HarbiForum  

"Hediyeyi Hediye Etmek Sünnettir"..!

İslamiyet bölümde "Hediyeyi Hediye Etmek Sünnettir"..! konusunu görüntülüyorsunuz.Peygamberimiz (S.a.v.) dostlarının ve yakınlarının verdiği hediyeleri bir sevgi alâmeti olarak kabul eder reddetmezlerdi. Ashâb-ı ...
Geri git   HarbiForum > Bizi Biz Yapan Değerler > İslamiyet

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 10.02.08, 20:18   #1
Standart "Hediyeyi Hediye Etmek Sünnettir"..!


Peygamberimiz (S.a.v.) dostlarının ve yakınlarının verdiği hediyeleri bir sevgi alâmeti olarak kabul eder reddetmezlerdi. Ashâb-ı Kiram kendilerine muhtelif hediyeler gönderirlerdi. Bir gün adamın biri Resûl-i Ekrem'e bir kumaş parçası hediye etmiş fakat bir başkası bunu kendisinden isteyince bu kumaşı ona hediye etmişlerdi.

Resûl-i Ekrem Hazretleri kendilerine hediye verenlere mukabil hediyeler verirdi. Hattâ bir defa Fezareoğullarından biri kendilerine bir deve hediye etmiş Peygamberimiz (S.a.v.) buna mukabele etmek isteyince adamın canı sıkılmıştı. Bunun üzerine Allah'ın Resulü (S.a.v.):

- Siz bana hediye getiriyorsunuz ben de kabul ediyorum. Fakat hediyenize mukabele etmek isteyince bundan sıkılıyorsunuz. Eğer böyle hareket ederseniz bundan böyle ben de sizin hediyelerinizi kabul etmem buyurdu. (Buhârî)

Mutlaka karşılık verirdi
Resûl-i Ekrem (S.a.v.) minnet altında kalmak istemezdi. En yakın dost Hz. Ebûbekir (r.a.) hicret esnasında kendilerine bir deve vermek istemiş fakat O (S.a.v.) derhal bedelini takdim etmişlerdi.

Yine Medîne'de câmi inşâsı esnasında kendilerine bir arsa verilmek istenmiş fakat O (S.a.v.) bunu bedelsiz kabul etmemişti.
Hediyeleşmeyi karşılıklı sevgiye vesile kabul eder - Hediyeleşin bu suretle birbirinizi seversiniz. (Muvatta Husnu'l-halk 16) buyururdu. Tek taraflı hediye elbetteki bir anlam ifâde etmez. Çünkü insandaki sevginin ölçüsü vermektir. İnsan verdikçe sever sevdikçe verir. Bu yüzden hediyeleşmek bunun en güzel vesilesidir.

Misafirperverliği bize sevdirdin!
Muhtelif yerlerden Peygamberimiz (S.a.v.)'e birçok ziyaretçi ve misafir gelirdi. Resûl-i Ekrem (S.a.v.) bunların hizmetini bizzat görür ve ağırlardı. O’nu (S.a.v.) görmeye gelen hiçbir kimse ağırlanmadan bırakılmazdı.

O ihsan ve ikramlarında Müslim’i gayr-i Müslim’den ayırt etmez ve herkesi ağırlardı. Bir defa müşriklerden biri O'nu ziyarete gelmiş ve misafirleri olmuştu. Resûl-i Ekrem (S.a.v.) misafirine doyuncaya kadar keçi sütü ikram etmişlerdi.
Bazen misafirler çok gelir evdeki bütün yiyecekler biter ev halkı aç sabahlardı. Yine bir gün Gıfarîler'den biri Peygamberimiz (S.a.v.)'e misafir olmuş evde bir miktar sütten başka bir şey yoktu. Onu da misafire ikram ederek bütün ev halkı aç kalmışlardı.

Bu harika bir şey Ya Hû!
Ashab içinde en fakiri Suffa ashabı idi ki bunlar cemâatin devamlı misafiri idiler. Resûlullah (S.a.v.) bunların ağırlanmasını zaman zaman ashâbına ikâz buyururlardı. Kendilerinin ancak dört kişi tarafından taşınabilecek bir kazanı vardı ki öğle zamanı bu kazan getirilir ve suffa ashabı dizilerek Resûl-i Ekrem (S.a.v.)'le birlikte ondan yerdi. Bazen o kadar kalabalık olurdu ki Resûl-i Ekrem (S.a.v.) oturacak yer bulamaz ve çömelirdi. (Müslim).

Bir gün de Resûl-i Ekrem (S.a.v.) bütün Suffalıları alarak Hz. işe'nin (r.a.) evine gittiler. Hz. Aişe'ye (r.a.) ne varsa getirmesini söyledi. Mevcût yemek getirilince yenilmiş ve biraz daha istenmişti. Hurma ve müteakiben süt verilmişti. Bu suretle de Suffalılar ağırlanmıştı. (Müslim)

Siyaseti senden öğreniyoruz!
Resûl-i Ekrem (S.a.v.) hayât ve şahsiyetlerinin bu cephesinde büyük bir devlet adamı olarak görünmekte bu bakımdan kendinden önceki peygamber ve elçilerden de farklı bulunmaktadır.

Bu vasfıyla O'nu (S.a.v.) daha açık olarak Medine'de görürüz. Çünkü orada hâdiseler bir ümmetin peygamberinin aynı zamanda kumandan ve devlet reîsi olmasını gerektirmiş siyâsî ve içtimaî hayâta ait kanunlar uygulanmaya başlanmıştı.
Mekke'de dine davet henüz başlangıç halinde idi. Yeni şeriat bütün kuvvetiyle insanları Allah (c.c.)'ı tanımaya ve O'nun azabını hatırlamaya yöneltmiş bulunuyordu.

Medîne devleti ancak Allah (c.c.) rızâsı için önce iki kere Habeşistan'a sonra da Medîne'ye göçen muhacirlere O'na Mekke'de Akabe civarında iki defa biat eden Ensârın kolları üzerinde kurulmuştur.

Efendimiz (S.a.v.)'in Medîne'de gerçekleştirdikleri "Muhammedi Devleti"nin bünyesinde yetiştirdikleri "Örnek ümmet çekirdeği" de işte bunlardır. Sonradan İslâm'ın o müstesna devleti de bu çekirdeğin büyütülmüş bir sureti olarak kurulmuştur.

Üstün siyaset sahibidir Efendimiz (S.a.v.)
Efendimiz (S.a.v.) Mekke'de ve Medine'de Hira'da Refik-i A'lâ'nın sesiyle uyanışından İslâm dinini en güzel bir şekilde kâinata tebliğ etme ve tatbik edişine kadar dâima aynı şekilde hedefi açık becerikli akıllı ve üstün siyâset sahibi idiler.
Mekke'de oranın geleneğinden istifâdeyi uygun görerek bir müşrik olan Ebû Tâlib'in himayesinde yaşadılar. Tâif dönüşünde yine müşrik olan Adiy oğlu Mut'im'in himayesini istediler ve Mekke'ye onun himayesinde girdiler.
Yine bunun için Mekke'de putları yıkmak kastıyla putperestlerin nizâmlarından faydalanmış Medine'de de aynı maksatla ve kendisiyle ashâbını korumak için oranın ahâlisini nizâma sokmuş onlarla antlaşmalar yaparak yardımlarını temin etmişti.

Çeşitli durumlarda tek gaye için; tek yol ve tek mevhibe: "İlâhî destek ve lütuf" idi.

Mekke'de on üç sene yılmadan gevşemeden ve yeise düşmeden O'nu azılı düşmanlarına karşı durduran Medîne'de de dünyevî her işle beraber mükemmel bir nizâm koymasını temîn eden O'nun eşsiz rûh ve iradesiyle kudretidir inşallah. Bunlar O'nun zamanı gelince her zorluğu yenebilecek bir hayatiyet ve kudrete sâhip olduğunun en açık delilidir.
Sen bizim önderimizsin Efendim (S.a.v.)!

Kendilerinden önce hiçbir kimsede bir arada bulunmamış olan bu rûhî kuvvet ve sıfatlar hangi yönden bakılırsa bakılsın O'nun yüce ahlâklı üstün bir şahsiyet olarak tanınmasına vesile olmuştur. Bu sıfatların tümüyle Allah'ın Resulü (S.a.v.) mukavemetsiz davet zamanında olsun Medine'deki hükümet ve riyasetle beraber yürüyen davet devrinde olsun hep başaran ve kazanan bütün varlığı ile Allah (c.c.)'a yönelip her türlü masivadan (dünyalık işler) yüz çeviren mümtaz eşsiz ve yüce önderimizdir.

Salât'ü selâm O'na ve âl'üashâbma ve ehl-i beytine olsun



(alıntı)
BERKİTO isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 10.02.08, 20:34   #2
Standart


Aslında
dinimizin okadar güzel yönleri varki değerini bilmiyoruz
devrimcal isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla


Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
sunnettirquot_, etmek, hediye, quothediyeyi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
"MTT Y2K" Dünyanın en hızlı "motoru" diyorlar ama duyunca "helikopter" sanacaksınız. audi tt Motorlu Araçlar Dünyası 1 03.02.08 20:45
Bilim ve Teknik Dergisi ""GÜNEŞ SİSTEMİ""görsel ve sesli anlatım uploader PC-Program 1 26.01.08 17:53
Derginiz "Yüz Yıl Albümü" ile birlikte hediye SaMeT46 Fenerbahçe 0 30.12.07 22:13
Necati Ateş: "10 Numarayı Lincoln'e Hediye Ediyorum" ibiramcan Galatasaray 0 22.06.07 19:55


Forum Zaman Ayarları GMT +2 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 09:20 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum; Haybeden Değil , Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.