Kurtuluş Savaşı Şiirleri

Konusu 'Şiirler' bölümündedir ve deep tarafından 16 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. deep

    deep Harbi Aktif Üye

    Kurtuluş Savaşı şiirleri, Kurtuluş Savaşı ile ilgili Şiir

    Kurtuluş Savaşı

    Kara duman çöktü yurdun başına
    Düşmanın emrini dışladı atam
    Kalleş İngiliz'in yurtta işi ne
    Böylece savaşa başladı atam

    Saldırdı düşmanlar sardı vatanı
    Kalleş kurşunları yıktı mekanı
    Çağırdı atamIZ silah tutanı
    Bütün düşmanları fişledi atam

    Samsundan Sivas'a misyon yüklendi
    Yurdun her yerinden canlar eklendi
    Düşmanlar şaşırdı kaçtı saklandı
    Haini vatanda haşladı atam

    Kurtuluş savaşı sarınca yurdu
    Mehmetçik kalleşe hançeri vurdu
    Kurtuldu yurdumuz Murada erdi
    Düşmanı göğsünden şişledi atam

    Yiğitler can verdi Türk sancağına
    Huzur geldi yurdun dört bucağına
    Sevgi ateşini yurt bucağına
    Sevgiyle yakarak besledi atam

    İffetim namusum canımdır vatan
    Damarımda coşan kanımdır vatan
    Mutlu yaşanacak günümdür vatan
    Bağımsız Türkiye düşledi atam

    Minnet borcumuz var paşadan ere
    Ordumuz nöbette böyledir töre
    Cumhuriyet namus düşürmem yere
    Özgürlük dersini işledi atam

    Murat duman der ki; Şehitler verdim
    Böylece kurtuldu bu aziz yurdum
    Yiğit Kahramana selama durdum
    Düşmanı sırtüstü tuşladı atam

    Kurtuluş Savaşı ile ilgili uzun ve kısa şiirler
    ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA

    Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı
    Selam durdu kayığı, çaparası, takası
    Selam durdu tayfası

    Bir duman tüterdi bu geminin bacasından
    Bir duman
    Duman değildi bu
    Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

    Samsun limanına bu gemiden atılan
    Demir değil
    Sarılan anayurda
    Kemal Paşanın kollarıydı.

    Selam vererek Anadolu çocuklarına
    Çıkarken yüce komutan
    Karadeniz'in halini görmeliydi.

    Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar
    Kalktı takalar,
    İzin verseydi Kemal Paşa
    Ardından gürleyip giderlerdi
    Erzurum'a kadar

    Cahit KÜLEBİ

    Kurtuluş Savaşı

    Kağnıları taşır kadınlar,
    Askerler hücumdadırlar,
    Bu uzun savaşı,
    Üzüntüyle bekler analar.

    Mustafa Kemal kaburgasını kırar,
    Vatanı yasa boğar,
    Zorlu Kurtuluş Savaşı'nı,
    En sonunda kazanırlar.

    Osmanlı Devleti kaldırılır,
    Dünyada barış sağlanır,
    Eğitimde,ölçülerde yenilikler uygulanır,
    Mustafa Kemal duygulanır.

    Ahmet Çelik

    KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI

    YIL 1915...
    VATANIMIN üzerinde kara bulutlar;
    Bize karşı birleşmişler, bütün düşmanlar...
    Ermeniler bir yanda,
    İngilizler bir yanda,
    Fransızlar başka bir yanda....
    Bütün haçlı zihniyeti bir arada,
    Parsellemişler VATANIMI kendi aralarında...
    KAHPE DÜŞMANLAR, BU VATAN SİZE KALIR MI?
    TÜRK’ÜN ASALETİNE ZİNCİRLER DAYANIR MI?
    İşgal başlamış; şehir şehir, kasaba kasaba,
    Zulüm başlamış, silahsız halka,
    Mazlumların feryadı, yükselmiş arşa...
    Evler talan edilmiş...
    Evler yıkılmış...
    İnsanlar canlı canlı yakılmış...
    Süngülerin ucuna bebeler takılmış...
    Taş üstünde taş,
    Baş üstünde baş,
    Bırakmamakmış, niyetleri...
    Ağır olacak elbet, bu zalimlerin diyetleri...
    TÜRK’ÜN ASİL KANINI...
    TÜRK’ÜN VATAN SEVDASINI...
    TÜRK’ÜN GÖĞSÜNDEKİ İMANINI...
    Hesaba katamamışlar...
    Aldanmışlar, yanılmışlar...
    Yüze, onla...
    Silaha, yabayla...
    Topa, imanla...
    Elif’in kağnısıyla...
    Nene hatunun baltasıyla...
    Sütçü imamım fetvasıyla...
    Zekiye çocuğun VATAN sevdasıyla...
    Başladı VATAN savunması...
    Her savaştan geldi zafer havası...
    Yıl 1919...
    Bir kurtarıcı çıktı ortaya...
    Halkı topladı bir araya...
    Adı: MUSTAFA KEMAL’Dİ,
    Başkumandandı...
    Savaşlar yönetti,
    Zaferlere imza attı...
    Vatan kurtarılmaya başlandı...
    Çanakkale’den, Dumrupınar’dan
    Antep’ten, Urfa’dan
    İzmir’den, İstanbul’dan
    Zafer haberleri geldi her yerden...
    BİR DESTAN YAZILDI, ŞEREFLE, ŞANLA...
    BİR DESTAN YAZILDI, ŞEHİTLE, KANLA...
    BU VATAN KURTARILDI BÜYÜK CEFAYLA...
    Bu VATANI sevmeliyiz...
    Bu VATANI korumalıyız...
    Bu VATANI yüceltmeliyiz...
    GEREKTİĞİNDE BU VATAN İÇİN ÖLMELİYİZ..

    Mustafa Kemal'in Kağnısı

    Yediyordu Elif kağnısını,
    Kara geceden geceden.
    Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
    Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
    İnliyordu dağın ardı, yasla,
    Her bir heceden heceden.
    Mustafa Kemal’in kağnısı derdi, kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
    Nam salmıştı asker içinde.
    Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
    Doğrulmuştu yola önceden önceden.
    Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
    Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
    Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
    Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanısıra,
    Gecenin ulu ağırlığına karşı,
    Hafiftiler, inceden inceden.
    İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında.
    Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri,
    Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim;
    Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
    Alını, yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
    Niceden, niceden.
    Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
    Nazar mı değdi göklerden, ne?
    Dah etti, yok. Dahha dedi gitmez,
    Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacur gucur
    Nasıl dururdu Mustafa Kemal’in kağnısı
    Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden.
    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
    Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
    Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
    Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır,
    Düşerim gerilere, iyceden iyceden.
    Kocabaş yığıldı çamura,
    Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
    Örtüldü gözleri örtüldü hep.
    Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı, bacım.
    Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
    Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.
    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
     

Sayfayı Paylaş