| |
| |||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünki Mesajlar |
| 19.10.07, 18:31 | #1 |
| | Doris Lessing’in Nobel’e uzanan öyküsü Doris Lessing’in Nobel’e uzanan öyküsü 13 yaşında başarısızlığı nedeniyle eğitim hayatı sona erdi; 15 yaşında evi terk etti. 30 yaşında ilk romanı “Türkü Söylüyor Otlar” ile adını duyurdu. Güney Afrika’da “istenmeyen kişi” ilan edildi, Kraliçe’nin asalet ünvanını reddetti. Bugün 88 yaşında. ![]() Doris Lessing, ya da gerçek adıyla Doris May Tayler 22 Ekim 1919’da İran Kermanşah’da doğdu. Annesi de, babası da İngiliz’di. İngilizlerin İran Şahı ile yakın ilişki içinde olduğu yıllardı. Babası I. Dünya Savaşı’nda sakatlanmış ve İran Kraliyet Bankası’nda memur olarak çalışıyordu. Annesi ise hemşire idi. 13 YAŞINDA OKULU BIRAKTI 1925 yılında Güney Rodezya’ya (Zimbabwe) taşındılar. Katolik olmadıkları halde, iyi bir eğitim alması düşüncesiyle Katolik okuluna gönderildi. Rahiplerin sert tavırları nedeniyle okuldan soğudu. Henüz 13 yaşındayken, okuldaki başarısızlığı nedeniyle eğitim hayatı sona erdi ve bu onun yıllar sonra dünyanın en önemli yazarları arasına girmesine zemin hazırladı. 15 YAŞINDA EVİ TERK ETTİ Evde oturmak zorunda kalınca, kitap okumaya başladı. Birini bitirip diğerine başlıyordu. Bu arada babası ona durmaksızın 1. Dünya Savaşı anılarını anlatıyordu. Adeta hayal dünyasında yaşayan Lessing, annesinin baskısına dayanamayıp 15 yaşında evi terk etti. Annesi gibi hemşirelik yapmaya başladı. Çalıştığı yerdeki yöneticisi de, onun yazarlık yaşamına katkı sağladı. İLK ÖYKÜSÜ GÜNEY AFRİKA’DA YAYINLANDI Doris’e okuması için politik ve sosyolojik kitaplar, romanlar verdi. Sürekli okuyan Doris, bir süre sonra yazmaya başladı. İlk öyküsünü gazete ve dergilere yolladı. Güney Afrika’da yayınlanan bir dergi yayınladı, hatta telif bile ödedi. Bu, Doris’i teşvik etti. Dönemin kadınları ikinci plana attığı, ev hanımlığına zorladığı kültürü reddederek, evliliğe ve çocuk sahibi olmaya karşı çıkıyordu. Ama buna rağmen, 19 yaşında bir çiftçiye aşık olup evlendi; iki de çocuk yaptı. Kısa sürede hata yaptığı anladı; 10 yıl sonra oğlunu alarak kocasını terk etti. VE ‘İSTENMEYEN KİŞİ’ İLAN EDİLDİ Ancak yaklaşık 1 yıl sonra Komünist Partisi üyelerinden Gottfried Lessing ile evlendi. 6 yıl sonra 1949’da boşandılar. Doris Lessing yüzyılın yazarlarından...İlk romanı da aynı yıl, İngiltere’de yayınlandı. The Grass is Singing (Türkü Söylüyor Otlar) adlı roman, diğer pekçok romanı gibi Güney Rodezya’da geçiyordu. (Baskı altına alınan cinselliğinden rahatsız olan beyaz bir kadın siyah uşağıyla aralarındaki alışılmış mesafeyi kapatır; ama erkeğin gururunu zedelediği için öldürülür.) African Stories or This was The Old Chiefs Country (Afrika Öyküleri ya da Burası Yaşlı Şefin Ülkesiydi, 1951) adlı öykü kitabı yayınlandığında ise, artık yazarak yaşayabilecek kadar kazanıyordu. 1956 yılında da Güney Rodezya ve Güney Afrika’da “istenmeyen kişi” ilan edilse de, ırkçılık temaları ve Afrika kitaplarında hem oldu. Türkü Söylüyor Otlar, Terörist, Evlilikler, Evlenmeyen Adamın Hikayesi, Altın Defter, İç Dünyam, Gene Aşk, İçinde Yaşamayı Seçtiğimiz Hapishaneler, Mara ile Dann, Siyah Madonna kitaplarından birkaçı. KRALİÇE’DEN ASALET UNVANINI REDDETTİ Feminizmle, mistisizmle, kozmik fanteziyle ilgilenen Lessing, bunları romanlarına da yansıttı ve giderek yüzyılın en iyi yazarları arasına girdi. İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair, onu Kraliçe’nin asil ilan edeceği kişiler listesine eklemişti. Lessing’in ise buna tepkisi sert oldu ve asalet ünvanını reddetti. Londra’da mütevazı bir hayat sürdüren Doris Lessing, 88 yaşında. Her sabah beşte kalkıyor, yürüyüşlere çıkıyor, parklarda kuşları besliyor ve saat dokuzda yazmak için masasının başına oturuyor. NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ’NÜ KAZANANLAR2006: Orhan Pamuk (Türkiye) 2005: Harold Pinter (İngiltere) 2004: Elfriede Jelinek (Avusturya) 2003: John Maxwell Coetzee (Güney Afrika) 2002: İmre Kertesz (Macaristan) 2001: V.S. Naipaul (İngiltere) 2000: Gao Şingcian (Çin) 1999: Günter Grass (Almanya) 1998: Jose Saramago (Portekiz) 1997: Dario Fo (İtalya) 1996: Wislawa Szymborska (Polonya) 1995: Seamus Heaney (İrlanda) 1994: Kenzaburo Oe (Japonya) 1993: Toni Morrison (ABD) 1992: Derek Walcott (St. Lucia) 1991: Nadine Gordimer (Güney Afrika) 1990: Octavio Paz (Meksika) 1989: Camilo Jose Cela (İspanya) 1988: Necib Mahfuz (Mısır) 1987: Joseph Brodsky (ABD) 1986: Wole Soyinka (Nijerya) 1985: Claude Simon (Fransa) 1984: Jaroslav Seifert (Çekoslovakya) 1983: William Golding (İngiltere) 1982: Gabriel Garcia Marquez (Kolombiya) |
| 21.10.07, 15:40 | #2 |
| | sağol paylaşım için...;) |
| Cevap Yaz |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Osmanlılar’da “Felsefe” | ibiramcan | Felsefe-Psikoloji-Sosyoloji | 0 | 21.01.08 17:11 |
| ’Çaresizliklerle’’ Dolu Bir Yaşam Öyküsü | SaMeT46 | Atatürk Köşesi | 2 | 15.11.07 20:51 |
| Antalya’ya ÜnlÜ Akini!... Bu Yil 44’ÜncÜsÜ DÜzenlenen Altin Portakal Fİlm Festİvalİ’n | bjk1903carsi | Magazin | 0 | 19.10.07 21:47 |
| 2007 Nobel ödülleri Ekim’de açıklanacak | yalnızlar rıhtımı | Edebiyat ve Kitap | 0 | 07.09.07 19:25 |
| “Boğaziçi’nde Asırlık Seyahatin Öyküsü” gün yüzüne çıkıyor...(Sergi) | AKGÜN | Güzel Sanatlar | 0 | 14.07.07 03:46 |
