| |
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| | İşte Türkiye'yi sevmek için.. 1000 yıldır bu topraklara kök salan Türk halkı ise bu yurdu çok seviyor. Bu sevgi için binlerce neden sıralamak mümkün ama hepsini yazmak...resimlerle.. ![]() Boğaziçi Kokusu vapurları martıları köprüleri yalıları... "Mehtabı hoş güneşi hoş gülü hoş Boğaziçi... "Herkesi eder sarhoş" diye şarkısı bile vardır. İçinden deniz geçen şehir ya da kenarlarında şehir olan deniz... Erguvanları gülleri aşklarıyla Boğaz bu ülkenin en büyülü yeridir... ![]() Milli Takım O altın golün üzerinden 5 yıl geçmiş... İlhan Mansız'ın Senegal'e attığı o gol ezilmişliğimizi bir fiskede savurdu ve bizi dünya üçüncülüğüne taşıdı. O gün yeni bir devir başladı. Kendimizle barıştık. Biz de Niko'dan Can'a Lefter'den Metin Oktay'a bu formayı ıslatan herkese teşekkür edelim dedik. ![]() İnsana bir ömrüm daha olsa... Yok yok bir fazlası bile yetmez... Birkaç ömrüm olsa... Beni asıl hedefime ulaştıran ana yoldan sapsam... Şu sarının vaat ettiklerine uzansam... Eski hayatlara ilişsem. Zenginleşsem... Hayal kursam... Öğrensem... Tekrar kapayınca arabamın kapısını derin bir oh çeksem... Toprağa daha farklı baksam..." dedirten sarı tabelalar bitmek bilmez bu ülkede. Rize'de Mardin'de Ankara'da Ege'de güneyde... Sınırsızca karşımıza çıkar... Binlerce yıldır mesela Amasya'da bir kral mezarını işaret eder ya da dünyanın en eski mumyalanmış askerini... Çok hikâyeleri saklar... ![]() Sokak kedi ve köpekleri Şefkati onlardan öğrendik. Büyüklerimiz "Yaklaşma ısırır" dese de başlarını okşamaktan vazgeçmedik. Yuvarlanmalarını oynaşmalarını yalanmalarını kıskandık. Trafikle yaşamayı çöp kovalamayı restoran müşterilerine şirinlik yapıp yemek kapmayı onlar istemedi. Çetin sokakların sıkıcı mahallelerin muhteşem renklerine sahip çıkacağız. İstiklal Caddesi Bağırış çağırış aşk ilanları aşk kavgaları koşuşmalar kaçışmalar uyanıklar şaşkınlar sokak çalgıcıları tramvay kovalayanlar kilise çanları kitapçılar kafeler barlar müzik dükkânları sinemalar tarih kokulu binalar sarhoşlar seyyarlar polisler gösteriler kalabalıklar yalnızlar mutlular mutsuzlar... İstiklal'de zamanın akışı o an yaşadıklarınızdan başka şeylere konsantre olma olasılığınızı oldukça azaltır. Bu enerjiyi dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız. Nazım Hikmet Memleketimi seviyorum Çınarlarında kolan vurdum hapishanelerinde yattım./Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı/memleketimin şarkıları ve tütünü gibi./Memleketim./Bedreddin Sinan Yunus Emre ve Sakarya /kurşun kubbeler ve fabrika bacaları/benim o kendi kendinden bile gizleyerek/sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir./.../Memleketim./Ankara Ovası'nda keçiler/kumral ipekli uzun kürklerin pırıldaması./Yağlı ağır fındığı Giresun'un./Al yanakları mis gibi kokan Amasya elması /zeytin/incir/kavun/ve renk renk/salkım salkım üzümler/ve sonra karasaban/ve sonra kara sığır/ve sonra ileri güzel iyi/her şeyi/hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır /çalışkan namuslu yiğit insanlarım/yarı aç yarı tok/yarı esir...![]() Yeşilçam sineması Kimler gelip geçti o beyaz perdenin önünden. Kara Murat'ı Tarkan'ı yakışıklı esas oğlanları aşkından hicranından 'ince' hastalığa tutulan güzel kızları... Kendi derdimizi aşkımızı mutlu sonlarında unuttuğumuz bizim sinemalarımız. Aşklarıyla oturup ağladığımız âşıklar sonra bizi birbirimize bağlayan Münir Özkul'lu Adile Naşit'li aile melodramları. Ve Kemal Sunal'lı Halit Akçetepe'li komediler... Kimi zaman Aliye Rona'lar Erol Taş'lar oldu sinirlenip kızdığımız. İyisiyle kötüsüyle trajik ve komiğiyle Türk sineması bu toprakları çok güzel anlattı. ![]() Rakı Tekerlekten sonraki en yararlı ve yaratıcı en eşitlikçi buluş... Bir içecek el kadar yeşilliğin üstündeki gazete kâğıdına da süt beyazı kolalı keten örtüye de bu kadar mı yakışır? Balığa da maviye de camsız meyhaneye de... Dilleri bülbül eder milleti şair eder alfabemizin az kullanışlı harfini abad eder... Aman saki... Canım saki... Doldur doldur da verr...![]() Kebap Şiş kebap - rakı... Uzun yıllar ülkemize gelen turistler bu ikiliyi dillerinden düşürmedi. Bırakalım onlar kebabı şişle sınırlandırsın. Biz biliyoruz ki kebabın yüzlerce çeşidi var. Ve ne mutlu ki her restoran giderek uzmanlaştı. Artık Adana'sı Antep'i Kilis'i Urfa kebabını en özgün tadıyla yiyebileceğimiz onlarca güzel mekân var.![]() Orhan Gencebay "Sevgili Gönül dostlarım" "Sevgili Gönül dostlarım Ben Orhan Gencebay. Yıllardır size seslenen dertlerinizi acılarınızı sizlerle paylaşan sizlerle ağlayıp sizlerle gülen alkışlarınızla ilginizle büyüyün Orhan Gencebay. Gücünü sizden alan..." der Orhan Gencebay 1998 tarihli okkalı çift CD'li klasikleri girişinde. Bu klasikler gibi Orhan Gencebay da bir klasiktir. Külttür babadır kibardır doğudur Batı'dır köylüdür şehirlidir "Şikâyeti Yaratana" bir müzik filozofudur... "Besteleri kimimizin gençliğimize anılarına kimimizin doğup büyümesine ve yaşamasına eşlik edebilmiş" Türkiye gibidir. Türkiye Orhan Baba için de sevilir ![]() Bayramlar Bayramlar eskiden tekdüze hayatlarımızda bir keyif; siyah beyaz yaşamlarımıza renk; yoksulluğumuza bir avuntuydu. O yüzden eski bayramlar çocukluğu hatırlatır; hüzünlüdür biraz. Şimdi bayramlar eski ihtişamından yoksun. Ama onun da çaresini bulduk: Tatiller... Hele ki 9 günlükleri... Söylesenize kuzum böyle tatil kaç millete nasip ki? ![]() Tavla Eğer zar tutmayı bilmiyorsan düşeş atarsın yek gelir inadına. Hayat gibidir tavla umduğunu değil bulduğunu oynatır adama. Şans oyunudur derler ya aldanmayın söyleyenlere. Çünkü tavla çok olasılıklı bir strateji oyunudur. Gürültücü ve kahkahacıdır. Hızlı oynanır. Bir tek koltuğunun altına alan bozulur oyunun sonunda ya; ona da vuslat bir başka bahara... Türk kahvesi Üç vakte kadar gelecek umutlarımız saklıdır telvesinde. Aşkımız paramız bir Türk kahvesi içimi sonrası beliriverecektir fincanın içinde. Aslında adı Türk kahvesidir ama Yemen'den gelmiştir bilindiğine göre. Dini ortamlarda gece zikirlerinde uyarıcı olarak kullanılmıştır ilk önce. Kahve 1550'li yıllarda İstanbul'a geldiğinde Tahtakale'de hemencecik bir de kahvehane açtırır kendine. Türk kahvesi denilmesinin nedeni aslında pişirme yöntemidir. Pişirilip servis edilen Türk kahvesinin tortusu fincanın dibinde kalır. Zaten çok sevdiğimiz hiç değilse ahir hayatta bir kere de olsa baktırdığımız kahve falının oluşması da bundan bu "bizim" olan ritüelden değil midir? ![]() Antalya Hadrianus Kapısı'nı geç aşağı doğru yürü... Nefesini tut. İstersen yivli minareden in eski limana çıkarken nefesini tut. İster Kemer'e uzan ister Belek'e... Beydağı orada hep merak etme. Bu kadar mı cömertliği tutmuş Tanrı'nın bundan mı hafifçe mahcubuz denizsiz ülkelilere ondan mı bağırlara basarız onları da hiç gitmek istemezler... Güzel Antalya. Bizim cennet bahçemiz vizesiz.![]() Hamsi "Hamsi balık değil ayrı bir mahlukattır."Karadeniz'de bu sözü sık sık duyarsınız. Hamsi sadece sofraları süslemekle kalmaz. Şarkılar türküler fıkralar atasözleri onunla doludur. Hamsisiz bir öğün düşünülemez. Kahvaltıda yenir reçeli bile vardır... Buğulamasını kızartmasını pilavını dolmasını yemeğe doyamazsınız. Artık çiftlik çuprası ve çiftlik levreğinin işgal ettiği İstanbul ve Ankara'da da lüks lokantalarda bile deniz tadını veren ender balıklardan biridir... Sonbaharın başında denizin soğumasıyla birlikte sahile eder. Şölen marta kadar sürer. Ucuzdur fakir yemeğidir... Ama zenginin sofrasından da eksik olmaz... ![]() İnsan "Ben Tanrı Misafiriyim" Kapı tık tık tıklatılır. Tanrı misafiri gelmiştir. Galiba bir tek Türkiye'ye Tanrı misafiri gelir. Türkler bu dünyada misafir olduklarını iyi bilir. En azından bilmeleri gerekir. Mevlânâ'dan Müslüm Gürses'e hepsinin söylediği bu değil midir? Rakı kebap efsanesi kadar Türk misafirperverliği de bilinir. Beş çayı misafirine börek açan anneden Şeker Bayramı şekeri reklam ailesine güney ellerinde yüzünü güneşe vermiş kahve köşesi dedesinden "bozuk yoksa kalsın abla" minibüs şoförüne dar sokaklarda hâlâ gazoz kapak oynanan mahallelerinden Doğu sokaklarında şiir şiir bakan veletlerine ve de Ferrari'sine LPG takan bilgelerine tabii... "Bir başkadır benim memleketim insanı" diyerek seviyor insan Türkiye'yi... ![]() Galata Kulesi Bir uçuş düşünün masalı. Eski İstanbul'un kanıtı. Ceneviz mirası. Kuleye çıktınız mı tüm şehir 360 derece ayaklarınızın altındadır. Ağlayanlar gülenler suçlular masumlar ilgisizler sevgisizler sevgililer. Haykırmamak için zor tutarsınız kendinizi! "Hey İstanbul ben de buradayım!" diye. Ve işte o an anlarsınız Hazerfen'i neden süzülmek istedi İstanbul'un tepesinde... ![]() Hababam Sınıfı Nostaljik tutkumuz. Defalarca okunan masallara doymayan çocuklar gibi biz de doyamayız Hababam Sınıfı'na. Yavaşladığında ağlatan hızlandığında güldüren efsane müziği; Tarık Akan Halit Akçatepe Adile Naşit Kemal Sunal Şener Şen ve Münir Özkul'a ne çok yakışır... Okul otoritesini bize yaramazlığı otoriteye sevdirir Hababam Sınıfı. Yeni versiyonları ise ancak eskilerine sevgimizi artırır. |
| |
| | #2 |
| | ![]() Şener Şen İnsanımızda ne varsa onda da vardır. Bizden biridir. Güldürürken ağlatır ağlatırken güldürür. "Züğürt Ağa"mız "Çıplak Vatandaş"ımız "Namuslu"muz "Eşkıya"mız "Muhsin Bey"imiz... "Hababam Sınıfı"nın çapkınlığa kurnazlığa soyunurken her seferinde başını derde sokan beceriksiz jimnastik öğretmeni Badi Ekrem'i unutmak mümkün müdür? Bıkmadan seyreder elinde topuyla yandan yandan yürürken bir yandan genç güzel öğretmene göz süzüşüne kahkahayı basarsınız. Son yıllarda yaş aldıkça daha da bilgeleşti. Karakter rollerine başrol değeri kazandıran dayanılmaz ağrılarına rağmen müzikalde oynama cesareti ve isteğini gösteren oyuncumuzdur o. Her nevi özveriyi göze alarak sahneye çıkmıştır. Son yıllarda bayağı azalttı oynadığı filmlerin sayısını. Karadeniz yaylaları Muhteşem bir manzara temiz hava ve sevecen espri dolu insanlar. İşte Karadeniz yaylalarının vazgeçilmezleri... Karadenizliler sıcakların başlamasıyla sahilleri terk eder yaylaya çıkar tulum çalar türkü söyler horon teper...Büyük mutluluktur bulutların üstünden aşağıya bakmak...Yağmur sis bulut yakışır Karadeniz yaylarına ayrı bir güzellik katar... En ünlüleri Ordu'nun Çambaşı Giresun'un Sis Dağı Trabzon'un Uzungöl Rize'nin Ayder Artvin'in Kafkasör yaylasıdır. Ama Karadeniz'de neredeyse her ilçenin bir yaylası her yaylanın ayrı bir şenliği vardır. Hepsi birbirinden güzel ve eğlencelidir... ![]() Ankara'da dostluk Kravatları ve gömlekleriyle aslında bir memur kentidir Ankara. Bu kimilerine tekdüze gelir; ama onlar Ankara'nın dostluklarını bilmeyenlerdir. Bürokratik kimliğine tezat sıcacık bağlar vardır insanlar arasında. Ufak tefek şeyleri geçin bir ömrü paylaşır onlar. Ankaralı olup da Ankara'da olamayan en çok dostlarını özler. ![]() İstanbul Modern Genelde sevilmez liman semtleri; üstelik kültürel elite dair bir iz de görülmez liman semtlerinde. Ama biz Türkler elitin de her türlüsünü liman semtine bulaştırmayı başarmışızdır ki bunu müsebbibi İstanbul Modern'dir. İstanbul Modern 2004'te İstanbul Karaköy Limanı 4 No'lu Antrepo'da açılmış bir modern sanatlar müzesidir. Bir yandan da Aya İrini'yle 1868'de başlayan Türk müzecilik serüveninin zirvesidir.![]() Cem Yılmaz Türkiyenin neşesidir. ![]() İstanbul'un kuleleri Bizim için en yüksek bina 1980'ler ortasında gösterilen "Kartallar Yüksek Uçar" dizisindeki Karayolları'nın 12 katlı binasıydı. İstanbul Zincirlikuyu'da yükselen bu bina artık Levent-Maslak hattında yer alan gökdelenler içinde ufacık kalıyor. Hızla "modernleşmeye" başladığımız 1990'ların ortasından beri sıra sıra onlarca gökdelen yükseldi İstanbul semalarına. Yeni gökdelenler yeni alışveriş merkezleri ve bütün bunlar yeni insanlar yarattı. Belki de Türkiye'nin son 20 yılda geçirdiği değişimi ekonomik büyümeyi görmek için istatistiklerdeki renkli grafiklere değil şehrin modern mahallesi Levent'teki gökdelenlerin yüksekliğine bakmamız gerekiyor.![]() Diziler "Perihan Abla"nın Kuzguncuk'taki küçük hayatında; Çengelköy'ün "Süper Baba"sında; "İkinci Bahar"ın "aşkın yaşı olmaz" duygusunda; "Asmalı Konak"ın hayallerinde; "Hırsız Polis"in imkânsız aşkında bizi televizyon başına geçiren "insani" bir şeyler vardı. Hikâye ne olursa olsun merkezinde hep sevgi vardı. Ve iyiler hep kazandı... ![]() Çay simit Taşfırından yeni çıkmış meşe odunuyla pişirilmiş buharıyla elimizi ağzımızı yakan simitlerin yanında semaverlerde demlenmiş kıpkırmızı bir çayı reddeden muhtemelen Türk değildir. Bir yerlerde çay demliyse yakınından mutlaka bir de simitçi geçiyordur. Eğer geçmiyorsa orası da Türkiye değildir Mevlânâ "Sevgide güneş gibi ol / dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol / hataları örtmede gece gibi ol / tevazuda toprak gibi ol öfkede ölü gibi ol / her ne olursan ol / ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol..." 2007 yılı UNESCO tarafından Mevlânâ yılı olarak kabul edildi. ![]() Kenterler Devlet himayesine sığınmadan özgür tiyatro yapabilme adına; önüne çıkan tüm engellere rağmen bir Türk kadın oyuncunun sanatına duyduğu aşkla günümüze kadar direnen yegâne tiyatro olduğu için... Kenterler bir okul ve ekoldür. Cumhuriyet'in sanata bakan çağdaş ve aydınlık yüzüdür. ![]() Atatürk Onun hakkında uzun uzun yazmaya gerek yok. Yukarıda sıraladığımız Türkiye'yi sevmek için ve aklımıza gelip de yazamadığımız daha binlercesine onun sayesinde sahibiz... Her şeyi sana borçluyuz. aLintidir |
| |
![]() |
| Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet |
| Etiketler |
| icin, iste, sevmek, turkiyeyi |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İşte böyledir karşılıksız sevmek | kralçarşı | Aşk & Sevgi | 1 | 12.07.08 12:38 |
| İşte Tuzla için alınacak önlemler | RSS Haber | Güncel Haberler | 0 | 20.06.08 00:50 |
| Rusya enflasyonu indirmek için Türkiye'yi örnek alacak | RSS Haber | Ekonomi | 0 | 17.06.08 02:40 |
| Sevmek | HENA | Aşk & Sevgi | 0 | 05.02.08 11:41 |
| Sevmek | spettro | Aşk & Sevgi | 0 | 29.07.07 01:58 |
