| |
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| | Hicretin Üçüncü Yılı (624-625 M.) 1- UHUD SAVAŞI (11 Şevval 3 H./27 Mart 625 M.) “Gevşemeyin üzülmeyin eğer inanmışsanız üstün gelecek sizsiniz.(Âl-i İmrân Sûresi 139) a) Savaşın Sebebi Bedir Savaşında Mekke müşriklerinden 70 kişi ölmüştü. Bunlar arasında Ebû Cehil Ukbe Utbe Şeybe Ümeyye Âs b. Hişâm gibi Kureyş’in önde gelen simâları vardı. Bu yüzden Mekkeliler Bedir yenilgisini unutamıyorlar intikam ateşiyle yanıyorlardı.Bedir’de babalarını kardeşlerini oğullarını ve diğer yakınlarını kaybedenler. Mekke reisi Ebû Süfyân’a başvurdular. Dârun’-Nedve’de toplanarak Şam kervanının kazancı ile bir ordu toplayıp Medine’yi basmağa ve Müslümanlardan öç almağa karar verdiler.(191)Mekke dışındaki müşrik Arap kabîlelerine şâirler hatipler gönderdiler. Bunlar Bedir’de öldürülenler için şiirler mersiyeler söyleyerek halkı heyecâna getirdiler. 50 bin altın olan kervan kazancının yarısı ile Mekke dışındaki müşrik kabilelerden 2000 asker topladılar. Mekke’den katılanlarla 700′ü zırhlı 200′ü atlı omak üzere Ebû Süfyan’ın komutasında 3000 kişilik mükemmel bir ordu ile Medine üzerine yürüdüler. Orduda ayrıca 300 deve şarab tulumları şarkıcı ve rakkase kadınlar vardı. Bunlardan Başka başta Ebû Süfyân’ın karısı Hind olmak üzere Kureyş ileri gelenlerinden 14 tane evli kadın da kocaları ile birlikte bulunuyorlardı. b) Abbâs’ın Mektubu Rasûlullah (s.a.s.)’in Mekke’deki amcası Abbâs Bedir’de esir düştükten sonra Müslüman olmuş fakat Müslümanlığını gizlemişti. Bedir’de çok zarar gördüğünü bahâne ederek bu orduya katılmadı. Özel haberciyle bir mektup göndererek durumdan Rasûlullah (s.a.s.)’i haberdar etti. Gönderilen keşif kolları da Kureyş ordusunun Medine’ye yaklaştığını haber verdiler.Vahiy gelmeyen konularda karâr vermeden önce Rasûlullah (s.a.s.) ashâbla istişâre ederdi. Muhâcirleri ve ensârı toplayarak:-Düşmanı Medine dışında mı karşılayalım yoksa şehir içinde savunma tedbirleri mi alalım? diye istişârede bulundu.Peygamber Efendimiz bir gece önce rüyâsında kılıcında bir gedik açıldığını yanında bir sığırın boğazlandığını ve mübârek elini zırhı içinde muhâfaza ettiğini görmüştü. Kılıcında açılan gediği ehl-i beytinden birinin şehid olması; sığırın boğazlanmasını ashâbından bazılarının şehit düşmeleri; zırhı da Medine ile tâbir etmiş bu yüzden Medine dışına çıkılmayarak şehirde savunma yapılmasını uygun görmüştü.(192) Hz. Ebû Bekir Sa’d b. Muâz gibi ashâbın büyükleriyle münâfıkların başı Übeyy oğlu Abdullah da bu görüşteydiler. Fakat ashâbın çoğunluğu bilhassa Bedir savaşı’nda bulunamamış olan genç Müslümanlarla Hz. Hamza:- Biz böyle bir günü beklemekteydik düşmanla Medine dışında savaşalım diye isrâr ettiler.(193) Rasûlullah (s.a.s.) çoğunluğun arzusuna uyarak birbiri üzerine iki zırh giyip miğferini başına geçirerek hâne-i saâdetinden çıktı. Medine dışında savaşılmasını isteyenler Peygamber Efendimizin arzusuna aykırı davranmakla hata ettiklerini anlayarak fikirlerinden caydılar. Fakat Rasûlullah (s.a.s.): c) Peygamber Zırhını Giydikten Sonra -”Bir peygamber zırhını giydikten sonra savaşmadan onu çıkarmaz.”(194) Eğer sabreder görevinizi tam yaparsanız Allah’ın yardımıyla zafer bizimdir dedi.Kureyş ordusu Medine’nin 5 km. kadar kuzeyindeki Uhud dağı eteklerinde karargâhını kurmuştu. Rasûlullah (s.a.s.) Abdullah b. Ümmi Mektûm’u Medine’de vekil bırakarak 1000 kişilik kuvvetle cuma namazından sonra Medine’den çıktı. O gün Uhud’a kadar ilerlemeyip geceyi “Şeyheyn” denilen yerde geçirdi. Sabahleyin şafakla beraber Uhud’a vardı savaş için en elverişli yeri seçti.Yolda Übeyy oğlu Abdullah “Muhammed (s.a.s.) bizim gibi yaşlı ve tecrübelileri dinlemedi çocukların sözüne uydu. Ben meydan savaşını uygun görmemiştim…” bahânesiyle kendisine bağlı 300 münâfıkla ordudan ayrıldı. Böylece Müslümanların sayısı 700′e düştü d) Rasûlullah (s.a.s.)’in Savaş Düzeni Peygamber Efendimiz ordusunun arkasını Uhud Dağı’na vererek Medine’ye karşı saf yaptı. Solundaki Ayneyn tepesi’ne “Cübeyr oğlu Abdullah” komutasında 50 okçu yerleştirdi.-Galip de gelsek mağlup da olsak benden emir gelmedikçe yerinizden ayılmayacaksınız Şu vâdiden düşman atlıları arkamıza dolaşıp bizi kuşatabilirler. Oklarınızla onları buradan geçirmeyin çünkü at oku yeyince ilerleyemez dedi.(195) Müslümanların karşısında savaş durumu alan müşrik ordusu sayıca Müslümanların 4 katından daha fazlaydı. Üstelik bunlardan 700′ü zırhlı 200′ü atlıydı. Müslümanların ise 100 zırhı ve sadece 2 atları vardı. Sağ koluna Ukâşe sol koluna ise Ebû Mesleme memûr edilmişti. Rasûlullah (s.a.s.) ise ortada bulunuyordu.Ebû Süfyân komutasındaki 3000 kişilik müşrik ordusunun sağ kanadına Velid oğlu Hâlid sol kanadına Ebû Cehil’in oğlu İkrime süvârilere Ümeyye oğlu Safvân okçulara ise Rabîa oğlu Abdullah komuta ediyordu.Kureyşli kadınlar Bedir’de ölenler için mersiyeler okuyorlar defler çalıp şarkılar söyleyerek askerler arasında dolaşıyorlar onları savaşa teşvik ediyorlardı.Savaş o devrin âdeti üzerine mübâreze ile (meydanda teke tek çarpışma ile) başladı. Kureyş’in bayrağını taşıyan Abdüddâr oğullarından ortaya çıkan 9 kişi birer birer Müslümanlar tarafından öldürüldü.Rasûlullah (s.a.s.) elindeki kılıcı göstererek: -Hakkını ödemek şartıyla bu kılıcı kim ister? diye sordu. Ensârdan Ebû Dücâne: -Bunun hakkı nedir Ya Rasûlallah? diye sordu. Rasûlullah (s.a.s.):-Eğilip bükülünceye kadar düşmanla savaşmak diye cevap verdi.Ebû Dücâne bu şartla aldığı kılıçla düşman üzerine saldırdı müşrik safları arasına girdi.(196) Hamza Ali sa’d b. Ebî Vakkâs Ebû Dücâne gibi kahramanların hücûmlarıyla savaşın ilk anında 20′den fazla ölü veren Kureyş bozguna uğramış sağ ve sol kanat geri çekilmiş def çalarak Kureyşlileri savaşa teşvik eden kadınlar feryadlar kopararak yüksek tepelere kaçmışlardı. İman kuvveti karşısında sayı ve malzeme üstünlüğü işe yaramamış müşrikler kaçmağa başlamışlardı. e) Okçular Yerlerini terkedince Böylece ilk safhada müslümanlar savaşı kazandılar. Fakat kaçan düşmanı sonuna kadar tâkib etmeden savaş alanına dağılarak ganimet (düşmandan kalan malları) toplamağa koyuldular. Ellerine geçen fırsatı yeterince değerlendiremediler. Ayneyn tepesinden durumu seyreden okçular da birbirlerine:-Burada ne bekliyoruz savaş bitti zafer kazanıldı biz de gidip ganimet toplayalım dediler.(197) Abdullah b. Cübeyr:-Arkadaşlar Rasûlullah (s.a.s.)’in emrini unuttunuz mu? O’ndan emir almadıkca yerimizden ayrılmayacağız… diye ısrâr ettiyse de dinlemediler.(198) Abdullah’ın yanında sadece 8 okçu kaldı.Düşmanın sağ kanat komutanı Hâlid b. Velîd Rasûlullah (s.a.s.)’in okçularla koruduğu Ayneyn vâdîsinden geçerken Müslümanları arkadan kuşatmayı denemiş okçular bu geçidi bekledikleri için başaramamıştı. Okçuların buradan ayrıldığını görünce emrindeki süvârilerle hücûma geçti. Cübeyr oğlu Abdullah ile 8 sâdık arkadaşını şehit edip ganimet toplamakla meşgul Müslüman ordusunu arkadan çevirdi. Müşrikler geri dönüp yeniden hücûma geçtiler. Tepelere çekilen kadınlar da def çalarak aşağıya indiler. Müslümanlar önden ve arkadan iki hücûmun arasında şaşırıp kaldılar. Savaşı kazanmışken kaybetmeğe başladılar. Birbirlerinden ayrılmış ve dağılmış bir durumda oldukları için canlarını kurtarma sevdâsına düştüler. (199) f) Hz. Hamza’nın Şehid Düşmesi Bedir Savaşı’nda babası Utbe kardeşi Velîd ve amcası Şeybe’yi kaybetmiş olan Ebû Süfyân’ın karısı Hind babasını öldüren Hamza’dan öç almak istiyordu. Hamza’nın karşısında kimse duramadığı için Cübeyr b. Mut’im’in kölesi ve iyi bir nişancı (atıcı) olan Habeşli Vahşî’ye Hamza’yı öldürdüğü takdirde büyük menfaatler vâdetmiş efendisi Cübeyr de âzâd etmeğe söz vermişti.Vahşî Hamza’nın karşısına çıkmaya cesâret edemedi. Bir taşın arkasına gizlenip Hamza’nın önünden geçmesini bekledi.Hamza ise savaş alanında durmadan sağa sola koşuyor elinde kılıç önüne gelen müşrikleri tepeliyordu. O gün tam 8 müşrik öldürmüştü. Bunlardan Abdu’l-Uzza oğlu-Sibah’ı öldürdüğü sırada Vahşî’nin tam önünde bulunuyordu. Vahşî fırsatı kaçırmadı. Habeşlilerin çok iyi kullandığı harbesini (kısa mızrağını) gizlendiği yerden fırlattı; kahraman Hamza’yı kasığından vurarak şehit etti.(200) Hamza’nın ölümünü duyan Hind koşarak geldi. Karnını yarıp ciğerini çıkararak dişledi fakat yutamadı. Vahşi’yi mükâfatlandırdı ve kölelikten kurtardı.Savaşın en şiddetli anında Hz. Hamza’nın şehit düşmesi Müslümanlar için büyük kayıp oldu. Esâsen ansızın önden ve arkadan uğradıkları hücûm sebebiyle ne yapacaklarını şaşırmışlar bir çok şehid vererek şuraya buraya dağılmışlardı. Bir ara Rasûlullah (s.a.s.)’in etrafında sâdece ikisi muhâcirlerden yedisi ensârdan olmak üzere 9 kişi kalmış bunlar da birer birer şehid düşmüşlerdi.(201)g) Rasûlullah (s.a.s.)’in Öldüğü Şâyiası İbni Kamie el-Leysi adlı bir müşrik Hz.Peygamber (s.a.s.)’e benzeterek İslâm ordusunun sancaktarı Mus’ab b. Umeyr’i şehit etmiş ve Muhammed (s.a.s.)’i öldürdüm diye ilân etmişti.(202) Bu şâyia üzerine İslâm ordusunda panik başladı. Rasûlullah (s.a.s.):-Ey Allah’ın kulları bana geliniz etrafımda toplanınız diye sesleniyor fakat kimse O’nu duymuyordu.Müslümanlar birbirinden habersiz üç fırka olmuşlardı. l) Rasûlullah şehid olduysa Allah bâkidir. O’nun yolunda biz de şehit oluruz diyerek savaşa devâm edenler. Enes b. Nadr (Enes b. Mâlik’in amcası) bunlardandı.Yetmişten fazla yara aldıktan sonra şehid düşmüştür.2) Rasûlullah (s.a.s.)’in etrâfını çevirip vücûdlarıyla O’na siper olan O’nu düşman saldırısına karşı koruyanlar. Bunlar “14″ kişi kadardı. Hz. Ebû Bekir Hz. Ömer Hz. Ali Abdurrahman b. Avf Talha Zübeyr Sa’d b. Ebî Vakkas Ebû Dücâne bunlardandır.3) Rasûlullah şehid olduktan sonra burada durmanın manası yok diyerek savaş alanından ayrılanlar.(203) Bunlardan bir kısmı dağlara çekilmişler bazıları ise Medine’ye dönmüşlerdi.Müslümanların bu dağınık durumlarından yararlanan müşrikler Rasûlullah (s.a.s.)’in yanına kadar sokuldular. Atılan bir taşla Peygamber Efendimizin dudağı yarıldı dişi kırıldı ve İbni Kamie’nin kılıç darbesiyle yere yıkıldı. Zırhından kopan iki halka yanağına battığından yüzünden de yaralandı.(204)Ashâb-ı kirâm savaş alanında Rasûlullah (s.a.s.)’i bir türlü bulamıyordu. Halbuki Rasûlullah(s.a.s.) bulunduğu yerden hiç ayrılmamıştı. Nihâyet Hz. Peygamber Efendimizi Ka’b b. Mâlik gördü ve:-Ey mü’minler Rasûlullah (s.a.s.) burada diye haykırdı. Ka’b'ın sesini duyan Müslümanlar hemen Rasûlullah (s.a.s.)’in etrâfında toplanarak müşriklerin saldırılarını durdurdular.(205)h) Ebû Süfyân’la Hz.Ömer Arasında Geçen Muhâvere Müşriklerin saldırıları yavaşlayınca Peygamber Efendimiz etrâfında toplanmış olan Müslümanlarla Uhud Dağı tepelerinden birine çekildi. Müslümanların bir tepede toplandığını gören Ebû Süfyân da onların karşısında başka bir tepeyi işgal etti. Ebû Süfyân Peygamberimizin sağ olup olmadığını kesinlike öğrenemediğinden merak içindeydi. Bu sebeple yüksek sesle üç defa:-İçinizde Muhammed (s.a.s.) var mı? Ebû Bekir varmı? Ömer var mı? diye seslendi. Rasûlullah (s.a.s.) cevap verilmemesini emretmişti. Kimseden ses çıkmayınca müşriklere dönerek:-”Görüyorsunuz hepsi de ölmüş. Artık iş bitmiştir diye söylendi. Hz. Ömer dayanamadı.-”Yalan söylüyorsun ey Allah düşmanı sorduklarının hepsi sağ hepside burada diye cevap verdi. Ebû Süfyân:-Savaşta üstünlük nöbetledir bugün biz Bedir’in öcünü aldık üstünlük bizde… diye gururlandı. Ömer:-Bizden ölenler Cennet’de sizinkiler ise Cehennem’de diye cevâp verdi.-Ya Ömer Allah aşkına gerçeği söyle. Biz Muhammed (s.a.s.) ‘i öldürdük mü?-Rasûlullah (s.a.s.) sağ ve senin bu sözlerini de işitiyor. -Ya Ömer ben senin sözlerine İbni Kamie’nin sözünden daha çok inanırım. Ölülerinize yapılan fenâlıkları ben emretmedim(206) fakat çirkin de görmedim. Gelecek yıl Bedir’de buluşalım dedi. Hz. Ömer de:-”İnşallah diye cevap verdi.(207) Hz. Ömer’le Ebû Süfyân arasında yapılan bu konuşmadan sonra müşrikler Uhud’dan ayrıldılar. Onlar Hz. Muhammed (s.a.s.)’i öldürmek Medine’yi basıp müslümanları imhâ etmek müslümanlığı ortadan kaldırmak için Mekke’den gelmişlerdi. Fakat Allah kalblerine korku saldı. Üstünlük kendilerinde olduğu ve Rasûlullah (s.a.s.)’in de sağ bulunduğunu öğrendikleri halde savaşa devam etmeğe cesâret edemediler. Tek bir esir bile alamadan geri döndüler. l) Uhud Savaşı’ndan Üç Safha Uhud Savaşı’nda üç safha yaşandı: İlk safhada Müslümanlar üstün geldiler 20′den çok düşman öldürerek müşrikleri bozguna uğrattılar.İkinci safhada kaçan müşrikleri kovalamayı bırakıp kesin sonuç almadan ganimet toplamaya koyulmaları ve Rasûlullah (s.a.s.)’in yerlerinden ayrılmamalarını emrettiği okçu birliğinin görevlerini terketmeleri yüzünden Müslümanlar 70 şehit vererek mağlup duruma düştüler.Üçüncü safhada ise dağılmış olan Müslümanlar Rasûlullah (s.a.s.)’in etrâfında toplanıp karşı hücûma geçerek düşman hücûmunu durdurdular.Müşriklerin Uhud’dan ayrılmasından sonra Rasûlullah (s.a.s.) şehitleri yıkanmadan kanlı elbiseleriyle ikişer üçer defnettirdi.(208) Cenâze namazlarını ise bu târihten 8 sene sonra kıldı.(209) 2- HAMRÂÜ’L-ESED GAZVESİ Müşrikler elde ettikleri üstünlükten yararlanıp Müslümanları imhâ etmeden savaş alanından ayrıldıklarına pişmân oldular. Aralarında geri dönüp Medine’yi basmayı konuştular. Rasûlullah (s.a.s.) bu durumdan haberdar olunca Medineye dönüşünden bir gün sonra Uhud Savaşı’na katılmış olan ashâbını toplayarak Medine’den 16 km. kadar uzakta “Hamrâ’ü’l-Esed” denilen yere kadar müşrikleri takibetti. Gece olunca burada 500 kadar ateş yaktırdı. Müşrikler takib edildiklerini öğrenince korktular; Medine’yi basma düşüncesinden vazgeçerek süratle Mekke’ye döndüler.(210/1) 3- HİCRETİN ÜÇÜNCÜ YILINDA DİĞER OLAYLAR a) Rasûlullah (s.a.s.)’in Hz. Hafsa ve Huzeyme Kızı Zeyneb’le Evlenmesi. Hz. Ömer’in kızı Hafsa’nın ilk eşi Huneys b. Huzâfe Kureyş ileri gelenlerinden ve Habeşistan’a hicret eden ilk Müslümanlardandı. Sonra Medine’ye hicret etmiş Bedir ve Uhud Savaşlarına katılmıştı. Uhud Savaşında aldığı bir yaradan Medine’de vefât etti.Hz. Ömer Rasûlullah (s.a.s.) ile kızı Hafsa’nın evlenmesini şöyle anlatmıştır:-Hafsa dul kalınca Osman’a onunla evlenmesini teklif ettim. Hele bir düşüneyim diye cevap verdi. Sonra kaşılaştığımızda şu sırada evlenmeyi uygun görmüyorum dedi. Bunun üzerine Ebû Bekir’e istersen Hafsa’yı sana vereyim dedim. Ebû Bekir sustu. Müsbet veya menfi cevap vermedi. Ebû Bekir’in susmasına Osman’ın teklifimi geri çevirmesinden daha çok üzüldüm. Keyfiyeti Rasûlullah (s.a.s.)’e arzedince:-Üzülme yâ Ömer Hafsa’yı Osman’dan hayırlısı alacak; Osman da Hafsa’dan daha iyisi ile evlenecek(210/2) buyurarak Hafsa’nın izdivâcına tâlip oldu; Osman’ı da kızı Ümmü Gülsüm’le evlendirdi. Sonra Ebû Bekir bana rastladığında:-Sanıyorum Hafsa’yı bana teklif ettiğinde cevap vermediğime gücenmiştin. Ben Hafsa’yı Rasûlullah(s.a.s.)’in alacağını biliyordum. (Bana bunu söylemişti.) Rasûlullah (s.a.s.)’in sırrını ifşâ etmeyi uygun bulmadağım için sana cevap vermedim. Eğer böyle olmasaydı teklifini kabûl ederdim dedi.(211)Rasûlullah (s.a.s.) Hz. Hafsa ile evlenerek hem en yakın arkadaşlarından Hz.Ömer’in üzüntüsünü giderdi hem de Hz. Ebû Bekir gibi Hz. Ömer’i de akrabalık bağı ile kendisine bağlamış oldu. (Şaban 3 H / Ocak 625 M)Hilâloğullarından Huzeyme kızı Zeyneb ilk kocasından ayrılmış; Rasûlullah (s.a.s.)’in halasının oğlu olan ikinci kocası Cahşoğlu Abdullah ise Uhud Savaşı’nda şehid düşmüştü. Zeyneb genç ve güzel değildi orta yaşlı ve merhametli bir hanımdı. Fakirleri yoksulları kimsesizleri gözettiği için kendisine “Ümmü’l-mesâkin” ünvânı verilmişti.Eşinin şehit düşmesiyle himayeye muhtaç kalan bu şefkatli hanımı Rasûlullah (s.a.s.) nikâhladı. Fakat Zeyneb çok yaşamadı evlenmesinden üç ay kadar sonra vefât etti.Rasûlullah (s.a.s.)’in torunu Hz. Hasan da bu yıl Ramazan ortalarında doğmuştur.(212) b) Rasûlullah (s.a.s.)’in kızı Ümmü Gülsüm’ün Hz. Osmanla Evlenmesi Hz. Osman Rasûlullah (s.a.s.)’in ikinci kızı Rukiyye ile evliydi. Rukiyye Bedir Savaşı esnâsında vefât etmişti. Bir yıl sonra Rasûlullah (s.a.s.) Hz. Osman’ı üçüncü kızı Ümmü Gülsüm’le evlendirdi. Rasûlullah (s.a.s.)’in iki kızı ile evlenmiş olduğu için Hz. Osman’a “Zi’n-nûreyn” (iki nûr sâhibi) denilmiştir. |
| |
![]() |
| Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet |
| Etiketler |
| hayati, hicretin, peygamberimizin, siyer, ucuncu, yili |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 1969 yıLı y0L temizLeyicisi (': | ivan | Komik Resimler | 9 | 26.06.08 18:15 |
| Hicretin İkinci Yılı | kralex | Peygamber Efendimiz | 0 | 25.02.08 01:33 |
| Hicretin Birinci Yılı | kralex | Peygamber Efendimiz | 0 | 25.02.08 01:32 |
| Hüzün Yılı (Nübüvvetin 10.Yılı) | kralex | Peygamber Efendimiz | 0 | 25.02.08 01:24 |
