| |
| |||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünki Mesajlar |
| 01.04.08, 03:12 | #1 |
| | Fenerbahçe’nin verdiği mutluluk... Fenerbahçe’nin verdiği mutluluk... Beşiktaş maçının ardından 1907 Derneği’nin salonunda ayakta coşkuyla şarkılar, marşlar söyleyen kadınlı-erkekli Fenerbahçelilere baktım ve bu takımın taraftarlarını, sevenlerini ne kadar çok mutlu ettiğini aklımdan geçirdim. Hep birlikte “Yüz yaşında mutlu ol Fenerbahçe” diye seslerimiz yükselirken, hepimiz çok mutluyduk. Son 5 yıldır, zamanın çoğu, ister Kadıköy’de stadyumda, ister evlerde televizyon karşısında veya maçların toplu seyredilebildiği mekanlarda veya hatta bu yıl en sonuncusu Sevilla’da olmak üzere, Fenerbahçelilerin çoğu mutlu hissetti kendini. Dört yılda üç şampiyonluk. Biri, futbol dışı oyunlarla kaçırılmış. Şimdi 5. Yılda 4.’sü ufukta belirlemeye başlayan şampiyonluk. Bu yılın son iki haftası istisna edilirse, neredeyse bütün sezon liderlik konumunda geçmiş, maçların çok büyük bölümü kazanılmış, dünyanın ünlü isimleri sarı-lacivertli formayı giymiş, Kadıköy, lokantaları, kafeleri, kaldırımları ile bir çok maçtan önce ve sonra şenlik alanına dönmüş ve bu yıldan başlayarak yurt dışında önemli Avrupa başkentleri de Fenerbahçelilerin keyif mekanları olmaya başlamış. Evet, Fenerbahçeli olmanın mutluluk olması bir yana; bu takım, Aziz Yıldırım döneminin son 5 yılının Fenerbahçe’si, bu takım bizlere çok kez mutluluk yaşattı, veriyor ve verecek.Takımın özgüveni kadar, biz onu sevenlerin ona güveni de dikkat çekiciydi. Örneğin, Beşiktaş karşısında ekran karşısına geçerken, rakip sahada takımımızından emindik; “eğer maça asılırlarsa kolay geçeriz” duygusu hepimizde mevcuttu. Öyle de oldu. Kendi işimizi kendimiz görüyoruz. Bir mucize ya da sürpriz olmazsa, şampiyonluk konusundaki rakiplerimizden birini saf dışı bıraktık. Sivasspor’u eksi 20 derecede Sivas’ın buzla kaplı zemininde 4-1 yenen de bu takım değil miydi? Galatasaray’ın başına da muhtemelen Ali Sami Yen’de aynı şey gelecek. Geçen yılı hatırlayalım, orada maçı almamız gereken günde o maçı zorlanmadan almıştık. Fenerbahçe, şampiyonluğu ciddiye aldığı zaman, bu ligde şampiyon olur. Şampiyonlar Ligi’nin zevkini alan bir takımın, bu ligi ve şampiyonluğu ciddiye almaması düşünülemez. Bu ciddiyet eksikliğini gösterdikleri nice maç yüzünden, zaten, topu topu 2 puanla farkla lider durumdayız. Aksi halde, şu anda 10 puan kadar fark atmamız gerekirdi en yakın takipçimize ve işi şimdiden bitirmemiz gerekirdi. Belki de, heyecan unsurunun devamı bakımından böylesi daha iyi. Yoksa, aradaki dağlar kadar fark ortada. İşte Beşiktaş ile olan fark. Üç maç yaptık, üçünü de kazandık. Galatasaray’ın antrenörü yok; var da yok, yönetimi ve mali durumu bizimle karşılaştırılmaz halde. Takımının sistemi, oyun düzeni, hiçbirşeyi yok. Aramızdaki puan farkı sadece 2 ve bu bir mucize. Fenerbahçe’nin yıl içindeki hovardalarının yol açtığı bir mucize. Artık bitti, takım şampiyonluk hedefine kilitlendi yürüyor. Arada Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde işimiz var. Chelsea ile çeyrek final oynayacağız. Ne mi olur? Bildiğim şu: Fenerbahçeliler, bu takımdan o kadar mutlular ve ona o kadar razılar ki, çeyrek final geçirilir yarı finale çıkılırsa bayram yapacaklar; olmazsa da bu yıl çeyrek finale çıkmış olmanın gururuyla yüzlerini içeriye ve seneye daha yükseğine ulaşmaya çevirecekler. Hiç kimse, Avrupa’nın ilk 8 takımı arasını adını yazdırdıktan sonra, Fenerbahçe, şayet, Chelsea’ye elenirse, bu takımdan hayal kırıklığına uğramış olmayacak. Herkes biliyor ki, hepimiz biliyoruz ki, Chelsea ile dişediş mücadele edeceğiz; ilk 8’deki her takım bir diğerini eleyebilir. Chelsea, şimdilik bizden daha zengin, hem kasaca, hem kadroca bir takım; hem de daha tecrübeli. Chelsea’nin tur şansı bizden fazla. Ama, biliyoruz ki, biz de Chelsea’yi eleyebiliriz. Bu da sürpriz olmayacak. Nereden baksanız bu Fenerbahçe. Avrupa’nın ilk 8’inden biri. Bunun için, ilk maçı almamız şart. Kadıköy’deyiz. Inter’in, PSV’nin, CSKA’nın, Sevilla’nın başına ne geldiyse, Chelsea’nin de başına onun gelmesi lazım ve pekala gelebilir. Bu haftanın ardından, Çarşamba günü Chelsea maçına büyük bir mutlulukla gidiyoruz. Oradan son 5 yıldır ne çok mutlulukla çıktık. Orada çok mutlu olduk biz. Bir mutluluk daha yaşamak umuduyla, Chelsea maçının ardından görüşmek üzere... Cengiz Çandar |
| Cevap Yaz |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kürekte Çukurova kupası Fenerbahçe’ninKürekte Çukurova kupası Fenerbahçe’nin | elecTRo | Fenerbahçe | 0 | 12.02.08 20:50 |
| Kürekte Çukurova kupası Fenerbahçe’ninKürekte Çukurova kupası Fenerbahçe’nin | elecTRo | Fenerbahçe | 0 | 12.02.08 06:43 |
| Beşşar Esad Fenerbahçe’de | kralex | Fenerbahçe | 0 | 19.10.07 21:55 |
| ZÜlfÜ Lİvanelİ’nİn Romanindan Uyarlanan “mutluluk” Fİlmİ İlk ÖdÜlÜnÜ Aldi... | bjk1903carsi | Magazin | 0 | 18.10.07 09:55 |
| Fenerbahçe’ye odaklandım” | artistturk | Fenerbahçe | 0 | 23.08.07 01:44 |
