Heyelan oluşumunda etkili olan faktörler

Konusu 'Soru & Cevap' bölümündedir ve Misafir tarafından 6 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. Misafir

    Misafir Guest

    Heyelan oluşumunda etkili olan faktörler, Heyelan oluşumuna neden olan etkenler nelerdir

    Heyelan (toprak kayması);

    Eğimli yüzeyler üzerinde bulunan malzemenin(taş,toprak)yerçekim inin etkisiyle, eğim yönünde kayarak aşağıya inmesine heyelan denir.

    Heyelan Oluşumunda:

    1-Kuvvetli Eğim

    2-Bol Yağış

    3-Tabakaların Yapısı

    4-Tabakaların Duruşu etkilidir.

    Doğal kaya, zemin, suni dolgu veya bunların bir veya birkaçının bileşiminden oluşan işlev malzemesinin, yerçekimi, jeoloji ve su içeriği gibi doğal ve doğal olmayan diğer faktörlerin etkisi altında eğim yönünde hareketiyle sonuçlanan bir sürece verilen isimdir. Heyelan; çamur akması, moloz akması, kayma, kaya düşmesi ve kaya devrilmesi gibi terimlerin genel tanımlayıcısıdır. İnsanlık tarihi boyunca oluşan heyelanlar bugüne kadar birçok kez büyük can ve mal kayıplarına neden olmuştur. Son derece acımasız olan bu doğa olayını iyi tanıyıp, oluşumlarını önceden tespit edebilmek için yeterli çalışmaları yapmak ve olası bir afetin zararlarını azaltabilmek için gerekli önlemleri almak, insanların başta gelen görevlerinden biri olmalıdır.

    Ülkemizde diğer doğal afetler gibi heyelan da önemli bir yer tutmaktadır. Heyelan hemen her yıl ülkemizin pek çok yerinde görülmekte, büyük can ve mal kayıpları olmakla beraber büyük acılar yaşanmaktadır. 2001 yılına kadar Türkiye de 155 kez heyelan meydana gelmiş ve 105 kişi hayatını kaybetmiştir.

    Zonguldak başta olmak üzere Giresun, Kastamonu ve Bingöl illeri toprak kayması meydana gelen illerin başında yer alırlar. Son zamanlarda ise Rize, Giresun ve Trabzon illerinde özellikle yağışlar dolayısıyla çok sayıda heyelan oluşmuş, bununla beraber ölü ve yaralı sayısı artmıştır. Türkiye dünyanın kurak,yarı-kurak bölgesinde yer almaktadır. Bu nedenle büyük bir bölümünde yarı kurak iklim görülmektedir. Bu iklimin özelliği; çok yağışsız geçen bir dönemi bol yağışlı bir dönemin izlemesi, ani ve şiddetli yağışların ve ani sıcaklık değişikliklerinin görülmesidir. Bu durum toprak kaymasının oluşması için çok önemli bir etkendir. Yine uzun süreli ve bol yağışın görüldüğü nemli iklime sahip yörelerimiz de, heyelanın çok sık ve yaygın olarak görüldüğü yerlerdir. Ülkemizde heyelan olma ihtimalinin en fazla olduğu bölge Karadeniz bölgesidir. Özellikle orta ve doğu Karadeniz bölümünde çok sık ve etkili heyelan afeti yaşanmaktadır.

    HEYELANIN TÜRKİYE’DEKİ DURUMU

    Son yıllarda meydana gelen afetler göz önüne alındığında heyelanın depremden sonra ikinci sırada yer aldığı görülmektedir buda heyelana karşı gösterilen hassasiyetin arttırılması gerektiğinin en önemli göstergesidir. Türkiye’de 2001 yılına kadar toplam 155 heyelan meydana gelmiştir. Zonguldak’ta 19, Giresun’da 13, Kastamonu’da 9, Bingöl’de de 9 kez heyelan oluşmuştur.

    Meydana gelen heyelanların büyük bir bölümü verilerden de anlaşılacağı gibi Karedeniz bölgesinde olmuştur. Son yıllarda Giresun ve Rize de meydana gelen büyük çaplı heyelanlar bunun en büyük göstergesidir. Bunlardan birkaç tanesini örnek verirsek; 24 Haziran 1988 günü, Trabzon’u Gümüşhane’ye bağlayan kara yolunda, Maçka’ya bağlı Çatak Köyünde kuvvetli yağışlara bağlı olarak oluşan heyelanlarda 65 kişi yaşamını yitirmiş, çok büyük ekonomik ve sosyal sorunlar yaşanmıştır. 13 Temmuz 1995 günü Senirkent (Isparta)‘de meydana gelen çamur akıntısı sonrasında 74 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce işyeri ve binlerce hayvan çamur altında kalmıştır.

    Karadeniz Bölgesinde meydana gelen heyelanların fazla olmasının ana nedeni bölgenin sürekli bol yağış altında kalması, arazinin dağlık olması ve yamaçlarda bir çok yerleşim biriminin bulunmasıdır. Ayrıca halkın büyük bir kısmının heyelan konusunda bilinçsiz olması (tabi bu sadece Karadeniz bölgesiyle sınırlı değil ülkemizin birçok yeride bu durumdadır), evlerin dayanıksız ve eski yapılar olması, Bayındırlık ve İskan Müdürlükleri ve belediyelerin yeterli önlemleri almamaları ve halkı bu konuda bilinçlendirmemeleri de heyelanı oluşturan etkenler arasındadır. Türkiye’de birçok ilde heyelan görülmemiştir. Bunun başlıca nedeni jeolojik özellik ve yağışın az olmasıdır. Heyelanın en fazla meydana geldiği ay mart ayıdır. Bunu nisan, ocak, şubat ve mayıs ayları takip eder. Heyelanların %65 i ilkbahar aylarında meydana gelmiştir. Bu aylarda yurdumuzun yağışlı olması ve dağlarda bulunan karların erimesi ana etkenlerdir. Bu mevsimde artan hava sıcaklığına bağlı olarak yamaçtaki örtünün ıslanması heyelana yol açar. Heyelanların %26 sı kış, %5 i ise yaz aylarında meydana gelmektedir. Yaz aylarında heyelanın az olmasının sebebi ise yurdumuzun büyük bir kısmının yağışsız olmasıdır.

    HEYELANIN ETKİLER

    a. İnsan kaybı : İnsanların yerleşim birimlerinde veya yol güzergahlarında heyelan kütlesi altında kalarak ölmeleri

    b. Hayvan kaybı : Hayvanların heyelan kütlesi altında kalarak telef olması.

    c. Tarımsal Hasar : Tarla, bağ ve bahçeler ile içlerinde ekili bulunan ağaç ve bitkiler heyelanla sökülerek yamaç aşağı taşınabilir. Bu sırada toprak karıştığı için bitki toprak ilişkileri bozulmakta, otsu bitkilerin toprağa karışmasıyla verimsiz materyallere dönüşmektedir. Bunun sonucunda hem ürünler heyelan kütlesi altında kalır, hem de tarımsal verimsizlik ortaya çıkar.

    ç. Toprak kaybı : Heyelanlarla yamaç aşağı kayan kütlenin önemli bir kısmı da topraktır. Tarım topraklarının bu şekilde taşınmış olması, uzun süreli bir tarımsal verim düşüklüğüne yol açar.

    d. Mesken hasarları : Yerleşim merkezlerinde olan heyelanlar, meskenlerin kısmen yada tamamen hasara uğramasına neden olur.

    e. Ulaşım ve Nakliyenin engellenmesi : Toprak kayması sonucunda karayolları ve demiryollarının kapanmasıyla hem heyelan bölgesine gönderilen yardımlar engellenir, hem de ulaşım ve taşımacılık engellenerek ülke ekonomisi zarara uğrar.
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 6 Ocak 2011

Sayfayı Paylaş