| |
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| | VEDÂ HUTBESİ Arafat'ta Allah'a hamd ve senâdan sonra hususî olarak o sırada hazır bulunan yüz bini aşkın (120.000) Sahabîye umumî olarak da bütün Müslümanlara bütün insanlığa değişmez eskimez ölçüler ihtiva eden şu hutbesini irâd buyurdu:"Bismillâhirrâhmânirrahîm "Ey insanlar! "Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım."İnsanlar! "Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise canlarınız mallarınız namuslarınız da öyle mukaddestir; her türlü tecâvüzden korunmuştur."Ashabım! "Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur."Ashabım! "Kimin yanında bir emanet varsa onu hemen sahibine versin. Biliniz ki faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdülmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lâkin anaparanız size âittir. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız."Ashabım! "Dikkat ediniz Cahiliyeden kalma bütün âdetler kaldırılmıştır ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan dâvâsı Abdülmuttalib'in torunu İyas bin Rabia'nın kan dâvâsıdır."Ey insanlar! "Muhakkak ki şeytan şu toprağınızda kendisine tapılmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız."Ey insanlar! "Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emri ile helâl kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa Allah size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki haklan meşru örf ve âdete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir."Ey mü'minler! "Size iki emanet bırakıyorum onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah'ın kitabı Kur'ânı Kerim ve Peygamberinin (a.s.m.) sünnetidir."Mü'minler! "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslümana kardeşinin kanı da malı da helâl olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır."Ey insanlar "Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona âittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına âit soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisâba kalkan köle Allah'ın meleklerinin ve bütün insanların lânetine uğrasın. Cenâb-ı Hak bu gibi insanların ne tevbelerini ne de adalet ve şehâdetlerini kabul eder."Ey insanlar! "Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız Âdem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahın da kırmızı tenli üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız Ondan en çok korkanınızdır."Âzâsı kesik siyahî bir köle başınıza âmir olarak tayin edilse sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse onu dinleyiniz ve itaat ediniz."Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba oğlunun suçu üzerine oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz."Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız: Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız. Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı haksız yere öldürmeyeceksiniz. Zina etmeyeceksiniz. Hırsızlık yapmayacaksınız."İnsanlar Lâ ilâhe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a âittir. "İnsanlar! "Yarın beni sizden soracaklar ne diyeceksiniz?"Sahabe-i Kiram hep birden şöyle dediler: "Allah'ın elçiliğini ifâ ettiniz vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz diye şehâdet ederiz."Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) şehâdet parmağını kaldırdı sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu:"Şahid ol yâ Rab! Şahid ol yâ Rab! Şahid ol yâ Rab!"851Öğle Ve İkindi Namazlarının Beraber Kılınışı Resûl-i Ekrem Efendimiz bütün insanlığa en yüksek ve kudsî bir ders olan Vedâ Hutbesini sona erdirdiği sırada Hz. Bilâli Habeşî öğle ezanını okumaya başladı. Resûl-i Ekrem Efendimiz ve Ashab-ı Kiram huşu içinde susup ezanı dinlediler. Ezan bitince Hz. Bilâl kaamet getirdi. Fahr-i Kâinat Efendimiz o muhteşem cemaata imam olup önce öğle namazını kıldırdı. Sonra yine kaamet getirilerek ikindi namazını kıldırdı. Böylece Resûl-i Ekrem Efendimiz bir ezan iki kaametle iki vaktin namazını birleştirdi.852İlk İşâret İkindiden sonraydı vakit akşama yakındı. Resûl-i Ekrem Efendimiz devesi Kasvâ'nın üzerindeydi. Bu sırada şu âyet-i kerime nâzil oldu:"Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâmı seçtim."853Resûl-i Ekrem Efendimiz bu âyeti okuyunca Ashabı Kiram son derece sevinip ferah duydular. Sadece biri ağlıyordu: Hz. Ebû Bekir. Sahabîler buna bir mânâ veremediler. Niçin ağladığını sorduklarında "Bu âyet Resûlullahın (a.s.m.) vefâtının yakın olduğuna delâlet ediyor. Onun için ağlıyorum"854 cevabını aldılar.Hz. Ebû Bekir'in söylediği ve anladığı sır doğru idi. Zira bu âyet Fahr-i Kâinat Efendimizin dünyadan göç etme zamanının yaklaşmış olduğuna ilk işâret idi. Çünkü teklif ve tebliğ edilmesi gereken şeyler bittiğine göre teklif ve tebliğ edenin vazifesi de son bulacak demekti.Aynı sırrı Hz. Ömer'in idrak ettiğini kaynaklar zikrederler.855Arafat'tan Müzdelife'ye Cuma günü güneş battıktan sonra Fahr-i Kâinat Efendimiz (a.s.m.) devesi Kasvâ'nın üzerinde ve terkisinde Üsâme bin Zeyd ile birlikte Arafat'tan Müzdelife'ye geldi. Bu sırada akşam namazı vakti çıkmış yatsı namazı vakti girmişti. Resûl-i Ekrem Efendimiz bir ezan iki kaametle önce akşam arkasından da yatsı namazını kıldırdı.856Peygamber Efendimiz Cuma'yı Cumartesi'ye bağlayan geceyi Müzdelife'de geçirdi. Cumartesi günü sabah namazını orada edâ ettikten sonra Meş'ar-ı Harama geldi. Resûl-i Ekrem Efendimiz Ashabına "Cemre'de* atılacak ufak taşları toplayınız" diye emretti ve taşların nasıl atılacağını gösterdi.Sonra Akabe Cemresine birer birer yedi ufak taş attı. Her taş atışında "Allahü ekber" diyerek tekbir getiriyordu. Bu arada Ashab-ı Kiram da aynı şekilde Cemre taşlarını atıyorlardı. Peygamberimiz Akabe Cemresinde yedi taşı attıktan sonra Mina'ya döndü. Kurban Kesme Resûl-i Kibriyâ Efendimiz oradan kurban kesme yerine gitti. Ömr-ü saadetlerinin her bir senesi için bir kurban olmak üzere atmış üç kurbanı bizzat mübarek elleriyle kesti.1 Saçlarını traş ettirdi. Kesilen saçlarını hatıra olsun diye Sahabîlerine birer ikişer dağıttı. Bu da ashabından ayrılığının yaklaştığına işaretti. Ayrıca: "Ey insanlar! Haccın usûl ve erkânını benden öğrendiniz. Bilmem ama belki bundan sonra benimle görüşemezsiniz" buyurarak da bu işâreti kuvvetlendirdi.Peygamberimizin (a.s.m.) saçının ön kısmı traş edildiği sırada Hz. Halid bin Velid "Yâ Resûlallah" dedi "alnın üzerindeki saçınızdan bana verir misiniz?"Peygamber Efendimiz onun bu isteğini kabul etti ve kendisine saçının ön kısmından birkaç tel verip hayatında devamlı muzzaffer olması için duâ etti. Hz. Halid mübârek saçları alıp gözüne sürdü sonra da külâhının önüne yerleştirdi.Resûl-i Ekrem Efendimizin o saç ve duâsının bereketi hürmetine Hz. Halid girdiği her harpten muzaffer çıkmıştır. Nitekim kendisi de "Ben onu hangi tarafa yönelttimse orası fetholundu"858 demiştir.Peygamberimizin İfâza Tavafı Resûl-i Ekrem Efendimiz kurban bayramının birinci günü öğle vaktinden önce ifâza (ziyâret) tavafını yapmak üzere Kâbe-i Muazzamaya gitti. Müslümanlara da gitmelerini emir buyurdu. Tavafını yaptıktan sonra öğle namazını kıldı. Zemzem Kuyusundan su içti.859Resûl-i Ekrem Efendimiz o gün akşama doğru Mina'ya döndü. Resûl-i Ekrem Efendimiz kurban bayramının ikinci ve üçüncü günü güneş batıya doğru eğrildiği zaman yaya olarak Mina Mescidinden sonraki İlk Cemrenin yanına vardı. Oraya birer birer yedi tane çakıl taşı attı. Her birini atarken "Allahü ekber" diyerek tekbir getiriyordu.Bundan sonra İkinci Cemre ondan sonra da Cemre-i Akabe denilen Üçüncü Cemre'nin yanına vardı. Her birisine birer birer yedi taş attı. Her birini atarken "Allahü Ekber" diyerek tekbir getiriyordu.860Muhassab'a Gidiş Zilhicce'nin on üçü Salı günü. Resûl-i Ekrem Efendimiz Mina'dan Muhassab denilen taşlık yere gitti. Orada çadırı kurulmuştu. Bu sırada Ashab-ı Kirama hitaben şöyle buyurmuştu."Allah sözümü güzelce ezberleyip sonra da onu duymayanlara ulaştıran kimselerin yüzünü nurlandırıp neşelendirsin. Olabilir ki anlayan kendisinden daha iyi anlayana onu ulaştırır."İyi biliniz ki üç şey mü'min ve Müslümanların kalblerine kin ve kıskançlık sokmaz.1. Allah'ın rızasını gözeterek ihlâs ile amel ![]() 2.. Müslüman olan âmirlere nasihat ve itaatta bulunmak ![]() 3. Müslüman cemaata îtikâd ve sâlih âmelde tabi olmak."861 851. Sîre 4:250-252; Taberî 3:168-169; Müsned 1:384 453 5:30 262 412; Müslim 4:41-42; ibn-i Mâce 2:1024-1025.852. Megazî 3:1102; Müslim 4:41; İbn-i Mâce 2:1025.853. Mâide Sûresi 3.854. M. Hamdi Yazır Hak Dini Kur'ân Dili 2:1569.855. Taberî 6:52; İbn-i Kesîr Tefsir 2:13.856. Buharî 2:177; Müslim 4:42; Ebû Davud 2:191.* Cemre kendisi ile teyemmüm etmek caiz olan küçük taş veya toprak parçaları veyahut da taş demektir. Minâ'da üç küçük taş kümesi vardır: Cemre-i Ulâ Cemre-i Vusta ve Cemre-i Akabe.857. Müslim 4:42; Zâdü'l-Mead 1:275.858. Üsdü'l-Gâbe 2:111.859. Tabakât 2:182; Müslim 4:42-43; İbn-i Mâce 2:1026.860. Müsned 2:152; Nesâî 4:276-277.861. Müsned 4:80-82; ibn-i Mâce 2:1016.862. Buharî 1:82. |
| |
![]() |
| Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet |
| Etiketler |
| hutbesi, ved |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| *'¨¯¨'* Veda.. *'¨¯¨'* | kralçarşı | Aşk & Sevgi | 1 | 03.04.08 19:22 |
| Acı veda | ibiramcan | Güncel Haberler | 0 | 24.03.08 00:59 |
| Veda Tavafı | BERKİTO | İslamiyet | 0 | 25.01.08 19:39 |
| Veda Hutbesi & şerhi | SaMeT46 | İslamiyet | 0 | 13.11.07 22:08 |
| Veda Hutbesi | SaMeT46 | İslamiyet | 0 | 27.10.07 11:11 |
