Kur'an-ı kerimin mucize oluşu
Kur’an-ı kerim

Muhammed aleyhisselam efendimizin mucizesidir. Allahü teâlâ

âlemlere rahmet olarak gönderdiği sevgili Peygamberine bu mucizeyi verdi ve kıyamete kadar devamlı kıldı.
Musa aleyhisselam zamanında sihir büyü zirvedeydi

Allahü teâlâ Musa aleyhisselama kâfirlerin sihirlerini bozacak

yaptıklarını yutacak şekilde asasının ejderha olması mucizesini verdi.
Hazret-i İsa zamanında tıp zirvedeydi. Hemen her hastalığın çaresi biliniyordu. İsa aleyhisselama her hastalığı tedavi etme

ölüleri diriltme mucizesi verilmişti.
Peygamber efendimiz zamanında ise edebiyat zirvede idi. Kur’an-ı kerim mucize olarak indi. Âyetleri dinleyen

okuyan şairler hayret içinde kalıyorlar

bu insan sözü değil

diyorlardı. Kur’an-ı kerim 23 senede parça parça indi. Diğer semavi kitapların hepsi

bir anda indi

insan sözüne benziyordu ve lafızları mucize değildi. Onun için çabuk bozuldu

değiştirildi.
Kur’an-ı kerimde icaz ve belagat vardır. Yani az söz ile ve pürüzsüz ve kusursuz olarak

çok şey anlatılmaktadır. Harfleri ve kelimeleri

arab harflerine ve kelimelerine benzediği halde

sözler ve cümleler

onların sözlerine ve şiirlerine ve hutbelerine hiç benzemiyor. Kur'an-ı kerimin yanında onların sözleri

cam parçalarının elmasa benzemesi gibidir. Dil uzmanları bunu pek iyi görüyor ve teslim ediyor.
Kur’an-ı kerimde bir vezin ve kalıp vardır. Bazı kelimeler çıksa veya eklense bu ölçü bozulur. Ehli bunu hemen fark eder. Aruz vezni ile veya hece vezni ile yazılan şiirlerde de ölçü ve kafiye vardır. Bunlar değişince şiir değişmiş olur. Hazret-i Mevlana

yazılarının değişmemesi için

eserlerini şiir ile yazmıştır. Kur’an-ı kerimde bu vezin olduğu için ve ayrıca Allahü teâlânın koruması altında olduğu için değiştirilmesi mümkün olmaz. Diğer kitaplar için

böyle bir vaat yoktur. Onların vezinleri de yok idi. İnsan sözü gibi idi. Bu bakımdan kolayca değiştirildi. Şu hatıra gelebilir: Niye Allahü teâlâ

o kitapları öyle indirdi de

Kur’an-ı kerimi farklı indirdi? Mülk Onundur

dilediğini dilediği gibi tasarruf eder

buna hiç kimse karışamaz. Musevilere iç yağını haram edip

müslümanlara serbest bırakmıştır. Niye bırakmıştı? Hiç kimse Allahü teâlâya niye böyle yaptın diye sual soramaz. Hazret-i Âdem zamanında evlilik farklı idi. Niye değiştirdin demeye de hakkımız yoktur. Yaratıcının işine karışamayız.
Bir insan

Kur'an-ı kerimi ne kadar çok okursa okusun bıkmıyor

usanmıyor. Arzusu

hevesi

sevgisi ve zevki artıyor. Halbuki

Kur'an tercümelerinin ve başka şekillerde yazmalarının ve diğer bütün kitapların okunmasında

böyle arzu ve lezzet artması olmuyor. Usanç hasıl oluyor. Yorulmak başka

usanmak başkadır. Allahü teâlâ

niye aynı özelliği diğer kitaplara vermemiştir denilemez. Geçmiş insanların hallerinden birçok şey Kur'an-ı kerimde bildirilmektedir. İleride olacak şeyleri bildirmektedir ki

bunlardan çoğu zamanla meydana çıkmış ve çıkmaktadır. Kimsenin hiçbir zamanda

hiçbir suretle bilemeyeceği ilimlerdir. Bu özellikleri Allahü teâlâ diğer kitaplara vermemiştir.
Misyonerler

(Madem İncil Allah kelamı ise

niye Allah onun değişmesine izin verdi de Kur’anın değişmesine izin vermiyor) diye soruyorlar. Yukarıda açıklandığı gibi

bu Allah’ın takdirine kalmış bir şey. Kur’an-ı kerime verdiği özellikleri diğer kitaplara vermemiştir. Dilediğini hidayete kavuşturur

dilediğini dalalette bırakır. Kimine oğlan verir kimine kız. Kimine de hiç vermez. Allahü teâlânın takdirine kimse bir şey söyleyemez.