HarbiForum  

Adnan Menderes - Adnan Menderes Kimdir ? - Adnan Menderes Hakkında

Siyaset TR bölümde Adnan Menderes - Adnan Menderes Kimdir ? - Adnan Menderes Hakkında konusu, Adnan Menderes (tam adı: Ali Adnan Ertekin Menderes, 1899–1961), 1950-1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı görevinde bulunmuştur. 1899'da, Aydınlı zengin ...
HarbiForum > Kültür & Sanat > Biyografiler > Türk Biyografileri > Siyaset TR

Kayıt ol Arama Bugünki Mesajlar
31.07.07, 16:30   #1
Adnan Menderes - Adnan Menderes Kimdir ? - Adnan Menderes Hakkında

Adnan Menderes (tam adı: Ali Adnan Ertekin Menderes, 1899–1961), 1950-1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı görevinde bulunmuştur.

1899'da, Aydınlı zengin bir çiftçinin oğlu olarak doğdu. Büyük babası Hacı Ali Paşa Kırım Tatarlarından olup Eskişehir çevresinden Tire taraflarına göç etmiştir.İbrahim Ethem Bey'le,Tevfika Hanım'ın oğludur.Kızkardeşi Melike küçük yaşta ölmüştür.İzmir'in ünlü ailelerinden,Yemişçibaşı Berin Hanım'la evlenmiş, ondan Yüksel,Mutlu,Aydın olmak üzere üç oğlu olmuştur. İlkokuldan sonra, Kızılçullu Amerikan Koleji'nden mezun oldu. "1.Dünya Savaşı'nda yedeksubay eğitimi gördü.Fakat hastalandığı için cepheye gidemedi.Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1935 yılında mezun oldu. Kurtuluş Savaşı'nda savaştı İstiklal Madalyası aldı.

Aydın'da, 1930'da, kısa süreli "Serbest Cumhuriyet Fırkası"nın bir kolunu organize etti. Bu partinin kapatılmasından sonra Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) katıldı.(1931) 1945 yılında parti içi muhalefetten dolayı ihraç edildi.

7 Haziran 1946'da, Demokrat Parti'yi, yani Türkiye'deki ilk yasal muhalefet partisini kurdu. 1946 seçimlerinde Celal Bayar'dan sonra partideki ikinci önemli adam haline geldi.

14 Mayıs 1950 seçimlerinden sonra DP iktidara geldi, ve Menderes başbakan oldu. İlk çok partili seçim olan 21 Temmuz 1946 tarihindeki seçimlerin aksine, Menderes hükümeti "açık oy gizli tasnif" yöntemi ile değil, "gizli oy açık tasnif" ile seçilmiştir. 10 yıllık başbakanlık döneminde Türk iç ve dış politikasında büyük değişimler meydana geldi. Tarım makineleştirildi; ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık ilerledi. Türkiye, ilerleme konseptini öğrendi. Aynı zamanda, bu dönemde Türkiye, Kore Savaşı'na asker yolladı; böylece NATO'ya girişin temelleri atılmış oldu.

Son Menderes hükümeti(23. hükümet) Kıbrıs konusunda imzaladıkları ortaklık anlaşmasına garantörlük maddesini yerleştirerek Türk ordusunun 1974 yılında iki aşamada gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı'nın hukuki zeminini hazırlamış , önemli ve yaşamsal bir uluslararası başarıya imza atmıştır.Türkiye, 1959 yılında hazırlanan ve 1960’da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla uluslararası geçerlilik kazanan Garanti Anlaşması’ndan doğan haklarını kullanarak sözkonusu müdahaleyi gerçekleştirmiştir.Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’ye garantörlük sıfatını veren ve Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıyan Garanti Anlaşması’nın(Londra Anlaşması,1959) 2. Maddesi şöyledir: “Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bu anlaşmanın birinci maddesinde gösterilen yükümlülüklerini göz önüne alarak, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü, güvenliğini ve aynı zamanda Anayasa’nın temel maddeleriyle kurulan düzenini tanırlar ve garanti ederler”

Yukarıdaki madde ile Garantörlük görevini üstlenen ülkelerin ise adada düzenin bozulması halinde adaya ortak veya tek başlarına müdahale edecebilecekleri 4. Maddenin son paragrafında belirtilmektedir. Sözkonusu madde şöyledir: “Ortak veya anlaşarak hareket olası olmadığı takdirde garanti veren her üç devletten herbiri, bu anlaşma ile kurulan düzeni tekrar kurmak amacı ile harekete geçmek hakkını saklı tutar.”[Derleyen : Fatma Demirel , [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] Başbakan Adnan Menderes antlaşmayı , düşen uçağından sağ kurtulması sonucu bakım ve tedavi için kaldırıldığı klinikte , Londra'da imzaladı. Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum cemaatleri de anlaşmayı imzaladılar

Menderes, geleneksel aile yaşam tarzına daha toleranslıydı ve laiklik konusuna Atatürk ve partisinden daha "olumsuz" bakıyordu. İnönü döneminden o güne kadar Türkçe okunması mecburi olan ezanın istenilen dilde okunabilmesini serbest bıraktı, ancak bundan sonra ezan hep arapça okundu. Batı yanlısı olmakla beraber önceki başbakanlara göre Müslüman ülkelerle de yakın ilişkiler kuruyordu. Menderes, daha liberal ve dışa bağlı bir ekonomi görüşüne sahipti; yani daha fazla özel girişime izin verdi. Ekonomik girişimleri toplumun fakir kesimini (kısa vadede) mutlu etti, ama ülkede aşırı ithalata sebep oldu. Menderes, en çok eleştiriyi, dışa bağımlılık politikaları yüzünden almıştır. Atatürk zamanında milli servet namına kurulan uçak motoru, traktör ve basma fabrikaları Menderes döneminde uygulanan yanlış politikalar yüzünden kapatılmıştır.

Menderes, toplumun entellektüel kesimi ve (Atatürk devrimlerinin tehlikede olduğunu düşünmekte olan) askeri kesim arasında popülerliğini giderek yitirmeye başladı. Bu gelişmeler politik yaşamının sonunu hazırlayan faktörler oldu. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel kendi kişisel vatanperver perspektiflerini bir gece once sohbet ettiği Milli Savunma Bakanı’na ve dolayısıyla hükümete sunduğu icin erken emekliye sevkedilerek zorunlu izne gönderildi. Bu mektubunda, Adnan Menderes’e olan saygı ve desteğini açık bir şekilde ‘Cumhurbaşkanlığına Sayın Adnan Menderes getirilmelidir. Bu muhterem zatı her şeye rağmen milletin çoğunluğunun sevmekte olduğuna kanim. Bu sevgiden istifade edilerek kırılanların gönülleri alınmalı ve millete yeniden güven telkin edilmelidir’ görüşleriyle ifade eden "Cemal Ağa", Silahli Kuvvetlerin tüm kademelerine iletilen ve ordunun mutlaka siyasetten uzak kalmasini tavsiye eden ikinci bir veda mektubuna ragmen, 27 Mayıs 1960 gününde gerçekleştirilen, Gursel ile alakasi olmayan ve kendisinin ne planlayip nede katildigi, albay ve daha alt rutbelilerin yuruttugu askeri müdahalenin daveti üzerine kurdugu Milli Birlik Komitesi'nin Başkanlik görevini üstlendi ve devrim lideri olarak tanıtılarak kabul edildi. DP üyeleri çeşitli suçlardan, askeri harekatin idarecilerinin istegi uzerine, Yassıada'da yargılandılar. Menderes'e isnad edilen suçlar arasında Üniversite yönetimine ve öğrencilerine fazla baskıcı politika uygulaması gibi konular vardı. Sonu baştan belli dava nihayetinde Anayasa'yı ihlal suçundan(146/1) Celal Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu idama mahkum edildiler. Celal Bayar'ın cezası yaş haddi nedeniyle müebbed hapse çevrildi. Devlet Baskani Cemal Gürsel ve Ismet Inonu’nun, diger dunya liderleri ile birlikte Menderes ve diger kabine uyelerinin idam cezalarinin affi dilekleri, albaylar ve alt düzeyli subaylardan kurulu komite tarafindan reddedildi. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda idam edildi. Zamanin 1961 İstanbul Cumhuriyet Savcısı olan Senator Mehmet Feyyat, 2006 da yayinlanan ifadelerinde 'Telefonlarımızı kestiler ve Menderes usüle aykırı olarak idam edildi. İmralı Cezaevi’nin yönetimi İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na aitti. İnfaza ben bakabilirdim. İhtilal Başsavcısı yetkisi olmadığı halde infazı gerçekleştirdi. Zaten İsmet Paşa ve Cemal Gürsel ‘Asılmasın’ diye telefon ediyorlardı. Ama irtibat bürosu telefonları kesti. Egesel de boşluktan yararlanıp yaptı.' aciklamalarini getirdi. 7 Kasim 1964’de, Celal Bayar’in hapis cezasi Cumhurbaskani Cemal Gürsel’in affi ile kaldirildi. Adnan Menderes'in mezarı ölümünden 29 sene sonra İmralı'dan alınarak İstanbul'daki bir anıtmezara taşındı (17 Eylül 1990).

-Kore'ye asker gönderdi ve batı dünyasının yanında yer aldı.Bu davranışı NATO'ya girmemize zemin hazırladı ve SSCB karşısında bir güç elde ettik.

-Nato’ya üye oldu.

-1958’de Amerika’ya Türkiye’de askeri üs kurma izni verdi.

Daha sonraları, Aydın'da bir üniversiteye (Adnan Menderes Üniversitesi) ve İzmir'de uluslararası bir hava limanına (Adnan Menderes Hava Limanı) onun adı verilmiştir.

Vikisöz'de
Adnan Menderes ile ilgili özlü sözler bulunur.

Son Mektubu [değiştir]Adnan Menderes’in idam edilmeden önce yazdığı son mektubu:

Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950’de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes’in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen duam [bu kelimenin üzeri çizilip merhametim yapılmıştır] sizlerle beraberdir


İç bağlantılar [değiştir]Demokrat Parti
27 Mayıs İhtilali
Hatırla Sevgili
Arka planda 27 Mayıs Dönemi ve sonrasında Türkiye'nin siyasal geçmişini inceleyen dizi filme ait Vikipedi maddesi.

Dış bağlantılar [değiştir]Adnan Menderes'in Cumhurbaskanliginin istendigine dair haber
Cemal Gursel’in destek mektubunun tam metni
Cemal Gursel'in Savunma Bakani'na mektubunun orijinali
 
31.12.07, 22:38   #2
Adnan Menderes

Adnan Menderes (1899 - 1961)

1899 yılında Aydın’da doğdu. Babası İzmirli Katipzade İbrahim Ethem Bey, annesi Aydınlı Hacı Alipaşazadeler’den Tevfika Hanım’dır.Anne ve babasını küçük yaşta kaybetti. O'nu anneannesi büyüttü. Tahsil hayatına İzmir İttihat ve Terakki Mektebi’nde başlayan Adnan Menderes, Kızılçulu Amerikan Koleji’nde okurken misyonerlerle başı derde girdiği için, çeşitli makamlara müracaat etti. Müracaat ettiği makamların birinin başında Celal Bayar vardı. Bayar’la böyle tanışmış oldu.


Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitiren Adnan Menderes, Birinci Dünya Savaşı sırasında yedeksubay olarak askerliğini yaptı. Aydın’da bazı arkadaşlarıyla birlikte Ayyıldız Çetesi’ni kurdu. Daha sonra Söke’de Piyade Alay Yaveri olarak savaşa katıldı. Savaştan sonra İstiklal Madalyası aldı.


Ali Fethi Okyar tarafından 1930 senesinde kurulan ancak kısa sürede kapatılan Serbest Fırka’nın Aydın Teşkilatı'nı kurarak başkanı oldu. Bu parti kapatılınca CHP’ye girdi ve 1931 yılında bu partiden Aydın Milletvekili seçildi.


1945 senesine kadar TBMM’de komisyon raportörlüğü yapan Adnan Menderes, o yıl Saracoğlu Hükümeti’nin getirdiği Toprak Kanunu Tasarısı'nı şiddetle reddederek, komisyondan istifa etti. Partide yaptıkları muhalefetten dolayı, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte CHP Disiplin Kurulu tarafından 12 Haziran 1945’te ihraç edildiler.


Celal Bayar da hem partiden hem de milletvekilliğinden istifa etti. Bu hareketler Demokrat Parti’nin 7 Ocak 1946’da kurulmasına sebep oldu. 1946 seçimlerinde Demokrat Parti’den Kütahya Milletvekili olarak meclise girdi. Celal Bayar’dan sonra ikinci adam durumuna geldi.


KESİTLER

Atatürk ve CHP macerası
27 Mayıs Darbesi
Darbe hakkında bir yazı
Bebek Davası
Menderes'in son dakikaları
61 Nolu Tebliğ

14 mayıs 1950 seçimlerinde DP oyların 53,5’ini alarak iktidar oldu. 10 senelik DP iktidarının tek başbakanı oldu ve o döneme damgasını vurdu. İktidarı zamanında 5 hükümet kurdu. Bu 10 senelik zaman içinde Türkiye’nin iç ve dış siyasetinde büyük gelişmeler oldu. Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı, köye makine girdi, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı. Türkiye kalkınma kavramıyla tanıştı.


27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbeyle iktidardan indirildi. Yassıada’ya hapsedildi. Milli Birlik Komitesi tarafından kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca idama mahkum edildi. Yassıada'da tutuklu bulunduğu sırada çeşitli işkencelere maruz kaldığı söylenir.




--------------------------------------------------------------------------------

ATATÜRK'ÜN SÖZÜ VE CHP MACERASI
Türk demokrasi tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Adnan Menderes 1930 yılında Serbest Fırka'ya katıldı. Serbest Cumhuriyet Fıkrası feshedildikten sonra, Celal Bayar'la görüşerek, Cumhuriyet Halk Partisine girdi, en sonunda da Mustafa Kemal'in "Bugün konuştuğum genç, elbette burada bizim parti mutemetleri ile çalışamaz. Şayan-ı dikkat bir gençtir" cümlesi ile beğenisini kazanmıştı ve 1931 yılında CHF Aydın Milletvekili seçildi, 1945 yılına kadar CHF Milletvekilliğini sürdürmüştür.

Adnan Menderes o dönemi şöyle anlatıyor:

"Atatürk zamanında ben, Aydın'da Serbest Fırka'nın reisiydim. Fethi Bey bizzat Aydın'a gelerek, Serbest Fırka ile meşgul oldu. Aydın'daki belediye seçimlerini kazandım. Gayet dürüst bir mücadeleye giriştim. Halk Fırkası ileri gelenleri ile tanışıyordum. Ama Halk Partisi'ne, onların rica ve ısrarına rağmen girmemiştim... Fethi Bey'in partisi, malum şartlar altında feshedildi. Memlekete derin bir teessür hakim oldu. Halk Partisi kendisini toparlamak istedi. Vilayetlere heyetler gönderildi. Bu arada Izmir ve Aydın'a da, Celal Bayar riyasetinde bir heyet geldi...Ben gelen heyetle bir hafta temas etmedim. Nihayet, Celal Bayar tanıdığım ve hürmet ettiğim bir zattı. Vasıf Çınar Ittihat ve Terakki mektebinden hocamdı... Ve temas temin edildi. Bu muhterem zatların ibram ve ısrarı üzerine, Halk Partisine girerek, fikirlerimizi parti içinde müdafaa etmek muvafık olacaktı. O zamana kadar ve benimle beraber Halk Partisi'ne karşı çekingen tanınan arkadaşlarla, Halk Partisi'ne girdik." (Bilgin Çelik, " Toplumsal Tarih Aralık 2000", "Aydın'da Serbest Fırka ve Belediye Seçimleri )


1945 senesine kadar TBMM'de komisyon raportörlüğü yapan Adnan Menderes, o yıl Saracoğlu Hükümeti'nin getirdiği Toprak Kanunu tasarısını şiddetle eleştirerek komisyondan istifa etti.Partide yaptıkları muhalefetten dolayı bir süre sonra Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte CHP Disiplin Kurulu tarafından 12 Haziran 1945'te ihraç edildiler.






--------------------------------------------------------------------------------

27 MAYIS DARBESİ

Sabah saat 04:36'da Ankara Radyosu'ndan yapılan bir anons nefesini tutan insanları bir anda heyecanlandırdı. Tek haberleşme aracı olan devlet radyosundan evlere ulaşan anonsta, ''Bugün, demokrasimizin içine düştüğü buhran ve en son müessif hadiseler dolayısıyla ve kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla, Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini eline almıştır'' deniliyordu ve Türk halkı ihtilalle ilk defa tanışmış oldu.


Cumhurbaşkanı Celal Bayar Çankaya Köşkü'nde; Başbakan Adnan Menderes Kütahya'da gözetim altına alınıyordu. Bakanlar Kurulu ve Tahkikat Komisyonu üyeleriyle DP milletvekilleri de bulundukları mekanlardan toplanarak Harp Okuluna gönderildiler.


Demokrat Parti iktidarı ile iyi ilişkiler içinde bulunan dönemin Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun başta olmak üzere üst rütbeli asker ve bürokratlar cezaevlerine konuldu. Ülkede ilan edilen sıkıyönetim sonucu tüm Demokrat Partili milletvekilleri, üst derecedeki bürokratlar, polis şefleri tek tek evlerinden alındı. Tüm siyasiler yargılanmak üzere Yassıada'ya gönderildiler.





--------------------------------------------------------------------------------

DARBE HAKKINDA BİR YAZI
BÜYÜK GÜN (Çetin Altan-27 Mayıs 1960-Milliyet )

BÜTÜN Türk vatanperverleri bu muazzam ve şanlı günün sevinci ve heyecanı içindedirler.

Çürümüş, sufli politik tertiplerinin şahsi ihtiraslarla Türkiye'yi en tehlikeli badirelere, kardeş kavgalarına sürüklemek üzere olduğu bir sırada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin medeni bir şekilde devlet idaresine el koymaları ve memleketi karanlık bir akibetten kurtarmaları, tarihimizin büyüklüğüne yakışan mutlu bir hareket olarak, Milletimize hür ve insan haklarına uygun yeni ufuklar açmaktadır.

Kara ve şüpheli günler selamete ermiş ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin şahsında mukedderatına hakim olmuştur.

Silahlı Kuvvetlerimizi tam zamanında ve üstün bir anlayışla, Milletin kaderini, gitmekte olduğu kötü yoldan bir anda aydınlığa çıkarmıştır.

Her türlü yalan, baskı ve küçük oyunlardan uzak olarak, Kurucu Meclis'in koyacağı demokratik prensipler çerçevesinde, yakında serbest seçimlere gidilecektir.

Vatandaşların vakur bir anlayışla aynı milletin çocukları olduklarını hatırlamaları, Hukuk ve İnsan Haklarının koyduğu esaslar içinde, hür bir memlekette yaşayabilmek için birbirlerine kardeşce davranmaları bugün her zamandan ziyade milli bir vazife olmuştur.

Artık hiçbir partinin rozeti kanun dışı bir imtiyazın sembolü olmayacaktır. Güzel vatanımızda eşit ve hür olarak insanca yaşamanın saadetini paylaşacağımız dakikalar yakındır.

Kinsiz, baskısız ve zindansız kardeşce bir sevginin memleket üzerinde esas saadetini duyuyor ve bu büyük günü candan alkışlıyoruz.

Nefretlerin, kıskançlıkların ve ahlaksızlıkların uğursuz bulutları dağılmaktadır. Bütün vatandaşların bu yeni devrin kapısından bir tek vücut halinde girmeleri ve her türlü şahsi duyguların üzerinde, memleket menfaatlerini düşünmeleri en kutsal vazife olmuştur.

Hakiki hürriyetin saati çalmıştır. Atatürk'ün inkilaplarına bağlı olarak demokratik bir memlekette Türklüğün şerefine yakışan bir nizamın temelleri atılmaktadır.

Yaşasın Türk milleti yaşasın Türk Ordusu...





--------------------------------------------------------------------------------

BEBEK DAVASI
"Adnan Menderes'in gayri meşru çocuğu, Dr. Mükerrem Sarol tarafından alınarak öldürüldü." Gazetelerin kullandığı bu haberler Yassıada Savcılarınca delil telakki edilerek, Adnan Menderes hakkında tarihte Bebek Davası olarak anılan dava açıldı. bunun yanında Başbakanlık kasasından çıktığını iddia edilen kadın iç çamaşırı ve bir kutu da çıplak kadın fotoğrafı da delin olarak kullanıldı. Menderes ise bu tutum karşısında gönül ilişkisini yalanlamadığı gibi özür de dilemedi; çocuğun öldürülmediğini, doğum anında öldüğünü söyledi. Adnan Menderes'in gönül ilişkisine girdiği Ayhan Aydan, gerçekten de Menderes'ten hamile kalmış ancak bebekten kurtulmayı kesinlikle istemediği gibi, doğurmayı çok arzulamıştı. Doğuma giren Dr. Fahri Atabey de, "bebeğin boynunu saran kordon yüzünden ölü doğduğunu" saptamıştı.

Türk siyasi tarihinde, kaçamağı göze alan, evliyken yaşadığı bir ilişki yüzünden kendini kamuoyu önünde savunmak durumunda kalan tek başbakan Adnan Menderes oldu.


Ayhan Aydan ise, Yassıada duruşmalarında tanık olarak dinlendiği kürsüde şunları söylüyordu:


"Adnan Menderes'i 1951'de tanıdım. Evli olmasına rağmen büyük bir aşkla sevdim. Bütün emelim ondan bir çocuk sahibi olmaktı. Bunu başaramadım. Ancak hangi vicdansız ana, üzerine titrediği bebeğinin öldürülmesine razı olabilir?" Mahkeme başkanı tarafından sevgilisini kurtarmaya çalışmakla suçlansa da, kamuoyu düşüncesini değiştirmeye, bu yasak ilişkideki masumiyete inanmaya, hatta sempati duymaya başladı. Tarihe "bebek davası" olarak geçen bu duruşmaların sonunda Adnan Menderes beraat etti. Menderes'in beraat ettiği tek dava da buydu. Fakat "devletin yüksek menfaatlerine ve istihbarat işlerine sarfedilmek üzere emrine tahsis edilen paraların bir kısmıyla opera sanatçısı Aydan Ayhan'a ev aldığı" iddiasıyla açılan davada suçlu bulundu.





--------------------------------------------------------------------------------

MENDERES'İN SON DAKİKALARI
İmralı'ya gelindiğinde, memleket içinde ve dış basında sıhhi durumu türlü spekülasyonlara yol açan Menderes, iskeleden konulduğu misafir salonuna kadar çiçek tarhları arasındaki 100 metrelik yolu hiç kimsenin yardımı olmadan rahatça yürüdü. Ayrıca misafir salonu ile darağacının bulunduğu yer arasındaki 80 metrelik yolu da, gene aynı rahatlıkla katetti.

İmralı Adasının etrafında ve içinde Örfi İdare Kumandanlığınca sıkı emniyet tedbirleri alınmıştı. İmralı Adasının etrafında donanmamıza mensup tekneler, içinde de deniz, kara ve hava askerleri görülmekteydi.

Yassıada'dan bir enstantane
‘.... birden önümdeki sırada sağda Bayar’ın başını tanıdım. Yanında oturanı seçemedim önce. Yalnız çok ince bir boyun, gevşek beyaz yaka ve sarı saçlar gözüme çarptı. Bir ara başını çevirdi, o zaman Bayar’ın yanında oturanın Adnan Bey olduğunu hayretle gördüm. Yarabbi ne hale gelmişti! Zayıflamış, zayıflamıştı. Yüzünde benek benek çiller. Sanki uzun bir hastalıktan yeni kalkmıştı...’ Samet Ağaoğlu, Arkadaşım Menderes 1967 Baha Matbaası syf:176

Menderes'e M.B.K.'nin tasdik kararı, kendisine tahsis olunan misafir salonunda tefhim edilmiştir. Cumartesiyi pazara bağlıyan gece saat 01.30'da Zorlu ve Polatkan için yapılan formaliteler, Menderes için tekrarlandı.

Menderes Egesel'i dinlerken Polatkan derecesinde olmamakla beraber gene korku ile sarsıldı. Fakat zamanla kendisini toparladı. Oturduğu yerde kamburunu çıkararak daha da küçülmüş ve son arzusu sorulduğu zaman bir sigara istedi.

Verilen Yenice sigarasını içerken şunları söyledi:

- Dünyadan ayrıldığım şu anda, ailemi ve çocuklarımı şefkatle andığımı kendilerine bildirin. Vatanı ve milleti Allah refah içinde bıraksın.

Menderes, sabaha karşı saat 02.31'de Zorlu'nun ipe çekildiği darağacında asılmak suretiyle idam edildi. Menderes'in de, Zorlu ve Polatkan gibi darağacına götürülürken, usule uygun olarak bilekleri arkasına bağlanmıştı.





--------------------------------------------------------------------------------

61 NOLU TEBLİĞ
M.B. Komitesi İrtibat Bürosunun (61) numaralı tebliğidir:

1- Ord. Prof. Dr. Sedat Tavat, Amiral Bristol Hastahanesi Dahiliye Servisi Şefi Dr. Nevzat Yeginsu ve Yassıada Garnizon Hastahanesi tabiplerinden Dr. Galip Bozalioğlu, Dr. Ahmet Karahaliloğlu, Dr. Zeki Kebapçıoğlu ve Dr. Sedat Yürütgen'den müteşekkil heyet tarafından düşük Başvekil Adnan Menderes'in sıhhi muayenesi yapılmış sıhhi durumunun tamamen normale döndüğü raporla tesbit edilmiştir.

2- Yüksek Adalet Divanınca verilen ve Milli Birlik Komitesince tasdik edilen idam cezası hükmü infaz edilmiştir. Tebliğ olunur.
 
27.03.08, 14:21   #3
Adnan Menderes ( 1899)- (17.09.1961)

1899 yılında Aydın’da doğdu.Babası İzmirli Katipzade İbrahim Ethem Bey, annesi Aydınlı Hacı Alipaşazadeler’den Tevfika Hanım’dır.Anne ve babasını küçük yaşta kaybetti.Onu anneannesi büyüttü.Tahsil hayatına İzmir İttihat ve Terakki Mektebi’nde başlayan Adnan Menderes, Kızılçulu Amerikan Koleji’nde okurken misyonerlerle başı derde girdiği için çeşitli mercilere müracaat etti.Müracaat ettiği makamların birinin başında Celal Bayar vardı.Bayar’la böyle tanışmış oldu.

Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitiren Adnan Menderes Birinci Dünya Savaşı sırısında yedeksubay olarak askerliğini yaptı.Aydın’da bazı arkadaşlarıyla birlikte Ayyıldız Çetesi’ni kurdu.Daha sonra Söke’de Piyade Alay Yaveri olarak savaşa katıldı.Savaştan sonra İstiklal Madalyası aldı.

Ali Fethi Okyar tarafından 1930 senesinde kurulan ancak kısı sürede kapatılan Serbest Fırka’nın Aydın teşkilatını kurarak başkanı oldu.Bu parti kapatılınca CHP’ye girdi ve 1931 yılında bu partiden Aydın milletvekili seçildi.

1945 senesine kadar TBMM’de komisyon raportörlüğü yapan Adnan Menderes, o yıl Saracoğlu Hükümeti’nin getirdiği Toprak Kanunu tasarısını şiddetle tenkit ederek komisyondan istifa etti.Partide yaptıkları muhalefetten dolayı bir süre sonra Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte CHP Disiplin Kurulu tarafından 12 Haziran 1945’te ihraç edildiler.
Celal Bayar da hem partiden hem de milletvekilliğinden istifa etti.Bu hareketler Demokrat Parti’nin 7 Ocak 1946’da kurulmasına sebep oldu.1946 seçimlerinde Demokrat Parti’den Kütahya milletvekili olarak meclisi girdi.Celal bayar’dan sonra ikinci adam durumuna geldi.14 mayıs 1950 seçimlerinde DP oyların 53,5’ini alarak iktidar oldu.On senelik DP iktidarının tek başbakanı oldu ve o döneme damgasını vurdu.İktidarı zamanında 5 hükümet kurdu.Bu on senelik zaman içinde Türkiye’nin iç ve dış siyasetinde büyük gelişmeler oldu.Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı, köye makine girdi, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı.Türkiye kalkınma kavramıyla tanıştı.
27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbeyle iktidardan indirildi.Yassıada’ya hapsedildi.Milli birlik komitesi tarafından kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca idama mahkum edildi.Yassıada tutuklu bulunduğu sırada çeşitli işkencelere maruz kaldı.17 Eylül 1961 tahinde İmralı Ada’da idam edildi.Türk Milleti O’nu hiç unutmadı.


HAKKINDA YAZILANLAR

Benim Gözümde Menderes
Necip Fazıl Bütün Eserleri Cilt: 35
Necip Fazıl Kısakürek
Büyük Doğu Yayınları / Hatıra Dizisi


O Zeybek

Zeybeğimi, birkaç kızan, vurdular;
Çukurda üstüne taş doldurdular.
Bir de, ya kalkarsa diye kurdular...
Zeybeğim, zeybeğim, ne oldu sana?
Allah deyip, şöyle bir doğrulsana...
Zeybeğim, kalkamaz, dirilemez mi?
Odası mühürlü, girilemez mi?
Şu ters akan sular çevrilemez mi?
Ne günedek böyle gider bu devran?
Zeybeğim, bir sel ol, bir çığ ol, davran!
Kır at zincirlenmiş, ufuk sahipsiz...
Han kayıp, hancı yok, konuk sahipsiz...
Baş köşede sırma koltuk sahipsiz...
Kızanlar, dört yandan, hep abandınız!
Zeybeğin kanına ekmek bandınız!

Öteki Menderes
Eski DP Milletvekili Gıyaseddin Emre'den Hatıralar ve 27 Mayıs Olayı
Recep Şükrü Apuhan
Timaş Yayınları / Yazılamayan Yakın Tarih Dizisi

Adnan Menderes, 17 Şubat 1959'da Londra'ya giderken düşen uçaktan yara almadan kurtuldu. Ankara'ya döndüğünde eşi Berrin Menderes'in merakla sorduğu soru şuydu: "Uçak düşerken ne düşünüyordunuz?" Adnan Menderes'in bu soruya verdiği cevapta, "Öteki Menderes"in siyasi ve ruhi portresindeki bütün ana renkler tüm canlılığıyla mevcuttur. Sadece bu mu? O cevapta Adnan Menderes'in başına geleceklerin işaretleri de gizlidir. "Öteki Menderes", yakın tarihimizin kördüğümlerini çözmeye çalışanlara, siyaset sanatına ilgi duyanlara, sadece hakikatı arayanlara ve Türkiye'nin geleceğiyle ilgili sorumluluğunun farkında olan herkese çok ilginç ve oldukça önemli bilgi ve belgeler sunuyor.

Bilinmeyen Menderes 1
Mükerrem Sarol
Kervan Yayınları

Bilinmeyen Menderes 2
Mükerrem Sarol
Kervan Yayınları

Acılı Günler 1960
Aydın Menderes Anlatıyor
Muammer Yaşar
Tekin Yayınevi

Aydın Menderes, 27 Mayıs 1960 ihtilalinin bütün olaylarını annesi Berin Hanım'la birlikte yaşadı. Acılı günlerin tanığı oldu.
enderes'in dramı üzerinde bugüne kadar pek çok şey yazıldı, anılar kitap haline geldi, ancak Aydın Menderes anılarını anlatmadı. İlk kez bu kitapta anılarıyla karşınıza geliyor. Gazeteci-yazar Muammer Yaşar, günlerce Aydın Menderes'le birlikte oldu.
Anlattıklarını dinledi. Uzun konuşmalar sırasında zaman zaman 1960'dan gerilere gittiler, hayatı İmralı Adası'ndaki idam sehpasında sönen bir dönemin güçlü Başbakan'ı Adnan Menderes'in siyasi kimliğini ve insancıl kişiliğini resimlediler...

Yassıada'dan İmralı'ya
Enver Durmuş
Boğaziçi Yayınları / Büyük Kültür Serisi

Menderes'le Anılar
Ercüment Yavuzalp
Bilgi Yayınevi / Ercüment Yavuzalp'in Kitapları Dizisi

"Menderes'le Anılar", ne akademik bir çalışma, ne de tarihsel bir incelemedir... Ülke siyasi tarihinin bir dönemine adını veren Menderes, bazılarınca bir ilah, bazılarınca da ülkenin karşılaştığı sorun ve kötülüklerin odak noktası olarak görülmüştür... Yazdıklarımda ağırlık noktası olarak bir dönemde adını vermiş merhum Başbakanı ve onun çevresinde gelişen olayları aldım. Kişilere ancak olaylar vesilesi ile ve asıl konu Menderes'in kişiliğini anlatmaya yarayacakları ölçüde temas ettim. Amacım bir devrin
dedikosunu değil, tahlilini yapmak olduğu için, genellikle ad vermekten kaçındım.

27 Mayıs ihtilali sonunda; maiyetinde görev yaptığım sürece bana daima nazik davranmış kimse ile, iki bakanın maruz kaldıkları trajik akıbet benim için sarsıcı oldu... anılarımı yazıya dökerken bu duyguların etkisi altında kalmamaya özen gösterdim."
-Ercüment Yavuzalp-

Siyasi Günlük
Demokrat Parti'nin Kuruluşu
Samet Ağaoğlu
İletişim Yayınevi / Anı Dizisi

Samet Ağaoğlu, sadece siyaset sahnemizin değil siyasi literatürümüzün de en özgün ve en önemli isimlerinden. Ağaoğlu'nun ilk kez günışığına çıkan siyasi günlüğü, yakın tarihimizin önemli bir dönemine ilişkin çok zengin bir eser niteliğinde.
 
Cevap Yaz

Adnan Menderes - Adnan Menderes Kimdir ? - Adnan Menderes Hakkında

Siyaset TR bölümde Adnan Menderes - Adnan Menderes Kimdir ? - Adnan Menderes Hakkında konusu, Adnan Menderes (tam adı: Ali Adnan Ertekin Menderes, 1899–1961), 1950-1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı görevinde bulunmuştur. 1899'da, Aydınlı zengin ...



En Popüler Etiketler
Etiketler
adnan okyar kimdir, adnan menderes hakkında bilinmeyenler,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Adnan Menderes Üniversitesi - AYDIN HENA Kampüs 0 05.02.08 19:51



Forum Zaman Ayarları GMT +3 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 14:19 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0
HarbiForum; Haybeden Değil ,Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2009
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.
If you own the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be removed from our web site,
please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately.