HarbiForum  

Kuran Ahlakı Nasıl Yaşanır?

İslamiyet bölümde Kuran Ahlakı Nasıl Yaşanır? konusunu görüntülüyorsunuz.Kuran Ahlakı Ne Demektir? Kuran ahlakı dünyada güzel bir hayat sürebilmek ve sonsuz ahirete hazırlık ...
Geri git   HarbiForum > Bizi Biz Yapan Değerler > İslamiyet

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 02.06.08, 12:54   #1
Post Kuran Ahlakı Nasıl Yaşanır?


Kuran Ahlakı Ne Demektir?

Kuran ahlakı dünyada güzel bir hayat sürebilmek ve sonsuz ahirete hazırlık yapabilmek için Allah’ın insanlara bir lütfudur. Kişinin hayat boyu karşısına çıkabilecek her olaya karşı nasıl bir tavır içinde olması gerektiğini Rabbimiz’in beğendiği davranışların hangileri olduğunu öğrenebileceği bir yaşam rehberidir. Bu ahlakı yaşamak son derece kolay zevkli ve konforludur.

Dünyada ve Ahirette Güzel Bir Ahlak Yaşamanın Sırrı: Kuran Ahlakı

Kuran ahlakı insanın fıtratına uygun olan tek yaşam şeklidir. İnsanı yoktan var eden Allah onun nelere ihtiyaç duyacağını hangi ibadetleri uygulamaya güç yetirebileceğini nasıl sağlıklı huzurlu ve mutlu olacağını en iyi bilendir.

Din ahlakını yaşamak insanların üzerindeki tüm külfeti kısıtlayıcı ve insanlara zorluk getiren ağırlıkları kaldırır. İnsanın sadece sonsuz merhametli şefkatli bağışlayıcı herşeyi hayırla yaratan tüm gücün sahibi olan Allah'ın kendisi için belirlediği kadere teslim olmasını her şeyde sadece O'nun rızasını arayarak O'na yönelmesini bildirir.

Evrendeki her varlığın ve gerçekleşen her olayın sahibi olan Allah'a güvenip dayanmak ve O'nu dost edinmek bir insanın hayatındaki tüm korkuların endişelerin sıkıntıların ve zorlukların da sonu demektir.

Bu gerçeği bilmeyen pek çok insan ise kendilerince din ahlakından uzaklaştıkları takdirde daha rahat yaşayacaklarını ahlaki değerlere önem vermedikleri zaman özgür olacaklarını düşünürler. Ya da din ahlakının yaşamlarını zorlaştıracak birtakım kısıtlamalar getireceğini zannederler. Halbuki bütün bunlar insanların düştükleri çok büyük yanılgılar ve şeytanın aldatmacalarıdır. Çünkü Allah'ın buyurduğu din ahlakını yaşamak son derece kolaydır. Asıl zor olan Allah'ın bildirdiği sınırları tanımayan insanlardan oluşan bir toplumda yaşamaktır. Böyle bir yaşantı son derece kötü sonuçları da beraberinde getirir.

Din ahlakından uzak yaşayan toplumlarda veya iman etmeyen insanların hayatlarında genellikle kaos kargaşa huzursuzluk korku mutsuzluk ve stres vardır.

Bununla beraber bu topluluk içinde olup Allah'tan gerektiği gibi korkmayan bir insan her türlü ahlaksızlığı yapabilir hiçbir konuda sınır tanımayabilir ve dejenere bir hayat sürebilir. Böyle bir hayatta insanlar birbirlerine karşı fedakarlık göstermez sevgi saygı bilmez zor anlarında maddi ve manevi destek vermezler. Bu yüzden de böyle bir yaşam hiçbir zaman hiçbir insana mutluluk getirmez. Din ahlakı yaşanmadığı zaman insanın huzur bulacağı ortamın tam tersi meydana gelir ve daha bu dünyadayken cehennemin manevi azabı yaşanmaya başlanır.

Kuran Ahlakı Nasıl Yaşanır

İnsanlar için en güzel örneklerin verildiği her sorunun cevabının bulunduğu Kuran’da namaz kılmak zekat vermek oruç tutmak gibi herkesçe bilinen ibadetlerin yanısıra tüm ayrıntılarıyla tarif edilen bir yaşam modeli ve ahlak anlayışı bulunmaktadır. Allah Katında karşılığı olan ve Rabbimiz’in hoşnut olacağı pek çok davranış biçimi Kuran ayetlerinde haber verilmiştir. Bu davranışların her biri aynı namaz kılmak gibi Yüce Allah’ın bir emridir ve ibadettir. Aynı şekilde Rabbimiz’in emirleri doğrultusunda kaçınılması gereken birçok olumsuz eylem ve tavır da haber verilmiştir.

Bununla beraber dünya hayatı bir imtihan yeri olduğu için her insanın dünyada kaldığı süre boyunca çeşitli vesilelerle imtihan olacağı çok açıktır. İmtihanımız nefes aldığımız her an kesintisiz devam etmektedir. Allah’ın bizler için takdir ettiği ölüm vakti gelene kadar da devam edecektir. Dolayısıyla her insan her yeni gün farklı olaylarla sınanacak göstereceği tavırlardan sorumlu tutulacaktır.

İşte Kuran ahlakını yaşamak denildiğinde anlaşılması gereken tüm bu bilgilerin ışığında bir yaşam sürmek olmalıdır.

Rabbimiz’i Razı Edecek Davranışlar Nelerdir?

Rabbimiz’i razı edecek tavırların neler olduğunu öğrenmek için bize sunulmuş çok değerli iki rehber vardır; Kuran-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetleri…

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in Kuran ahlakına dair uygulamaları ve tavsiyeleri hadisler vasıtasıyla bizlere ulaşmıştır. Sünnetler
Peygamberimiz (sav)’in Kuran ahlakını nasıl yaşadığının en güzel örnekleridir. Peygamberimiz "Din kolaylıktır." (Buhari Iman: 29; Nesai İman: 28; Musned 5:69) şeklinde buyurarak insanları din ahlakını yaşamaya davet etmiştir.

Hoşgörü affedicilik güleryüz ince düşünce fedakarlık vefa yardımseverlik adalet sadakat tevekkül ihlas şevk temizlik insaniyet dürüstlük şefkat vicdan tevazu kanaatkarlık sabır… Tüm bu güzel ahlak özellikleri Kuran ahlakının yaşanmasına vesile olan insanın yaratılış fıtratına uygun sahip olunduğunda kişiye mutluluk ve huzur veren Yüce Allah’ın beğendiği ve övdüğü davranışlardandır.

Şirk bencillik kibir kıskançlık yalan alaycılık gıybet pislik fitne bozgunculuk israf öfke gibi davranışlar ise bilindiği gibi sakınılması gereken kötü ahlak özelliklerindendir.

Yukarıda sayılan olumlu ve olumsuz pek çok özellik tüm toplumlarda evrensel olarak geçerli olan ahlaki erdemlerden olsa da genelde herkesçe bilinen bu tavırların uygulamaya geçirilmesinde ortaya çıkan eksiklikler vardır. Örneğin bazı insanlar toplum içinde iyi bilinmek adına birtakım olumsuz davranışlardan uzak durabilmekte; ancak tek başlarına kaldıklarında ve kimsenin bilemeyeceğini düşündükleri bir ortam oluştuğunda kaçındıkları olumsuz tavırları kendileri sergileyebilmektedir. Çünkü bu davranışların önemleri karşılıkları ve kişiye yükleyeceği sorumluluklar yeterince iyi bilinmemekte düşünülmemekte veya çoğu zaman gözardı edilmektedir. Çoğu zaman güzel ahlak özelliklerine “olsa iyi olur ama olmazsa çok da önemli değil” mantığıyla yaklaşılmaktadır. Oysa Kuran ahlakının temelinde Allah korkusu ve Allah’ın rızasını kazanma özlemi vardır. Bir mümin Allah’a olan bağlılığı sevgisi ve korkusundan dolayı O’nun emirlerini yerine getirme konusunda büyük bir titizlik O’nun rızasını kazanma konusunda ciddi bir çaba içinde olur. Bu sebeplerden dolayı da mümin herkesin bildiği ama çoğu zaman uygulayamadığı ahlaki erdemleri yerine getirirken belirli bir şuur ve amaç taşır. Bu amacında da samimi kararlı ve sürekli olur. Yüce Rabbimiz yalnızca Kendisi’ne adanarak ihlasla yapılan sürekli ve salih davranışlardan razı olacağını Kuran-ı Kerim’de bildirmiştir:

“Allah hidayet bulanlara hidayeti artırır. Sürekli olan salih davranışlar Rabbinin Katında sevap bakımından daha hayırlı varılacak sonuç bakımından da daha hayırlıdır.” (Meryem Suresi 76)

Birkaç örnek verecek olursak; güzel bir sözle bir Müslümanı onore etmenin ona Allah’ı hatırlatmanın bir mümin için fedakarlıkta bulunmanın ve buna benzer sayısız davranış göstermenin Allah Katında karşılığı bulunan birer ibadet hükmünde olduğunun unutulmaması gerekir.

Kuran Ahlakının Kişiye Kazandırdığı Üstün Özellikler

Kuran ahlakını ancak gerçek iman sahipleri gereği gibi yaşar ve bu güzel hayatı yaşamaktan büyük haz duyarlar. Dolayısıyla Yüce Allah’a samimi bir kalple iman etmek önemlidir. İman şuuruyla hareket eden bir insan tüm hayatını Yüce Rabbimiz’i razı etmeye adayacak O’nun rızası için nefsinin kötü özelliklerinden kurtulacak vicdanının sesini dinleyerek iyilikten ve güzellikten yana olacak bu vesileyle de Kuran ahlakıyla ahlaklanacaktır.

Kuran ahlakını yaşamaya karar veren bir kimsenin kendini Allah’a teslim etmesi ve Kuran ahlakını kendisine rehber edinmesi gerekir;

- Böylelikle bu kişinin hayatında davranışlarında düşüncelerinde kararlarında ve konuşmalarında son derece önemli değişiklikler meydana gelir.

- Bundan böyle -Allah’ın dilemesiyle- kalbine yerleşecek olan Allah korkusu sayesinde hesap gününde hesabını veremeyeceği hiçbir şeyi yapmamaya azami gayret gösterecektir. Çünkü bu kişi Allah’ın her an kendisini gördüğüne ve dünya hayatındaki tüm işlerinden hesaba çekileceğine dair kesin bir inanca sahip olacaktır.

- Bu nedenle çevresindeki insanların herhangi bir hatası karşısında hoşgörülü ve affedici olacaktır. Küçük gibi görünen bir iyiliğin bile ahirette karşılığının misliye verileceğini bildiği için çevresindeki insanlara karşı her zaman yardımsever fedakar alçakgönüllü saygılı ve adil olmak için çaba gösterecektir.

- Olaylar planlandığı gibi gelişmediğinde bunun kendisi için hayırlı bir durum olduğunu bilmenin Allah’a tevekkül etmenin ve kadere teslimiyetin konforunu yaşayacaktır.

- Öfkelendiğinde öfkesini yenmenin merhametli ve şefkatli tavırlar göstermenin sabırlı adil ve alçakgönüllü olmanın lezzetini hissedecek buna benzer tüm güzel ahlak özelliklerini sergilemekten büyük zevk alacaktır.

- Aldığı karar sonucu Kuran ahlakını kendisine rehber edinen kişinin geçmişteki değer yargıları da tamamen değişecektir. Örneğin artık her zaman ve her durumda güçlünün değil haklının yanında olacak adaletten ayrılmayacaktır.

- Çevresindeki insanları makamlarına güzelliklerine kültürlerine veya zenginliklerine göre değil Allah korkularına göre değerlendirecektir.

- Allah'tan başka kimseden medet ummayacak korkuya ümitsizliğe ve karamsarlığa kapılmayacaktır.

- İsraftan kaçınmak nefsinin bencil tutkularından korunmak temizliğe ve estetiğe önem vermek bu kişinin doğal olarak titizlik göstereceği
konulardan olacaktır.

- Kendisine çeşitli nimetler lütfedildiğinde ve bolluk içinde yaşadığı anlarda olduğu gibi darlık zorluk ve sıkıntı zamanlarında da şükredici olacaktır.

Tüm bu saydıklarımızdan kişinin ruhu zevk alacak Allah’ın rızasını gözeterek yaptığı ve sıradan gibi gözüken her iş yediği her yemek seyrettiği her güzel manzara sarf ettiği her güzel söz kendisi için bir ecir ve mutluluk kaynağı olacaktır.

Ayrıca bu güzel ahlak özelliklerinden haberdar olan bir insanın yapması gereken; Allah’tan bir sorumluluk olarak İslam ahlakının insanlar arasında yayılması için çaba göstermek veya bu konuda çaba gösterenlere yardımcı olmaktır.

Unutmamak gerekir ki Rabbimiz kullarından sürekli olan salih davranışlarda bulunmalarını istemiştir. Dolayısıyla din ahlakı ancak taviz vermeksizin kararlılık ve iradeyle yaşanabilir. Müslümanın görevi Allah’ın vahyettiği bu üstün ahlakı en ince ayrıntısına kadar uygulamaktır.

Dünyada ve Ahirette Güzel Bir Ahlak Yaşamanın Sırrı başlığında: Barış huzur mutluluk özgürlük eşitlik sevgi ve kardeşlik… Bunları elde etmek için Kuran ahlakından başka yol arayanlar onlarca yüzlerce hatta binlerce yıl geçse de hiçbir zaman aradıklarını bulamayacaklardır. İnsanın dünyada ve ahirette rahat etmesi için tek yol Allah'ın insanlar için seçip beğendiği İslam ahlakını yaşamasıdır.


Kuran Ahlakını Yaşamayanların Gereksiz Bahaneleri

Buraya kadar anlatılanların doğruluğunu hiçbir vicdanlı insan kabul etmemezlik yapamaz. Ancak yine de kimi insanlar dünyadaki davranışlarından hesaba çekilecekleri gerçeğini kabul ettikleri halde şeytanın başka bir aldatmacasına düşmektedirler. Şeytan birtakım geçersiz bahaneler üreterek insanların din ahlakını yaşama konusunda ciddi bir çaba göstermelerini engellemeye çalışmaktadır. Şeytanın bu çabası Kuran’da şöyle bildirilir:

Dedi ki: "Senin izzetin adına andolsun ben onların tümünü mutlaka azdırıp-kışkırtacağım. Ancak onlardan muhlis olan kulların hariç." (Sad Suresi 82-83)

"Sonra muhakkak önlerinden arkalarından sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." (Araf Suresi 17)

Şeytanın yönlendirmesiyle ortaya çıkan bu hatalı mantıklardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Çevremizde kimi zaman rastladığımız bazı insanlar dindar olmak ahlaklı olmak gibi kavramları bilinçli veya bilinçsiz bir biçimde farklı algılayabilmektedirler. Bu kimseler ahlaklı olmayı; adam öldürmemek yalan söylememek hırsızlık yapmamak ve buna benzer birkaç temel davranıştan ibaret sayabilmektedirler. Dindar olmak deyince birkaç ibadeti yerine getirip en çok bilinen haram fiillerden uzak durmayı anlamakta veya genellikle kolaylarına geldiği için bu şekilde uygulamaktadırlar. Oysa ki asıl kolaylık Kuran ahlakının tam ve gereği gibi yaşanmasındadır.

Bu yanlış zihniyete sahip olan kimseler Kuran'a uygun olmayan bir mantığa dayanarak Allah'ın hükümleri arasında yanlış bir önem ve öncelik sıralaması yapmışlardır. Hatta kimi hükümleri de tamamen hayatlarından çıkararak bir kenara bırakmışlardır. Kuran'da farz olduğu açıkça bildirilen birçok konu "Yaparsan sevaptır yapmazsan da bir şey olmaz" mantığıyla değerlendirilir. Sakınılması gereken yasaklar ise "Allah affeder" mantığıyla rahatlıkla çiğnenebilmektedir. Oysa Kuran'ın hiçbir ayetinde böyle bir ölçüden bahsedilmemektedir. Namaz oruç gibi ibadetler nasıl Allah'ın kesin emirleriyse Kuran'da bildirilen diğer emir ve yasaklar da aynı şekilde tüm müminlerin uymaları gereken kesin hükümlerdir. Allah Kuran’da insanları buna karşı şöyle uyarmaktadır:

“... Yoksa siz Kitab’ın bir bölümüne inanıp da bir bölümünü inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların dünya hayatındaki cezası aşağılık olmaktan başka değildir; kıyamet gününde de azabın en şiddetli olanına uğratılacaklardır. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.” (Bakara Suresi 85)

Bu konuyu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz:

Bir kimse toplumun ahlaki baskısının da etkisiyle zina veya hırsızlık gibi Kuran'da yasaklanan tavırlardan sakınıyor olabilir.
Ancak bu kişi vicdanını susturarak rahatsızlık duymadan;

- Başkaları hakkında dedikodu yapabiliyorsa
- Büyüklenip insanları küçük görüyorsa
- Yaptıklarını insanların rızasını kazanmak için yapıyorsa
- Müminlere iftira atabiliyorsa
- Yapmayacağı bir şeyi söylüyorsa
- Kuran'da bildirilen vakitlerde ibadetlerini yerine getirmiyorsa
- Kuran'da tarif edilen yasak tavırlardan sakınmayı kendince önemsiz görüyorsa

bu kimsenin Kuran'da bildirilen güzel ahlakı tam olarak yaşadığını söylemek mümkün değildir.

Bu kimselerin düştükleri en büyük hatalardan biri ise Kuran'da bildirilen hükümlerden birkaçını yerine getiriyor olmalarından dolayı kendilerini yeterli görmeleridir. Elbette ki Allah Katında Rabbimiz’in rızası hedeflenerek yapılan her bir ibadetin karşılığı vardır. Ancak bile bile gözardı edilerek bir kenara bırakılan ibadetlerin de büyük sorumluluğu vardır. Namazını kılan orucunu tutan bir kimse eğer tüm bunları samimiyetle yapıyor ise Allah'ın izni ile ahirette yaptıklarının karşılığını alacaktır. Ama bilgisizlik ya da cahillik söz konusu olmadığı halde Kuran'daki diğer hükümleri bile bile önemsemiyor ve yerine getirmiyorsa ahiret günü beklemediği bir durumla karşılaşabilir. (En doğrusunu Allah bilir).

Bir başka geçersiz bahane ise Kuran ahlakına dair tüm davranışların uygulanabilmesi için sözde dünya işlerinden tamamen uzak durulması gerektiği düşüncesidir. Bu düşünceye sahip kimseler bu üstün ahlakı ancak “peygamberler ve bazı özel ilim sahibi kişilerin yaşayabileceğini kendilerinin bu sorumluluğu yerine getirmeye güçlerinin ve zamanlarının yetmeyeceğini” iddia ederler. Oysa ki Allah insanlara güç yetiremeyecekleri yükü yüklemeyeceğini müminlerin dünyadan kendilerine düşen payı unutmamaları gerektiğini ve insanlar için kolaylık dilediğini Kuran ayetlerinde açıkça bildirmiştir:

“… Allah size kolaylık diler zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.” (Bakara Suresi 185)

Kuran ahlakının Kişiye Kazandırdığı Üstün Özellikler başlığının altında bir yazı: Kuran ahlakını yaşamakta gösterilen titizlik kişileri her türlü olumsuz tavırdan uzaklaştırıp güzel davranışlara yöneltmesinin yanında müminlere üstün bir kalite anlayışı kazandırır.

Kuran Ahlakını Yaşamak Kolaydır

Allah’ın tüm emir ve hükümleri insanların fıtratlarına en uygun şekildedir ve hiçbirinde bir zorluk bulunmamaktadır. Rabbimiz Kuran'da din ahlakını yaşamanın kolay olduğunu ve bu ahlaka tabi olanların işlerini kolaylaştıracağını şöyle bildirir:

Ayetlerde de buyrulduğu üzere Kuran ahlakına uyularak sürdürülen bir yaşam insan için Allah’ın izniyle olabilecek en güzel yaşam olmaktadır.
Sonuç olarak şunu hatırlatmak isteriz ki; İslam ahlakını özünde olduğu gibi kolay olarak göstermek insanların kalplerini Kuran ahlakına ısındırmak insanlara ayetleri ve Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetlerini öğretip buna göre yaşamalarına vesile olmak her Müslümanın önemli bir sorumluluğudur.

"Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız." (A'la Suresi 8)

"… O sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi)..." (Hac Suresi 78)
gergeous03 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla


Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
ahlaki, kuran, nasil, yasanir


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İslam Ahlakı agent force İslamiyet 1 22.04.08 15:27
Bilimsel Araştırma Ahlakı agent force Slayt Arşivi 1 24.03.08 09:54
KURAN VE BiLiM agent force Teknoloji Haberleri 4 19.03.08 14:15
Kuran-ı Kerim Okumak artistturk İslamiyet 4 17.08.07 10:26
Kuran-ı Kerim barikan İslamiyet 21 16.04.07 01:01


Forum Zaman Ayarları GMT +2 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 18:04 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum; Haybeden Değil , Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.