| |
| |||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünki Mesajlar |
| 31.03.07, 09:07 | #1 |
| | Cumhuriyet Dönemi Türk Mimarlığı Cumhuriyet Dönemi Türk Mimarlığı 1908 yılında ilan edilen II. Meşrutiyet ile birlikte gelişme gösteren milliyetçilik eğilimleri mimarlıkta yeni arayışlara yol açmıştır. Mimar Kemalettin ve Vedat Bey’lerin öncülüğünde gelişen bu akımla birlikte Türk Mimarlığı’nın Milli Mimari Rönesansı diyebileceğmiz yeniklasik dönemi başlar. 1970’ler ve sonrasında Birinci Ulusal Mimarlık adını alacak bu tarz, özünde klasik Osmanlı yapıları olan yeni bir mimarlık barıdırmaya yönelir. Bu dönemde klasik Türk Mimarlığı yapıtları diriltilerek bir Türk milli üslubu yaratılmaya çalışılmıştır. Bu süreç, ulus olma yolunda bilinçlenmenin bir sonucu olarak da nitelendirilebilir. Milliyetçi unsurlar barındıran bu akımla, eski dinsel yapılardan alınan elemanlar (geniş saçaklar, kubbe, sivri kemer, sütun, çini kaplamalar vs.) sivil mimarlığa uygulanmaya çalışılmıştır. Daha çok kamu yapıtlarında görülen bu akım, konutları pek fazla etkilememiştir. Mimar Kemalettin ve Vedat Bey’( Vedat Tek )ler, ülke mimarlığını yabancı etkilerden arındırmayı amaçlayıp, yalnızca Osmanlı’nın son dönemini değil, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Türk mimarlığını da büyük ölçüde etkilemişlerdir. Ziya Gökalp ’le başlayan Türkçülük hareketi, bu akımın Cumhuriyet’in ilk yıllarında canlı kalmasını sağlamıştır. Bunlara ek olarak daha sonrasında Arif Hikmet (Koyunoğlu) Bey ile İtalyan asıllı Giulio Mongeri de akıma katılmışlardır. Mimar Kemalettin, İstanbul'da 4. Vakıf Hanı 'nı, Bostancı ve Bebek Camileri ile Tarlabaşı'ndaki Kemer Hatun Camisi'ni, Eyüp'te 5. Mehmet Türbesi ile Şişli Hürriyet Tepesi'nde Mahmut Şevket Paşa'nın açık türbesini, Lâleli Tayyare apartmanlarını (bugünkü Merit Antik Oteli), Ankara'da DDY merkez binası ile Gazi Terbiye Enstitüsü'nü yapmıştır. Mimar Vedat'ın en önemli yapıtları ise Sirkeci'deki Büyük Postane, Karaköy'de bugünkü Denizcilik İşletmeleri binası,Edirne Karaağaç Tren İstasyonu (Şimdiki Trakya Üniversitesi Rektörlük Binası) Nişantaşı'ndaki kendi evi, Haydarpaşa Vapur İskelesi ve başladığı fakat bitiremediği Ankara Palas 'tır. Arif Hikmet Bey, Ankara Türk Ocağı (Bugün Devlet Resim ve Heykel Müzesi 1927-1930) ile Etnoğrafya Müzesi (1925-1928) ve eski Hariciye Vekâleti binalarını; Mongeri de Ankara-Ulus'ta Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü (1926) ile Osmanlı Bankası (1926), İş Bankası (1928) ve İnhisarlar Başmüdürlüğü (1928) binalarını yapmışlardır. Birinci Ulusal Mimarlık akımı meslek elitince "değişen teknolojiye ayak uydurmaktan uzak ve çağın gereksinimlerini karşılayamayan bir akım " olarak değerlendiriliyorsa da , bu dönemin yapıları günümüzde hizmet vermeye devam etmektedir. Genç Cumhuriyet’in Yabancı Mimarları Başta başkent Ankara olmak üzere yapılaşma gereksiniminin hızla artması, fakat yeterli mimar olmaması nedeniyle 1927 ve sonrasında bir yabancı mimar egemenliğine girilir. Clemens Holzmeister , Ernst Egli ,Theodor Jost, Hermann Jansen, Martin Wagner, Martin Elsaesser, Bruno Taut , R. Oerley gibi mimarlar, genç Cumhuriyet’in mimarlığını kişisel eğilimleri doğrultusunda etkilemişlerdir. Bu dönemde daha çok Orta Avrupa-Viyana ekolünden ithal edilen klasik biçimciliğe dayalı bir yeniklasikçilik egemen olmuştur Türkiye mimarlığına. Süslemeden arınmış ve yalın hatlar taşıyan yapılar bu dönemin karakteristiklerindendir. Bu dönemde C. Holzmeister 1928-36 yılları arasında Ankara'da Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı , Orduevi, Harp Okulu, Cumhurbaşkanlığı Köşkü , Merkez Bankası , İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Yargıtay, Emlak Bankası, Avusturya Büyükelçiliği binalarını yapmış, 1938'de de TBMM proje yarışmasını kazanmıştır. T. Jost Sağlık Bakanlığı binasını (1926), E. Egli Musiki Muallim Mektebi, Sayıştay ve İsmet Paşa Kız Enstitüsü binalarını (1927-30), B. Taut ise Ankara'da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi binasını yapmıştır (1937) 1950'li yıllara dek süren bu akım, dönemin yepyeni teknolojisine ve gereksinmelerine kısacası, çağdaş mimarlık anlayışına ayak uyduramayarak sona ermiştir. 1939 Uluslararası New York Sergisi'ndeki Türkiye Pavyonu (Sedad H. Eldem), Anıtkabir ( Emin Onat , Orhan Arda, yarışma, 1942), İ. Ü. Fen ve Edebiyat Fakültesi binaları ile Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi (E. Onat, Sedad H. Eldem, 1943), Çanakkale Zafer Anıtı (Doğan Erginbaş, yarışma 1944), İstanbul Radyoevi (İsmail Utkular, Doğan Erginbaş, Ömer Günay, yarışma 1945), Şişli Camisi (Vasfi Egeli, 1945-49), İstanbul Spor ve Sergi Sarayı gibi yapılar bu akımın dikkate değer örnekleridir. İkinci Ulusal Mimarlık'taki çözülme 1948'de İstanbul Adalet Sarayı için açılan üçüncü yarışmada S. H. Eldem ile E. Onat'ın ortaklaşa düzenledikleri rasyonel nitelikteki projenin birinci seçilmesiyle başlamış, akım, 1952'deki İstanbul Belediye Sarayı yarışmasıyla kesin olarak son bulmuştur. stanbul Belediye Sarayı (Nevzat Erol, yarışma, 1952), İstanbul Hilton Oteli (SOM ve Sedad H. Eldem , 1953), Büyükada Anadolu Kulübü (Turgut Cansever, Abdurrahman Hancı , 1953), Sakarya Hükümet Konağı (Enis Kortan, Nişan Yaubyan, 1956), Brüksel Dünya Sergisindeki Türkiye Pavyonu (Muhlis Türkmen, Utarit İzgi, Hamdi Şensoy, İlhan Türegün, 1958), DSİ Genel Müdürlüğü (Enver Tokay, Behruz Çinici , Teoman Doruk, 1959), İstanbul'da Tekel Genel Müdürlüğü (İlhan Tayman, Yılmaz Sanlı, 1959), Kızılay-Emek gökdeleni (Enver Tokay, 1959) bu dönemin kimi tipik örnekleridir. 1950'li yıllar, Türk mimarlığının, teknolojik, ekonomik, sosyal, çevresel verilere bakmaksızın daha çok, dış yayın ve etkilerle beslendiği bir dönemdir. İleriki yıllarda Rohe, Wright, Aalto , Le Corbusier, Niemeyer, Scharoun gibi dünyaca ünlü mimarların düşünce ve yapıtları yayınlar yoluyla Türk mimarlarını geniş ölçüde etkilemişlerdir. Yabancı yayınların yanısıra gelişen yerli yayınlar, özellikle de dergiler yoluyla, Türkiye'de 1960'tan sonraki düşünsel çeşitliliğe de paralel olarak bir tartışma ortamı doğurmuştur. Modern mimarlık görünüm olarak Türkiye'ye gelmiştir ama, teknolojik altyapı daha yoktur. le corbousier bu akım doğrultusunda birçok eser ortaya koymuştur. 1960-70 döneminin dikkate değer yapıları arasında İstanbul Vakıflar Oteli (Bugünkü Ceylan Intercontinental, AHE, 1959), İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (Doğan Tekeli, Sami Sisa, Metin Hepgüler, 1959), Büyük Ankara Oteli (Marc Saugey, Yüksel Okan, 1960), ODTÜ Kampüsü ( Behruz Çinici - Altuğ Çinici, 1961), SSK Zeyrek Tesisleri ( Sedad H. Eldem , 1963), Ankara MSB Tandoğan Öğrenci Yurdu (Şevki Vanlı, Ersen Gömleksizoğlu, 1966), Türk Tarih Kurumu (Turgut Cansever, Ertur Yener, 1967) sayılabilir. Batıda gelişen ilerici düşünceler Türkiye’ye de ulaşmakta gecikmemiştir. 1930’larda bazı Türk mimarları uluslar arası üslup doğrultusunda yaklaşık on yıl süreyle betonarmeye dayalı yeni Batıcılık örnekleri vermişlerdir. Ankara Sergievi (Şevki Balmumcu, 1933), İstanbul Üniversitesi Gözlemevi ( Arif Hikmet Holtay, 1934), Florya Deniz Köşkü ( Seyfi Arkan , 1934), Taksim Belediye Gazinosu ve başta Kadıköy Halkevi (Rüknettin Güney, 1938) olmak üzere pek çok halkevi binası ve Yalova Termal Oteli ( Sedad H. Eldem , 1935-38) bu dönemin dikkate değer yapıları arasındadır. 1940'ta Türk mimarlarının sayısı 150'dir. Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi, Cumhuriyet Döneminde Türk Mimarlığı, İletişim Yayınları, |
| Cevap Yaz |
| En Popüler Etiketler
Etiketler
|
| cumhuriyet dönemi türk mimarları, |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Cumhuriyet | kralex | Atıl Forum | 2 | 02.04.08 03:03 |
| Cumhuriyet Bayramı Tribününde Buluşalım! | bjk1903carsi | Beşiktaş | 2 | 24.10.07 14:17 |
| Beşiktaş Dergisi Cumhuriyet Bayramı Posteri Hediyeli | bjk1903carsi | Beşiktaş | 0 | 02.10.07 17:50 |
| Bağlarbaşı Cumhuriyet Spor Tesisleri, Açıldı | ibiramcan | Güncel Haberler | 0 | 30.06.07 12:23 |
| Cumhuriyet sevdamsın... | ibiramcan | Şiir Pınarı | 2 | 17.06.07 00:06 |
