Hz. Muhammed Şiirleri - Hz. Muhammed ile ilgili Şiirler

Konusu 'Şiirler' bölümündedir ve Ömer tarafından 30 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Hz. Muhammed Şiirleri - Hz. Muhammed ilgili Şiirler - Peygamber Efendimiz Hakkında Şiir Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed
    Canım kurban olsun senin yoluna,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed,
    Şefâat eyle bu kemter kuluna,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Mü'min olanların çoktur cefâsı,
    Ahirette olur zevk-u sefâsı,
    On sekiz bin âlemin Mustafâ'sı,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Yedi kat gökleri seyrân eyleyen,
    Kûrsûn üstünde cevlân eyleyen.
    Mi'râcda ümmetin Hak’dan dileyen,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Ol çâriyâr anın gökler yâridir,
    Anı seven günahlardan beridir,
    On sekiz bin âlemin serveridir,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed

    Aşık Yunus neyler iki cihânı sensiz,
    Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümânsız
    Sana uymayanlar gider imânsız,
    Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

    Yunus Emre

    O Gece Sendin Gelen
    Arş'ın kubbelerine, adı nûrla yazılan,
    İsmi; semâda ''Ahmed'', yerde ''Muhammed'' olan,
    Yedi katlı göklerde, Hâk Cemâli'ni bulan,
    Evvel-Âhir yolcusu, Yâ Hazreti Muhammed.

    Sağnak nûr yağmurları, inerken yedi kattan,
    O gece, Sendin gelen, ezel kadar uzaktan,
    Melekler, her zerreye, müjde verirken Hâkk'tan;
    O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

    Güneşler, o gecenin, nûruna secd ederken,
    Yıldızlar, meşk içinde, kâinat vecd ederken,
    Bütün hamd ü senâlar, Yüce Rabb'e giderken,
    O gece sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

    Kâbe'de şirk taşları, putlar yere dönerken,
    Cehâlet bayrakları, birer birer inerken,
    Bin yıllık, küfr ateşi, ebediyyen sönerken,
    O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

    O gece, Sâve Gölü, mûcizeyle kururken,
    Kisra Saraylarında, sütunlar savrulurken,
    Arz'dan Arş'a , Âlemler, rahmetini bulurken,
    O gece, Sendin gelen, Yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; doğum kundağı, ak bulutla örülen,
    Doğar doğmaz, Allah'a secde emri verilen,
    Alnında, âlemlere rahmet tâcı görülen,
    Kâinat Efendisi, Yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; asâletine, ezelden hükmedilen,
    Tertemiz rahimlerle, lekesiz soydan gelen,
    Beşeri şüpheleri, Kur'ân ilmîyle silen,
    Seçilen sevgilisin, Yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; büyük yargıda, şefaat müjdecisi,
    Bunca âciz beşerin, Mahşer günü bekçisi,
    Sen ki; Kur'ân şâhidi, Allah'ın son elçisi,
    Kurtuluş habercisi, Yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; Âdem neslini, uçurumdan döndüren,
    Zulüm sancılarını, şefkâtiyle dindiren,
    İnkâr yangınlarını, irfânıyla söndüren,
    Âlimlerin sultanı, Yâ Hazreti Muhammed.

    Sen ki; güzel huyların, ahlâkın meş'alesi,
    Sabır doruklarında, beşerin en yücesi,
    Senin Cennet mekânın, fakirlerin hânesi,
    Gönüller hazinesi, Yâ Hazreti Muhammed.

    Câhiliye devrini, kapatan, ulu Sultan,
    Şefaatin, Allah'a yalvaran kolu Sultan,
    Rabb'imin, en sevgili, en yakın kulu Sultan,
    Melekler Sana hayran, Yâ Hazreti Muhammed.

    Sana şâhid, sonsuzlar, ezelden beri her an,
    Sana şâhid, âyetler, her zerre ve her mekân,
    Senden uzak kalmaya, nasıl dayanır ki can?
    Sen, her canda Cânânsın, Yâ Hazreti Muhammed.

    Mîraç gecesi, bir bir, açılıyorken gökler,
    Seni selamlıyorken, her katta peygamberler,
    Öyle bir an geldi ki; durdu bütün melekler,
    Hâkk' a yalnız yürüdün, Yâ Hazreti Muhammed.

    Gönül gözü görmeyen, can gözünü neylesin,
    Dünya'da dönmeyen dil, mahşerde ne söylesin,
    Allah, bütün beşeri, ümmetinden eylesin,
    Sancağının altında, Yâ Hazreti Muhammed.

    Hâkk ile, kul vuslatı, o îlahi düğünde,
    Hiç kimseden kimseye, fayda olmayan günde,
    Hasatları, has tartan, o terazi önünde,
    Noksanları bağışlat, Yâ Hazreti Muhammed.

    Bu îman meş'alesi, hiç sönmeden yanacak,
    Ümmetin, Seni her an, mahşere dek anacak,
    Gönül tortularımız, nûr'unla paklanacak,
    Andımıza şâhid ol, Yâ Hazreti Muhammed.

    Biliriz ki; hükmü yok, bu dünya nîmetinin,
    Gönüldür sermayesi, âhiret servetinin,
    Sana, Salât ve Selâm, gönderen ümmetinin,
    Cennetler şâhidi ol, Yâ Hazreti Muhammed

    Cengiz Numanoğlu

    Naat-ı Şerif
    Ne uzun ne kısa kararında boy
    Soyu İbrahim’den ne asil bir soy
    Saçları hoş siyah dalgalı bir koy
    Kemâlini giydir beni benden soy
    Âlemlere rahmet yüzünü göster
    Bu kul varlığından soyunmak ister

    Güneş pervânesi o güzel yüzün
    Nurundan ışığı vardır gündüzün
    Solmaz bir gül rengin ne kış ne güzün
    Tecelli ediyor yüzünde özün
    Hasretim, yanarım, yüzünü göster
    Kölen bu devletle avunmak ister

    Simsiyah gözlerin âhû misâli
    Dâim Hakk’a bakar her an visâlin
    Beyazı ölçüsü gözde kemâlin
    Kaşların sûreti gökde hilâlin,
    Râzıyım rûyada yüzünü göster
    Âşık maşukuna can sunmak ister

    Bir tutam sakalın birkaçı beyaz
    Mübarek vücudun serin kış ve yaz
    Cânımı yoluna kurban etsem az
    Dostlar defterine köleni de yaz
    Açıver kapını yüzünü göster
    Gönül hasretinden yakınmak ister

    Duyular mükemmel, dişleri inci
    Kokusuna tutkun, yaşlısı genci
    Yürürken koşmadan olur birinci
    Kapına gelmiş bir garip dilenci
    Açıver ne olur yüzünü göster
    Garip ayağına kapanmak ister

    Yukarıdan aşağı heybetle iniş
    Yürüyüşünde var hep bu görünüş
    Âdetin baktığın tarafa dönüş
    Bize nasip olsun hayırlı bir düş
    Kerem et ne olur yüzünü göster
    Kim böyle bir düşten uyanmak ister

    Seni ilk görenler korku çekermiş
    Sonra ülfet eder hemen severmiş
    Benzerini asla görmedim dermiş
    Erenler yolunda giderek ermiş
    Benzeri bulunmaz yüzünü göster
    Gönüller nurunla yıkanmak ister

    Zâtının nûrundan vermiş sana can
    Hilkate ruhunla başlamış Rahman
    Yûsuf’ta yok sende olan hüsnü an
    Ahlâkındır Senin, mûcize Kur’an,
    Alemlere Rahmet, cemâlin göster
    Kölen rahmetine sığınmak ister

    Ümmetin üstüne titreyen sensin
    Müjdeci, uyaran, gel diyen sensin
    Kulunu Allah’a sevdiren sensin
    Gecemi gündüze çeviren sensin
    Ey Hakk’ın şâhidi yüzünü göster
    Kul şehâdetinle tanınmak ister

    Hakk’ın halilisin, habibi sensin
    Gönüllerin eşsiz tabibi sensin
    En güzel hutbenin hâtibi sensin
    Ümmetin en büyük nasibi sensin
    Aşkımın Leylası yüzünü göster
    Gönül seni gözden sakınmak ister

    En güzel, en üstün ahlak senindir
    Cömertlikte kemâl el-hâk senindir
    Şefaatte en son durak senindir
    Miraç senin, Refref, Burak senindir
    Sen gördün, bize de cemâlin göster
    Pervâne şem’ine hep yanmak ister

    Hayreddin Karaman

Sayfayı Paylaş