HarbiForum  
Bu Fırsat Kaçmaz
Geri git   HarbiForum > Kültür & Sanat > Genel Kültür
Genel Kültür bölümde Türkülerimiz ve Hikayeleri konusunu görüntülüyorsunuz.

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Genel Kültür Herkesi bilmesi gereken şeyler,bilmedikleriniz,bunları bilmiyordum dedikleriniz.


Yeni Konu aç Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23.06.08, 01:43   #1
The_RocK_ULa

 
ibiramcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: Haziran 2007
HF Kimlik No: 621
Yaş: 17
Konular: 9615
Mesajlar: 11.567
Points: 10.780,00
Bank: 3.949.929,93
Total Points: 3.960.709,93
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2726
Rep Puanı : 76071
ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
al sana gezersin bunla sakın bızı unutma haa... - last_baron Sana kahve ısmarlayayım da bol bol konu aç :D - elecTRo harbi madalya - kralex Al sana bir gitar En çok çaldığın şey :) - Ilean07 forumun süpermenisin kadeşim çalışmalarından dolayı tbrklr - fbrdm07
:.. - Lonely okula gelip giderken ii olur die düşündüm:) - jack_fear anasından bubasından bi yüüüsük - jack_fear
Standart Türkülerimiz ve Hikayeleri


Güvercin uçuverdi
Kanadın açıverdi
Elin oğlu değil mi
Sevdi de kaçıverdi

A benim aslan yarim
Duvara yaslan yarim
Duvar cefa götürmez
Sineme yaslan yarim

Güvercinim uyur mu
Çağırsam uyanır mı
Yar orada ben burda
Buna can dayanır mı

A benim hacı yarim
Başımın tacı yarim
Eller bana acımaz
Sen bari acı yarim

Caminin müezzini yok
İçinin düzeni yok
Çok memleketler gezdim
Misget'ten güzeli yok

Daracık daracık sokaklar
Misget şeker topaklar
Pul pul olsun dökülsün
Seni öpen dudaklar

Caminin ezan vakti
İçinin düzen vakti
Ben Misget'i yitirdim
Sonbahar gazel vakti

Gökte yıldız sayılmaz
Çiğ yumurta soyulmaz
Üçer avrat almayan
Hiç erkekten sayılmaz



Misket, ufacık tefecik bir elma türü Huriye de Ganizadeler'in ufakcık tefecik şipşirin kızlarının adı Huriye, sık sık evlerinin önündeki elma ağacına tırmanır, yolu gözler; sebep, Osman Efe

Ankara'nın sayılı efelerinden Osman, genç, yakışıklı, geniş omuzlu,burma bıyıklı Huriye'nin gönlü bu Osman Efe'de Osman Efe, evin önünden geçiyor; Huriye atlıyor bahçeye, tırmanıyor misket ağacına İkisinin de yüreğinden ılık bir şeyler akıyor Osman Efe, Huriye'yi adıyla çağırmıyor hiç, ''misket'' diyor Huriye'ye

Yörenin ünlü ağalarından Kır Ağa, bir gün Huriye'yi su doldururken görüyor çeşme başında Aradan bir hafta geçmeden Kır Ağa, Huriye'yi istetiyor Babası, ''Kır Ağa, yiğit insandır, malı mülkü yerindedir'' diyerek Huriye'yi vermek ister Annesi, Huriye'nin ağzını arar, fakat Huriye ''ölsem Kır Ağa'ya varmam'' cevabını verir

Huriye, akşamı zor eder Bahçeye çıkıp, Osman Efe'nin yolunu gözler Uzaktan atını görünce, tırmanıp çıkar elma ağacına Durumu bildirir Osman Efe'ye

Osman Efe, çılgına döner Kır Ağa'ya haber gönderir, ''Kendini sever, sayarım Yiğit kişi bellerim Yolumdan çekilsin Sonu iyi olmaz'' der Haberi Osman Efe'den Kır Ağa'ya götürenler, bire bin katarak anlatırlar ''Osman diyor ki, Kır Ağa kim oluyor da benim yavuklumu alacak Leşini sararım'' diye

Kır Ağa, ''Demek dünkü çocuk bize meydan okuyor Kendine güveniyorsa karşıma çıksın'' diye Osman Efe'ye haber gönderir Tabii haberi götürenler Osman Efe'ye de bire bin katarak anlatıyorlar Osman Efe Kır Ağa'ya, Kır Ağa Osman Efe'ye kinlenir Sonunda kıran kırana kavga etmeye, sağ kalanın Huriye'yi yani Misket'i almasına karar veriyorlar

Belirlenen gün ve yerde karşılaşıyorlar Bıçaklar çekiliyor Huriye ise durumu merakla bekliyor Çıkmış elma ağacı üstüne, yoları gözlüyor Bir yandan da Osman Efe için dua ediyor Osman Efe ise Kır Ağa karşısında aslanlar gibi dövüşüyor Kır Ağa birden duruyor ''Benimle böylesine boy ölçüşen yiğide, ben kıyamam Koç olacak kuzuya bıçak çekemem Vur bıçağını bağrıma Misket senin olsun'' diyor Osman Efe önce şaşırıyor, sonra oda bıçağını yere atıyor ve koşup ellerine sarılıyor Kır Ağa'nın

Kadın-kız da yollara dökülmüş uzaktan görünen kalabalığı bekliyor Misket ise çıktığı elma ağacında duramıyor heyecandan Daldan dala geçip, gelenleri seçmeye çalışıyor Derken kalabalık yaklaşır, önde Kır Ağa, arkasında kalabalık Gözleri Osman'ın arıyor, göremiyor Birden başı dönüyor, gözleri kararıyor, tepe üstü ağaçtan aşağı düşerek cansız yere yığılıyor

Çok geçmeden kalabalık elma ağacına ulaşınca, bir feryattır kopuyor Osman Efe, sığmıyor oralara Kadınlar kızlar perişan Misket kızın yani Huriye'nin hikayesi dilden dile dolaşıp türkü oluyor



__________________
_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_


Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi
Yine öğrettin bana sevmeyi
Yeniden doğdum senle
Öğrendim yürümeyi
Ne olur bırakma ellerimi



HerŞeyim Sensin
Sadєcє Sєn!!
ibiramcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.06.08, 01:44   #2
The_RocK_ULa

 
ibiramcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: Haziran 2007
HF Kimlik No: 621
Yaş: 17
Konular: 9615
Mesajlar: 11.567
Points: 10.780,00
Bank: 3.949.929,93
Total Points: 3.960.709,93
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2726
Rep Puanı : 76071
ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
al sana gezersin bunla sakın bızı unutma haa... - last_baron Sana kahve ısmarlayayım da bol bol konu aç :D - elecTRo harbi madalya - kralex Al sana bir gitar En çok çaldığın şey :) - Ilean07 forumun süpermenisin kadeşim çalışmalarından dolayı tbrklr - fbrdm07
:.. - Lonely okula gelip giderken ii olur die düşündüm:) - jack_fear anasından bubasından bi yüüüsük - jack_fear
Standart


Hastane önünüde incir ağacı

Doktor bulamadı bana ilacı

Baştabib geliyo zehirden acı

Garip kaldım yüreğime dert oldu

Ellerin vatanı bana yurt oldu

Mezarımı kazın bayıra düze

Benden selam söyleyin sevdiğim gıza

Başına koysun, karalar bağlasın

Gurbet elde kaldım diye ağlasın



Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç asker'de vereme yakalanır Hava değişimi olarak Yozgat'a (Akdağmadeni) gelir Sözlüsünün ailesi gence kızlarını göstermek istemez Genç tedavi için İstanbul'da hastaneye yatar, pencereden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söylerYakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamayarak hastanede ölür Ailesi cenazesini Yozgat'a getiremez, İstanbul'da kalır
__________________
_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_


Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi
Yine öğrettin bana sevmeyi
Yeniden doğdum senle
Öğrendim yürümeyi
Ne olur bırakma ellerimi



HerŞeyim Sensin
Sadєcє Sєn!!
ibiramcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.06.08, 01:44   #3
The_RocK_ULa

 
ibiramcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: Haziran 2007
HF Kimlik No: 621
Yaş: 17
Konular: 9615
Mesajlar: 11.567
Points: 10.780,00
Bank: 3.949.929,93
Total Points: 3.960.709,93
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2726
Rep Puanı : 76071
ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
al sana gezersin bunla sakın bızı unutma haa... - last_baron Sana kahve ısmarlayayım da bol bol konu aç :D - elecTRo harbi madalya - kralex Al sana bir gitar En çok çaldığın şey :) - Ilean07 forumun süpermenisin kadeşim çalışmalarından dolayı tbrklr - fbrdm07
:.. - Lonely okula gelip giderken ii olur die düşündüm:) - jack_fear anasından bubasından bi yüüüsük - jack_fear
Standart


- İstanbul'u mesken mi tuttun?
Bu güzelleri gördün beni unuttun mu?
Sılasına gelmeğe yemin mi ettin yoksa?
Yarim İstanbul'u mesken mi tuttun aman
Gördün güzelleri ben unuttun aman
Beni evinize köle mi tuttun aman
Gayri dayanacak özüm kalmadı aman
Mektuba yazacak sözüm kalmadı aman
Yarim sen gideli yedi yil oldu aman
Diktigin fidanlar meyveye döndü aman
Seninle gidenler silaci oldu aman
Gayri dayanacak özüm kalmadı aman
Mektuba yazacak sözüm kalmadı aman




Güz güneşi sarı sarı devriliyordu o ikindi üzeri de uzaklardaki mor dağların ardına Elinde su testisi, köyün çeşme başında, sıraya girmişti Yedi yıl önce beş altı yaşındaki kızlar şimdi varmışlardı on iki , on üçlerine Düğün davulları aynı gün birlikte döğülen Hatça'yla Zalha'nın üçüncü çocukları koşup oynuyorlardı

Derin bir iç geçirdi

Bir çocuğu olsaydı bâri Oğlan değil, kızı O zaman olsaydı şimdiye yedi yaşında Çeşmeden su getirmese bile, evde aşa muşa el atar, ortalığı toplar, anasına can yoldaşı olurdu Ama İstanbul gurbetinde yedi yıldır eylenen eri, istemezdi kız evlât Erkek olmalıydı çocuğu Erkek olmalı babası gibi bilekli, kocaman kocaman elli, ayaklı, kaşı gözü kudretten sürmeli On yaşına varmadan, çifte çubuğa el atmalıydı Yedi yıldır İstanbul gurbetinde eyleşen böyle isterdi oğlunu Babasının soyunu sürdürmeli, köy çocuklarıyla dere kıyısında güleş tutup, kendi akranlarını yere kabak gibi vurmalıydı:
Gene derin bir iç geçirdi

Yedi yıl, yedi koca yıldır İstanbul dedikleri güzeli bol, seyranı renkli İstanbul'da ne bekliyor da gelmek bilmiyordu? Sakın orda gül yüzlü, bal dudaklı, kara kaş kara gözlü bir güvercin göğsü topukluya Ağlıyası geldi birden Düşünmek istemiyordu bunu O pençeli, o tuttuğunu koparan, o boylu poslu erkeğinin bir İstanbul kızına tutulup ondan dolayı sılasını unuttuğunu öğrense öldürürdü kendini \"Vallaha öldürürüm!\" dedi içinden sert sert \"Günahı, vebali varsa ona Kaba sakal hoca tevatür günah dediydi vaazda Hele böyle bir şey olsun\"

Yanında bir karaltı Kendine gelerek gözlerinin yaşardığına dikkat etti, sildi elinin tersiyle gözlerini

Resullarin Emine anaydı gelen:

- Ne o kınalı kekliğim benim? dedi Öksüzüm, yavrum Ne ağlıyon? Telâşlandı:
- Yoook, ağlamıyorum nene

Gün görmüş, umur sürmüş kırış kırış nene inanmadı:
- Ağlıyon kınalı kekliğim, sürmelim ağlıyon Ben bilmem mi ne diye ağladığını? Vefasızın diktiği fidanlar meyveye geldi Onunla gurbete gidenler yedinci sefer dönüyorlar sılaya O nerde? Hani?

\"Kınalı keklik\" gene derinden bir çekti Güneşin yarı yarıya derildiği mor dağlara baktı Gözlerinden yuvarlananlara dur diyemiyordu gayri Varsın aksınlardı Nene'nin dediği gibi, öksüze bu dünyada gülmek yoktu Keten yelekli, burma bıyıklısı İstanbul gurbetinde belki de bembeyaz bir istanbul kızıyla unutmuştu sılasını Dili de varmıyordu ama, unutmasa ne diye yedi yıldır dönüp gelmesin? Dönüp gelmedi diyelim, insan iki satır bir şeyler de mi yazamazdı? İlk gittiği aylar nasıl yazıyordu? Demek unutmuştu? Unutmuştu demek ha? Hıçkırdı Genç, yaşlı kadınlar, ellerinin kınasıyla çiçeği burnunda kızlar toplandılar başına Sormadılar hiçbir şey Biliyorlardı Sorup da ne diye yüreğini büstübün kaldırsınlar? Biri:
- Sus bacım, dedi Sus! Bir başkası:
- Gözlerinden döktüğüne yazık!

Sağdan soldan herkes bir şey söylüyordu:
- El oğlu değil mi? En iyisinin köküne kibrit!
-Vallaha Amasyanın bardağı, biri olmazsa biri daha bence
- En doğrusu bu ama
- Dinlemiyor ki!
- Bu gençlik, bu tâzelik
- Yedi yıl, yedi yıl anam Dile kolay İnsan eksik eteğini yedi yıl sılasında unutur mu?

Sıkıldı, bunaldı Ağlamıyordu artık Zaman zaman bu: Mâdem erkeği İstanbul gurbetinde yedi yıldır unutmuştu onu, o da varsın istidayı boşansın bir güzel, varsındı bir başkasına Elini sallasa ellisi, başını sallasa

Duramadı karıların arasında Onüçünde bulup yitirdiği, yirmisine vardığı halde bir türlü geri dönemiyeni içinden bir sızı bir geçti Testisini koydu çeşmenin iplik gibi akan suyunun altına Testi dola dursun, gittiyse keyfinden mi gitmişti İstanbul'a? Gözü kör olasıca yokluk Düşmanına avuç açtıran yokluk yüzünden, birkaç para kazanıp öküzü ikileştirmek, birkaç dönüm tarla daha alıp babadan kalan bir kaç dönümüne eklemek için O gece, o gece işte, nasıl yatırmıştı koluna! Nasıl okşamıştı saçlarını, neler demişti? İstanbul gurbetine gidecek, çok değil yazı orda geçirip, güze, olmazsa kışa koynunda desteyle para, dönecek O zamana kadar bir de oğlu olmuş olursa, eh gayri, keyfine son olmıyacaktı!

Başındaki beyat örtüyü çenesinin altında çözüp yeniden bağladı
Yedi yıl, yedi koca yıl!
Kocasının isteğince bir oğlu olaydı bâri

Testisinin dolup taşmakta olduğunun farkına bile varmadı: Bir oğlu olsa o zamandan bu zamana, altı yaşında mı olurdu? Bösböyük, palazlanmış delikanlı Akranlarıyla dere kenarında güleş mi tutardı? Babası gibi pençeli olur da akranlarını yere kapak gibi mi vururdu? Ekimde tarlaya birlikte mi giderler, hasat vakti düveni birlikte mi sürerlerdi? Babasının kokusunu mu taşırdı?
- Kınalı keklik kaldın gene Bak testin doldu, taşıyor!

Kendine geldi İnsanoğlunun aklına şaştı Gözleri testisindeydi güya Testisinde olduğu halde, görememişti dolduğunu

Çekti lülenin altından Güldü acı acı

Tuttu evinin yolunu Tuttu ya, şimdi de aklından köyün yaşlıları, gençleri kaynaşmağa başlamıştı Her kafadan bir ses:
- Deli anam deli bu!
- Doğru bacım, deli
- Beni yedi yıldır sılamda unutacak da
- Ben de hâlâ yolunu bekliyeceğim onu ha?

Sonra kafa kafaya, fısıl fısıl bir konuşma Ah bu konuşma, ah bu konuşmalar Evden içeri girerken, Dursunların Hacı'yı hâtırladı elinde olmı(Sansürlü Kelime) İnce, kapkara kaşları yıkıldı sinirli sinirli Testiyi bıraktı kapının yanına, geçti pencerenin önünde dayandı duvara sağ omzuyla Odada kimse yoktu, tek başınaydı ya, deminki karılar, kızlar, orta yaşlıların hayalleri doldurmuştu odayı Alev saçan bakışlarıyla sanki topuna haykırdı:
- Dursunların Hacı, Kara Hacı başınızda parçalansın Atın yerine eşeği bağlamıyacağım işte, bağlamıyacağım!

Kara Hacı da neydi ki sırma bıyıklı Ali'sinin yanında? Değil yedi yıl, on yıl dönmese sılasına, onu gene unutamazdı işte!

Güz güneşi çoktaan devrilip gitmişti mor dağların ardına Gece iniyordu köye ağır ağır Loş oda farkına varılmaksızın kararıyor, derinleşiyordu Derken bu yandaki kapkara dağların ardından bakır kızılı kocaman bir ayın tekeri gözüktü Sonra ağır ağır yükseldi göklere, ufaldı, bakır kızılını yitirdi, pırıl pırıl yanmağa, saz örtülü dumanlarıyla ker*** evleri süslemeğe başladı

Canı ne yemek istiyordu, ne de su

Gel desen gelmez miydim? Şu güzellerin doldurduğu elmastan kadehleri ben dolduramaz mıydım?

Ali bakıyordu, sadece bakıyordu

Oysa hem ağlıyor, hem söylüyordu:
- Ketenden yeleğini bile ben dikmedim miydi? Benim gibi bir öksüze dünyayı haram etmeğe nasıl kıydın? Yiğitliğine yakışır mıydı gurbette beklemek dayanacak özümün tükendiğini anlamadm mı?

Ali susuyor, boyuna susuyordu Taştan ses çıkıyor, Ali'den çıkınıyordu Sözlerinin ardını getirdi ağlıya ağlıya:
- İnsafsız yedi yıl oldu sen gideli, diktiğin fidanlar meyvaya geldi tekmil Birlikte gittiklerinizin tümü yedişer sefer geldiler sılalarına Buraların güzelleri çoktur ama sana yaramaz Durmadın sözünde Ali'm Sözünde durmayana erkek demezler biliyor musun? Kavlimizde gidip de dönmemek varmıydı vefasız?

Fakat Ali hiç ses vermeden bakmış bakmış, sonra çekip giderken duman olmuştu âdeta Bağırmıştı ardından, bağırmış, bağırmış Fakat Ali

Uyandı Güneş bir mızrak boyu yükselmişti Kalktı yaslandığı yerden:
- Hayırdır inşallah, dedi

Kalktı usulcak, gitti kapıya, örttü, kalın tahta sürgüsünü itti Ne olur ne olmazdı Kara, kuru Hacı kötü dadanmıştı çünkü Köy bakkalında kafayı çekip elinde saz, düşüyordu tek gözden ibaret evininin yakınlarına Daha bir günden bir güne ne kapısına dayanıp böyle böyle demiş, ne de çeşmeye giderken, yahut da tarlanın yolunu tek başına tuttuğunda yolunu kesmişti Kesmemiş, lâf da atmamıştı ama, köyün cadı karıları pek yakıştırmışlar onu Kara Hacı'ya! Yedi yıldır İstanbul'u mesken tutan vefasızını düşüne düşüne uykuya varıverdi Dünya çoktan silinmiş, ay devrini tamamlayıp elini eteğini çekmişti dünyanın göklerinden

Devrile kaldığı yerde mışıl mışıl uyuyordu
Uykusunda düş
Düşünde İstanbul gurbeti Taşı toprağı altındandı İstanbul gurbetinin Ali'sini aramağa gitmişti düşünde Bulmuştu da Güzellerin arasındaydı Bir kıyıdan bakıyordu Güzellerden biri dizine başını koyup uzanmıştı boylu boyunca Bir başkası gümüş bir kupayla şarap veriyor, daha bir başkası da dudağından öpmeğe uzatıyordu dudaklarını

O zaman, o zaman işte, gizlendiği kıyıdan çıkıvermişti Ali şaşırmış, bırakıp güzellerini, koşmuştu yanına Açmıştı ağzını Ali'sine, yummuştu gözünü:
__________________
_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_


Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi
Yine öğrettin bana sevmeyi
Yeniden doğdum senle
Öğrendim yürümeyi
Ne olur bırakma ellerimi



HerŞeyim Sensin
Sadєcє Sєn!!
ibiramcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.06.08, 01:44   #4
The_RocK_ULa

 
ibiramcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: Haziran 2007
HF Kimlik No: 621
Yaş: 17
Konular: 9615
Mesajlar: 11.567
Points: 10.780,00
Bank: 3.949.929,93
Total Points: 3.960.709,93
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2726
Rep Puanı : 76071
ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
al sana gezersin bunla sakın bızı unutma haa... - last_baron Sana kahve ısmarlayayım da bol bol konu aç :D - elecTRo harbi madalya - kralex Al sana bir gitar En çok çaldığın şey :) - Ilean07 forumun süpermenisin kadeşim çalışmalarından dolayı tbrklr - fbrdm07
:.. - Lonely okula gelip giderken ii olur die düşündüm:) - jack_fear anasından bubasından bi yüüüsük - jack_fear
Standart


Dersini Almış Da Ediyor Ezber
Dersini almış da ediyor ezber
Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler
Aman aman ben yarelendim aman

Bu dert beni iflah etmez del'eyler
Benim dert çekmeye dermanım mı var
Aman aman sürmelim aman

Kaşın çeymelenmiş kirpik üstüne
Havada bulutun ağdığı gibi
Aman aman ben yarelendim aman

Çiğ düşmüş de gül sineler ıslanmış
Yağmurun güllere yağdığı gibi
Aman aman sürmelim aman

Yozgat'ı sel almış Soğluk'u duman
Sıtkınan severim billahi inan
Aman aman ben yarelendim aman

Ölünce mezara girdiğim zaman
Ben susuyum kemiklerim söylesin
Aman aman sürmelim aman



Nida Tüfekçi
Akdağmadeni



Yozgat şehri 1760 yılı başlarında Bozok Yaylasının, yeşillik, etrafı ormanlarla çevrili içinde binbir çeşit kuşun ötüştüğü bir sahada kurulurken; Yozgat halkı o zaman yarı göçebe ve sürülerini besleyerek hayvancılıkla uğraşır, hayatlarını bu yoldan sağlarlardı Bu ozanların çoğunluğunu Sorgun ilçesindeki ozanlarımız oluşturmaktadır

Bozok yaylasında otlayan bu sürülerin birini de Sürmeli Bey adında bir Türkmen Yörüğü otlatırdı Halk tarafından sevilen bu yanık sesli halk ozanı elinde kavalı, sırtında sazı Yozgat'tan Akdağmadeni'ne uzanan ormanların içinde sürüsünün içinde dolaşırdı Bazen bir çamın dibine rastlanır Sazının tellerini konuşturur bazen bir derenin kenarında kavalını çalar, aşık olduğu gönlünün sevgilisini düşünürdüO sevgili ki güzelliği Bozok yayla'sına yayılmış, ahu gözlü, sürmeli kaşlı, ay yüzlü bir dilberdi Babası bir Türkmen beyi idi ve çok sert bir adamdı Sürmeli Bey, ailesini salarak, babasından sevdiğini istetir, mağrur adam, kızını bir çobana vermeye yanaşmaz Araya beyler, ağalar girer ama boşuna, bir türlü gönlü olmaz kızın babasının ve iki sevgili birleşemezler

Üzüntüsünden sürüsünü bırakan Sürmeli Bey alır sazını eline beşçamlar mevkiinde kendine bir dergah kurar Aşkını, yanık türküleriyle dağlara ağaçlara anlatır Küser otağına, obasına ve Akdağlar'a kadar uzanan çamların arkasında onu bir daha gören olmaz Dertli kavalına üflediği, işli sazına söylettiği nameler kalır geriye O gün bu gündür dillerde yankılanır Sürmeli Bey'in türküleri

__________________
_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_


Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi
Yine öğrettin bana sevmeyi
Yeniden doğdum senle
Öğrendim yürümeyi
Ne olur bırakma ellerimi



HerŞeyim Sensin
Sadєcє Sєn!!
ibiramcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.06.08, 01:44   #5
The_RocK_ULa

 
ibiramcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: Haziran 2007
HF Kimlik No: 621
Yaş: 17
Konular: 9615
Mesajlar: 11.567
Points: 10.780,00
Bank: 3.949.929,93
Total Points: 3.960.709,93
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2726
Rep Puanı : 76071
ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
al sana gezersin bunla sakın bızı unutma haa... - last_baron Sana kahve ısmarlayayım da bol bol konu aç :D - elecTRo harbi madalya - kralex Al sana bir gitar En çok çaldığın şey :) - Ilean07 forumun süpermenisin kadeşim çalışmalarından dolayı tbrklr - fbrdm07
:.. - Lonely okula gelip giderken ii olur die düşündüm:) - jack_fear anasından bubasından bi yüüüsük - jack_fear
Standart


Ezo Gelin 1

Ezo gelin, benim olsan seni vermem feleğe
Güzel yosmam başın için salma beni dileğe
Anası huridir de kendi benzer de meleğe
Nenneyle de ah bahtı karam nenneyle

Çık Suriye dağlarına bizim ele eleyle
Gel bahtı karam gel sıladan ayrı yazılım gel

Ezo gelin çık Suriye dağlarının başına
Güneş vursun da kemerinin kaşına kaşına
Bizi kınayanın bu ayrılık gelsin başına başına
Nenneyle de ah bahtı karam nenneyle

Çık Suriye dağlarına bizim ele eleyle
Gel bahtı karam gel sıladan ayrı yazılım gel


\"Gaziantep\" dendi mi, ne düşer aklınıza? Yiğitlik mi, Antep fıstığı mı, baklava mı?

Bana, bunların yanısıra folkloru anımsatır, bu sevilesi ilimiz Kızlı-erkekli halk oyunları gelir gözümün önüne; dizgisi de, ezgisi de sağlam türküleri gelip konar dilimin ucuna Dalar gider; Antep türkülerinde Muzaffer Akgün'ü, Lohan'lı Ökkeş'i, Şerif Akbağ'ı dinler gibi oluyorum: \"Antep'in etrafı gül ile diken, ayrılıktır benim belimi büken\" ya da anlı-şanlı \"Karayılan\" Sonra, öyküye sığmayıp türküleşen; ağzınıza layık bir çorbaya bile ad olan \"Ezo Gelin\", Antep yöresinde anıldığı adıyle \"Özey Gelin\"

Bu ünlü ve paylaşılamayan halk türkümüzün öyküsünü, kalemimin döndüğünce özetlemek istiyorum size Hemen belirteyim: Bu konudaki bilgileri, Kilis'li folklor uzmanı dostumuz Mazlum N Kılıçkıran'la birlikte taradığımız Barak ovası köylülerinden; Gaziantep kültürünün rakipsiz avukatı Cemil Cahit Güzelbey'den; Gaziantep Kültür Derneği Başkanı Hulusi Yetkin'den ve Gaziantep folkloru konusunda çok değerli yapıtlar ortaya koyan Mehmet Solmaz'ın \"Ezo Gelin\" adlı kitabından aldım

Asıl adı \"Zöhre\" olan Ezo Gelin, 1909'da Oğuzeli ilçesinin Uruş köyünde doğdu Babası, Bozgeyikli oymağından Emir Dede, anası Elif'tir Nüfus kaydında halen bekar görünen Ezo'nun, üçü erkek, üçü kız, altı kardeşi daha vardır

Ezo, erken gençliğinden itibaren, güzelliğiyle dikkatleri üstünde topluyordu O kadar ki; düğünlerde gözler, gelinden çok onun üzerinde gezinirdi Ezo'yu, birçok zenginin yanısıra, (o zamanki) Halep (ilimiz)in Carablus ilçesinin Kozbaş köyünde oturan teyz'oğlu Memey (Mehmet) istiyordu Takdirde yazılan tedbirde bozulmazmış; Ezo'nun ilk evliliği ne bu ağalardan biriyle oldu, ne de teyz'oğluyla

Anlatanlar, Ezo'nun güzelliğini nereye koyacaklarını bilemiyorlar Öykümüze geçmeden, Ezo'nun güzelliği üstüne dillerde dolaşanları özetlemeye çalışalım:

-Öylesine güzelmiş ki Ezo; görenler, iki yanağına birer elma oturtulmuş sanırlarmış
-Öyle güzelmiş ki Ezo, bakanlar bakmaya doyamazlarmış
-Öyle güzelmiş ki, bir yaz günü kapısını çalıp bir kap ayran isteyen gurbetçi bir çerçi, Ezo'nun güzelliği karşısında şaşalayıp, Ezo'nun uzattığı ayran tasını yere düşürüp kırmış
-Öyle güzelmiş ki Ezo; gülümseyerek bakmasıyla, düşmanları barıştırırmış,
-Öylesine güzelmiş ki Ezo; olursa o kadar olurmuş

Ezo'nun güzelliği söyleyen dillere söylence (efsane) olurken, Barak ovasında bir genç adamın adı dillerde dolaşır olmuştu Bu, komşu Beledin köyünden, \"Şitto\" Hanefi Açıkgöz'dü Şitto'nun bağlaması, akarsulara \"Siz şırıldamayın, ben şırıldayım\"; sesi de bülbüllere, \"Siz şakımayın, ben şakıyayım\" diyen cinstendi Tekmil Barak ovasında düğünler kambersiz oluyordu da, Şitto Hanefi'siz olmuyordu O sıralar Hanefi 30; ay'a \"Sen doğma ben doğayım\" diyen güzeller güzeli Ezo da 20 yaşlarındaydı

Gün o idi ki; Uruş köyünde Hacı Mamuş'un düğünü vardı Düğüne Zöhre (Ezo) de, Şitto da çağrılıydılar elbet Düğünde tüm gözler gelini de güveyiyi de unutup, Ezo ile Şitto'yu izledi Şitto, Ezo'ya gönlünü kaptırdı Şitto Hanefi'nin gönlüyle kafası aynı telden çalıyordu Bu nedenle, Ezo'ya dünür yolladı
Hanefi, ala ala \"Düşünelim\"cevabı aldı

Araya acımasız zaman girdi Bu ara Şitto, kendi köyü Beledinden Mehmet Örtürk'le, yörenin töresi olan \"Değişik\" uygulamaya karar verdi (Bu töreye göre, bir erkek,hısımlarından bir kızı bir arkadaşına verir, arkadaşının hısımı bir kızı alır Böylece iki tarafta çevrede \"Kalın\" diye anılan başlıktan kurtulmuş olur) Şitto halası Hazik'i (Hatice'yi) Mehmet'e verecek; buna karşılık, Mehmed'in kızkardeşi Selvi'yi alacaktı Araya girenler girdi; bu \"Değişik\" gerçekleşemedi Öyle ki; Şitto Hanefi, eş-dostla acı-yüz (yani onların yüzüne bakamaz) oldu

Derler ya; \"İnsan sarayda olmamalı Saray insanda olmalı\" Şitto'nun doğru dürüst evi bile yoktu ama, yüreğinde Ezo geziniyordu Eşin dostun araya girmesiyle, Ezo Şitto'ya çatıldı \"Ele gelin gelir, bize kalın gelir\" demişler Bu evlenmede Şitto'ya kalın (başlık) da gelmeyecekti Çünkü, Şitto Ezo'yu almasına karşılık, Ezo'nun ağabeyi Zeynel'e halası Hazik'i verecekti Alan razı, veren razı

Güzün ortanca ayında iki düğün birden kuruldu Şitto'yla Ezo'nun düğünü Beledin köyünde; Zeynel'le Hazik'in düğünü Uruş'ta kuruldu Zurna öttü davul vuruldu Alındı, verildi; iki köyde, gerdeğe girildi Sen sağ ben selamet Bu demektir ki iki köy de iki mutlu yuva kuruldu

Şitto ile Ezo, sizlere layık bir mutlu yaşamı sürdürüyordu Ağızlarının tadı yerindeydi yani Gel gelelim, mutlulukları göze geldi

Daha doğrusu aralarına arabozucular girdi Yemediler - içmediler, dedikodu yaptılar Atalarımız \"Söz taşıma, taş taşı\" demiş ama, bazı kendini bilmezler söz taşıdılar Hatta kendileri söz uydurup getirdiler, götürdüler

Bir harman sonu evlenmişlerdi; ikinci harman sonuna dek birlikte yaşayamadı Şitto ile Ezo, Şitto öykülerini bir cümlede özetler \"Kötü talih geç buldum; tez yitirdim\"

Şitto,Ezo'yu boşayınca \"Değişik\" töresince halası,Hazik de geri döndü Şitto Hanefi,bu acı ayrılışı da yarısının ağzından şöyle anlatır; \"Bizim böyle olmamız dostlarımızı acındırıyor,düşmanlarımızı sevindiriyordu\"

Efsanesel güzel Ezo, Şitto Hanefi (Açıkgöz) den ayrıldıktan sonra altı yıl dul kaldı Yörenin ağızbirliği etmişcesine anlattıklarına göre Ezo, bu süre içinde daha bir serpildi, daha bir güzelleşti Öyle ki; görenin gözü kalırdı Nasıl anlatmalı; O bir ışıktı da, tüm erkekler, onun çevresinde pervane kesilmişlerdi

Genç-yaşlı, zengin-fakir, nice talibi çıktı Ezo'nun Her talibi, tek tüy isteyen Hz Süleyman'ın önünde tüm tüylerini döküverdiği söylenen yarasa örneği, neyi var neyi yoksa önüne seriyorlardı Ezo'nun Ezo, tam altı yıl, evlenme önerilerini geri çevirdi

Sonunda, ailesinin de ısrarı üzerine, kendisine genç kızlığından beri talip olan Teyz'oğlu Memeyle evlenmeye yanaştı Türkmen oymağından olan Memey Suriye'nin, Carablus ilçesinin Türkiye sınırına yakın Kozbaş köyünde oturuyordu

Ezo 1936 yılının güzünde, Uruş'tan Kozbaş'a gelin gitti Bu evliliği de değişik töresine göre olmuş; onu alan Memey, bacısı Selvi'yi, Ezo'nun ağabeyi Zeynel Bozgedik'e vermişti

Ezo'yla Meme'yin iki kızları oldu İlki, fazla yaşamadan öldü \"Celile\" adlı ikinci kızları halen sağdır ve Suriye'de yaşamaktadır

Ezo'nun, ikinci kocasıyla geçimi yerindeydi Ne var ki; \"Gurbet\" denilen bir ateş yüreğini yakıyordu da Türk köylüsü \"Çalının ardı gurbet\" der Ezo da, Kozbaş'tan Türkiye'yi, Uruş'u görüyordu Hatta ara sıra doğduğu köye gidip geliyordu ama, bunlar özlemini azaltmıyor, pekiştiriyor, dayanılmaz hale getiriyordu Yakınları onun \"Vara öleyim, tek yurdumda kalaydım\" dediğini anlatırlar

Ezo bir de \"Göreceksiniz, gurbetlik beni öldürecek\" der ve öldüğünde, hiç olmazsa Türkiye'yi; Uruş köyünü görecek bir yere gömülmesini dilerdi

Dediği de oldu Suriye'ye gidişinin yirminci yılında, 1956 güzünde Ezo yatağa düştü Hastalığının ince hastalık (verem) olduğunu, herkes gibi kendisi de biliyordu Ezo, kızı Celile'yi yatağının başından ayırmak istemiyordu Ecelle kavil gününün gelip çattığını anlıyor, tek avuntuyu güzel kızı Celile'de buluyordu

Ve Ezo Gelin, güz yağmurlarının düştüğü bir cuma, yatsı vakti son soluğunu soludu

Eşi ve yakınları, vasiyetini dikkate alarak, onu; arasıra tepesine çıkıp yaşlı gözlerle Türkiye'yi seyrettiği Bozhöyük'ün en yüksek noktasına gömdüler

Mezarı oradadır şimdi O kum ülkesinde

Kaynak: Öyküleriyle Halk Türküleri (Notalı) - Hamdi Tanses


Cemil Cahit Güzelbay
Gaziantep
__________________
_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_-_


Bilmezdim bir daha bir daha seveceğimi
Yine öğrettin bana sevmeyi
Yeniden doğdum senle
Öğrendim yürümeyi
Ne olur bırakma ellerimi



HerŞeyim Sensin
Sadєcє Sєn!!
ibiramcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.06.08, 01:45   #6
The_RocK_ULa

 
ibiramcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: Haziran 2007
HF Kimlik No: 621
Yaş: 17
Konular: 9615
Mesajlar: 11.567
Points: 10.780,00
Bank: 3.949.929,93
Total Points: 3.960.709,93
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 2726
Rep Puanı : 76071
ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.ibiramcan naptın ortalıktaki tüm repleri almışsın.
Hediyeler
al sana gezersin bunla sakın bızı unutma haa... - last_baron Sana kahve ısmarlayayım da bol bol konu aç :D - elecTRo harbi madalya - kralex Al sana bir gitar En çok çaldığın şey :) - Ilean07 forumun süpermenisin kadeşim çalışmalarından dolayı tbrklr - fbrdm07
:.. - Lonely okula gelip giderken ii olur die düşündüm:) - jack_fear anasından bubasından bi yüüüsük - jack_fear
Standart


Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler

Uçan da kuşlara malum olsun
Ben annemi özledim
Hem annemi hem babamı
Ben köyümü özledim

Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa uçsada gelse
Kardeşlerim yollarımı bilsede gelse


Çok eski bir söylentiye göre Malkara köylerinden birinde Zeynep adında çok güzel bir kız vardr Onun güzelliği dillere destandır

Günün birinde , Zeynep´in köyünde büyük bir düğün olurBu düğüne çevre köy ve kasabalardan insanlar cağrılıroyunlar eğlenceler yapılırGösterilerin en önemliside at yarışlarıdır Bu düğüne ,üc gün üc gece yol teperek gelen Ali adında bir genç iyi bir at yarışçısıdırBu gencin gözü bir ara Zeynep´ e ilişir Yüreğinde sıcak nehirler dolaşmaya başlayan Ali köyüne döndüğünde durumu babasına açar, aldığı olumlu cevap kar