| |
| |||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünki Mesajlar |
| 26.04.08, 22:56 | #1 |
| | kopmaklık fıkralar (bu konu sabitleştirilsin lütfen!!!) Bulunca Adamın biri bayan bevliye mütehasısına muayene için gider.Bayan doktor hastaya derdini sorar. Hasta adam "VALLA DOKTOR HANIM YAPAMIYORUM"der. Doktor hanım hastayı muayene eder,tahliller yapar sonunda reçetesini yazar ve hastayı bir ay sonra tekrar gelmek üzere gönderir. Bir ay sonra hasta adam tekrar kontrole gelince doktor hanım sorar "NE OLDU TEDAVİM İŞE YARADI MI?". Hasta "MAALESEF DOKTOR"der. Doktor "ALLAH ALLAH" der. Tekrar aynı muayene ve tahlilleri yapar hastaya reçeteyi düzenleyip bir ay sonra gelmek üzere gönderir. Bir ay sonra hasta tekrar gelir, sonuç aynı .Doktor aynı işlemleri tekrarlar fakat sonuç değişmez. Doktor en son kontrole gelişinde artık yaptığı tedaviden sonuç alamamanın kızgınlığıyla hastaya "GEÇ ODAYA SOYUN"der. Hasta soyunur,doktorda soyunur, bir güzel işi bitirirler. Doktor sinirlenir ve "HANİ ULAN YAPAMIYORDUN" der. Hasta sırıtarak "BULUNCA YAPIYORUM DOKTOR" der. |
| 26.04.08, 22:56 | #2 |
| | Üç Adam Üç adam cennetin kapısında sorgu meleğinin karşısında duruyormuş (doğal olarak yeni ölmüş adamlar bunlar). İlk adama nasıl öldüğünü sormuş melek. Adam anlatmış: "Uzun süredir karımın beni aldattığından şüpheleniyordum.İş seyahatine gitme bahanesiyle evden çıktım ve 2 saat sonra haber vermeden döndüm. Karım çıplaktı ve banyodan yeni çıktığını söyledi ama ben ona inanmadım çünkü saçları kuruydu. Hırsla evi aramaya başladım, kimse yoktu, fakat yatak odasının penceresinde iki el gördüm. Yarı çıplak ter içinde bir adamdı bu.. Ellerine vurarak onu aşağı düşürdüm ama çok şanslıymış, çiçek tarhının üzerine düştü ve ölmedi. Ben de buzdolabını üzerine attım. Adam öldü ama ben de kalp krizi geçirdim." Sıra ikinci adamdaymış: "Şortumu giymiş evimde günlük sporumu yapıyordum. Koşu bandını fazla hızlandırmış olmalıyım, birden şerit koptu ve beni üzerinden fırlattı, pencereden dışarı uçtum. Neyse ki alt katın penceresine tutunabildim. Ama manyağın biri beni ellerime vurarak aşağı düşürdü. Neyse ki çiçeklerin üzerine düşüp kurtuldum ama sapık herif bu sefer de üzerime buzdolabını attı ve burdayım işte..." sıra üçüncü adamdaymıi: "Ben buzdolabının içinde çıplak bir şekilde bekliyordum, kendimi burada buldum." |
| 26.04.08, 22:57 | #3 |
| | Tanıyın Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra >mikroskoplar. Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskoplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak" Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik.Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş "Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?" Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış" Tanısana hadi lan tanısana kim olduğumu" |
| 26.04.08, 22:57 | #4 |
| | Git Başımdan Padişahın karısı sultan'ın göğüsleri çok meşhurmuş.Herkesin hayelini süslermiş. Özelliklede sarayda çalışan Abdül'ün rüyalarına giriyormuş. Dayanamamış ve bir gün harem ağasına açılmış.''Sana 1000 altın helal olsun,yeterki yap ''demiş. Kurnaz harem ağasıda büyücüye losyon hazırlatıp sultanın banyo sonrası giydiği korsesine 1 damla damlatmış.Sultan kaşıntıdan ölecek kimseler çare bulamıyor. Harem ağası da "Padişahımız sarayda çalışan Abdül kulunuzun dili sihirlidir tükürüğüyle çare bulmadığı hastalık yoktur" der padişahta çaresiz çağırttırır.AbdÜl muradına ermiştir 1 saat boyunca sultanın göğüslerini yalar çaktırmadan panzehiride sürer. Harem ağası parasını istediğinde ''Git başımdan padişaha herşeyi anlatırım senin de kellen gider benimde ''der. Kızan harem ağası ise geri kalan losyonun tamamını padişahın banyodan sonra giyeceği donuna boşaltır... |
| 26.04.08, 22:57 | #5 |
| | Domuzlar Bir gün adamın biri domuz çiftliği kurmaya karar verir ve 10 dişi, 10 tanede erkek domuz alır bunları çiftleştirip satmayı planlar ama bu 10 tane domuzdan bir ay boyunca hareket göremeyince veteriner bir ilaç verir ve bu ilaçta işe yaramaz. Kendisi kendi işini halletmeye karar verir ve bütün domuzları bir kamyonete yükler ve ormana götürür belki belki öğrenirler diye hepsini bir kere becerir sonra eve geri gelirler. Adam bir hafta bekler ama yine faaliyet olmayınca tekrar domuzları kamyonete yükler ve ormana götürür bu sefer hepsini 2 defa becerir eve gelirler ama yine tık yok adam sinirlenir hepsini tekrar kamyonete bindirir ormana giderler. Adam gücü bitene kadar hepsini 10-15 kez becerir eve gelirler adam ertesi gün ayağa kalkar kalkmaz yatakta yatarken hanımına seslenir." Hanım bak bakalım domuzlar ne yapıyor ?" Kadın aşağı bakar ve adama dönüp "Bey bütün domuzlar kamyonete binmiş biride kornaya basıyor" |
| 26.04.08, 22:57 | #6 |
| | Duvarcı Ustası Belediye kuruluşlarından birinde çalışan bir duvarcı usatasının başına gelen kazayı şefine anlattığı mektup şöyle: Sayın şantiye şefim; İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur. Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu. Aşağı indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım, altıncı kata çıktım. İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum. Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogramlık varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. Yolun yarısında dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum. Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı. Parmaklarım da bu sırada kırıldı. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı. Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık. Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı. Can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm. Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. Bayılmışım, gözümü hastanede açtım. Cenab-ı Hak'tan tüm kullarını böyle görünmez kazalardan korumasını diler, hürmetle ellerinizden öperim. Duvarcı ustanız |
| 26.04.08, 22:58 | #7 |
| | Suratsız Roger ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Boi zamanlarını hep bowling ve voleybol oynayarak geçirmektedir.Karısı bu duruma üzülür ve bir hafta sonu onu striptiz klübüne götürmeye karar verir. O akşam beraberce klübün kapısına gelirler. Kapıdaki bodyguard, " Hey Roger ..seni görmek ne güzel!" der.. Karısı: "Daha önce buraya gelmişmiydin Roger..?" Roger: Hayır..hayır o adamı bowlingten tanıyorum... içeri girerler ve bir masaya otururlar... Garson gelir.. Garson: iyi akşamlar Roger... Her zamanki gibi Cin tonik di mi?.. Karısı: Roger bana bak sen buraya daha önce geldin değil mi? Hafif hafif öfkelenmeye başlayan karısını sakinleştirmek zordur.. Roger: Ne alakası var..Voleyboldan tanırım onu bir iki tek içmişliğimiz var ordan yani... Karısı pek tatmin olmamıştır ama neyse.. Derken stiriptizci hatunlardan biri masaya gelir.. Stritipzci: Selam Roger...Yine özel masa şovundan mı istersin..? Karısı hışımla yerinden kalkar ve klübu terk eder.. Roger peşinden koşar.. Kadın bir taksiye biner ve taksi kalkmadan Roger da biner... Kadın öfkeden patlayacakmış gibidir...ve korkunc sinirlidir.. Şöför: Bu geceki çok suratsızmış be Roger.. |
| 26.04.08, 22:58 | #8 |
| | Organizasyon Bir adam, arkadaşı ile yolda giderken elindeki çakısı ile parmağını kesti. Biraz ötede sağlık ocağı vardı. Adam: "-Ben şurada pansuman yaptırayım", dedi. İçeri girince karşısına iki kapı çıktı. Birinde "Hastalıklar", ötekinde "Yaralar" yazılı idi "Yaralar" kapısından girdi. Yine önünde iki kapı vardı. Birinde "Et", ötekinde "Kemik" yazıyordu."Et" kapısından girdi. Yine iki kapı çıktı karşısına. Birinde "Önemli", ötekinde "Önemsiz" yazıları vardı. "Önemsiz" kapısından girince kendini sokakta buldu. Arkadaşı sordu: "-Nasıl iyi baktılar mı?" "-Hayır; ama organizasyon dehşet" |
| 26.04.08, 22:58 | #9 |
| | Cüzdan Sünnetçinin biri yıllardır kestiği deri parçalarını saklarmış ve bir gün artık emekli olmaya karar vermiş. Elindeki derileri alıp terzinin birine gitmiş ve "bana bunlardan birşey yap, manevi değerleri çok fazla" demiş. Terzi de "abi sen bir tatile çık gel o zamana kadar ben de siparişini bitiririm" demiş. Sünnetçi tatile gidip gelmiş ve ilk iş olarak terzinin yanına uğramış. Ne oldu benim sipariş demiş. Terzi de sünnetçiye bir cüzdan uzatmış. Sünnetçi hisimla "Ulan bunca yilin emegi bu kucuk cuzdan mi? demis. Terzi hemen cevaplamis "oyle deme abi, biraz oksayynca valiz oluyor! |
| 26.04.08, 22:59 | #10 |
| | Sen İzah Et On yıldır evlilermiş.. Ama ilk gecelerinden beri, adam hep karanlıkta sevişmek konusunda ısrar etmiş.. Kadıncağız yıllar yılı kaç kez sabahlara kadar yalvarmış, bir kerecik olsun, ışıkları yakıp sevişmek için ama adam hep inatla "Hayır" demiş. "Kesinlikle olmaz. İlle de karanlıkta sevişeceğiz." O gece kadıncağız gene ışıkları yakmak için yalvaracak gibi olmuş, ama hemen vazgeçmiş. Kocası on yıl sonra insafa gelecek değil ya.. Vazgeçmiş ama sadece yalvarmaktan.. Kafasına koymuş, bu kez çünkü.. Tam sevişmenin en heyecanlı anı, en doruk noktasında elini kaydırıp, yatağın baş ucundaki gece lambasının düğmesine dokunuvermiş. Bir de ne görsün.. Kocasının beline, o yapay aletlerden biri bağlı değil mi? "Bunu bana nasıl yaparsın" diye haykırmış. "Bunca yıldır, bu işi sahte bir aletle yaptığını bana söylemedin bile.. Hemen açıkla bana her şeyi.. Hemen.." Adam çok ama çok soğukkanlı yanıt vermiş. "Tamam, tamam.. Her şeyi izah edeceğim sana.. Ama önce sen bana şu üç çocuğumuzu izah et, bakalım!.." |
| Cevap Yaz |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| konu konu ÖSS (1966-2006) OKS(1990-2005) ÇIKMIŞ SORULAR | a_o.b | Atıl Forum | 13 | 11.01.09 09:55 |
| sesli fıkralar | 123456 | Fıkralar | 3 | 24.03.08 18:34 |
| Videolu Konu Anlatımı İstedigin her konu ... | SaMeT46 | Matematik | 0 | 17.11.07 10:55 |
| temelden fıkralar | artistturk | Fıkralar | 0 | 21.08.07 01:29 |
| :D muhtesem fıkralar | T@RDiGraD-X | Fıkralar | 0 | 27.07.07 14:09 |
