| |
| |||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünki Mesajlar |
| 23.08.07, 00:08 | #1 |
| | [ LinKin ParK ] ÇeviriLeri Don't Stay Sometimes I need to remember just to breathe Bazen nefes almayı hatırlamaya ihtiyaç duyuyorum Sometimes I need you to stay away from me Bazen benden uzak durmana ihtiyaç duyuyorum Sometimes I'm in disbelief I didn't know Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim Somehow I need you to go Hernasılsa gitmene ihtiyac duyuyorum Don't stay Kalma Forget our memories Unut hatıralarımızı Forget our possibilities Unut imkanlarımızı What you were changing me into Beni neye dönüştürdüğünü Just give me myself back and Beni kendime bırak tekrar ve Don't stay Kalma Forget our memories Unut hatıralarımızı Forget our possibilities Unut imkanlarımızı Take all your faithlessness with you Tüm inançsızlığını yanına al Just give me myself back and Beni kendime bırak tekrar ve Don't stay Kalma Sometimes I feel like I trusted you too well Bazen sana ço fazla güvendiğimi hissediyorum Sometimes I just feel like screaming at myself Bazen kendime bağırıyormuşum gibi hissediyorum Sometimes I'm in disbelief I didn't know Bazen bilmediğim bir inanmayış içindeyim Somehow I need to be alone Hernasılsa yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorum I don't need you anymore, I don't want to be ignored Sana daha fazla ihtiyacım yok, boş verilmiş olmak istemiyorum I don't need one more day of you wasting me away Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok I don't need you anymore, I don't want to be ignored Sana daha fazla ihtiyacım yok, boş verilmiş olmak istemiyorum I don't need one more day of you wasting me away Birgün daha beni eritip bitirmene ihtiyacım yok |
| 23.08.07, 00:09 | #2 |
| | In The End It starts with One thing o bir şeyle başlıyor I don't know why It doesn't even matter how hard you try neden bilmiyorum. Ne kadar uğraşırsan uğraş hiçbir önemi yok, Keep that in mind şunu aklında tut I designed this rhyme To explain in due time Bu şiiri uygun zamanda açıklamak için yazdım All I know time is a valuable thing Tüm bildiğim zaman değerli bir şeydir Watch it fly by as the pendulum swings Sarkaç sallanırken onun uçup gitmesini seyret Watch it count down to the end of the day Günün sonuna kadar zamanın geriye doğru sayımını izle The clock ticks life away Saat hayatı uzaklaştırarak işliyor It's so unreal Bu çok gerçekdışı Didn't look out below Dışarıdan aşağıya bakmadım Watch the time go right out the window Zamanı pencerenin önünden geçip giderken seyret Trying to hold on Tutunamaya çalışırken but didn't even know Wasted it all just to Watch you go Ama zamanı sadece senin gitmeni izlemek için harcadığımı bile bilmiyordum I kept everything inside and even though I tried & Herşeyi içimde tuttum ve denememe rağmen it all fell apart Herşey dağılıverdi What it meant to me will eventually be a memory of a time when I tried so hard Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların bana ifade ettiği eninde sonunda sadece bir hatıradan ibaret olacak And got so far Ve o kadar uzağa gittim But in the end It doesn't even matter Ama en sonunda hiçbir önemi kalmadı I had to fall To lose it all düşmeliydim Hepsini kaybetmek için But in the end It doesn't even matter Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı One thing .. I don't know why It doesn't even matter how hard you try Bir şey....neden bilmiorum Ne kadar uğraştığının hiçbir önemi kalmıyor, Keep that in mind . I designed this rhyme To remind myself how I tried so hard Şunu bil ki bu şiiri kendime ne kadar çok uğraştığımı hatırlatmak için yazdım In spite of the way you were mocking me Acting like I was part of your property Benle dalga geçip durmana rağmen, senin bir parçanmışım gibi hareket ediyordum Remembering all the times you fought with me I'm surprised it got so far Kavga ettiğimiz zamanları hatırlıyorum da nasıl bu kadar uzaklaştı şaşırıyorum Things aren't the way they were before Hiçbirşey eskisi gibi değil artık You wouldn't even recognize me anymore Beni artık tanıyamazsın Not that you knew me back then Beni yeniden tanıyacaksın sonra But it all comes back to me Ama hepsi bana geri dönüyor In the end en sonunda I kept everything inside and even though I tried Herşeyi içimde tuttum ve uğraşmama rağmen it all fell apart Herşey dağılıverdi What it meant to me will eventually be a memory of a time when I tried so hard Böylesine fazla uğraşırsam bütün bunların bana ifade ettiği eninde sonunda sadece bir hatıradan ibaret olacak And got so far Ve o kadar uzaklaştım But in the end It doesn't even matter Ama en sonunda hiçbir önemi kalmadı I had to fall To lose it all düşmeliydim Hepsini kaybetmek için But in the end It doesn't even matter Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı I've put my trust in you Sana güvenmiştim Pushed as far as I can go Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım And for all this There's only one thing you should know Ve bütün bunlar için bilmen gereken tek şey var I've put my trust in you Sana güvenmiştim Pushed as far as I can go Gidebileceğim yere kadar zorlamıştım And for all this There's only one thing you should know Ve bütün bunlar için bilmen gereken tek şey var I tried so hard O kadar çok denedim And got so far Ve o kadar uzaklaştım But in the end It doesn't even matter Ama en sonunda hiçbir önemi kalmadı I had to fall To lose it all düşmeliydim Hepsini kaybetmek için But in the end It doesn't even matter Ama en sounda hiçbir önemi kalmadı |
| 23.08.07, 00:11 | #3 |
| | What I've Done In this farewell, Bu veda da There's no blood, Kan yok There's no alibi. Özür yok 'Cause I've drawn regret, From the truth of a thousand lies. Çünkü pişmanlığa boğuldum in tane yalanın gerçeğinden So let mercy come, And wash away� O yüzden bırak merhamet gelsin ve temizlesin What I've Done. Ne yaptım ben I'll face myself, Kendimle yüzleşeceğim To cross out what I've become. Dönüştüğüm şeyin üstünü karalamak için Erase myself, Kendimi silmek And let go of what I've done. Ve yaptığım şeyden kurtulmak için Put to rest, What you thought of me. Dinlenmesine izin ver benimle ilgili düşündüğün şeyin While I clean this slate, With the hands, Of uncertainty Ben kuşkunun elleriyle geçmişteki hataları silerken So let mercy come, And wash away� O yüzden bırak merhamet gelsin ve temizlesin What I've Done. Ne yaptım ben I'll face myself Kendimle yüzleşeceğim To cross out what I've become. Dönüştüğüm şeyin üstünü karalamak için Erase myself, Kendimi silmek And let go of what I've done. Ve yaptığım şeyden kurtulmak için For What I've Done I'll start again, Yaptığım şey yüzünden tekrardan başlıyorum And whatever pain may come. Ve ne kadar acı verirse versin Today this ends, Bu bugün bitecek I'm forgiving what I�ve done Yaptığım şeyi bağışlıyorum I'll face myself, Kendimle yüzleşeceğim To cross out what I've become. Dönüştüğüm şeyin üstünü karalamak için Erase myself, Kendimi silmek And let go of what I've done. Ve yaptığım şeyden kurtulmak için What I've done. Ne yaptım ben Forgiving What I've Done. Yaptığım şeyi bağışlıyorum |
| 23.08.07, 00:11 | #4 |
| | NuMB I'm tired of being what you want me to be Senin istediğin gibi olmaktan yoruldum Feeling so faithless lost under the surface Yerin altında öyle inancımı kaybetmiş hissediyorum ki Don't know what you're expecting of me Benden ne beklediğini bilmiyorum Put under the pressure of walking in your shoes Senin yerinde yürümenin baskısı altındayım Every step I take is another mistake to you Attığım her adim sana göre başka bir yanlış I've become so numb I can't feel you there O kadar hissizleştim ki senin burada olduğunu fark edemiyorum I've become so tired Çok yoruldum So much more aware I'm becoming this Ne hale geldiğimin çok daha fazla farkına vardım All I want to do is be more like me and be less like you Tüm yapmak istediğim istediğim daha cok benim gibi, daha az senin gibi olmak Can't you see that you're smothering me Beni boğduğunu göremiyor musun? Holding too tightly afraid to lose control Kontrolu kaybetme korkusu ile çok sıkı tuttuğunu Cause everything that you thought I would be Çünkü benim olabileceğimi sandiğin her şey Has fallen apart right in front of you Dağılıverdi gozünün önünde Every step that I take is another mistake to you Attığım her adim sana göre yeni bir yanlış And every second I waste is more than I can take Ve harcadiğim her saniye dayanabileceğimden fazla And I know Ve biliyorum I may end up failing too Hüsrana da uğrayabilirim But I know Ama biliyorum You were just like me with someone disappointed in you Sende hayal kırıklığına uğrayan biriyle, tıpkı benim gibiydin |
| 23.08.07, 00:12 | #5 |
| | " With You " I woke up in a dream today (bugun bir ruyaya uyandım) To the cold of the static (degısmeyen sogukluga) And put my cold feet on the floor (ve soguk ayakalırımı zemine koydum) Forgot all about yesterday (dun hakkındakı herseyı unuttum) Remembering I'm pretending to be Where I'm not anymore (daha fazla oldugum yerde degılmısım gıbı davranıdıgmı hatırlayarak) A little taste of hypocrisy (biras iki yüzlülük tadıyla) And I'm left in the wake of the mistake (ve hatalar dalgasının ıcıne bırakıldım) Slow to react (yavasca tepkı gosterrek) And even though you're so close to me (ve bana ne kadar yakın olsanda) You're still so distant (haleda cok uzaksın) And I cant bring you back It's true the way I feel (hıssetıgım sey dogru) Was promised by your face (yüzüne bakarak yemın ettım) The sound of your voice (senının tonu) Painted on my memories (hayallerimi susluyor) Even if you're not with me (benımle olmasanda) I'm with you (ben senınleyım) You know I see keeping everything inside (with you) (sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle) You know I see even when I close my eyes (with you) sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle) I hit you and you hit me back (sana vurdum ve sen benı sırtımdan vurdun) We fall to the floor (yere dustuk) The rest of the day stands still (gunun gerı kalan kısmında oturur) Fine line between this and that (bunun ve onun arasında ii bir alan) When things go wrong (bir seyler ters gıttıgı zaman) I pretend that the past isn't real (gecmıstekıler gercek deil gibi davranıyorum) I'm trapped in this memory (bu hatıraya dusuruldum) And I'm left in the wake of the mistake (ve hatalar dalgası arasına bırakıldım) Slow to react (yavsaca dırenerek) So even though you're close to me (bana yakın olsanda) You're still so distant (haleda cok uzaksın) And I can't bring you back (seni geri getiremem) It's true the way I feel (hissetigim sey dogru) Was promised by your face (suradına bakarak yemın ettım) The sound of your voice (sesının tonu) Painted on my memories (hayallerımı susluyor) Even if you're not with me (benımle olmasanda) I'm with you (ben senınleyım) You know I see keeping everything inside (with you) (sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle) You know I see even when I close my eyes (with you) sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle) You know I see keeping everything inside (with you) (sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle) You know I see even when I close my eyes (with you) sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle) No, no matter how far we've come (ne kadar uzaklastıgımız önemli deil) I cant wait to see tomorrow (yarını gormek ıcın bekleyemem) No matter how far we've come I, (ne kadar uzaklasgımız önemli deil ben,) I cant wait to see tomorrow (yarını gormek ıcın bekleyemem) (With you) (seninle) You know I see keeping everything inside (with you) (sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle) You know I see even when I close my eyes (with you) sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle) You know I see keeping everything inside (with you) (sımdı bılıyorsun herseyımı cımde tutugumu)(seninle) You know I see even when I close my eyes (with you) sımdı bılıyorsun seninle gozlerımı kapattıgımı)(seninle) |
| 23.08.07, 00:12 | #6 |
| | Easier To Run It's easier to run Kaçmak daha kolay Replacing this pain with something numb Bu acıyı uyuşmuş birşeyle değiştirerek It's so much easier to go Gitmek çok daha kolay Than face all this pain here all alone Tüm bu acıyla burada tek başıma yüzleşmekten Something has been taken from deep inside of me İçimde derinlerden birşeyler alındı The secret I've kept locked away no one can ever see Kilitli tuttuğum kimsenin göremediği sır Wounds so deep they never show they never go away Öyle derin yaralıyor ki asla görünmezler asla gitmezler Like moving pictures in my head for years and years they've played Zihnimde yıllar yılı oynadıkları filmler gibi A : If I could change I would take back the pain I would) Eğer değiştirebilseydim acıyı geri alırdım (Retrace every wrong move that I made I would) Yaptığım her yanlış hareketin kaynağına inerdim (If I could stand up and take the blame I would) Eğer ayağa kalkıp suçu üstlenebilseydim üstlenirdim (If I could take all the shame to the grave I would) Eğer tüm utancı mezara götürebilseydim götürürdüm (If I could change I would take back the pain I would) Eğer değiştirebilseydim acıyı geri alırdım (Retrace every wrong move that I made I would) Yaptığım her yanlış hareketn kaynağına inerdim (If I could stand up and take the blame I would) Eğer ayağa kalkıp suçu üstlebilseydim üstlenirdim (I would take all my shame to the grave) Tüm utancımı mezara götürürdüm NAKARAT Sometimes I remember the darkness of my past Bazen geçmişimin karanlığını hatırlarım Bringing back these memories I wish I didn't have Bu sahip olmamayı dilediğim anıları getirerek Sometimes I think of letting go and never looking back Bazen bırakmayı ve ardıma hiç bakmamayı düşünürüm And never moving forward so there'd never be a past Ve asla ilerlememeyi böylece asla geçmiş de olmazdı A tekrar Just washing it aside Bunu bir yana bırakıyorum All of the helplessness inside İçimdeki tüm acizliği Pretending I don't feel misplaced Kendimi yanlış yerde hissetmiyormuş gibi yaparak It's so much simpler than change Bu değişmekten çok daha kolay NAKARAT It's easier to run Kaçmak daha kolay (If I could change I would take back the pain I would) Eğer değiştirebilseydim acıyı geri alırdım (Retrace every wrong move that I made) Yaptığım her yanlış hareketin kaynağına inerdim It's easier to go Gitmek daha kolay (If I could change I would take back the pain I would) Eğer değiştirebilseydim acıyı geri alırdım (Retrace every wrong move that I made I would) Yaptığım her yanlış hareketin kaynağına inerdim (If I could stand up and take the blame I would) Eğer ayağa kalkıp suçu üstlenebilseydim üstlenirdim (I would take all my shame to the grave) Tüm utancımı mezara götürürdüm |
| Cevap Yaz |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| bir arabayı park edemiyor... | artistturk | Komik Videolar | 2 | 13.01.08 10:39 |
| [ MeTaLLica ] ÇeviriLeri | spettro | Şarkı Sözleri | 2 | 23.08.07 00:06 |
| araba park dersleri | green_eyes | Komik Resimler | 1 | 13.08.07 23:34 |
| South Park Türkiye | ibiramcan | Komik Resimler | 0 | 07.08.07 18:22 |
| LİNKİN PARK....NuMb... | Rebel Angel | Şarkı Sözleri | 0 | 02.07.07 10:59 |
