HarbiForum  

M.Necati Sepetçioğlu Ve Kapı Romanı İncelemesi

Kitap Özetleri ve Yorumları bölümde M.Necati Sepetçioğlu Ve Kapı Romanı İncelemesi konusunu görüntülüyorsunuz.Mustafa Necati Sepetçioğlu 1932 yılında Tokat’ın Zile ilçesinde doğmuştur. “Babası bir ara Zile Belediyesi Rüsumat ...
Geri git   HarbiForum > Kültür & Sanat > Edebiyat ve Kitap > Kitap Özetleri ve Yorumları

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 05.12.07, 23:01   #1
Standart M.Necati Sepetçioğlu Ve Kapı Romanı İncelemesi


Mustafa Necati Sepetçioğlu1932 yılında Tokat’ın Zile ilçesinde doğmuştur. “Babası bir ara Zile Belediyesi Rüsumat Dairesi amirliği yapmışticaretle uğraşmış Abdurrahman Sepetçioğlu’dur. Yazarçocukluğunu memleketinde geçirmiştir. İlk ve orta öğrenimini de memleketinde yapmıştır. SepetçioğluZile ortaokulu’nda Türkçe öğretmeninin yönlendirme-siyle edebiyata ilgi duymuş ve lise yıllarında yazı hayatına başlamıştır. Liseyi Sivas TokatBursa ve İstanbul Haydarpaşa liseleri olmak üzere çeşitli yerlerde okumuştur. Haydarpaşa lisesi’nde okurken Mahir İz ve Nihal Atsız’ın yakınlığını görmüşİstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümü öğrencisiyken de A. Hamdi Tanpınar ve Mehmet Kaplan’ın öğrencisi olmuştur.

İlk kitabı olan “Abdürrezzak Efendi” hikayesi yayınlandığında fakülte son sınıf öğrencisidir. Fakülteden 1957 yılında mezun olmuşİstanbul Adalar Belediyesi Şube Müdürlüğü ile memuriyet hayatına atılmıştır. 1963’te Kızılay Neşriyar Müdürü1963-66 yılları arasında da SSK İstanbul Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde İdare Amiri olarak bulunmuştur. 1967 yılında SSK Şişli Hastanesi Müdürü olmuştur.1968-74 yılları arasında MEB Basımevi Müdürü olarak çalışan yazar Milli Eğitim Derleme Müdürlüğü’nden emekliye ayrılmıştır.”

“Sepetçioğlu hikayetiyatroroman ve destan türlerinde eserler yazmıştır. Hikaye ile yazı hayatına başlayan yazaroyunlar kaleme aldıktan sonra 1970’li yıllarda romana geçmiştir. Hikayeleri ve romanları arasında epey farklar vardır. Hikayeleri “güncel” romanları ise “tarihi” vakaları içermektedir. Hikayelerde kişilerin tek tek duygularıyaşayışlarıtoplum psikolojisinin şairce tahlilleri içinde ele alınırkenromanlarında toplumdan da ötemilletin ve devletin geçmişigeleceğivarolması ile ilgili meseleler üzerinde durulur.”

Oldukça velüd bir yazar olan Sepetçioğlu romanlarında saf Türkçeyi kullanmıştır. Uzun ve gereksiz cümleler kullanmaktan kaçınmışgüzel ve seçkin eserler vermiştir. Yazar edebiyatın hemen her dalında eser vermiştir.

KAPI

Romanın Tanıtımı

M.N.Sepetçioğlu’nun tarihi romanlar dizisinin üçüncü kitabıdır. “Dünki Türkiye Dizisi” Külliyatı içinde yer alır. Eser on üç defa basılmıştır. İlk baskı 1973 on üçüncü baskı 1989 yılında yapılmıştır.


Muhteva

Tarihi romanlar dizisinin bu üçüncü kitabında işlenen en önemli konuTürkler üzerinde oynanan entrikalar ve bunların doğurduğu sonuçlardır. Romanda Batıni mezhebinden olan Hasan Sabbah taraftarlarının ve Hıristiyan din görevlilerinin halkı kışkırtarak verdikleri zararlar işlenir. Özellikle bu entrikalarda kadınlar kullanılır. Nitekim Melikşah’ın sarayına girerek oradakileri birbirinr düşüren ve Melikşah’ı zehirleyen Ziba adında Batıni mezhebinden bir kadındır. Yine Ersagun Bey’i engellemek için araya bir kadın koyarlar ama Ersagun Bey aklını kullanarak bu durumdan kurtulmayı başarır. Yazarbu entrikaların her devirde olabileceğini belirterek türk milletini uyarır.

Eserde işlenen yan temalardan birisi de güvendir. Romandagüvenin insanı ayakta tutan unsur olduğu belirtilerek birtakım şeyleri başarmak için güvenmenin gerekliliği ısrarla vurgulanır.
İnanç eserin başından sonuna kadar hakimiyetini koruyan diğer bir yan temadır. Romanda Kılıçaslan’ın isyan edişi karşısında endişeye düşenler gözler önüne serilir. Nitekim inançsız kişilertaş heykellere benzetilerekgün gelip bu heykellerin yıkılabileceği belirtilir.
Geçmişegeleneklere bağlı olunmasının gerekliliği romanda vurgulanan konulardan bir diğeridir. Geleneklerin yaşatılmasının gerektiği çünkü geleneklerin geçmişle gelecek arasında adeta bir köprü vazifesi gördüğü çeşitli şekillerde dile getirilir.
Bu romanda yer alan diğer bir tema aşktır. Akça Kız’ın yağmura olan aşkı yer yer dile getirilerek romana farklı bir boyut kazandırılır.

OLAY ÖRGÜSÜ

Roman toplam üç bölümden oluşmuştur. Üçüncü bölüm yer yer alt bölümlere ayrılmıştır.

Olay örgüsünün eksenini Türkler üzerinde oynanan entrikalar oluşturur. Roman Ağustos ayının on dördünde bir manastırda başlar. Batıni mezhebinden olan Hasan Sabbah’ın adamlarından Salih Dai ve Ziba adındaki kadın manastıra gelerek Piyer Emit’i Türkler aleyhine kışkırtırlar. Onlara Piyer Ermit’in arkadaşı Çulsuz Gotiye de yardım eder. Ancak Ziba pişman olur ve gerçekleri Piyer Ermit’e açıklar. Ziba’nın itirafı üzerine Salih Dai Ziba’yı öldürür ve onun cesedinin yanına Türklere ait bir para külçesi koyarak Ziba’yı öldürenin bir Türk olduğuna Piyer Ermit’i inandırır.
Olay örgüsü bu entrikalar sonucu toplanan haçlı ordusunun Türkler üzerine yürümesiyle gelişir. Ancak savaşmasını bilmeyen bu insan yığını çabuk mağlup olur. Çulsuz Gotiye Türklerle yaptığı bir çatışmada ölür ve Piyer Ermit ise şuurunu yitirir.
Olay örgüsünde iç çatışma olarak nitelendirebileceğimiz çatışmanın eksenini Kılıç Aslan oluşturur. Kılıç AslanErsagun Bey ve Çaka Bey ile sürekli çatışma içine girer. Çatışmanın sebebini Kılıç Aslanın güvensizliği oluşturur. Bu çatışmanın ilki Arap İmam’ın evinde yapılan toplantıda Çaka Bey ile Kılıç Aslan arasında yaşanır.
ÇatışmaKılıç Aslan’ın “bırakalım bu meseleyi” demesiyle kısmen neticelenir. Ayrıca bu toplantıda Çaka’nın geleceği hakkında kararlar alınır. Olay örgüsü alınan bu kararın ertesi günü Çaka Aça KızVirna ve Ersagun Bey’in kızının İzmir’e doğru yol almasıyla hız kazanır.
Çaka BeyAğustosun yirmi altısında “Demirci” şehrine ulaşır. Bu arada Malazgirt zaferinin yıldönümü kutlanmaktadır. Çaka BeyAhi dergahında ağırlanır. Orada bulunan Çavdar OnbaşıKarakurt Hafız’ın isteği üzerine Çaka Bey’e destek bulmak amacıyla Teke Midas ve Kostak Ahilya ile görüşmeye gider. Tekne konusunda onlarla anlaşır ve bunu Karakurt Hafız’a bildirir. Bu arada Yağmur Bey Salih Dai tarafından tutsak edilir ve Salih Dai’nin istediği bilgileri vermediği için türlü işkencelere maruz kalır.
Olay örgüsü Kılıç Aslan’ın düğün hazırlıkları ile renk kazanır. Kılıç Aslan Ersagun Bey’in kızı Selcen’le evlenmek üzeredir.
Çaka Bey İzmir’de başarılar elde eder. Ancak Kılıç Aslan ın sarayında misafir olduğu bir zaman zehirlenerek öldürülür. Onun ölümünden kısa bir süre sonra Kılıç Aslan Maldiya’yı(Malatya) alır. Musul üzerine yürür ve Habur ırmağı kıyısında Çavlı ve ordusuyla yaptığı savaşta başarısız olur. VakaKılıç Aslan’ın Habur ırmağına atını sürüpkaçmaktansa ölmeyi yeğlemesiyle son bulur.

ŞAHIS KADROSU

“Kapı” romanı oldukça geniş bir şahıs kadrosuna sahiptir. Romanın baş kahramanını tespit etmek oldukça zordur. Çünkü her bölümde bir kahraman ön plana çıkar. Bununla birlikte romanın sonuna kadar varlığını sürdüren kişiyi göz önüne alarak baş kahramanın Kılıç Aslan olduğunu söyleyebiliriz.
Romanda ikinciüçüncü dereceden kahramanların yanındadekoratif unsur durumun- daki kahramanlarla da karşılaşırız. Yazar kahramanların fiziki tasvirlerine fazla yer vermezonları daha ziyade psikolojik yönleriyle tanıtır.

Kılıç Aslan:Süleyman Bey’in oğlu olupyirmi yaşlarında gençhırslıgururlu bir sultanı temsil eder. Melikşah’ın sarayında büyümüş ve Melikşah’ın ölümüyle tahta geçmiştir. Babasının ölümü onu çok sarsmış;güvensizinançsıziçine kapanık bir şahıs olmuştur.
Çaka Bey:Çavuldur Boyu’ndan bir beyin oğludur. Romanda yakışıklıyiğit bir denizciyi temsil eder. Ersagun Bey onu iyi yetiştirmiştir.
Ersagun Bey: Romanda yerinde verdiği fikirlerle devlet yönetiminde etkili bir şahsiyati tamsil eder. Saygılıdır;haksızlığahakarete maruz kalsa bile susmayı yeğler.
Piyer Ermit: Duygusalsevgi dolu bir manastır keşişidir. Fiziki yönü itibariyle zayıf vucut yapısına sahipuzun kırçıl sakallıkırk yaşlarında birisi olduğunu öğreniriz.
Karakurt Hafız: İslam ahlakıyla yoğrulmuşgeleneklerine sıkı sıkıya bağlıtecrübelimantıklı hareket eden bir şahsiyettir.
Şövalye Gotiye:menfaatlerini her şeyden üstün tutançıkarcı bir şahsiyettir. Lakabı “çulsuz”dur. Piyer Ermit’in çocukluk arkadaşıdır. Romanda karşı gücün en önemli temsilcisidir.
Ziba(Hristiyano): Hasan Sabbah taraftarlarından hain bir kadındır. Asıl adı Ziba’dır ancak Piyer Ermit’i baştan çıkarmak için gittiği manastırda kendini Hristiyano diye tanıtır. Ziba romanda karşı gücü temsil eder.
Salih Dai: Hasn Sabbah taraftarlarından biridir. Türkler aleyhine çeşitli entrikalar çevirir. Karşı gücün en önemli temsilcilerinden biridir.
Romanda Akça KızVirnaHasan AhiÇavdar OnbaşıYağmur BeyKostak Ahilya...gibi ikinciüçüncü dereceden pek çok şahsiyet mevcuttur.

MEKAN

Romanda geniş mekan Anadolu’dur. RomanKlermont(kuzey Fransa’bir yer) şehrine yakın bir yerdeManastırda başlar. Birinci bölümde iç mekanlar göze çarpar. En önemli iç mekan manastırdır. Mekanla insan arasında kurulan yakınlık dikkati çekecek yoğunluktadır. Mekan insan psikolojisine göre şekillenir.

III:bölümde Urumeli(Rumeli) geniş mekan olmak üzere DemirciMağnezya(Manisa) şehirleri karşımıza çıkar. Bu bölümde de iç mekanlar ağırlık kazanır. Romanda kısa da olsa Maldiya(Malatya) dan da bahsedilir. Romanın bitiş mekanı ise Habur çayının bulunduğu yerdir.


ZAMAN

Romanın sosyal zamanı Selçuklular’ın son dönemleridir. Romanda bu zaman kuvvetle hissettirilir. Ferdi zaman Kılıç Aslan etrafında oluşturulur. Bütün olaylar hemen hemen onun etrafında gelişir. Vaka zamanı ağustos ayının on dördüdür.

Zaman kronolojik bir düzen halindedir. Ancak geriye dönüş tekniği kullanılarak bazı hadiseler hakkında bilgiler verilir. Geçmişteki kazanılan zaferler(Malazgirt) unutulmayarak haldeki zamanda da kutlanır. Romanda öğünler de belirtilir. Akşamikindiöğlesabah kavramları kullanılır.

BAKIŞ AÇISI VE ANLATICISI

“Kapı” romanı üçüncü tekil kişi ağzındanhakim bakış açısı ile kaleme alınmıştır. Anlatıcı her şeyi bilengörenyeri ve zamanı geldikçe okuyucuya açıklamalarda bulunan bir anlatıcıdır.

Yazarkahramanları tanıtırken hakim bakış açısını pek kullanmaz. Kahramanları kahraman bakış açısıyla verir. Mesela biz Çaka Bey’i Ersagun Bey’in bakışıyla tanırız.
Romanda kahramanlar anlatıcının sözcüsü durumundadır. Yazar düşüncelerini kahramanlar vasıtasıyla aktarır. Çoğulcu bakış açısı romana inandırıcılık vasfı kazandırmıştır.




Türk Dili ve Edebiyatı AnsiklopedisiC.7s.517-518Dergah Yay.İst.-1978

Ahmet KabaklıTürk EdebiyatıC.VT.E.V.Yay.s.527İst.-1980.

SaMeT46 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla


Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
incelemesi, romani, kapi, sepetcioglu, mnecati


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
şimdi kapı çalsa? Rebel Angel Forum Oyunları 81 19.08.08 16:31
Kapı Metrocity'e açıldı Shakespeare Kültür 0 13.08.07 03:58
Firofox 3'ün UI Ön İncelemesi ibiramcan Teknoloji Haberleri 0 27.07.07 02:33
Sepetçioğlu, dünyadan göçeli bir yıl oldu Shakespeare Kültür 0 05.07.07 05:57
Sepetçioğlu, dünyadan göçeli bir yıl oldu Shakespeare Kültür 0 05.07.07 05:57


Forum Zaman Ayarları GMT +2 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 15:56 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum; Haybeden Değil , Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.