bizans hakimiyeti şsağı yukarı 11. asrin sonuna kadar devam etmiştir.Didim / Altınkum Altınkum irili ufaklı koyları ve bu koylara düzenlenen tekne turlarıyla değişik konaklama imkanları sunan işletmeleriyle her yıl on binlerce konuk ağırlayan turizm merkezimiz. Plajı dillere destan Egenin şirin tatil beldesi kışları da eskisi kadar boşalmayan bir hal alıyor yıldan yıla... Açık kalan mekanların sayısının yanısıra özellikle kış aylarına hazırlanan işletmelerin sezon kaygısı neredeyse hiç bitmiyor.Denizinin karaya değil de denize akıntılı dalgalarının oluşu kendi kendini sürekli temiz tutan koylarıyla Didim'in en gözde Plaj yerleşimlerinin en birincisidir Altınkum. Rüzgar sörfü ve diğer su sporları için eşsiz bir cennet niteliğindedir. Kano sevenler için deniz oldukça uygun. Parlamenterler sitesinden üçüncü koya kadar kapsanan alanda çok usta değilseniz yanlız kano tehlikeli olabilir. Can yeleksiz binilecek pedallılarla da koy içinden dışarı açılmamaya dikkat edin. Deniz her ne kadar sakin de olsa can yeleğiniz varsa daha güvendesiniz. Altınkumda kış fırtınalarını (zaten denize girilmeyen dönem) saymazsak azgın dalgalar yok. Tekne Turları balık avlama sezonu biter bitmez başlıyor. Bu Aynı zamanda turizm sezonunun başlangıcı. Avlanma sezonu başlangıcı da yine turizm sezonu bitimi hemen hemen. Son yıllarda sezon uzadı. Tatilciler Yaz sonunda daha tenha bir ortamda tatil yapmayı yeğleyenler işletmecilerin daha uzun açık kalmasında etkili oldular da denilebilir. Dalış okullarında (Diving Center) padi lisansı veren kurslar düzenleniyor. Dalgışların havuzda verdikleri hazırlık derslerinin ardından cennet adası açıklarında suyun altında deniz kestanesi kırıp balık beslenilen unutulmaz sahnelerin yaşandığı normal başlangıç kurslarından başka pek çok programları var. Altınkum merkezde pekçok eczane Restaurant çay bahçesi disco bar mevcut. Şehiriçi minibüsleri her 5 dk'da yazları her 15 dk'da bir kışları Aquapark (Taşburun-Aşık Restaurant)a kadar uzanan geniş bir tur yapıyorlar. Altınkum'da Bir akşam yada Sabah yürüyüşüne çıktığınızda en yeşil yeşil alan olarak halen varolan çamlık içinden geçince rüzgar kendini hissettirir. Denizi karşınıza alıp uzun uzun bakınca Bodrum yarımadasının bizim tarafımızda kalan Gündoğan Türkbükü Tandoğan gibi minik balıkçı kasabalarını (hemen hepsi hatırı sayılır tatil merkezleridir bugün) seçebilirsiniz havadaki nem oranı dengeliyse sabahları...Altınkum'da her keseye uygun konaklama imkanı sunan çok çeşitli konaklama tesisi var. Pansiyonlardan iki yıldızlısına beş yıldızlısına konaklama sektöründe ihtiyacınıza cevap verebilecek pek çok işletme mevcut.Altınkum'da sezon Mayısın başlarında umut verici bir biçimde başlar... Sıcağa fazla dayanamayan orta yaş ve üstü turistler havanın yaz sıcağına oranla hissedilir derecede serin olduğu Mayıs ve Eylül gibi ayları tercih ederler. Kışı başka yazı başka güzel... Kış aylarında tatile çıkacaksanız yaz kış açık olan otellerin sayısında son yıllarda artış var. Kaloriferli ve klimalı odalarıyla hizmet veren bir kaç büyük otelin yanısıra; albenisi olan küçük otellerin sayısı da yıldan yıla artıyor. Havaalanı transferleri kültürel ve tarihi gezilerle turizm hizmeti veren lokal seyahat acentelerinin kış aylarında da hizmet veriyor olması bir tesadüf değil artık... Altınkumdan bir kaç tane resim bilmeyenler için .... ![]() Altınkum irili ufaklı koyları ve bu koylara düzenlenen tekne turlarıyla değişik konaklama imkanları sunan işletmeleriyle her yıl on binlerce konuk ağırlayan turizm merkezimiz. Plajı dillere destan Egenin şirin tatil beldesi kışları da eskisi kadar boşalmayan bir hal alıyor yıldan yıla... Açık kalan mekanların sayısının yanısıra özellikle kış aylarına hazırlanan işletmelerin sezon kaygısı neredeyse hiç bitmiyor.Denizinin karaya değil de denize akıntılı dalgalarının oluşu kendi kendini sürekli temiz tutan koylarıyla Didim'in en gözde Plaj yerleşimlerinin en birincisidir Altınkum. Rüzgar sörfü ve diğer su sporları için eşsiz bir cennet niteliğindedir. Kano sevenler için deniz oldukça uygun. Parlamenterler sitesinden üçüncü koya kadar kapsanan alanda çok usta değilseniz yanlız kano tehlikeli olabilir. Can yeleksiz binilecek pedallılarla da koy içinden dışarı açılmamaya dikkat edin. Deniz her ne kadar sakin de olsa can yeleğiniz varsa daha güvendesiniz. Altınkumda kış fırtınalarını (zaten denize girilmeyen dönem) saymazsak azgın dalgalar yok. Tekne Turları balık avlama sezonu biter bitmez başlıyor. Bu Aynı zamanda turizm sezonunun başlangıcı. Avlanma sezonu başlangıcı da yine turizm sezonu bitimi hemen hemen. Son yıllarda sezon uzadı. Tatilciler Yaz sonunda daha tenha bir ortamda tatil yapmayı yeğleyenler işletmecilerin daha uzun açık kalmasında etkili oldular da denilebilir. Dalış okullarında (Diving Center) padi lisansı veren kurslar düzenleniyor. Dalgışların havuzda verdikleri hazırlık derslerinin ardından cennet adası açıklarında suyun altında deniz kestanesi kırıp balık beslenilen unutulmaz sahnelerin yaşandığı normal başlangıç kurslarından başka pek çok programları var. Altınkum merkezde pekçok eczane Restaurant çay bahçesi disco bar mevcut. Şehiriçi minibüsleri her 5 dk'da yazları her 15 dk'da bir kışları Aquapark (Taşburun-Aşık Restaurant)a kadar uzanan geniş bir tur yapıyorlar. Altınkum'da Bir akşam yada Sabah yürüyüşüne çıktığınızda en yeşil yeşil alan olarak halen varolan çamlık içinden geçince rüzgar kendini hissettirir. Denizi karşınıza alıp uzun uzun bakınca Bodrum yarımadasının bizim tarafımızda kalan Gündoğan Türkbükü Tandoğan gibi minik balıkçı kasabalarını (hemen hepsi hatırı sayılır tatil merkezleridir bugün) seçebilirsiniz havadaki nem oranı dengeliyse sabahları...Altınkum'da her keseye uygun konaklama imkanı sunan çok çeşitli konaklama tesisi var. Pansiyonlardan iki yıldızlısına beş yıldızlısına konaklama sektöründe ihtiyacınıza cevap verebilecek pek çok işletme mevcut.Altınkum'da sezon Mayısın başlarında umut verici bir biçimde başlar... Sıcağa fazla dayanamayan orta yaş ve üstü turistler havanın yaz sıcağına oranla hissedilir derecede serin olduğu Mayıs ve Eylül gibi ayları tercih ederler. Kışı başka yazı başka güzel... Kış aylarında tatile çıkacaksanız yaz kış açık olan otellerin sayısında son yıllarda artış var. Kaloriferli ve klimalı odalarıyla hizmet veren bir kaç büyük otelin yanısıra; albenisi olan küçük otellerin sayısı da yıldan yıla artıyor. Havaalanı transferleri kültürel ve tarihi gezilerle turizm hizmeti veren lokal seyahat acentelerinin kış aylarında da hizmet veriyor olması bir tesadüf değil artık... Altınkum irili ufaklı koyları ve bu koylara düzenlenen tekne turlarıyla değişik konaklama imkanları sunan işletmeleriyle her yıl on binlerce konuk ağırlayan turizm merkezimiz. Plajı dillere destan Egenin şirin tatil beldesi kışları da eskisi kadar boşalmayan bir hal alıyor yıldan yıla... Açık kalan mekanların sayısının yanısıra özellikle kış aylarına hazırlanan işletmelerin sezon kaygısı neredeyse hiç bitmiyor.Denizinin karaya değil de denize akıntılı dalgalarının oluşu kendi kendini sürekli temiz tutan koylarıyla Didim'in en gözde Plaj yerleşimlerinin en birincisidir Altınkum. Rüzgar sörfü ve diğer su sporları için eşsiz bir cennet niteliğindedir. Kano sevenler için deniz oldukça uygun. Parlamenterler sitesinden üçüncü koya kadar kapsanan alanda çok usta değilseniz yanlız kano tehlikeli olabilir. Can yeleksiz binilecek pedallılarla da koy içinden dışarı açılmamaya dikkat edin. Deniz her ne kadar sakin de olsa can yeleğiniz varsa daha güvendesiniz. Altınkumda kış fırtınalarını (zaten denize girilmeyen dönem) saymazsak azgın dalgalar yok. Tekne Turları balık avlama sezonu biter bitmez başlıyor. Bu Aynı zamanda turizm sezonunun başlangıcı. Avlanma sezonu başlangıcı da yine turizm sezonu bitimi hemen hemen. Son yıllarda sezon uzadı. Tatilciler Yaz sonunda daha tenha bir ortamda tatil yapmayı yeğleyenler işletmecilerin daha uzun açık kalmasında etkili oldular da denilebilir. Dalış okullarında (Diving Center) padi lisansı veren kurslar düzenleniyor. Dalgışların havuzda verdikleri hazırlık derslerinin ardından cennet adası açıklarında suyun altında deniz kestanesi kırıp balık beslenilen unutulmaz sahnelerin yaşandığı normal başlangıç kurslarından başka pek çok programları var. Altınkum merkezde pekçok eczane Restaurant çay bahçesi disco bar mevcut. Şehiriçi minibüsleri her 5 dk'da yazları her 15 dk'da bir kışları Aquapark (Taşburun-Aşık Restaurant)a kadar uzanan geniş bir tur yapıyorlar. Altınkum'da Bir akşam yada Sabah yürüyüşüne çıktığınızda en yeşil yeşil alan olarak halen varolan çamlık içinden geçince rüzgar kendini hissettirir. Denizi karşınıza alıp uzun uzun bakınca Bodrum yarımadasının bizim tarafımızda kalan Gündoğan Türkbükü Tandoğan gibi minik balıkçı kasabalarını (hemen hepsi hatırı sayılır tatil merkezleridir bugün) seçebilirsiniz havadaki nem oranı dengeliyse sabahları...Altınkum'da her keseye uygun konaklama imkanı sunan çok çeşitli konaklama tesisi var. Pansiyonlardan iki yıldızlısına beş yıldızlısına konaklama sektöründe ihtiyacınıza cevap verebilecek pek çok işletme mevcut.Altınkum'da sezon Mayısın başlarında umut verici bir biçimde başlar... Sıcağa fazla dayanamayan orta yaş ve üstü turistler havanın yaz sıcağına oranla hissedilir derecede serin olduğu Mayıs ve Eylül gibi ayları tercih ederler. Kışı başka yazı başka güzel... Kış aylarında tatile çıkacaksanız yaz kış açık olan otellerin sayısında son yıllarda artış var. Kaloriferli ve klimalı odalarıyla hizmet veren bir kaç büyük otelin yanısıra; albenisi olan küçük otellerin sayısı da yıldan yıla artıyor. Havaalanı transferleri kültürel ve tarihi gezilerle turizm hizmeti veren lokal seyahat acentelerinin kış aylarında da hizmet veriyor olması bir tesadüf değil artık... Burj Al Arab Dunyanin en iyi otellerinden Burj Al Arab hakkinda biraz bilgi vede foto veriym dedim..Ozellikle odalarin icinin bile fotolari var..321 metre yükseklikle dünyanın en yüksek otelidir. Basra körfezinden 280 metre uzaklıktaki yapay bir ada üzerinde yükselmektedir ve ana karaya eğik bir köprüyle bağlanmaktadır. Otelin yapımı 1994'de başlanmış 1 Aralık 1999'da hizmete açılmıştır. Burj el Arab bir çeşit arap gemisine benzetilmektedir.Otelde sadece 202 dubleks süit vardır. En küçük süit 169 m2 dir. En büyüğü 780 m2 dir. Ucuz süit fiyatları gecelik 1 000$ ile 6 000$ arasındayken daha pahalıları 15 000$'a çıkabilmektedir.![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
| | #2 |
| | slm ibrahimcan ben mine tanışmak istermisin tanışmak istersen mutlaka cvp bekliyorum ok byy![]() ![]() |
|
| | #3 |
| | Çok güzel paylaşım orada Adanyı görmek beni mutlu Etti ![]() |
|
![]() |
| Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet |
| Etiketler |
| turistik, mekanlar |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Uzaya turistik seyehat | kralex | Teknoloji Haberleri | 0 | 24.01.08 16:10 |
| bizlere has mekanlar | green_eyes | Harbi Muhabbet | 0 | 12.01.08 22:29 |
| SİNOP Turizmi Hakında..Geniş Bilgi Ve Mekanlar | ibiramcan | Turizm | 0 | 30.07.07 20:20 |
| Şimdiye Kadar Hangi Turistik Yerleri Gezdiniz? | gizems | Turizm | 0 | 06.07.07 21:37 |
