Atatürk'ün Rüyaları
Annesinin ölümüyle ilgili gördüğü rüya Trenle çıktığı yurt gezilerinden birinde uyumaktaydı. Gördüğü kabus gibi rüya yüzünden kan ter içinde uyanır. Bir sigara yakar ve zile basarak kompartımanındaki hizmetine bakan Ali Çavuşu çağırıp: "Gördüğüm rüya canımı sıktı" der. Ali çavuş : "Hayırdır paşam" deyince Atatürk de rüyasını anlatır: "Pek hayır olacağa benzemiyor...Kırlık bir yerdeymişiz. Her taraf yeşillik Birden bire bir sel geliyor

annemi alıp götürüyor.
Endişe ediyorum. Yaverlere söyle

İzmir'e telgraf çekip annemin sağlık durumunu sorsunlar... " Ve acı haber

kısa bir süre sonra yaveri Salih'in yolladığı şifreli telgraf ile gelir. Atatürk telgrafın şifreli olduğunu görünce hemen " Annem öldü değil mi " der. Annesinin cenaze törenine katılamaz ve yurt gezilerini kesmeden vatan hizmetine devam eder.
Salih Bozok'un intihar edeceğini rüyasında gördü. Salih Bozok Atatürk'ün yaverliğini yapmış

Atatürk'e candan bağlı adeta Atatürk'ün sırdaşı denebilecek yakınlıkta biriydi. Atatürk sağlığında onunla ilgili gördüğü rüyasını Salih Bozok'a anlatmıştı: "Büyük bir otelin salonunda oturuyormuşuz. Yanımda sende varmışsın. Salonun bir köşesinde bilardo masası varmış. Masanın başında

arkası bize dönük olan bir zat oturuyor.
Tam bu sırada odanın kapısı açıldı ve iri yarı 30 kadar adam içeri girdiler. Bunlardan biri eline bilardo masasından bir ıstaka alarak masanın önünde oturan benim teşhis edemediğim zatın omzuna bütün kuvvetiyle indirmeye başladı. Omzuna vurulan zat ayağa kalkarak

kendini müdafaa etmekte ve "Bana niye vuruyorsun" diye hiddetle haykırmaktayken

Salih bana göz ucu ile ne yapmak lazım gibisinden baktın.
Ben sana sakın kıpırdama manasına gelen bir işaretle sükunete davet ettim. Bu sırada eli ıstakalı adam

bize doğru yaklaşarak karşımızda tehditkar bir vaziyet aldı. Bu sefer Salih sen yine müdahale etmek istedin. Ben sana sus işareti verdikten sonra

o azılı adama dönerek "Sen kimsin ne istiyorsun" diye sordum. Adam bu suale cevap vereceği yerde

cebinden bir tabanca çıkartarak iki kurşun sıktı. Biri bana

öteki sana.
Sonra adam bize "Kalkın dans edelim" emrini verdi. İkimizde kalkıp onun huzurunda dans ettik." Bilindiği gibi Atatürk'ün ölümünden sonra Salih Bozok tabancasıyla intihar etmiş ancak kurtarılmıştır. Atatürk'ün gördüğü son rüya 26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk

rahatsızlığı ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmıştı. Prof. Afet İnan

olayı şöyle anlatıyor: O geceyi rahatsız geçirdi. İlk komayı o zaman atlatmıştı.
Ertesi sabahki açıklamasında : "Demek ölüm böyle olacak" diyerek uzun bir rüya gördüğünü anlattı. Salih'e söyle

ikimiz de kuyuya düştük

fakat o kurtuldu" dedi. Atatürk'ün burada "kuyuya düşme" sembolü ile gördüğü rüya vizyonu

kendisinin de söylediği gibi ölümünün habercisiydi. Salih Bozok'un kuyudan kurtulması ise

Atatürk'ün vefat ettiği gün

buna çok üzülen Salih Bozok'un intihar etmesi sonucu kurtarılmasını simgeliyordu…