| |
| |||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünki Mesajlar |
| 01.11.07, 20:21 | #1 |
| | Bir Yurt Güzellemesi: "Hakkâri Destani" (1970) Bir Yurt Güzellemesi: "Hakkâri Destani" (1970) Terör örgütü PKK’nın kanlı saldırıları ile adı son günlerde medya organlarında sıkça dile getirilen Hakkâri ilimizde, 1970 yılında öğretmen olarak görev yapan Artvin’in Şavşat ilçesinin Kocabey köyünden olan şair, yazar ve folklor araştırmacısı Hayrettin Tokdemir’in, 24 Mart 1970 yılında kaleme aldığı ve o dönemdeki duygularını yansıttığı “Hakkâri Destanı” başlıklı şiirini aktararak, bunu herkesle paylaşmak istiyorum. Emperyalizmin tetikçisi olan PKK denilen cinayet şebekesinin henüz kurulmadığı, terör saldırıları, sabotajları ve katliamlarının da söz konusu olmadığı 1970 yılında yazılan bu şiirde vurgulanan millî duygulara katılmamak elbette mümkün değil… Sinan Sungur [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] * * * HAKKÂRİ DESTANI Çift sınır boyunda durur Hakkâri, Bir sofraya konur; kar ile nar’ı, Türk boyu: Pinyaniş, Artuş Gevar’ı, Kökleşmiş bu ilde, kökü derinde; Asalet var kadın ile er’inde… Kökü Oğuzlar’a çıkar, dayanır; Yurt uğruna al-al giyer, boyanır; Hakkârili, ezân ile uyanır; Milliyetçi, dini-bütün, imânlı, Merhametli, cömert, şerefli-şanlı… Vatan için canla, başla döğüştü: Asuri, Ermeni, Rus’la boğuştu; Karagünü, akgün ile değişti; Hamdolsun, içinde kalmadı düşman, Sağaldı yarası, ulaştı derman… Bayramlarda millî-giyim giyilir; Ezgileri, dilden-dile yayılır; Hakkâri’yi gören gözler, bayılır: Bir başka güzellik dağı, bayırı, Vâdisi, yaylası, çamı, çayırı… Reşko, fırtınalı; Sat da, dumanlı; Yazları bir güzel, kışı boranlı; Zap suyu insafsız, akıyor canlı, Köpürüp, sarhoş-sarhoş dolaşıyor, İlkbaharda, güzde durmaz, taşıyor… Cilo, selâm-durmuş Ağrıdağı’na; Saygı duydum ölmüş ile sağına; Şemdinli’de girdim, İrem-Bağı’na: Her derde devadır, meşhur balları; Ah, çabuk düzelse yokuş yolları… Çiçekli, çimenli Yüksekova’sı, Hastaya şifadır, temiz havası; Dağı, taşı Bozkurt-Yurdu, yuvası, Damgasını vurmuş toprağa, taşa, Uygarlık yolunda, girmiş savaşa… Her işte, her zaman yüzü ak çıkar; Yan bakan düşmanı, alnından çakar; Kalkınma yolunda, ışıklar yakar, Altındağları’nın altın suları, Yakında eline geçer yuları!.. Kolay mı bu il’i getirmek dile? Hasret idi çoktan; köprüye, yola; Doluyor çektiği asırlık çile, Büyük Transit-Yol, gelip-geçecek, Bu uç-il’in güzel bahtı, açacak… Dilerdim ki, Çukurca’ya geçeyim, Samurdağları’ndan bir su içeyim, Bir dertsiz bulup da, derdim açayım: Anayurd’un, en balkanlık bucağı, Doğruluk, güvenlik, sağlık ocağı… Suvare-Gale’si, zor geçit vere, Oradan görünür, hep Uludere; Beytüşşebap denen o güzel yere, Üzüm-bağları’ndan dönüp, geçilir; Kaplıcaları’nda, şifa içilir… Mor dağlarında, mor-koyun beslenir; Kaval-Suyu, içli-içli seslenir; Avcıları, Karadağ’a yaslanır, Hakkârili, boşa atmaz kurşunu, Yeter ki, gösterip, deyin: -Vur, şunu!.. Hayrettin Tokdemir 24 Mart 1970, Hakkâri |
| Cevap Yaz |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bilinmeyen" ve "Bilinemez" Üzerine | ibiramcan | Felsefe-Psikoloji-Sosyoloji | 0 | 25.07.07 21:20 |
| ¨¨¨[KopMA GAranTili Resimler Girmeyen Yorum Yapmayan Pişman Olur :D]""" | ibiramcan | Komik Resimler | 4 | 09.07.07 11:22 |
