Alabalık Avlama Teknikleri

Konusu 'Avcılık ve Doğa Sporları' bölümündedir ve agent force tarafından 27 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. agent force

    agent force Harbi Aktif Üye

    Aşağıda yazmağa çalıştığım teknikler,Internete gezip yabancı sitelerden tercüme değildir. Alabalık avı, Yurdumuzun çoğu yerinde bu tekniklere benzer şekilde yapılmaktadır. Ancak zaman, zaman bana gelen mesajlarda farklı tekniklerle avlanan avcılara da rastlamaktayım, özellikle yöreye has yemler avlanmada farklılık göstermektedir.

    Alabalık avında dikkat edilecek hususlar

    Alabalık, oksijeni bol soğuk sularda yaşar. temiz olmayan, su sıcaklığı 15 drc. üzerinde olan sularda zor bulunur .
    Yazın sıcak havada, özellikle gölde zor balık tutarsınız, şansınızı zorlamayın.
    Gölgenizi suya düşürmeyin, avlanırken mümkün olduğunca güneşi karşınıza almaya çalışın.
    Bölgedeki doğaya uygun giyinin.
    Sessiz olun.
    Yağmurdan sonraki bulanık suda avlanmayın, balık saklandığı kayanın altından kolay kolay çıkmaz
    Yağmurdan sonra dereye fazla yaklaşmayın. Sizin bulunduğunuz bölge az yağmur yağmış bile olsa daha yükseklere yağan yağmurlar sizin bulunduğunuz bölgeyi etkileyebilir ve beklemediğiniz bir selle karşılaşabilirsiniz.



    Öncelikle atıp çekme tekniğinde karışıklara neden olan, yem tanımına açıklık getirmeye çalışayım. Atıp çekme tekniğine, genel olarak kaşık atma denir. Bu av tekniği rapala , kaşık, iğne takılmış sasi ve döner kaşık ile yapılır. Rapala ve sasi net olarak ayrılır ancak kaşık ile döner kaşık genellikle birbiri ile karıştırılır. Kaşık ismi yurdumuzda bu yemlerin yemek kaşığına benzemesinden dolayı verilmiştir. Fakat alabalık avında kullanılan kaşıklar yemek kaşığına çok fazla benzemez. Yemek kaşığına benzeyen yemler çoğunlukla turna avında kullanılır.

    Ben alabalık avında rapala ve sasi hiç kullanmadım, nadiren de olsa kaşıkla avlanırım ama çoğunlukla türkçe karşılığı döner kaşık olan mepss le avlanırım.( aslında bir marka adı olan mepss dilimize iyice yerleşti ve çok yaygın olarak kullanılıyor )

    Atıp çekme tekniğinde makinanızın turu fazla, kamışınız esnek ve uzun, misinanızda 0,20 - 0,25 olmalıdır. (incesi sağa sola sürtünüp kolayca kopar kalınıyla da yeminizi uzağa atamazsınız,)

    Uygulaması kolaydır ancak eğer derede avlanıyorsanız su derinliğinin en az 30 cm olması gerekir, ayrıca derenin içinde kaya ve ağaç dallarının az olmasına dikkat etmelisiniz. Sürekli kayaya ve ağaca taktığınız yeminiz balıkları huzursuz eder. O nedenle at çek yaparken suyun kaya önünde oluşturduğu derin bölgeye yeminizi atar ve çekmeye başlarsanız makinanızı iki üç tur attırmadan ilk alabalığınızı yakalarsınız. ( böyle bir kaya önünü uzaktan gördüğünüzde arkadaşlarınıza çaktırmadan oraya ilk giden siz olun. Ama çabuk gideceğim diye de pata küte gitmeyin)


    Yukarıda uygulaması kolay dedim ancak derede avlanmaya gittiğinizde büyük hayal kırıklığınada uğrayabilirsiniz. Suyun akış hızı bazen öyle artarki attığınız meppsi çekerken suya hiç batmayan yeminiz suyun yüzeyinden zıplaya, zıplaya gelir. Karların erimesiyle akış hızı artan derede mepss le avlanmak zordur, derenin birkaç gün sonra akış hızı azalacaktır, o zaman avlanmak daha verimli olacaktır.
    Bazen de su seviyesi öylesine düşerki yem sürekli kayaya yosunlara takılır. Ancak hiç bir zaman derede su bitmez. Şelale,çağlayan yapan derenin kaya altlarında gölcükler oluşur.( biz böyle yerlere ayna deriz) Alabalıkta bu aynaların içindeki taşların, kayaların altına saklanır. Fakat bu aynaların genişliği 2-3 mt.kareyi geçmez. Şimdi siz gelinde burada balık yakalayın. İşte burada ustalık konuşur. İyi bir balıkçı o suya yaklaşmadan 7-8 metreden o bölgeye adeta noktasal atış yapar ve oradaki balığıda alır.

    Gölde avlanırken işiniz daha kolaydır ancak özellikle yazın sıcak havalarda avlanırken yeminizin batmasını bekleyip daha derinden gelmesini sağlamalısınız.


    MEPPS'LE 47 CM LİK ABANT ALASININ YAKALANIŞ ÖYKÜSÜ:

    Ava 2 numara beyaz ustu kırmızı benekli,turuncu saftli,vibrax marka spinner'le basladim. İlk bir saat dogru,durust olta atamadim. Cunku misinanin ustundeki su zerreciklerihemen donuyor,ve kamisin fujilerini tıkıyordu. Kamislarimdan 120 cm.uzunluğndakini seçtim. Makarada Hisar Balikciliktan getirttiğm Blue line misina vardi. Bu arada iki adet tek igneli,kurt takilmis straforlu takimida,bayagi ileri atarak Zeki'yide başınada biraktim 15,20 kere bos atistan sonra,golun 3 metre kadar dik bir yamacindan bir çam ağacını siper ederek uzun bir atis yaptim. Meppsi suzdurerek dibe indirdim.Birkac saniye bekledikten sonra ağır,ağır çekmeye basladim. :Balik hemen o an vurdu.?lkonce saza taktim zannettim. Baktimki hareket ediyor, balik olduğunu anladim. Gole hakim bir noktada olduğumdan vede suyun cok berrak olmasi nedeni ile,baligin suyun içindeki kurtuluş çabalarini net olarak izleyebiliyordum. Şimdi mesele 0,15 gibi cok ince bir takimla bu devesa baligi kıyıya alabilmekti. Yanimda kepçe yoktu. Bagirarak Zeki'den kepçe istedim. Fakat duyuramadim. 1,20 metre kamisimin kısalığı sayesinde 5 dakika kadar sonra balığı iyice kiyiya getirdim. Her an kafa atip misinayi koparabilirdi. Ancak halen 1,5 metre kadar yukarıda idim. Ani bir kararla suya atlayip, balığı bastırarak, galsemalarindan elimi sokup aldim. Bagirmalarima Muhafaza memuru Ceyhun'da koşmuş gelmişti. Zeki de birazdan göründü.Beni suya düşmüş ,yardim istiyor zannetmisler. Biraz sonra Sinan da geldi. Birbirimizi ilk olarak gormemize ragmen,kirk yillik dostmus gibi sarilistik.
    Etrafta 20 ye yakin Bolulu Istanbul'lu Ankaral'i ayrica gruptanda Sinan Isildak ile Tolga Bodur vardi. Günün sonunda ve çoğunu yemli takimla olmak uzere 12 balik tuttuk. Boylari 26 cm.ile 32 cm.arasinda olup birtaneside gökkuşagi idi. Ceyhundan öğrendiğime göre diğer balikcilar toplam 4-5 balik almislar. Buda kurtun ve meppsin iyi calistigini gosteriyor. Ayrica Zeki 40 cm civarinda birini kıyıya kadar getirip alirken kaçırdı. Büyük balığın boyu 47 cm.eni 13 cm idi.
    Hepinize rastgele.

    Vedat ABAYOĞLU
    Nisan 2003 ABANT


    Malzeme bölümündede belirttiğim gibi, benim ve arkadaşlarımın gözlemleri, yurdumuzda alabalığın en çok 1 nolu meppse geldiğidir.
    ( beyaz üzerine kırmızı noktalı) ancak mepps seçerken ithal malı olanları tercih edin. Bizde de benzeri mepps ler var fakat suya atıp makine yı sarmaya başladığınızda , dönme ilk harekette olmadığı için şansınız yarı yarıya düşmektedir.

    Uygulaması zor olmasına rağmen, en gelişmiş ve en zevkli avlanma tekniğidir. Yem olarak kıldan veya tüyden yapılan yapay sinek kullanılır. Fly avcılığı havada dairesel hareketlerle yemi suya bırakmak (adeta kamçı gibi) yada yemi suyun yüzeyinde akıntıya bırakarak avlanmak şeklinde olur. Burada dikkat etmeniz gereken, Fly avcılığında kullanılan yemlerin hemen, hemen hiç ağırlığı olmadığı için kullanılan kamışın çok esnek olması gerekmektedir. Yemi uzağa atmak gerçekten maharet ister. Bu yüzden özellikle ABD de Fly okulları, kursları bile vardır.


    Fly avcılığında esas olan hafif yeminizi kamışın havada yaptığı dairesel hareketlerle hızlandırıp daha uzağa atmaktır, eğer bunu yapamıyorsanız yemi akıntıya bırakıp ileri gitmesini sağlayabilirsiniz ancak buradaki dezavantaj bulundugunuz yerden akıntıyla beraber sürüklenen yapma yeminiz suda iyice ıslanıp doğal şekli bozulacak, buda balığın yemden uzak durmasına neden olacaktır. Bunun için yemin suda etkilenmemesi için yanınızda bu iş için yapılmış spreyden bulundurmalısınız. Ancak bu spreylerden ben Türkiyede bulamadım

    Fly misinasını farklıdır ve hazırlanması önemlidir, Fly avcılığına başlayan bir çok kişi fly misinasına yemi nasıl bağlayacağını bir türlü cözemez. Fly Misinanın bittiği uca klavuz dediğimiz 1,2 ile 1,5 metre uzunluğunda ipek iplikten yapılmış kısım bağlanır, yemde bu ipliğe bağlanır. (bağlama şekillerini Düğüm bölümünde görebilirsiniz)
    Aslından uca doğru iyice incelen fly misinaları da vardır, fakat bunlar zamanla kopar siz yine klavuz misinaya kalırırsınız, onun için böyle bir fly misinası aramaya çalışmayın.
    Yurdumuzda alabalığın yaşadığı derelerin çevresi çoğunlukla ağaçlarla kaplı olduğundan havada dairesel hareketlerle avlanmak zordur. Akıntıya bırakarak avlanmak daha etkilidir.
    Balık avlanabilecek yeğane gölümüz , Yedigöller de ise iskele ve köprünün üzeri hariç Fly atabilecek müsait bir yer yoktur. Zaten pratikte gölde Fly'la avlanmak iyi sonuç vermez, çünkü gölde yakalanabilecek boydaki alabalıklar suyun yüzeyine yakın değil de daha derinde bulunurlar (yazın suların ısınması ile balık iyice derine kaçar) buda özelikle su yüzeyine bırakılacak yemle avlanma şansınızı azaltır . Ağır fly misinasıyla yeminizi suyun daha derin bölümlerine indirebilirsiniz, fakat bu şekilde avlanmak size fazlaca bir haz verir mi bilmiyorum.
    Derelerin etrafı ne kadar sık ağaçlarla kaplı olsa da fly' la avlamaya uygun bölümler de vardır. Dairesel hareketler olsun, yüzeysel olsun yemi suyun üzerine indirdiğinizde, yemi sağa sola hafifçe oynatarak kendinize doğru çekerseniz (suya düşmüş böcek hareketleri) balık varsa tutarsınız.
    Ben önceleri 5-6 metrelik kamışın ucuna fly misinası takar, kamışı ileri doğru atıp , yemi hafifçe suya bırakırdım, bu şekilde belki de bu güne kadar yakaladığım en büyük kırmızı benekli alabalığı yakalamıştım. Sizde ilkbaharda fly avcılığına böyle başlarsanız deneyiminiz artar ve Fly la avcılığın ilk basit hareketlerini öğrenirsiniz.

    Ankara çevresindeki derelerde, ilkbahar ve yazın başlarında kahverengi kelebekler ve su böceklerinden bol miktarda bulunur, ayrıca yazın başlarında çekirge çoktur. Avlanacağınız zaman bu böceklerin taklitlerinden elinizde bolca bulundurun. Özellikle akıntıya bırakılarak avlanacağınız zaman çekirge tipi yemler iyi sonuç verir.

    Piyasada bu taklit yemlerden bolca satılmaktadır, burada önemli olan sizin avlandığınız bölgede o tür bir yemin olup olmadığıdır. O nedenle gerçek bir fly avcısı malzemesini yanında gezdirir ve o dereye has yemi kendisi yapar. Bu yemlerin elle yapımı kolay ve zevklidir, elinize bir iki örnek geçerse inceleyin yapımının çok da zor olmadığını göreceksiniz.
    ( Fly misinası, kamisi, yemler hakkında detaylı bilgi Malzeme bölümünde mevcuttur)





    Özellikle yazın gölde avlanırken iyi sonuç alırsınız. Ancak gölün dibinin taş yada ağaç kökü olması halinde iyi sonuç alamazsınız.


    Bu av şeklinde yem çok önemlidir, taktığınız
    solucan kıvır, kıvır ve kırmızı renkte olmalıdır,
    sıcaktan kendini bırakmış soluklaşmış solucanı
    avucunuzun arasında fazla sert olmayan
    şaplaklarla tekrar diri ve kırmızı hale getirirseniz
    şansınız artar.

    Eğer avlandığınız bölgede dip fazla yosunla kaplıysa iğnenizin dibine fazla büyük olmayan kahverengi renkte köpük takarsanız yem biraz havalanır ve yosunlara takılmaz.
    Balık yemi ağzına aldıgında yemi iyice yutması , yada canlı yemin sağa sola ileri geri hareketli olması için fırdondünün ön tarafına, 40-45 gr ağırlıgında ortası delik kurşun kullanın. Kurşunun fırdöndüyü geçmemesi gerekiyor. Ayrıca bu şekilde ağır kurşunu epeyce uzağa atarken yemin üzerinde oluşacak gücüde (yemin yıpranmaması) azaltırsınız. Aşağıdaki şekilde dip oltası düzeneğini görüyorsunuz.


    Göl ve dere kenarlarında kayaların üzerinde özellikle İlkbahar aylarında aşağıdaki böceğin içi boş kalıntılarını görürsünüz.
    Bu böceğin canlısı o kayaların su içinde toprağa yakın bölümünde kayaya yapışmış bir halde bulunur bu böcekleri toplayıp kuyruk kısmından hayvanı fazla zedelemeden sırtına doğru iğneyi takarsanız dip oltasında ve mantarlı oltada çok mükemmel sonuç alırsınız. Alabalık hiç düşünmeden bu yeme atlar. Bu böcek evriminin belli bir kısmını suyun dibinde kayalara yapışarak yaşamakta daha sonra yaşadığı o kayanın üzerine çıkıp sonra orda kelebek olup derenin üzerinde uçmaya başlamakta.)
    Temiz ve tehlikesiz böceklerdir. Bu böcekleri karadenizli çocuklar dudaklarının arasına alıp iğneye takmaktadırlar.

    2002-2004 Sirkülerinde canlı yemle alabalık avı yasak. 1995 den önce böyle bir şey yoktu.
    Fakat dunyanın her yerinde bu böceklerle avlanılıyor. Belki yarismalarda, canlı yemle ava yasak
    konmuş olabilir yada suya baska bir yerden gelebilecek hastalıkların engellenmesi için canlı yem yasağı vardır. Onun için başka bir yerden yem getirmeyerek,avlanacağınız deredeki alabalığın yediği böcekle yada derenin kenarındaki solucanla avlanmanın bence hiç bir mahsuru yok.


    Genellikle İlkbahar aylarında iyi sonuç verir . Avlanmaktan en çok zevk aldığım ve dinlendiğim av şeklidir .
    Misinanızın kalınlığı 0,25 i geçmemeli, mantarınız su yüzeyine baskı yapmayacak şekilde ince uzun olmalıdır.İlkbaharın ilk günlerinde alabalık yumurtası ve solucan takarak avlanırsanız, balık tutma şansınız artar. Özellikle Yedi göllerde ilkbahar
    aylarında alabalık yumurtası takarak avlanırsanız mantarlı oltayla çok güzel sonuç alırsınız. Balık mantarı batırdığında kamışın ucunu havaya doğru değil de yana doğru sertce atıp, kamışın ucunu suya doğru indirip makinayı sarmaya başlayın.
    Alabalık yumurtası ile avlanmadan önce avlanacağınız bölgeye 8-10 tane yumurtayı serpiştirin daha verimli sonuç alırsınız.

    Sıktırma kurşun mantarınızı batıracak ağırlıkta olmamalıdır. Mantarla sıktırma kurşunun arası 20- 25 cm sıktırma kurşunla iğnenin arası 45-50 cm olmalıdır.