Dramatik Şiir Nedir - Dramatik Şiire Örnek

Konusu 'Edebiyat ve Kitap' bölümündedir ve cicozz tarafından 4 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Dramatik Şiir Nedir, Dramatik Şiire Örnek, Dramatik Şiir Ne Demek
    Dramatik şiir, dram türü konuları içeren bir şiir türüdür.
    Acıklı ya da korkunç bir olayı konu alır. Konuyu okuyucunun gözünde canlandırabilen, harekete dönüşebilen bir şiir türüdür. Opera için yazılan manzum eserlerde de kullanılır. Karşılıklı manzum olarak konuşmalı eserdir. Edebiyatımızda dramatik şiire fazla örnek yoktur. Başlangıçta trajedi ve komedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üçe çıkmıştır.

    Ortaya çıkışı
    Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum dram tiyatro türünün (19. yy.) çıkışına kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır.

    Dramatik Şiir Örnekleri

    GELİNLİK KIZIN ÖLÜMÜ

    Salâ verilirken kalktık kahveden
    Kızın babası yanımızda boyu uzun
    Zayıf ağzı mırıltılar.
    On köylü iki subay bir tezkereci er
    Sıralandık ahşap mescidin avlusunda
    Aldık cenazeyi sarsmadan iğreti
    Ve hafif gözlerimiz yerde
    Kayıp bir tayın izini süreriz sanki...

    Melih Cevdet Anday

    SUNA

    Bu hepsini işitmiş... Sen gün günden ağırsın!
    Gönlüm sana derdini daha nasıl bağırsın ?
    Ey Tanrı senin de mi boşaldı deryaların ?
    Senin de kalmadı mı bir teselli pınarın ?
    Biz senin rahmetini bekliyorken ufuktan
    Bizler gibi sende mi bunaldın susuzluktan ?
    En sonra Gök Tanrısı Su Tanrısı ’ yken adın
    Suna’ nın bir içimlik kanına mı susadın ?

    F.N.ÇAMLIBEL


    Halketsem esirlerle leşker
    Mahveylesem ordularla asker
    Olsa bana hep mülûk çâker;
    Cinsince o iktidar münker
    Fevkimde uçar tuyûr-u kemter!

    Âvâze-i dehr iken tanînim
    Gördüm ana değmiyor enînim;
    Milletlere karşı âhenînim;
    Bir âfete karşı nazenînim.
    Afetse de ey ilâh göster!

    Bilmem bana ân mı şân mı lâzım?
    Gülbün mü ya kehkeşân mı lâzım?
    Âguuş-u vefâ-nişân mı lâzım?
    Bir pençe-i hun-feşân mı lâzım?
    Canan mı güzel cihan mı hoş-ter?

    Abdülhak Hâmit TARKAN
     

Sayfayı Paylaş