HarbiForum  

kitap özetleri

Kitap Özetleri ve Yorumları bölümde kitap özetleri konusunu görüntülüyorsunuz.[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin... ]  Ayşe Kulin | Remzi Kitabevi ...
Geri git   HarbiForum > Kültür & Sanat > Edebiyat ve Kitap > Kitap Özetleri ve Yorumları

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 08.03.08, 12:01   #1
Yeni kitap özetleri


[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]



Ayşe Kulin | Remzi Kitabevi | 2001 | 255 sayfa | Roman/Türk Edebiyatı
Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başpınar köyü halkı yıllardır köylerine köprü yapılmasını beklemektedir. Köyün sakinlerinden Bayram bir gün kucağında bir bebek ile valinin odasına girer. Bayram hamile eşini doğum için ilçeye götürmek istemiş fakat Fırat Nehri üstündeki köprü uzun süre önce yıkıldığından götürememiştir. Fırat Nehrinden geçiş küçük bir feribot ile sağlanmaktadır. Fakat o an feribot kaptanı da bulunamaz. Bayram’ın eşi nehir kıyısında doğum yapar ancak kan kaybından hayatını kaybeder. İşte Bayram bu olaydan devleti sorumlu tutmakta ve validen hesap sormak istemektedir.

Nehir üzerine köprü yapılması projesi defalarca gündeme gelmesine rağmen çeşitli nedenlerle sürekli iptal edilmiştir. Vali köprü yapımı ile ilgileneceğine söz verir. Ama öncelikle Bayram’ın oğlu Öksüz’e bir süt anne bulunmalıdır. Vali Öksüz’ü köye yeni taşınan ve yeni bebek sahibi olmuş Elmas ile Mevlüt’e verir. Elmas ve Mevlüt İstanbul’a kaçmak için köylerinden ayrılmış fakat doğum nedeniyle bir süre Başpınar köyünde kalmaya karar vermişlerdir. Elmas Alevi bir aileden olduğu için babası Mevlüt ile evlenmesine izin vermemiştir. Bunun üzerine Mevlüt Elmas’ı kaçırmıştır. Aile maddi olarak iyi durumda olmadığından para yardımı karşılığında Öksüz’e süt annelik yapmayı kabul eder.
Bu arada vali köye köprü yapılması için çalışmalara başlar. Fakat bu iş hiç de kolay değildir. Köprü yapımı defalarca gündeme gelmesine rağmen bürokratik nedenlerle sürekli ertelenmiştir. Ayrıca inşaat işini alamayan müteahhitler de köprü yapımına taş koymaktadırlar. Fakat vali karalıdır ve proje hazırlatır. Fakat hükümetin köprü inşaatı için ödenek ayıramayacaklarını anlarlar ve Erzincan’lı zengin iş adamlarından yardım isterler. Çalışmalar sonucunda Ankara’dan bir mühendis ile anlaşma yapılır. O günün şartlarında köprünün Ankara’da yapılmasına ve daha sonra Erzincan’a taşınmasına karar verilir. Köprü çelikten yapılacak parçalar halinde köye getirilecek ve burada monte edilecektir. Ankara’da köprü yapımı sürerken de nehirde köprünün ayaklarının oturtulacağı temel ve dolgu işlemleri yapılacaktır.
Köprünün temel inşaatında çalışmaya başlayan Bayram Elmas ile Mevlüt’ün köyden ayrılacak olmaları nedeniyle sıkıntılıdır. Ailenin köyden ayrılması durumunda Öksüz çok zor durumda kalacaktır. Mevlüt’e bir iş bulabilirse köyde kalmaya ikna edebileceğini düşünür. İşinde çok çalışkan bir insan olan Bayram temel inşaatının ustasıyla konuşur ve Mevlüt için iş ister. Ustası da onu kırmaz ve Mevlüt’e bir iş vermeyi kabul eder. Ancak Mevlüt Bayram’ın teklifini kabul etmez köyden ayrılmaya kararlıdır.
Bir gece yarısı kapılarının yumruklanmasıyla uyanan Mevlüt ve Elmas peşlerinde olan kanlılarının kendilerini bulduklarını düşünür. Ancak kapıyı vuran kanlıları değil teröristlerdir. Teröristler köyün erkeklerini köy meydanına toplarlar ve o gece köyün otuz altı erkeğini öldürürler. Elmas oğlu Erdal ve Öksüz’ü korumak için eve kaçar. Bu sırada teröristlerden biriyle çatışır. Çatıştığı terörist yıllar önce evden kaçarak terör örgütüne katılan kardeşidir. Elmas çatışmada kardeşinin yüzünü bıçak ile keser bunu gören bir başka terörist ise Elmas’ın oğlu Erdal’ı öldürür. Öksüz ise Elmas’ın terörist kardeşi tarafından saklanır ve böylece kurtulur. Olayda yaralanan Elmas hastaneye kaldırılır fakat durumu çok kötüdür. Bunun üzerine Bayram Öksüz’ü Hatçe adında bir kadına verir. Bayram hastaneye Elmas’ı ziyarete gider durumu kötü olan Elmas Bayram’ın yüzüne bile bakmamaktadır. Bayram’ın “Öksüz seni çok özledi” demesi ile Elmas’ın gözlerine bir ışık gelir. Bayram o günden sonra doktorların da tavsiyesiyle Öksüz’ü her gün hastaneye götürür.
İki yıllık bir sürenin ardından Ankara’daki köprü inşaatı tamamlanmıştır. Artık sıra montaja gelmiştir. Fakat mühendisin kalp krizi geçirmesi nedeniyle işler yine aksar. Fakat vali köprünün yapımı konusunda kararlıdır. Bir sürelik gecikmenin ardından çalışmalar yine başlar. Teröristlerin köprü inşaatını engelleme ihtimaline karşı güvenlik tedbirleri artırılır. Köprünün nehrin karşı tarafa geçirilmesinde de zorluklar yaşanır ancak valinin gayretleriyle bu sorun da çözülür. Nihayet köprünün yerleştirileceği gün gelmiştir. Fakat aniden ortaya çıkan rüzgarın etkisiyle köprüyü karşıya geçirecek feribot ters döner ve çalışmalar bir sonraki güne ertelenir. Ertesi gün çalışmalara yeniden başlanır ve köprü yerleştirilir. Köyde bir bayram havası vardır artık. Vali ve Bayram köprüden birlikte geçerler. Bu arada Bayram Elmas ile evlenmiş ve Öksüz’e valinin adını vermiştir.

[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]



Yazarı: Turgut Özakman
Yayınevi: Bilgi Yayınevi
Basım Yılı: 2005
747 sayfa
Turgut Özakman Kurtuluş Savaşı ile ilgili olarak yüzlerce kaynaktan derlenmiş bilgileri belgelere dayandırarak bir roman üslubu içerisinde anlatmaktadır. Şu Çılgın Türkler dört ana bölümden oluşmaktadır.

“Başlangıç” adı verilen ilk bölüm 28 Haziran 1914-1 Nisan 1921 tarihleri arasındaki dönemi kapsamakta ve özetlemektedir. İkinci Bölüm; Birinci Kitap adı altında ve “Yunan Büyük Taarruzu” adını taşımaktadır. Bu bölümde yer alan alt başlıklar ise; Kütahya-Eskişehir Savaşı’na Hazırlık Kütahya-Eskişehir Savaşı Sakarya Savaşı’na Hazırlık Ankara’ya Yürüyüş ve Sakarya Savaşı’dır. Üçüncü Bölüm İkinci Kitap başlığıyla Türk Büyük Taarruzu adını taşımaktadır. Bu bölümde de; Büyük Taarruza Hazırlık Afyon Güneyine Yürüyüş ve Büyük Taarruz alt başlıkları bulunmaktadır. Roman Sonuç bölümüyle sona ermektedir.
17’nci yüzyılın ortalarından itibaren gerilemeye başlayan ve Birinci Dünya Savaşından yenik ayrılan Osmanlı İmparatorluğu bu savaş sonunda 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzalamıştır. Ülkenin dört bir yanı galip devletler tarafından işgal edilmeye başlanmıştı. İtalyanlar Güneybatı Anadolu Fransızlar ve Ermeniler Çukurova İngilizler Musul ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yerleşirler. İstanbul ise başta İngilizler olmak üzere ortaklaşa işgal edilmiştir. 15 Mayıs 1919’da ise İzmir Yunanlılar tarafından işgal edilir.
İzmir’in işgalinin ardından dört gün sonra Mustafa Kemal Paşa 9’ncu Ordu Müfettişi göreviyle Samsun‘a çıkar. Fakat O işgale karşı tepki gösterir ve milleti işgale karşı direnişe hazırlamak maksadıyla kongreler düzenler. Önce Amasya Tamimi yayınlanır ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri toplanır. 23 Nisan 1920’de de Büyük Millet Meclisi açılır ve Ankara Hükümeti kurulur.
Diğer taraftan hem Yunan Ordusu hem de Türk Ordusu savaş için hazırlıklar yapmaktadır. Dört yıl süren Birinci Dünya Savaşı neticesinde halk perişan durumdadır. Ordu dağılmış ve cephanelerine el konmuştur. İşte Türk Ordusu bu yokluklar içinde hazırlıklarına devam etmektedir. İki ordu arasındaki ilk ciddi karşılaşma Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde yaşanır. Yunan ordusu hem asker sayısı hem de cephane olarak ordumuzdan kat kat üstün durumdadır. Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde Afyon Eskişehir ve Kütahya kaybedilir. Yunanlıların en büyük destekçisi İngilizler Türklerin savaşı kaybedeceğinden çok emindir.
Türk Ordusunun ve Mustafa Kemal’in karşısındaki tek sorun Yunanlılar değildir. İçte de çok sayıda düşman vardır. Özellikle İstanbul Hükümeti ve pek çok sözde aydın savaşın kaybedileceğinden çok emindirler ve İngilizlerin güvencesi altında yaşamayı kabul etmektedirler. Yıllarca savaştan yılan askerler de ordudan kaçmaktadır.
Mustafa Kemal Paşa ve başta İsmet Paşa olmak üzere Türk Ordusunun kurmayları Kütahya-Eskişehir Muharebelerindeki yenilgilerin ardından orduyu toparlamak ve yeni bir savunma hattı oluşturmak için orduyu Sakarya Nehrinin batısına çekerler. Bu karar Büyük Millet Meclisindeki bazı milletvekilleri tarafından tepkiyle karşılanır. Meclis içindeki muhalifler bile savaşın kaybedileceğini düşünmektedir. Meclis içindeki muhaliflerin amacı farklı olsa da milletvekilleri Mustafa Kemal Paşanın ordunun başına geçmesi ister. Başkomutanlık teklifini kabul eden Mustafa Kemal Paşa milleti topyekûn savaşa ortak etmek ve ordunun en kısa zamanda tekrar savaşa hazır hale getirilebilmesi için Tekalif-i Milliye Emirlerini yayınlar. Bu emirler ile halktan elindeki çoraptan battaniyeye kadar sahip olduğu bir çok şeyi orduya teslim etmesi istenir. Zaten yoksul ve perişan bir durumda olan Türk Milleti yardımlarını ordusundan esirgemez. İstanbul’daki cephanelerde kalan top mermileri Anadolu’ya kaçırılır. Yunanlılar da ordularını güçlendirmek için hazırlık içerisindedir.
[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]



Yazarı: Steve Chandler
Yayınevi: Rota Yayıncılık
Basım Yılı: 1999
Yazar Steve Chandler kitabında okuyucularına kişisel başarıya ulaşmak için 100 ipucu vermektedir. Bu ipuçları şunlardır:
1. Bir vizyon oluşturun.
2. Gerçek bir yalan söyleyin.
3. Rahatlık bölgenizi terk edin.
4. Anahtarınızı bulun.
5. İşinizi planlayın.
6. Hedef tahtalarınızın yerlerini değiştirin.
7. Topu öbür elinizle sürün.
8. Kendi karakterinizi oynayın.
9. Hiç bir şey yapmayın…Öylece oturun.
10. Doğru kimyasalları kullanın.
11. Liseyi bırakın.
12. Saygınlığınızı yitirin.
13. Duygulanmadan şarkı söyleyin.
14. Televizyonunuzu öldürün.
15. Kendinize bir öykü okuyun.
16. Ölüm döşeğinize uzanın.
17. İşe tembel olmakla başlayın.
18. Arkadaşlarınızı terk edin.
19. Oyununuzu planlayın.
20. Kendi içinizdeki Einstein’ı bulun.
21. Önce kendinizi iyi hissedin.
22. Korkunuzun üzerine gidin.
23. Beklenmedik kişi olun.
24. Kendi ilişkilerinizi kendiniz yaratın.
25. Nerede iseniz orada olun.
26. Bir kahraman gibi davranın.
27. Kendi irade gücünüzü kabul edin.
28. Kendi kendinize hayır deyin.
29. Yeni sözcük ilintileri kurun.
30. Kendi programınızı bozun.
31. Armağan paketini açın.
32. Hizmet edin ve zenginleşin.
33. Colombo’yu taklit edin.
34. Kendi gücünüzden bir kısmını başkalarına verin
35. Kendi kendinizle konuşun.
36. Geri dönüşlerinizi programlayın.
37. Kendi gerçek yaşantınızı yaşayın.
38. Sağ yanınızdan kalkın.
39. Sihirli makinenizi kullanın.
40. Kendi yıldızlarınızı ortaya çıkarın.
41. Bitirici biri olun.
42. Oyunlar icat edin.
43. Etkileşin.
44. Bugünü yaşamınızın tamamı gibi yaşayın.
45. Sorunlarınızı iyi karşılayın.
46. Otomobil kütüphanenizi kurun.
47. Düşüncelerinizi yeniden kurun.
48. Kendi kendinize uydurun.
49. Küçülün.
50. Kendi kendinize reklam yapın.
51. Kutunun dışına çıkın.
52. Düşünmekten vazgeçmeyin.
53. Karanlık yanınızla tartışın.
54. Sıkıntıyı faydaya dönüştürün.
55. Kendi kendinize beyin fırtınası yapmayı öğrenin.
56. Kendi sesinizi yaratın.
57. Sınırda yaşayın.
58. Alışkanlıklarınızı yenileriyle değiştirin.
59. Gününüzü boyayın.
60. Su altında yüzün.
61. Kendinize bir antrenör bulun.
62. Evden ayrılın.
63. Kendi ayininizi yapın.
64. Yaşamınıza yeniden başlayın.
65. Verdiğiniz her sözü tutun.
66. Başkalarına şans dağıtın.
67. Kendi evreninizi çizin.
68. Oyun kurun.
69. Annenizin sesini kısın.
70. Yüzünüzü güneşe dönün.
71. İçeri bakın.
72. Savaşa gidin.
73. Küçük bir değişiklik yapın.
74. Bir şeyi kötü yapın.
75. Vizyoncu olun.
76. Kendi ışığınızı parlatın.
77. Bir liste yazarı olun.
78. Kendiniz değişim olun.
79. Altını görün.
80. Basitleştirin.
81. Yaşamın ayrıntılarını araştırın.
82. Amacınızı güçlendirin.
83. Haber orucu tutun.
84. Bir eylem seçin.
85. Düşünen biri olun.
86. Zevki seçin.
87. Gerilim romanları okuyun.
88. Düşüncelerinizi dile getirin.
89. Güçsüz yanlarınızdan yararlanın.
90. Kendi kendinizin sorunu olun.
91. Hedefinizi şişirin.
92. Kendi imdadınıza koşun.
93. Kendi düğmelerinize basın.
94. Provanızı güçlendirin.
95. Vizyonunuzu geliştirin.
96. Kendi gücünüzün temelini oluşturun.
97. Doğruluğu güzelliğe bağlayın.
98. Hayır’ı bir soru olarak görün.
99. Sevgi ve ölümle birlikte yürüyün.
100. Kendinize çiçek alın.
Yaprak Dökümü [Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]'in kaleme aldığı toplumsal bir romandır.
[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...] ilanından önce kendine batılı olarak bakmaya çalışan Türk toplumunun batılı toplumu ve kendi toplumları arasındaki yaşanan kültür farkını da ortaya koyan roman bir memur ailesinin bu yeni batılı yaklaşımını kendini yanlış alıştırmasını etik değerlerin kayboluşunu ve bu ailenin çöküsünü dramatik fakat gerçekçi bir şekilde ele alır.
Yaprak Dökümü defalarca sinemaya ve televizyona uyarlanmıştır. Bir babanın çocukları için ne kadar uğraştığını ancak çocuklarının batılı toplumlara uyup dağılmasını anlatan bir eserdir. Bir ailenin yaşadığı aile bütünlüğünden kopup ayrılmak ve dağılmak gibi acı hikayedir. Kardeşlerin birbirine ve ailelerine yaptıkları kötü süprizlerle ailenin kopuşuna tanık olduk. Parçalanmış bir ailenin öyküsü...
Acımak


Sayfa sayısı : 6 - Kaynakçası : Yok - Doküman türü : Microsoft Word

A.Yazarı: Reşat Nuri GÜNTEKIN B.Baskı Yılı: 1982 C.Sahifesi: 124 Merkezde öğretmenlik yapan Zehra ismindeki bir baş ögretmenin babasi hastadır. Zehra öğretmen merkezde bulunan öğretmenlerin içinde en iyisidir çünkü görevi için canla başla çalışan birisidir. Maarif Müdürü olan Tevfik Hayri Bey Zehra öğretmeni çok yakından tanıyan ve bilen birisidir. Fakat Maarif Müdürü Zehra’nın babasının hasta olduğunu öğrenir. Ve izin almak için Mebus Şerif Halil Bey ile konuşur. Zehra’nın iyi birisi olduğunu canla başla çalıştığını görevinin bilincinde olduğunu anlatır ve konuşurlar ama acıma ruhunun olmadığını belirtir. Öğrencilerden okula geç gelenleri üstü başı yırtık olanları affetmediğini belirtir. Halil Bey şaşırmıştır çünkü Zehra’nın babasız olduğunu sanmaktadır. Tevfik Bey ile Şerif Bey okulları teftişe gider ve ilk olarak Zehra’nın okulundan başlarlar ve babasının hastalığından söz ederler ama Zehra babasının olmadığını söyler ve onlarda üstelemezler ama hasta kelimesini duyunca Zehra değişmiştir. Maarif Müdürü bu olayı halletmek için hemen harekete geçer ve iki gün sonra İstanbul’dan gelen resmi bir telgrafla Zehra’nın babası olan Mürşit Efendi’nin hasta ve ölmek üzere olduğunu ve öğretmenin hemen yola çıkması gerektiğini belirtmiştir. Tevfik Bey Zehra’yı odasına çağırır ve durumu tekrar anlatır. Hemen babasının yanına gitmesi gerektiğini ona hatırlatır ve telgrafı Zehra’ya verir. Zehra babasının kötü biri olduğunu anlatır ve gitmek istemez. Sonra Zehra kararını değiştirmiştir ve Tevfik Bey’e söyleyerek okuldan ayrılır. Zehra trene biner ve küçüklüğünde başından geçen olayları hatırlar. Zehra çocukken anneannesi ve ailesiyle yaşamaktadır. Zehra’nın teyzesi Ruhsar tüccar bir adamla evlenmiştir. Ama kocasını aldattığı için Ruhsar’ı öldürmüştür. Zehra babasını da annesi Meveddet Hanım sayesinde sarhoş çapkın serseri biri diye bilmiştir. Zehra’nın ablası Feriha annesinden gördüğü için biraz süslüdür ve babası ona yasaklar koyar ve annesi Feriha’yı babasına kötüler ve daha sonra ablası veremden ölür. Zehra babasını hep kötü biri olarak bilmiştir. ilmiştir. Zehra bunları düşünürken İstanbul’a gelmiştir.
[Linkleri kayitli üyeler görebilir. Kayit olmak için Tıklayin...]



Kitap Ömer Engin Lütem ve Birgül Demirtaş tarafından birlikte kaleme alınmıştır. 1989 yılından 1999 yılına kadar geçen on yıllık sürede Balkanlar’da büyük çalkantılar ve değişimler yaşanmıştır. Siyasi alanda istikrar gösterdikleri varsayılan ülkeler bile ekonomik alanda ciddi sorunlarla karşılaşmışlardır. 10 yıllık bu süre içerisinde Balkan ülkelerinin tamamı değişim yoluna girmişlerdir. Bu değişim kimi devletler için oldukça hızlı bazıları için sancılı ve hatta kanlı olmuştur. Bazıları genel eğilimi izlemişler bir kısmı ise uzun süre direnerek bu değişim yoluna girmişlerdir. Balkan Diplomasisi adlı bu kitap ASAM Balkan Araştırmaları Dizisi’nin üçüncü kitabıdır. Kitapta son on yılda Balkan ülkeleri diplomasilerine toplu halde bakılmış ve de değişim - dönüşüm yılları Balkanlar açısından özetlenmiştir. Kitapta tüm Balkan ülkelerinin dış politikaları ayrı ayrı ele alındığı gibi dünya üzerindeki üç önemli küresel gücün - ABD Rusya Federasyonu ve Avrupa Birliği - Balkanlar üzerine izledikleri siyasetlerine de yer verilmiştir. Kitapta yer alan makaleler ana başlıklar halinde şunlardır:

1. Türk Dış Politikasında Balkanlar
2. Yunanistan’ın Dış Politikası ve Balkanlar (1990-2000)
3. Arnavutluk’un Dış Politikası ve Balkanlar’da Arnavut Sorunu
4. Kosova Arnavutlarının Milliyetçiliği
5. Miloseviç Dönemi Yugoslav Dış Siyaseti: Başarısız Bir Mirasyedilik Olayı
6. Kuruluşundan Günümüze Makedonya Cumhuriyetinin Dış Politikası ve Balkan Ülkeleriyle İlişkileri (1991-2000)
7. Bosna-Hersek’in 10 Yıllık Dış Politika Tecrübesi
8. Tarihi Süreç İçerisinde Hırvatistan Dış Politikası
9. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Bulgaristan’ın Dış Politikası (1989-2000)
10. Soğuk Savaş’tan Günümüze Romanya Diplomasisi
11. Rusya’nın Balkan Politikası ve Balkanlar’daki Gelişmelerin Rus Siyasetine Etkileri (1991-2000)
12. Bosna Örneğinde ABD’nin Balkan Siyasetini Anlamak
13. Avrupa Birliği’nin Balkan Politikası: Çelişkiler İçinde Bir Yanılsama?
Günümüzde ve yakın geçmişteki Balkan dış politika gelişmelerini toplu bir şekilde bizlere sunan “Balkan Diplomasisi” Emekli Büyükelçi Ömer Engin Lütem ve Birgül Demirtaş tarafından hazırlanmıştır.





Acılar denizi


Sayfa sayısı : 5 - Kaynakçası : Yok - Doküman türü : Microsoft Word

Ümit yaşar oğuzcan Acılar denizi adlı eserinde yaşadığı hayattan izlerve bu izlerin şiirdeki görüntüsünü dile getirmiştir.Eserde rastladığım basit kullanımlar olmakla beraberorjinal ve öznellik bunları kapatmaktadır.Acılar denizi adlı eserinde bazen anlaşılmayanhermetik yapılı şiirlerle karşılaşılmaktabazense tüm çıplaklığıyla şiir kendini ottaya koymaktadır.Hermetik şiirlerini anlamsız bulanlardanım.Kapalı şiirlerini biraz daha anlaşılır yapıda yazsa idi daha orjinal olurdu diyebilirim.Şairin önsözde belirttiği ;şiir ve ben; adlı kısımda hayatınışiir serüvenini anlatmakataortaokul sıralarında şiir yazmaya başaladığını belirtmektedir.Annesinin koyu bir F.N.Çamlıbel hayranı olduğunu söylemektedir.Babasının ve annesinin şiire olan merakı onuda etkilemişortaokul ve lise yıllarında şair olaraka adlandırıldığını belirtmiştir.İlk şiirini 1940 yılında yayınladığını belirten Ümit yaşar Oğuzcan Acılar denizi adlı eserinin 35 yıllık bir ürün olduğunu söylemektedir. Oğuzcanın şiirlerinde kendininde anlattığı gibi yoğunluözlülüksorunu vardır.Onun için sayfalar dolusu düz yazıda anlatılamayanı şiirlerinde anlatmaktadır. ;Şiirlerimde yazılmayacak bir konu şiirde kullanılmayacak bir ifadesözcük düşünemiyorum;diyen oğuzcan her türlü ifadenin şiirde yer bulabileceğini ifade etmektedir. Oğuzcan şairin doğuştan şair doğduğuna inananlardan.Zorlamayla şiir yazılamayacağını söyleyen şair yaşamı boyunca gördüğü işittiği duyduğu herşeyin etkisi altında şiir yazmıştır.Şiirin ilham işi olduğuna inanmıştır.
Betül17 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 23.09.08, 15:07   #2
Standart


ya bu özetleeri nasıl indirebiliriz
alperen0900 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 24.09.08, 04:23   #3
Standart


paylaşım için teşekkürler
kamulu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla


Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
ozetleri, kitap


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kitap Özetleri İstekleriniz SaMeT46 Kitap Özetleri ve Yorumları 12 26.10.08 21:40
100 Temel Eser Özetleri SaMeT46 Kitap Özetleri ve Yorumları 5 10.04.08 21:09
kitap özetleri Betül17 Kitap Özetleri ve Yorumları 0 08.03.08 12:00
Kitap gibi kadın kitap oluyor elecTRo Magazin 0 22.02.08 16:30
NT, hediye kitap kampanyasıyla yazın da kitap okutacak Shakespeare Kültür 0 21.07.07 02:23


Forum Zaman Ayarları GMT +2 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 16:14 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum; Haybeden Değil , Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.