| |
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #11 |
| | Yiyecekler İçecekler ve GiyeceklerDünya Allah'ın insan için yarattığı sayısız lezzetli ve besleyici yiyecek maddeleriyle donatılmıştır. Farklı lezzetlerdeki etler türlü renk tat ve kokuda meyve ve sebzeler baldan süte kadar uzanan hayvan ürünleri hatta baharatlar insan için özel olarak yaratılmışve dünya var olduğu günden itibaren insanlara cömertçe sunulmuştur. Bu arada insan vücudu da bu lezzetleri algılayabilecek yapıda özel olarak yaratılmıştır. İnsan güzel yiyeceklere karşı Allah'ın verdiği bir ilhamla iştah ve arzu duyar. Aynı şekilde de pis ve iğrenç maddelere (çürümüş kokuşmuşmaddeler irin iltahap kan vs.) karşı da bir tiksinti besler. Bu da insana ilham edilmişbir başka özelliktir. Bu dünyada var olan nimetlerin çok daha üstünleri Allah'ın Rahman sıfatı gereği cennette müminler için sonsuza dek hazır bulundurulacaktır. Cehennem ehli ise dünyada yapıp ettiklerinin cezası olarak Allah'ın lütfedici ve rızıklandırıcı (Rezzak) sıfatlarından çok uzakta kalırlar. (Şura Suresi 19) Artık onlar için yalnızca azap vardır. Bir ayette onların ahirette karşılaşacakları son şöyle haber verilir:İnkar edenler ateşe sunulacakları günArtık onlar için hiçbir nimet yoktur. En temel en doğal ihtiyaçlarının karşılanması bile onlar için bir azaba dönmüştür. Yiyecekleri birer acı kaynağı olarak Allah özel olarak yaratmıştır. Artık sonsuza kadar yiyebilecekleri tek şey darı dikeni veya zakkum ağacıdır. Bunlar da ne doyurur ne de besler. Yalnızca acı verirler; ağzı ve boğazı yırtar karınlarını parçalar kanatır iğrenç bir tat ve koku verirler. Ayetlerde cennetteki muhteşem güzelliklerden ve lezzetlerden söz edildikten sonra cehennem ehlinin yiyecekleri şöyle tarif edilir:NasılCehennem ehli Allah'ın verdiği nimetlere nankörlük ederek herşeyin Yaratıcısı Rabbimiz'e iman etmeyip O'nu gereği gibi takdir edememişolmalarının cezasını bu şekilde çekmektedir. Ceza olarak kendilerine hazırlanmışbir "şölen" vardır. Vakıa Suresi'nde inkar edenlerin suçu ve kendilerine hazırlanan bu özel "şölen" şöyle haber verilir:Çünkü onlarDünyadaki boğaz ağrıları şiddetli karın sancıları insana en çok sıkıntı ve acı veren hastalıklardan iken cehennemde bütün bunlardan çok daha şiddetlilerini sonsuza kadar inkarcılar yaşar. Yemek zorunda oldukları bu yiyecekler boğazlarında tıkanıp kalır yutkunamazlar. Yutabildikleri ise karınlarında kaynar durur. Tokluklarını gidermez. Cehennem ehli sonsuza kadar korkunç ve sürekli bir açlık içindedir.Cehennem ehli öyle açtır kiCehennem ehline içirilen bir başka iğrenç içecek irindir. İrin tıpta en kötü kokan salgı olarak bilinmektedir. Bir başka ayette ise hem irin hem de üstüne katılmışkaynar suyun inkar edenlere içirildiği bildirilir. Bu şekilde inkarcı hem kaynar suyun azabını hem de irinin iğrenç tadını birlikte aynı anda tadar.Sunulan içecekler bu kadar iğrenç ve dayanılmaz olmasına rağmen inkar edenlerin susuzluklarını gidermek için bunlara koşmaları susuzluklarının derecesini gösterir. Birinin azabını tadıp diğerine koşarlar. Bu da yemeleri gibi sonsuza dek tekrarlanır. Cehennem ehli sonsuza kadar korkunç ve süregiden bir susuzluk içinde kıvranır. Onların bu sonu Kuran'da şöyle bildirilir:Orada ne serinlik tadacaklarAğızlarına aldıkları bu iğrenç karışımı bir türlü yutamazlar boğazlarında kalır. Yutmaya yutkunmaya çalışır ama başaramazlar. Kan ve irinle boğulurlar ancak yine de bir türlü ölemezler:(Böylesinin) Önünde cehennem vardır ve (orada) irinli sudan içirilecektir. Yutkunmaya çabalayacak ve boğazından geçirmeyi başaramayacakBu çaresizlik içinde kendileri için özel olarak yaratılan bir diyalog imkanıyla cennet ehli ile muhatap olurlar. Onların içinde bulundukları muhteşem nimetleri görürler. Bu çektikleri azabı kat kat artırır. Bu arada cennet ehlinden biraz kendilerine de nimet verilmesini isterler ama bu boşuna bir yalvarıştır. Onların bu yakarışları Araf Suresi'nde şöyle haber verilmektedir:Ateşin halkı cennet halkına seslenir: "Bize biraz sudan ya da Allah'ın size verdiği rızıktan aktarın." Derler ki: "Doğrusu AllahYiyecek içeceğin yanı sıra giyecekler de küfredenler için özel olarak hazırlanmıştır. İnsan derisi hassastır. Kızgın bir soba veya ütüye bir saniye bile dokunamaz. Kazayla dokunduğu zaman ise günlerce acı çeker yarası su toplar derisi kabarıp dökülür. Cehennemde ise bir ütüden çok daha kızgın elbiseler insanın vücudunun her tarafını sarıp yapışacak insanın savmaya güç yetiremediği bir ateşolup derileri kavuracaktır:... İşte o inkar edenlerZebaniler Cehennem ehline sonsuza kadar acıyacak onları ateşten kurtaracak onlara yardım edebilecek tek bir kişi yoktur. Herşeyden önemlisi Allah onlara sonsuza kadar yardım etmez onlarla konuşmaz. Unutulmuşluğun terk edilmişliğin itilmişliğin ızdırabını yaşarlar. Ayette "bugün kendisine hiçbir sıcak dost yoktur" (Hakka Suresi 35) diye bildirilir. Tek muhatap olabildikleri önlerindeki sonsuz yaşamlarında kendilerine sayısız azap ve işkenceler uygulayacak olan azap melekleridir: "Zebaniler". Cehennem ehline azap vermekle görevli olan bu melekler bu inkarcılara asla merhamet etmezler. Son derece acımasız sert güçlü ve dehşet vericidirler. Alemlerin Rabbi olan Allah'ı inkar edenlerden hak ettikleri şekilde intikam almak için yaratılmışlardır ve görevlerini kusursuz olarak yerine getirirler. Allah Kuran'da şöyle buyurmaktadır:Ey iman edenlerKuran'da haber verilen zebaniler Allah'ın inkarcılar üzerindeki gazabının öfkesinin ve kahrediciliğinin bir tecellisidirler. İnkar edenleri her yönden en korkunç en acı en aşağılayıcı hor ve hakir kılıcı muamelelere tabi tutarlar. Cehennem melekleri zebaniler inkarcılara hak ettikleri cezayı ne bir eksik ne de bir fazla en güzel bir biçimde verirler. Allah'ın adaletinin tecellilerinden olan bu melekler Allah'ın kendilerine emrettiği görevi yerine getiren mübarek varlıklardır.CEHENNEMDEKİ MANEVİ AZAP Cehennemde inkar edenlere yaşatılan fiziksel azabın yanında en az bunlar kadar önemli bir başka azap olan manevi azap vardır. Manevi azap pişmanlık ümitsizlik horlanma aşağılanma utanç hayal kırıklığı gibi pek çok ruhi azabı içinde barındırır."Kalplere Tırmanan Ateş" Kendini Allah'a teslim etmemişve O'na iman etmemişinsanların dünyada çeşitli vesilelerle tattığı bir manevi azap vardır. Örneğin çok sevdiği bir yakınını dostunu karısını kocasını ya da evladını kaybeden ve ona bir daha ebediyen kavuşamayacağını düşünen veya çok yakın bildiği güvendiği birisinin ihanetine uğrayan bir insan acı çeker. İşte bu manevi azap gerçekte o insanın kaybettiği veya ihanetine uğradığı kişiyi ilahlaştırmasının karşılığı olarak Allah'ın kalpte yarattığı özel bir azap türüdür. Bu insanın Allah'a yöneltmişolması gereken sevgi hayranlık takdir dostluk bağlılık ve güven duygularını herşeyiyle Allah'a muhtaç aciz ve ölümlü bir insana yöneltmişolmasının sonucudur Bu şekilde Allah'a O'nun yarattığı bir kimseyi ortak koşmasının karşılığı olan bir cezadır. Müşrikliğinin cezasını Allah'ın daha bu dünyadayken insana böyle yaşatması bu insanın ahirete gitmeden önce akıllanmasına ve tevbe ederek yalnızca Allah'a yönelip dönmesine vesile olabilir. Burada ilahlaştırılanın mutlaka bir insan olması da şart değildir. Kişilerin zaafları farklı farklıdır. Mal mülk para servet itibar kısaca Allah'a ortak koşulan şirk koşulan herhangi bir nesne ya da kavram da aynı şekilde ilahlaştırılabilir. Dünyada bunları kaybetmenin verdiği azap ise yalnızca cehennemdeki benzerinin çok küçük dozdaki bir yansımasıdır. Bir ibret ve uyarı mahiyetindedir. Ahirete şirk dolu bir kalple gideni ise cehennemde bu acının aslı ve süreklisi beklemektedir. Yalnızca dünyadaki bu manevi azap bile kimi zaman öyle şiddetli olur ki bu acıyı çeken kurtulmak için her türlü fiziksel işkenceyi bile bu manevi acıya tercih eder. Hatta ölüp kurtulabilmek için intihar bile edenler olur. Bu tarifsiz acıyı ifade edebilmek için ise müşrik "yüreğinin yandığını" "ciğerinin yandığını" "içinin yandığını" söyler. Nitekim Kuran'da cehennem azabının bu manevi yönü dikkat çekici bir şekilde vurgulanarak "kalpleri yakan bir ateş"ten söz edilmektedir:Arkadan çekiştirip duranDünyadaki en şiddetli acı bile zamanla unutulur belki izleri bir süre devam eder ama hiçbir zaman ilk günkü şiddetini korumaz. Cehennemde ise bu acı dünyadakinden kat ve kat daha fazla olmak üzere hem de ebediyen hiç eksilmeden inkarcıların yüreklerine tırmanıp yakar.Bunun yanı sıra cehennem ehlinin umutsuzluk pişmanlık aşağılanmışlık öfke kin ve çekişme duygularının karışımı sonucunda yaşadığı manevi azap da buna katılır ve inkar edenler en az fiziksel olduğu kadar ruhi yönden de işkence çekerler.Cehennemdeki Aşağılanma Cehennemle ilgili pek çok ayet burada inkarcılar için aşağılayıcı alçaltıcı bir azap olduğunu haber verir. Bu inkarcıların dünya hayatındaki kibir ve büyüklenmelerine karşılık takdir edilmişbir cezadır. Dünya hayatında inkarcının en büyük hedeflerinden biri başka insanların kendisine imrenmeleri kendisini takdir etmeleridir. İyi bir iş çocuklar güzel evler arabalar ve benzeri dünyevi tutkular insanlara yapılan gösterişle değer kazanır. Nitekim Kuran'da dünya hayatının aldatıcı süslerinin arasında insanların kendi aralarında "övünme"leri sayılır.İşte insanların dünyadaki en büyük tutkusu olan bu "övünme" inkarcılar için ahirette şiddetli bir azaba dönüşür. Bu azab önceden sözünü ettiğimiz fiziksel acıların yanında aşağılanmayı hor ve aşağılık kılınmayı da içermektedir. Çünkü inkar eden kişi dünyadayken "Övülmeye layık olan" (Bakara Suresi 267) Allah'ı unutmuş buna karşın "kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edinmiş"tir. (Furkan Suresi 43) Bu nedenle de hayatını Allah'ı övmekle değil kendisine övgü toplamaya uğraşmakla geçirir. Kendisini yaratan Allah'ın değil insanların hoşnutluğu üstüne bir hayat kurmuştur. İşte bu yüzden de en büyük yıkımı insanlar karşısında küçük düşüp aşağılanınca yaşar. İnkarcı için en büyük kabuslardan biri başkalarına rezil olma küçük düşme aşağılanma halidir. Hatta inkarcılar arasında diğer insanlara rezil olmamak aksine onlardan övgü toplamak için canını bile verebilecek çok sayıda insan vardır. Bu yüzden cehennemdeki birçok azap bu kabusun üzerine kuruludur. İnkar edenler dünyadaki kibir ve büyüklenmelerine karşılık cehennemde korkunç bir biçimde aşağılanırlar. Kuran ayetlerinde bu gerçeğe şöyle dikkat çekilir:İnkar edenler ateşe sunulacakları günBu aşağılanmanın binbir çeşidi vardır. Cehennem ehline dünyada hayvanlara yapılan muameleden çok daha alçaltıcı davranılır. Onları aşağılamak için demirden kamçılar bukağılar ve tasmalar bulunur. İplerle direklere bağlanırlar boyunlarına tasmalar (bukağılar) geçirilir ayaklara zincirler vurulur. Aslında aşağılanmak cehennem içindeki tüm diğer azaplarla aynı anda gerçekleşir. Örneğin ateşe atılırken de bir yandan aşağılanırlar. Bu büyük horlanma inkarcıların diriltildikten ve cehenneme götürülmek için seçildikleri andan itibaren başlar.İnkarcıAllah'a isyan etmiş O'nu unutmuşolan kimse bu şekilde yakalandıktan sonra hayvanlardan beter bir muamele görecek saçından tutulup yerde sürüklenecek ve cehenneme atılacaktır. Karşı koyamaz bağırsa çırpınsa da kimse ona yardım edemez. Bu sadece çaresizliğin verdiği azabı artırır:... andolsunAyetlerde haber verildiğine göre inkarcılar "cehennem ateşine 'küçültücü bir sürüklenme ile' sürüklenecekler" ve onlara "işte sizin yalanladığınız ateşbudur" denecektir. (Tur Suresi 13-14) Bir diğer ayette haber verildiğine göre de bu "sürükleniş" "yüzükoyun" olacaktır. (Furkan Suresi 34)Cehenneme de aynı şekilde yüzükoyun olarak atılırlar:Kim bir kötülükle gelirseOraya girmeleriyle birlikte aşağılanma daha da şiddetlenir. Çektikleri tüm fiziksel azapların bir de bu yönü vardır. Örneğin ateşe atıldıklarında yanmanın verdiği acının yanında bir de aşağılanmanın horlanmanın küçültülmenin ızdırabını yaşarlar.Bir başka surede inkarcının ateşazabı sırasında nasıl aşağılandığı şöyle anlatılır:"Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin. Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün; (Azabı) Tad; çünkü senİnkar edenleri aşağılamak için ayrıca özel olarak hazırlanmışkamçılar tasmalar bukağılar zincirler vardır. Kuran'da şöyle buyurulur:(Allah buyruk verirDünyada vahşi olanlar dışında hayvanlar bile zincire vurulmazlar. İnsanlardan ise artık insan muamelesi görmeyen ileri derecede tehlikeli akıl hastaları bağlanırlar. Buna karşın cehenneme gönderilmişinkarcılar tüm yaratıkların en aşağılarıdırlar. İşte bu nedenle üstteki ayette haber verilen "uzunluğu yetmişarşın olan zincir"e vurulurlar. Başka ayetlerde bu aşağılatıcı azaptan şöyle söz edilir:Boyunlarında demir-halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler. Kaynar suyun içinde; sonra ateşte tutuşturulacaklar. Sonra onlara denilecek: "Sizin şirk koştuklarınız nerede?" (Mümin SuresiDiğer bazı ayetlerde söz konusu aşağılayıcı azap şöyle anlatılır: O gün suçlu-günahkarların (sıkı) bukağılara vurulduklarını görürsün. Giyimleri katrandandırCehennemdeki bu aşağılanmanın inkar edenlerin ruhunda yarattığı karanlık rezillik küçülmüşlük ve horlanmışlık dışlarına da vurur. Tıpkı dünyada insanlara rezil olan onuru ayaklar altına alınan bütün kişisel hakları tecavüze uğrayan insanların tarifsiz sıkıntılarının yüzlerine vurması gibi. Cehennemde yaşanacak olan aşağılanma da insanların çehresine etki edecek yüreklerdeki zillet dışa vuracaktır. Başka bir ayette şöyle buyurulur:"O günBuraya kadar saydığımız tüm bu aşağılanma yöntemlerinin yanı sıra cehennemde inkarcılar için çok daha çeşitli aşağılanmaların da olacağını unutmamak gerekir. Allah Kuran'da inkar edenler için "aşağılanma" kavramını kullanmışve buna belli başlı örnekler vermiştir. Ancak aşağılanma çok genişbir kavramdır ve insanda dünyadayken bu duyguyu oluşturan herşey her muamele her olay bu kavrama dahildir. Cehennemde de belki de binlerce katıyla bulunmaktadır. |
| |
| | #12 |
| | Telafisi Olmayan Pişmanlık İnkarcı dirildiği andan itibaren yaptığı kahredici hatanın farkına varır. Bu onarılmaz hatanın verdiği pişmanlık dalgası tüm vücudunu kaplar. Büyük bir yıkım yaşar pişmanlığın etkisiyle kendini yer bitirir. Dünyada yaptıkları inkarcılara gösterildiğinde gaflet içinde geçirdikleri hayatlarını telafi etmeye karşı onulmaz bir hasret duyarlar. Geri dönmeyi kendilerine bir hak daha verilmesini isterler. Dünyada iken birlikte gaflete daldıkları dostlarını sevgililerini bir daha görmek istemezler. Tüm dostluklar tüm sevgiler tüm bağlar kaybolmuştur. Dünyada iken kurmuşoldukları yaşam yaptıkları işler evleri arabaları eşleri çocukları şirketleri örfleri gelenekleri savundukları "dünya görüşü" herşey ama herşey artık değersizleşmiş yok olmuştur. Herşey yok olurken yerine de bir tek azap gelmiştir. Ayetlerde o günkü yıkımın yarattığı ruh hali şöyle tarif edilir:Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık." Hayırİnkarcı içindeki bu büyük yıkıma rağmen bir yandan da hala kibiri bırakmamakta ve ayette bildirildiğine göre "azabı görünce pişmanlığını gizlemekte"dir. (Yunus Suresi 54) Bu kibirin canlı kalması onun için ayrı bir azap kaynağı olacak cehennemde karşılaşacağı aşağılanma söz konusu kibir nedeniyle ona tarifsiz acılar verecektir. Cehennem Ehlinin Birbirleriyle Çekişmeleri Dünyada iken çok önemli sayılan makam ve mevkilerin ast-üst ilişkilerinin artık hiçbir anlamı kalmamıştır. Aksine insanlar liderlerine liderler de kendilerine bağlananlara lanetler yağdırırlar. Onların bu tartışmaları ve yakınmaları ayetlerde şöyle haber verilmektedir:Öyle ki (o gün) kendilerine tabi olunanlarBöylece sonsuz azapla karşılaşan cehennem ehli arasında büyük bir çekişme başlar. Herkes birbirini suçlar. Eski dostlar birbirlerine büyük bir kin beslerler. Aralarındaki nefretin tek nedeni dünya hayatındaki dostluklarıdır. Günah işlemede ve din dışı yaşamda birbirlerini teşvik etmiş inkarda birbirlerinden destek almışlardır. Bütün dostluk kavramları cehennem azabıyla birlikte yıkılır bütün bağlar parçalanıp koparılır. Bütün bu kalabalığın arasında herkes yapayalnızdır ve biri diğerini lanetler:(Allah) diyecek: "Cinlerden ve insanlardan sizden önce geçmişümmetlerle birlikte ateşe girin." Her bir ümmet girişinde kardeşini (kendi benzerini) lanetler. Nitekim hepsi birbiri ardınca orada toplanıncaSonuçsuz Yalvarmalar ve Ümitsizlik Cehennem ehli büyük bir çaresizlik içindedir. Başlarına gelen azap hem korkunç derecede acı verici hem de sonsuzdur. Tek çare olarak yalvarmayı seçerler. Gördükleri herkese yalvarırlar. Cennet ehlini görürler onlardan bir parça olsun su ve yemek isterler. Allah'a yalvarmaya merhamet dilemeye çalışırlar. Ama hepsi boşunadır. Yalvarmalarının bir kısmı cehennemin bekçileri olan zebanileredir. Kendilerine en görülmedik işkenceleri yapan bu azap meleklerine bile yalvarır ve onlardan kendileri adına Allah'a seslenmelerini isterler. İçinde bulundukları azap o kadar yoğun bir azaptır ki onun bir gün için olsun hafifletilmesi için yalvarırlar. Ama yanıt alamazlar:Ateşin içinde olanlarBunun yanında Allah'tan merhamet dilemeye de çalışırlar. Ancak yine boşunadır: Dediler ki: "RabbimizAyetlerden anlaşıldığına göre bu Allah'ın cehennem ehline son hitabıdır. Çünkü Allah bunlara "O'nun içine sinin ve benimle söyleşmeyin" dedikten sonra artık aksinin olması söz konusu değildir. Bundan böyle Allah cehennem ehli ile sonsuza dek muhatap olmaz. Bu düşünmesi bile insana acı veren bir durumdur.Cehennem ehli çığlık çığlığa azap çekerken "kurtuluşa ve mutluluğa eren"ler yani müminler de cennetin nimetleri içindedirler. Ve cehennem ehlinin çektiği manevi azapların birini söz konusu cennet ehli ile olan diyaloğu oluşturur. İnkarcılar cehennemin korkunç azapları içinde işkence görürken özel olarak yaratılan bir sistem ile cenneti görür oradaki büyük nimet ve ihtişamı izlerler. Dünyada iken kendileriyle alay ettikleri müminlerin büyük bir rahatlık içinde görkemli mekanlarda muhteşem evlerde nefis yiyecek ve içecekleri tattıklarını görürler. Kendi yaşadıkları azab ve aşağılanmaya karşılık müminlerin böylesine büyük bir nimet övülmüşlük ve huzur içinde olduğunu fark ederler. Bu ise yaşadıkları azabı daha da şiddetlendirir. Duydukları pişmanlık dayanılmaz boyutlara varır. Dünyada iken iman etmemiş müminlerin aksine Allah'ın hükümlerine itaat etmemişolmalarının kahredici pişmanlığı içinde boğulurlar. Bu psikoloji içinde cennet ehliyle diyalog kurmaya hatta onlardan yardım dilemeye de çalışırlar. Yalvarırlar ancak yine boşunadır. Kuran'da cennet ve cehennem ehli arasındaki bu diyalog şöyle haber verilir:Onlar (müminler) cennetlerdedirler; birbirlerine sorarlar. Suçlu-günahkarları;Müminler ile münafıklar arasında olan konuşmalar da Kuran'da bildirilmektedir. Münafıklar dünyada iken bir süreliğine de olsa müminlerin yanında bulunmuşkimselerdir. İman etmedikleri halde çeşitli çıkar hesapları gereği kendilerini mümin gibi göstermeye çalışmışve böylece "ikiyüzlü" sıfatını kazanmışlardır. Ahirette ise cehennemde yanarken müminleri görür ve yardım istemeye yalvarmaya kalkarlar. Kuran'da mümin ve münafıklar arasında geçen konuşma şöyle haber verilmektedir:O günKurtuluşu Olmayan Sonsuz AzapCehennemin şiddetini kat kat artıran bir özelliği oradan hiçbir zaman kurtuluşolmamasıdır. Bir acı çok şiddetli olsa bile eğer insan onun biteceğini bilirse bu onu rahatlatır her zaman kurtuluşiçin bir umut vardır. Ancak bu umut cehennemde yoktur ve cehennem ehlini en çok yıkıma uğratan şey de budur. Ateşte yakıldıkları zincirlendikleri kaynar suyla haşlandıkları kırbaçlandıkları dar yerlere elleri boyunlarına bağlı olarak sokuldukları anlarda bilirler ki bu azap sonsuza kadar sürecektir. Her kaçmaya çalıştıklarında sert bir şekilde engellenmeleri onlara işkencenin sonsuza kadar devam edeceğini gösterir. Bir ayette bu kahredici ortam şöyle bildirilir:Ne zaman ordanCehennem tümüyle kapalıdır. İnkarcılar için cehenneme yalnızca bir kez girişvardır sonra çıkışimkansızdır. Hiçbir çıkışyolu bırakılmamıştır. Hapsedilmenin verdiği duygu inkarcıları çepeçevre kuşatır. Etrafları aşmaya güç yetiremeyecekleri duvarlar kilitlenmişkapılarla çevrilmiştir. Ayetlerde bu kahredici hapsolunmuşluk şöyle tasvir edilir:Ayetlerimizi inkar edenler iseİnkarcılar ateşi gördüklerinde ait oldukları yeri anlarlar. Anlarlar ki artık hiç kimse için o ateşten kaçışimkanı yoktur. Zaman kavramı yok olmuştur ve sonsuz bir azap başlamıştır. Acının en korkunç özelliği ebediyen sürecek olmasıdır. Yüz yıl bin yıl veya milyon yıl geçse yine de sona yaklaşılmışolmaz. Milyonlarca yıl sonsuzluğun yanında bir hiçtir. Cehennemde yaşayan inkarcı dünyadaki gibi bir sonluluk bekler ama boşunadır. Bu yüzden ayetlerde azabın sonsuza kadar sürecek olması önemle belirtilmiştir:AllahDünyada yaşanan bütün acılar için muhakkak bir son yani kurtuluşvardır. Acı çeken insanın iki kurtuluşu olabilir acı ya biter ya da kişi ölür. Dışarıdan bakıldığında ikisi de bir kurtuluştur. Cehennemde ise durum çok daha kötüdür. Izdırap sürekli ve kesintisizdir. İnkarcıların kendilerini toparlamalarına rahat bir nefes almalarına fırsat verilmez.Sonsuz Azaptan Kurtulmak İçin Bir Hatırlatma Dünyada Allah'ın ayetlerinden yüz çeviren ve herşeyi yaratan Rabbimiz'i inkar edenlerin ahirette hiçbir kurtuluşlarının olmayacağı cehennemde dehşet verici bir azapla karşılaşacakları Kuran'da bildirilir ve tüm insanlar Allah'ın azabıyla uyarılır. İşte bu yüzden her insan burada anlatılan gerçekleri öğrendiğinde hiç zaman yitirmeden içine girdiği yoldan geri dönmelidir. Çünkü bu yolun sonu büyük bir yıkım getirir. Yapması gereken en önemli şey ise kendini Allah'a teslim etmektir. Bunu yapmadığı takdirde ebedi bir pişmanlık yaşayacaktır. Kuran'da inkarcıların pişmanlığı şöyle haber verilir:O inkar edenler Müslüman olmayı nice kereler dileyecekler. Onları bırakSonsuz azaptan ve bu pişmanlıktan kurtulmanın ve Allah'ın rızasını ve cennetini kazanmanın yolu ise bellidir: Geç olmadan Allah'a gönülden iman etmek ![]() Tüm yaşamını O'nu razı edecek davranışlarla geçirmek… |
| |
| | #13 |
| | hepsini okudum Güzel Ve Dogru ŞEyler eyw |
| |
![]() |
| Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet |
| Etiketler |
| sonrasi, olum |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ateşli Öpüşme ve Sonrası... :D | spettro | Komik Resimler | 3 | 12.02.08 22:13 |
| dügün öncesi ve sonrası | green_eyes | Harbi Muhabbet | 8 | 25.10.07 16:19 |
| sınav sonrası yalanları | green_eyes | Harbi Muhabbet | 2 | 22.08.07 16:53 |
| hapşırma sonrası diyalogları.... | Rebel Angel | Harbi Muhabbet | 0 | 08.07.07 13:44 |
