| |
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| | PEYGAMBERİMİZİN KABİLELERİ İSLÂMA DÂVETİ Resûl-i Ekrem Tâiflilerin insafsız ve âdice hücum ve hakaretlerine hedef olduktan sonra Mekke'ye döndüğünde müşriklerin daha da şiddetli muhalefet ve eziyetleriyle karşı karşıya kaldığı halde îman ve İslâmı tebliğden bir an bile geri durmadı. Aksine Tâif dönüşü İslâma dâvet dairesini daha da genişletti ve kabileleri İslâma dâvete başladı.Bir dâvânın hızla intişârı şüphesiz sağlam ve seviyeli müntesiblerinin çokluğu ile doğru orantılıdır. Resûl-i Ekrem de bu gerçeği göz önünde bulundurarak hem îmâna davet etmek hem de Kureyş müşriklerine karşı bir kuvvet olarak kullanmak gayesiyle Hac mevsiminde Mekke etrafında konaklamış bulunan Arap kabileleri arasında dolaşıyordu.Görüştüğü kabile ileri gelenlerinin her biri ayrı ayrı bahaneler ileri sürerek İslâma girmekten uzak duruyorlardı. İçlerinde Müslüman olma arzusunu izhar edenler var idiyse de bunların İslâm safına katılmalarına engel oluyordu.İslâma dâvet edilen bazı kabileler ise dâvete icabet etmedikleri gibi Efendimize hakaretvâri sözler de söylüyorlardı.Resûlullahın dolaştığı yerlere müşrikler de gidiyor onu âdeta bir gölge gibi takib ediyorlardı. Kabile fertlerinin İslâmiyetten uzak durmalarında şüphesiz müşriklerin menfı yalan ve iftira üzerine kurulu propagandalarının da büyük rolü vardı.Resûl-i Ekrem her sene belirli mevsimlerde kurulan Ukâz Mecenne Zü'l-Mecâz panayırlarını (bir nevî fuâr) gezmeyi buraya gelmiş bulunan kabilelerle görüşmeyi halkına Kur'ân okuyup ve onları İslâma davet etmeyi asla ihmal etmezdi. Ne var ki o kudsî gayeyle halk arasında dolaşırken Ebû Leheb de ara sıra geziyor ve "Muhammed atalarının dininden döndü yalanlar uyduruyor ona kanmayın" diyor halkın kendisiyle temas etmesine mâni olmaya çalışıyordu.Peygamber Efendimiz kabileler arasında dolaşıp tebliğ vazifesinde bulunurken kabilenin bütün fertleriyle değil çoğu zaman sadece ileri gelenleri reisleriyle görüşüyor konuşuyor ve İslâmı onlara anlatıyordu. Çünkü kabile ferdlerinin reislerine sarsılmaz bir bağlılık ve hürmetleri vardı. Reislerinin İslâmı benimsemesi demek tamamının mü'minler safında yer alması demekti. Bu bakımdan Allah Resûlü kısa yoldan netice elde edebilecek metodu takip ediyordu.Resûl-i Ekremin bu tarz bir usül takip etmesinde; hak ve hakikatı tebliğde mühim bir prensibi tesbit etmiş oluyoruz: Hak ve hakikata dâvete mümkünse önce beldenin ileri gelenlerinden hatırı sayılır ve herkesin saygısını kazanmış kimselerden başlanmalıdır. Bir beldenin veya bir kabilenin ileri gelenlerinin hak ve hakikatı kabul etmesi şüphesiz halkın da sür'atle aynı dâvâyı benimsemesini kolaylaştıracaktır.Medineli ilk Müslümanlar Bi'setin 11. senesi hac mevsimi idi. Mekke'ye yarımadanın muhtelif yerlerinden birçok hacı namzedi gelmişti. Bunlar arasında Medine halkından da bazı kimseler vardı. Resûl-i Ekrem Efendimiz hac mevsimlerinde âdetleri olduğu üzere kabileler arasında dolaşıp onları İslâm dinine davet ederken Akabe mevkii yakınında altı kişiden ibaret olan bu Medineli kafileye rastgeldi.Onlara "Siz kimsiniz?" diye sordu. "Hazreç kabilesindeniz" diye cevap verdiler. Peygamber Efendimiz "Yahudîlerin komşu ve müttefiklerinden misiniz?" diye sordu. "Evet " dediler.Bunun üzerine Efendimiz "Otursanız da sizinle biraz konuşsak olmaz mı?" dedi."Olur" deyip oturdular. Nebiyy-i muhterem Efendimiz onları Allah'ın varlık ve birliğine îmâna çağırdı. İbrâhim Sûresinden bir bölüm okudu onları İslâm dinine dâvet etti.321Onlar "Galip ibn-i Fihr (Peygamberimizin 9. dedesi) evlâdından bir peygamber gelecek" diye kendi ihtiyarlarından işitirlermiş. Ayrıca Medine'de oturan Yahudilerle iki kardeşten türemiş Hazreç ve Evs kabileleri arasında eskiden beri devam edegelen bir husumet ve anlaşmazlık vardı. Kâh barışırlar kâh bozuşurlardı. Yahudiler ehl-i kitap ve ilim sahibi idiler.Evs ve Hazreçliler ise Allah'a şerik koşar puta taparlardı. Ne zaman Yahudilerle araları açılsa Yahudiler onlara "Beklenen peygamber gelmek üzeredir. Gelince biz ona tabi olacak İrem ve Ad kavimleri gibi sizin kökünüzü kazıyacağız" der dururlardı.Bu sefer Resûl-i Kibriyâ Efendimiz onları İslâma davet edince birbirlerine bakıştılar ve aralarında "Vallahi bu bize Yahudilerin geleceğini haber verdikleri peygamber olsa gerektir. Sakın Yahudiler ona inanmakta bizi geçmesinler" diye konuşarak hemen îmân ettiler ve Peygamber Efendimizin huzurunda kelime-i şehâdet getirdiler.322Sonra da Resûl-i Kibriyâ Efendimize hitaben şöyle konuştular: "Kavmimiz birbirlerine kin ve düşmanlık besledikleri gibi başka bir kavimle de aralarında kötülük ve düşmanlık vardır. Umulur ki Allah onları da sayenizde bir araya toplar. Biz hemen dönüp onları da senin anlattıklarına davet edeceğiz.Eğer Allah onları bu din üzerine bir araya getirir birleştirirse senden daha aziz ve şerefli bir kimse olamaz."323Resûl-i Kibriyâ Efendimizin dâvetine icabet edip İslâmiyetle müşerref olan Medineli ilk altı zât şunlardı: Ebû Ümâme Es'ad bin Zürâre (r.a.) Avf bin Hâris (r.a.) Rafi' bin Mâlik (r.a.) Kutbe bin Âmir (r.a.) Ukbe bin Âmir (r.a.) Cabir bin Abdullah bin Riâb (r.a.).324Bu altı zât kabileleri tarafından hatırı sayılır ve sevilir kimselerdi. Medine'ye döndüklerinde akrabalarına Peygamber Efendimizi anlatıp onları İslâma dâvet edince İslâmiyet Medine içinde bir anda yankı yaptı. Allah ve Resûlullah sadası şehrin ufuklarını sardı. Şehirde Peygamberimiz ve İslâmın anılmadığı ev hemen hemen kalmamış gibiydi. Böylece Medine'ye İslâm nûrundan parıltılar götürme bahtiyarlığına bu altı zât ermişti.Medine'ye parıltıları ulaşan ebedî Nûr artık birden bire burada parlayacak ve kısa zaman sonra şehri İslâm Devletinin merkezi haline getirecekti.321. İbni Hişâm Sîre: 2/70; İbni Sa'd Tabakât: 1/217; Taberî Tarih: 2/234322. İbni Hişâm Sîre: 2/70; İbni Sa'd Tabakât: 1/217; Taberî Tarih: 2/234323. İbni Hişâm Sîre: 2/71; Taberî Tarih: 2/234324. İbni Hişâm Sîre: 2/71; İbni Sa'd Tabakât: 1/218-219; Taberî Tarih: 2/234-235 |
| |
![]() |
| Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gül'den Makedonya'ya işbirliği daveti | RSS Haber | Güncel Haberler | 0 | 04.05.08 17:00 |
| * Peygamberimizin şükrü * | BERKİTO | İslamiyet | 0 | 11.02.08 19:50 |
| Peygamberimizin Hanımları | BERKİTO | İslamiyet | 4 | 11.02.08 19:41 |
| İslamda Cin / İslama göre cinler | BERKİTO | İslamiyet | 0 | 25.01.08 16:21 |
| Gül'e maç daveti | bjk1903carsi | Beşiktaş | 0 | 07.09.07 14:40 |
