HarbiForum  

Orhan Gencebay - Orhan Gencebay Kimdir ? - Orhan Gencebay Hakkında

Müzik TR bölümde Orhan Gencebay - Orhan Gencebay Kimdir ? - Orhan Gencebay Hakkında konusunu görüntülüyorsunuz.Orhan Gencebay (1944 - .... ) 4 Ağustos 1944 yılında Samsun’da doğan Gencebay müzik hayatına ...
Geri git   HarbiForum > Kültür & Sanat > Biyografiler > Türk Biyografileri > Müzik TR

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 08.03.08, 11:48   #1
Yeni Orhan Gencebay - Orhan Gencebay Kimdir ? - Orhan Gencebay Hakkında


Orhan Gencebay (1944 - .... )


4 Ağustos 1944 yılında Samsun’da doğan Gencebay müzik hayatına altı yaşında iken klasik bati müzikçisi Emin Tarakçı Hoca'dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. Bir sene sonra yedi yaşında iken kemandan sonra bağlama ile tanıştı. 12 yaşına geldiğinde ise diğer enstrümanlarla beraber tamburu da başarılı bir şekilde çalıyordu artık. Konservatuar sınavlarına giren sanatçı sınavları kazandı ancak fazla devam etmedi ve ayrıldı.

Ardından 20 yaşında Ankara’ya gelerek Ankara Radyosu sınavlarına da girdi ve bu sınavları da kazandı. Fakat bu sınavdan sonra usulsüzlük yapıldı diye radyodan ayrıldı. İki yıl sonra İstanbul Radyosu'nun sınavlarına girdi ve bu sınavları da kazandı. 10 ay TRT'deki görevine devam etti ve kendi isteğiyle ayrıldı.

TRT'den ayrıldıktan sonra babasının da işlerinin bozulması üzerine yeniden Samsun'a dönen Gencebay çalışmalarını bu kez İstanbul Plakçılar Çarşısı’nda yoğunlaştırdı. Söz yazarı besteci yorumcu bağlama sanatçısı olarak zirveye doğru uzanan basamakları bir bir çıkmaya başladı. Başarılı sanatçı henüz şarkıcı olarak tanınmadan önce de bir çok bestesiyle şöhret oldu. "Sevemedim Kara Gözlüm " "Koca Dünya" "Sabır Taşı" adlı besteleri besteci Orhan Gencebay'ın tanınmasına yetmişti. Hatta "Sevemedim Kar Gözlüm " adlı bestesi rekor kırdı ve 45 sanatçı tarafından plak yapıldı.

Gencebay ses sanatçısı olarak adını ilk kez "Başa Gelen Çekilirmiş" adlı 45'lik plağı ile duyurdu ve hemen ardından "Derdim Dünyadan Büyük" adlı plağı geldi. 1969 yılında "Bir Teselli Ver"'in satışını katlayarak kırdığı rekor nedeniyle çalıştığı plak şirketi tarafından "Altın Taç" ile ödüllendirildi. 1978 yılında yaptığı "Yarabbim" adlı plağı yurt içinde ve dışında yaptığı satışlarla rekor kırdı.

1971 yılında İstanbul Plak'a ortak oldu ve ilk plaklarının büyük çoğunluğu bu firmadan çıktı. Sanatçı daha sonra Yaşar Kekeva ile ortak olarak Kervan Plak şirketini kurdu ve kardeşi Burhan Gencebay ile birlikte çalışmalarını burada sürdürmeye başladı. Yaşar Kekeva Kervan Plak'tan ayrılıp kendi adını verdiği plak şirketini kurunca Orhan Gencebay çalışmalarını kardeşinin ortaklığıyla Kervan Plak’ta sürdürmeye başladı.


1000’e yakın bestesi bulunan ve 400’ünü kendi sesiyle seslendiren sanatçı 35 tane Yeşilçam filminde rol aldı. Orhan Gencebay'ın ilk evliliğini yaptığı Azize Gencebay'dan Altan adında bir oğlu dünyaya geldi. Ancak daha sonra Azize Gencebay’dan boşanan sanatçı 1974 yılından beri Sevim Emre'yle birlikte hayatını sürdürüyor.
Betül17 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 08.03.08, 11:53   #2
Standart


kasırga yokmu? tam kasırga için
XİLAX isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 08.03.08, 12:48   #3
Standart


görmemiştir görürse gelir.

orhan baba takdir ettiğim sanatcılardan ama canlı performansı sıfır maalesef bir ferdi tayfur müslüm gürses gibi çıkıpda konser vermiyor canlı şarkı söylemiyor.

bu alemde herkes baba olabilir ama herkes kral olamaz forza ferdi tayfur
kralex isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22.04.08, 13:24   #4
Cool Orhan GenceBay


4 Ağustos 1944 yılında Samsun'da doğdu. Müziğe 6 yaşında Klasik
Batı Müzikçi Emin Tarakçı Hoca’dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. 7 yaşında Türk Müziği’ni ve bağlamayı kucakladı. 10 yaşında beste çalışmalarına başladı. 13 yaşında babasının teşvikiyle Türk Sanat Müziği ve tamburla tanıştı.
Samsun'daki ve İstanbul'daki halk evleri müzik cemiyetleri ve müzik derneklerinde çalıştı kurucularından oldu. İstanbul Belediye Konservatuarı’na girdi ve icra heyetinde bulundu.
16 yaşından itibaren caz ve rock müziği ile ilgilendi. Batı nefesli sazlarından oluşan orkestralarda tenor saz çalarak görev yaptı.
20 ve 22 yaşlarında Ankara ve İstanbul Radyo Evi TRT sınavlarına girdi üst düzeyde başarıyla kazandı. 1967 yılında İstanbul Radyo Evi’nde bir süre çalıştı ve ayrıldı.
1000'e yakın bestesi olan Orhan GENCEBAY 400'e yakın bestesini kendi sesiyle seslendirdi.
90'a yakın filmde Müzik Direktörlüğü yaptı. 36 sinema filminde başrol oynadı televizyon için diziler ve Show programları yaptı...
Orhan GENCEBAY'a göre Türk Müziği’nin daha zengin bir hale gelmesi için müziğimizin tüm geçmişi ve çeşitleriyle yeniden ele alınıp analiz edilmesi gerekiyordu. Türk Müziği’nin buna ihtiyacı vardı ve bu analizi aslında müzik enstitüleri yapmalı buradan çıkan sonuçlar akademik öğretiler olmalıydı.
Orhan GENCEBAY bu düşünce ile müzikte kendine göre araştırmalar ve serbest çalışmalar yaptı. Bu yaptığı çalışmalara başkaları “Arabesk” ismini verdiyse de Orhan GENCEBAY bu değerlendirmeyi yanlış diyerek kabul etmedi.
Orhan GENCEBAY'a 1999 yılında Devlet Sanatçısı unvanı verildi. 1968 yılında kendi sesiyle yorumladığı ilk 45’lik plaktan bugüne kadar yasal olarak yaklaşık 60 milyon plak ve kaset tirajı olan Orhan GENCEBAY'ın yasal olmayan korsan yapımlarla beraber 150 milyon tirajı olduğu tahmin ediliyor.
Orhan GENCEBAY'ın dokuz üniversite tarafından verilen uluslararası Montu Doktorası var. Orhan GENCEBAY'ın bestelerinin her biri kaset ve plak satış rekorları kırarken aynı zamanda başrolünü oynadığı sinema filmleri de hasılat rekorları kırmıştır.
GENCEBAY besteleri Akdeniz ülkelerinde Orta Doğu’da Orta Asya'da Avrupa'da Türklerin bulunduğu her yerde dinlenmiş ve adaptasyonları yapılmıştır. GENCEBAY hakkında 20’ye yakın kitap yazılmış ansiklopedilerde yer verilmiş ve bir çok üniversitede GENCEBAY'la ilgili tezler hazırlanmış ve araştırmalar yapılmıştır.
Şu an Türkiye'de internet üzerine en fazla web sayfası bulunan ve en çok ziyaret edilen sanatçıların başında gelmektedir.


2005 Creative
ALBÜMLERİ



CENNET GÖZLÜM

Parçalar: 1-Dünya Dönüyor 2-Canın Sağolsun 3-Diyemem ki 4-Kal Sağlıcakla 5-Cennet Gözlüm 6-Benim Değil 7-Nerdesin Sevgilim 8-Niye 9-Ne Oldu Gülüm 10-Dön



AŞKI BEN YARATMADIM
Parçalar: 1-Zaman Akıp Gidiyor 2-Nereden Bileceksin 3-En Büyük Dert 4-Vazgeç Gönül 5-Ne Geçti ki Eline 6-Kır Gönlümün Zincirini 7-Yokluk 8-Bulamadık ki 9-Kara Toprak 10-Vaktinde Gel Sevgilim



LEYLA İLE MECNUN

Parçalar: 1-Al Senin Olsun 2-Kolay Değil 3-Allah Bizimledir 4-Bir Yudum Mutluluk 5-Beklemek İbadet Kalmak Zulumdur 6-Leyla İle Mecnun 7-Ziyankar 8-Haberin Varmı 9-Öyle Bir Aşk 10-Nazar Boncuğu



KÖRDÜĞÜM

Parçalar: 1-Kördüğüm 2-Veda Edecesen Et 3-Dalga Dalga 4-Vazgeç Gönlüm 5-Ne Geçti ki Eline 6-Üç Günlük Dünya 7-Dönmeyen Yıllar 8-Yokluk 9-Vaktinde Gel Sevgilim 10-Felekle Sohbet



AKMA GÖZLERİMDEN

Parçalar: 1-Sendin 2-O Benim 3-Akma Gözlerimden 4-Eyvallah 5-Oldu Mu yavrum Oldu Mu 6-Giderim 7-Zalimden Öte 8-Ha Varsın Ha Yoksun 9-Yıldız Falı 10-Dünya Dünya




SARHOŞUN BİRİ

Parçalar: 1-Seni Buldum Ya 2-Bağrımda Bir Ateş 3-Bunca Yıl Habersiz 4-Beni Böyle Sev 5-Boynu Bükük Sevgililer 6-Sarhoşun Biri 7-Yaşamak Bu Değil 8-Kader Diye Diye 9-Nerede 10-Sende Bizdensin



KLASİKLERİ =1=

Parçalar: 1-Batsın Bu Dünya 2-Hatasız Kul Olmaz 3-Bir Teselli Ver 4-Yarabbim 5-Meyhaneci (Musalla Taşı) 6-Kır Gönlünün Zincirini 7-Ümit Şarkısı 8-Bunca Yıl Habersiz 9-Beni Böyle Sev 10-Kaderimin Oyunu 11-Dertler Benim Olsun 12-Yorgun Gözler 13-Çilekeş 14-Bir Görüşte Aşık Oldum 15-Hor Görme Garibi 16-Vazgeç Gönlüm 17-Aşk Pınarı 18-Sende Bizdensin 19-Akşam Güneşi 20-Dönmeyen Yıllar 21-Benim Dünyam 22-Kabahat Seni Sevende 23-Ziyankar 24-Bitecek Dertlerimiz



KLASİKLERİ =2=

Parçalar: 1-Dil Yarası 2-Bir Araya Gelemeyiz 3-Bilmesin O Felek 4-Dünya Dönüyor 5-Yaşamak Bu Değil 6-Tanrıya Feryat 7-Ayşen 8-Kahrolayım 9-Dilenci 10-Güle Güle Sevdiğim 11-Seni Buldum Ya 12-Leyla İle Mecnun 13-Ben Topraktan Bir Canım 14-Sarhoşun Biri 15-Ben Doğarken Ölmüş 16-Gönül Fırtınası 17-Felekle Sohbet 18-Duyun Beni 19-Ben O Zaman Ölürüm 20-Bana Çok Mu Görüyorsun 21-Sevenlerin Kaderi 22-Zelzele 23-Sevgilim Dinle 24-Goca Dünya 25-Gencebay Oryantal 26-Nihavent Üvertür



YÜREKTEN OLSUN

Parçalar: 1-Ben Kendim Bir Alemim 2-Seven Affeder 3-Yürekten Olsun 4-Bozamazsın Beni Dünya 5-İdam Mahkumu 6-Aşk Mezarı 7-Hey Yabancı 8-Hep Böyle Kalalım 9-Güloylom 10-Cana Doğru 11-İpek Böceği 12-Arıyorum (Enst.)




YARABBİM

Parçalar: 1-Yarabbim 2-Çilekeş 3-Doğan Bir Pişman 4-Dalga Dalga 5-Felekle Sohbet 6-Aşk Değil 7-Acı Gözyaşlarım 8-Bir Görüşte Aşık Oldum 9-Öldürdün Beni 10-Vaktinde Gel Sevgilim 11-Nerede



BİR DAMLA MUTLULUK

Parçalar: 1-Ziyankar 2-Öyle Bir Aşk 3-Doğan Bir Pişman 4-Seveceksin 5-Sende Seversen 6-Bir Damla Mutluluk 7-Bilmez İnsan Kadrini 8-Gitme 9-Bırakında Yaşayalım 10-Bağlama Solo



HATASIZ KUL OLMAZ

Parçalar: 1-Hatasız Kul Olmaz 2-Karaçalı 3-En Büyük Sır 4-Sevmenin Zamanı Yok 5-Sev Dedi Gözlerim 6-Akşam Güneşi 7-Kimi Sarsın Ellerim 8-Uğrunda Bir Ölmek Kaldı 9-Aşkımızın Duası 10-Aşk Pınarı

YA EVDE YOKSAN
(A:ya evde yoksanseni arıyorumnazar değmezbahçevanuyu ey gönlümBÖLÜM(B:gözüm sendehep böyle kaliç benim içindeğişmem gereksev gönlünce yaşa

SENDE HAKLISIN

Parçalar: 1-Tek Hece (...Aşk) 2-Gücün Yeterse 3-Kime Ne 4-Sen de Haklısın 5-Hep O Yerdesin 6-Yasak Resim 7-İki Elin Kanda Olsa 8-İlah Gözlerin 9-Unutulmaz 10-Resminle Ağladım 11-Ayşen



YANLIZ DEĞİLSİN

Parçalar: 1-Aklım Takıldı 2-Al Hançeri 3-Yalnız Değilsin 4-Ayrılık Nikahı 5-Gönülden Gönüle 6-Nihavent Üvertür 7-Çoban Kızı 8-Gönül Dağı 9-Bir Özürle Dil Aşınmaz 10-Demedimmi 11-En Nihayet Bir İnsansın 12-Gencebay Oryantal



GÖNÜL DOSTU

Parçalar: 1-Neyi Değiştirdik ki 2-Yanar Yine Bu Yürek 3-Bulunur 4-Çakmak Çakmak Gözler 5-Gidecek Yerim Olsaydı 6-Gelin Birlik Olalım 7-Almina 8-Sadakan Olsun 9-Sen Bilirsin 10-Ne Çıkarsa Bahtına



KİRALIK DÜNYA

Parçalar: 1-Bir De Sen Vurma 2-Müsaaden Olursa Ben Gidiyorum 3-Kiralık Dünya 4-Küstüm Çiçeği 5-Bakırköy'den Mektup Var 6-Sevme Bensiz 7-Sıra Sende 8-Aşk Sensiz Olmaz 9-Ne Değişti? 10-Çok Görme Bana



CEVAP VER

Parçalar: 1-Cevap Ver 2-Deryada Bir Salım Yok 3-Yakılacak Yara (İçtim) 4-Sevda Borcun Var 5-Eski Kavak Yelleri 6-Sen Farklı Birisin 7-Ayşe 8-Giden Gelmez Yerine 9-Sevenlere Saygı Kalmamış 10-Kaçırcem Seni 11-Kader Çıkmazı



İDEAL AŞK

Parçalar: 1-İdeal Aşk 2-İdeal Aşk Remix 3-İdeal Aşk Enstrumantal 4-Batsın Bu Dünya Remix 6-Batsın Bu Dünya Enstrumantal
By T





Gencebay ve Aksu bir de Fazıl Say...



Yıllar önce Ortaköy'de tiyatro oyuncusu iki arkadaşımla oturmuş sohbet ediyorduk. Hatırlamıyorum ama bir şeyin kutlaması vardı ve Ortaköy sahilde oldukça yüksek sesle Kayahan'ın bir şarkısı çalınıyordu. İngiltere'den henüz dönmüş olan arkadaşlarım bu durumdan son derece rahatsız olmuş "Bu müzik daha ne kadar devam edecek" diyerek de epey bir söylenmişlerdi. O gün canımın çok sıkıldığını anımsıyorum.
Popüler olanı seversek Allah muhafaza belli edersek sanata büyük ihanet edilir sanıyorduk. Sanıyordum. Dün gazeteleri okurken yıllardır görüşemediğimiz ama başarısından büyük kıvanç duyduğum arkadaşım Fazıl Say'in "Gencebay'a ilgi eğitimsizlik göstergesidir" cümlesine takılıp kaldım. Yıllar önce Berlin'de pek güzel işlerde beraber çalıştığımız işine ve ruhuna sonsuz saygı duyduğum Fazıl'ın bu cümlesi beni üniversite yıllarımdaki o ikileme götürdü. Ve gerçek bir sanatçı olmanın sözüm ona önemli bir kuralına: "Popüler olanı aşağılamak..." Gençlik heyecanı işte. Meğer öyle değilmiş...

Talihsiz bir yorum
Burada Orhan Gencebay ya da Sezen Aksu savunuculuğu yapacak değilim ama sonuç olarak eğer Fazıl'ın söyledikleri eksiksiz ve direkt olarak bu manayı içeriyorsa sanırım Orhan Gencebay ya da Sezen Aksu'yu değil onları çok dinleyen ve seven biri olarak beni hedef alıyor. Ve benim gibi yüz binlerce insanı. "Türkiye'de Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk'un karşılığı Sezen Aksu Orhan Gencebay oluyor. Bu Pamuk ve Kemal'i küçülten bir şey" cümlesinin fevkalâde talihsiz bir yorum olduğunu düşünüyorum. Bu bence toplumsal bir değerlendirme değil kesinlikle Fazıl'in kişisel karşılaştırması. Ama çok uzun konuşmaların sonunda birkaç satıra sığdırılmaya çalışılan röportajlarda bazen böyle hazin sonuçlar olabiliyor. Umarım bu da öyle bir durumdur.

Peki açık ediyorum...
Aslında birilerinin bir düşüncesi üzerine yine birilerinin fikirler belirtmeleri bana zaman zaman tuhaf gelir ama sanki Fazıl'in bu söylediğine biraz gücendim. Metin Altıok Nazım Hikmet şiirlerini beraber seslendirdiğimiz bir şey üretmenin heyecanını birlikte paylaştığımız ve hatta bana Almanca bir lied bile öğretip sahnede söyleten yani kısacası "eğitim"se eğer söz konusu olan Berlin'in en genç öğretim üyesi olarak (o zaman sadece 23 yaşındaydı) bana bir dolu şey aktaran Fazıl'in biraz haksızlık yaptığını düşünüyorum.
Kalbimi ve zihnimi besleyen damarlarımı kesseniz büyük ihtimalle Orhan Babanın ya da Sezen'in melodileri ağırlığında akar kanım. Çarşamba akşamı Kayahan'ın yeni albümü için çekilecek klibin hazırlıkları yapılıyordu. Şanslıyım şarkılarını ilk dinleyenlerden olabildim. Yine anlatıyor usta. Nasıl da güzel hem de...
Yani şimdi bu sarkılan sevdiğim için popüler olana ilgi duyduğum için Orhan Gencebay ve Sezen Aksu sevdiğim için "eğitimsizliğim" açığa çıkıyorsa eğer... Peki açık ettim o zaman. "Eğitimsizim" ama Fazıl Say dinlemeyi de severim...


İCLAL AYDIN

VATAN GAZETESİ



Cilalı arabesk devri
Arabesk artık çeşit çeşit. Hip hop pop hattâ rock ile yapılanı dahi var. Her geçen gün görüntüleri ile şarkıları arasında ilişki kurmakta zorlandığımız yeni gruplar çıkıyor ekranlara. Bu çeşitliliğin ulaştığı karmaşa ise akıllara ister istemez arabesk bitti mi sorusunu getiriyor.

İlk olarak pop tarzında müzik ulaşıyor kulaklarınıza ardından ekrana Bob Marley’in türevi bir şarkıcı çıkıyor. Yanında güneş gözlüklü küt saçlı uzaylı kıyafetlerinden esinlenmiş partneri. Artistik çekimler rüzgârda uçan saçlar ve nihayet sözler başlıyor. ‘Cankan’ grubunun yanık sesle söylediği şarkı ile görüntü arasında ilişki kurmakta zorlanan zihniniz sizi arabesk kodlarınıza taşıyor. Bu müziğin babası olarak anılan Orhan Gencebay’ın oturaklı tavırlarıyla seslendirdiği içli şarkılar geliyor aklınıza. İki tablo arasında neredeyse hiçbir benzerlik bulamıyorsunuz. Farklılık arabeskin hızla değiştiğinin göstergesi; özellikle Cankan İsmail YK gibi üçüncü kuşak ‘Alamancı’ gruplar göç kültürünün ürettiği bu müziğe yeni yorumlar getiriyor. Öyle ki Doğu ile Batı arasında kalmışlığın bir çeşit ifadesi olan arabeskin hangi istikamete gittiğini kestirmek gün geçtikçe zorlaşıyor. Kimilerine göre klasik mânâda köyden kente göçün bitmesiyle bu müzik türü de noktalandı bazılarına göre ise bu topraklarda isyan özlem duygusu taze kaldıkça arabesk kaçınılmaz.

Bir ülkenin toplumsal gelişimini anlamak için kaçınılmaz parametreler var; politika insan hakları ekonomi bunlardan birkaçı. Görünenlerin yanında bir de müzik gibi görünmeyen unsurlar var ki hiçbir yasak bastıramıyor kendini ifade edecek bir kanal her haluklarda buluyor. Mesela Amerika’daki zenciler üzerlerindeki baskıyı ileriye dönük düşlerini müzik ile ifade ederek ‘jazz’ı ortaya çıkardı. 1960’ların isyancı ruhu ise bunu rock müziği ile ifade etti. Afrika’ya dönmek isteyen Jamaikalı zenciler reggae ile insanları bir araya getirdi. Türkiye’ye bu gözle bakıldığında akla 60’lı yıllardan sonra ortaya çıkan arabesk müziği geliyor. Bu bir bakıma Türkiye’deki toplumsal kültürel karmaşanın siyasal ve ekonomik çıkmazın kısacası kaosun müziğe yansıyan yüzü. Müzik Yapımcısı Şahin Özer ‘Her birimiz arabeskiz.’ sözleriyle konuyu özetliyor.

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi Nazife Güngör arabeskin jazz blues gibi müziklerden farklı olarak gündelik yaşam içerisinde kendiliğinden değil birileri tarafından üretilmiş olduğuna değiniyor. Yaklaşık yedi yıldır arabesk üzerine fotoğraf projesi hazırlayan Haluk Çobanoğlu ise sanatçıları ve bu müziğin hayranlarını fotoğraflıyor. Ona göre ilginç olan diğer ülkelerdeki müziklerin dans gibi farklı enerjilere dönüştüğü halde Türkiye’de arabeskin yakınma kültürüne yönelmesi.

Arabeskin ne kadar tesirli olduğunu anlamak için şarkılara bakmak yeterli hemen hepsinde bu müziğin esintilerini görmek mümkün. Şahin Özer’in ifadesiyle: “Türkiye’de üretilen bütün şarkıların tabanında arabesk var.” Bu nedenle belki de Türk halkını en iyi ifade eden müzik diyebiliriz. Peki arabesk bir kültür mü? Yoksa sadece müzik formu mu? Bu konuda iki farklı yaklaşım mevcut; özellikle sosyologlar arabeski hayatın her alanına sinmiş bir kültür olarak görürken icra edenler müzikten ibaret olduğunda ısrarlı.

Göç tek etken değil

Arabesk aslında geçiş toplumunun ürünü. Hem gelenekselin bozulmuş halini hem de modern olamamış bir marjinalliğini yansıtıyor. Sanayileşme ile 1960’lı yıllarda geleneksel üretim yapılarının bozulması ve büyük şehirlere göçün yaşanması beraberinde uyum sorunlarını da getirir. Çünkü köyünde hayatının öznesi olan insanlar şehre geldiklerinde nesneye dönüşür bu ise bunalımlı bir ruh haline zemin hazırlar. Birbirine temas etmekte zorlanan şehirli ve kırsal kesim insanlarının hayatları zamanla kesişerek aradaki belirgin çizgiler azalır. Gecekondularda yaşayanlar apartman hayatına terfi eder okullarda iş yerlerinde bir araya gelen bu insanlar birbirlerine benzemeye başlar. Bu kaotik sürecin müzikteki ifadesi arabesk ilk dönemler ‘Batsın bu dünya’ gibi isyancı söylemler içerirken zamanla kentleşerek daha ılımlı ifadelere bürünür. Özellikle 80’li yıllarda Turgut Özal’ın başında olduğu ANAP’ın da arabeski kabullenmesi hatta seçmen sayısını artırmak adına arabesk ile ilgili bir araştırma grubu oluşturarak propagandalarını bu yönde yapması müziğin niteliğinin değişmesinde önemli etkenlerden. 1990’lı yıllarda ise klasik anlamda göç sona erer. Artık şarkılarda ‘Hadi gel köyümüze geri dönelim” gibi farklı mesajlar aktarılmaktadır. Bilgi Üniversitesi Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Doç. Dr. Ayhan Kaya arabeskin sadece yıkan değil onaran bir yönü olduğuna da dikkat çekiyor: “Arabesk onu kullanan kişinin normal dili aslında. Fakat bu yakın zamana kadar yüksek kültür tarafından tehdit olarak algılandı TRT ve kamusal alanda tepkiler gösterildi.” Kaya’ya göre ‘Âlem buysa kral benim’ diyen bir söylem kaos içerisinde yaşayan bireyin kendi çözümünü üretme çabası. Dolayısıyla gerçekte arabesk bir kopuş değildir eklemlenme gayretinin ürünüdür. Her ne kadar isyancı yanı baskın gibi görünse de pasifist yönü de mevcut. Umberto Eco’nun ‘narkotik pasifizm’ olarak dile getirdiği tepki ile arabesk arasında ilişki kurmak mümkün. Pop kültüründe de var olan sorunları dile getirmekle yetinip çözüm üretemeyen teslimiyetçi bir tutumu var. Kaya’ya göre pop kültürü de bu mânâda çok arabesk. Yılların sanatçısı Orhan Gencebay ise arabeske yönelik bu eleştiriyi anlamsız buluyor. Sanatçı duyarlılığı ile şarkılarında hüzün sevinç acı gibi her duygunun aktarıcısı olduğunu fakat çözüm üretmenin kendi görevleri olmadığına değiniyor.

Gencebay arabeskin doğrudan göç ile tanımlanmasından da rahatsızlık duyuyor. Ona göre gerçek arabeskin geçmişi çok eskilere dayanır. Firavunlar döneminde Mısır’ın dolayısıyla Arap kültürünün çok geniş bir alanda tesirli olduğuna değinen Gencebay ayrıca İslamiyet’in kabulüyle Arap motiflerinin hayatımıza daha çok dâhil olduğunu hatırlatıyor. “Bizim kültürümüzde; konuştuğumuz dil olsun ibadetlerimiz olsun zaten Arap etkisi vardır.” diyor. Zira bu etkiyi müzikte de görmek mümkün. Türkiye’de ilk defa arabeskçi ifadesi Sadettin Kaynak için kullanılır. 1930’lu yıllarda Türk müziği radyolarda yasaklanınca halk kendine yakın hissettiği için Arap radyolarının müziklerini dinlemeye başlar. ‘Arabeskçi’ ifadesi bu müziklerin dublajlarını yapan Sadettin Kaynak için kullanılır. Kaynak sadece dublaj yapmayıp kendi eserlerini de ortaya koyar. Fakat Arap müzikleri ile uğraştığı için uzun yıllar radyolarda eserleri yasaklanır. Gencebay bugün arabesk olarak ifade edilen kendi tanımlamasıyla ‘serbest çalışmalar’ı 1960’lı yıllar ile ilişkilendiriyor. Bu yıllarda bazı müzisyenler Arap müziğinden aldıkları ezgilere sözler yazarak kendi imzaları ile icra ederler ve bunlara yanlış bir şekilde ‘arabesk’ adlandırması yapılır.
Aynı dönem içerisinde kendi müzik tekniğini geliştiren Gencebay “Ben de altmışlı yılların sonunda tanınan biri olduğum için benzerliklerden dolayı arabeskçi olarak tanımlandım.” diyor. “Hâlbuki benim amacım sadece müzik adına iyi şeyler üretebilmekti varoşlardaki garibanlara şarkı yapayım diye yola çıkmadım.” O dönemde Gencebay eserlerine yönelik ciddi bir ilgi ile karşılaşır. Her kesim şarkılarını dinler fakat varoşların ezici çoğunluğu onun müziğinin bu kesimle ilişkilendirilmesine sebep olur. Gencebay günün olaylarından etkilenerek ürettiği ‘Batsın bu dünya’ gibi protest müziklerin de varlığını kabul ediyor. Sadece aşkı değil insan ne hissediyorsa onu anlatmaya çalıştığını sanatçı olması nedeniyle bir nevi tercüman olduğunu dile getiriyor.

Arabesk günümüze toplumun ruh haline göre şekillenerek ulaştı. Artık kalıplar daha modernist olsa da içerik nispeten Anadolu kokuyor. Gencebay 60-70’li yıllarda daha çok araştırmaya meyil olduğu halde 80’lerden sonra tüketim toplumuna dönüşürken eğlencenin merkeze alındığını ifade ediyor. Şu an yapılan müziklerin temellerinin 70’li yıllarda atıldığını söylüyor Gencebay. “Arabesk diye anılan bu çalışmaların getirileri şu an popun sanat müziğinin ve özgün müziğin içinde de var.”

Adı üzerinde serbest çalışmalar farklı müzik türleriyle sentezlenmeye çok müsait. Özellikle pop ve hip hop ile arabeski bir araya getiren grupların sayısında son dönemlerde artış var. Bunun en uç örneklerinden biri Cankan. Söyledikleri şarkılar içerik olarak daha çok 60-70’li yılların arabeskini hatırlatıyor. Fakat kıyafetleri saçları müziklerinin alt yapısı tamamen Avrupai. Adeta Batı ile Doğu’nun arasında kalmışlığı resmediyor. Fakat bu tezadın bilincinde olduklarını vurguluyor grup üyesi Ayhan Malik; “Yaşadıklarımızı müziklerimize aktarıyoruz. Çocukluğumuzdan bu yana rahat kıyafetler giyiniyoruz Avrupa’da yaşadığımız için onların müziklerinden kıyafetlerinden etkilenmemiz normal. Fakat biz nerede büyürsek büyüyelim Türkiyeliyiz.” diyor ve ‘Şapur şupur’ şarkısını örnek gösteriyor. “Bu şarkı gençlerin diskoteklerde yaşadıklarını çok iyi anlatıyor. Biz de aramızda para toplar eğlence mekânlarına giderdik.” Kendi yaşamlarından yola çıkarak tarzlarını üreten grup yaptıkları müziğe R&Besk adını vermiş. R&B ritim ve blues’tan geliyor ‘besk’ ise arabeskten. Bu müzik Türkiye’de ve dünyada bir ilk. Grubun diğer üyesi Fatih ABB nota bilmiyor bir hocası notaların ABB’nin yeteneğini sınırlayacağını söyleyerek öğrenmesine mani olmuş. Fakat bir makine hızıyla besteler üretiyor ABB. Arkadaşı Malik ABB’nin isterse dokuz saatte dört şarkı besteleyebileceğini gururla ifade ediyor. Gruba görüntülerini mi yoksa söyledikleri şarkıları mı kendilerine daha yakın hissettiklerini soruyoruz. Aldığımız cevap ‘Her ikisi bizim için bir bütün.’ oluyor. Şahin Özer ‘Cankan’ gibi örneklerin artacağına değiniyor. Kendisi de yeni starları için farklı arayışlar içinde arabeski farklı tarzlarla sentezleyeceği renkli örnekler için kafa yoruyor şu günlerde. Bu karmaşanın genel olarak kafa karışıklığının ürünü olduğunu ise kabul ediyor.

Pop arabeski asimile ediyor.

Arabesk daha çok hip hop ve pop müzik ile bir arada sunuluyor. Hip hop işçi sınıfının göçmen kökenli kültürün ürettiği bir müzik. Doğası itibarıyla küresel bir gençlik kültürü olsa da geleneksel olanı seslendirmeye çok müsait. Patchwork misali yöresel çalgıları alt melodileri üzerine yapıştırmaya uygun bir yapı. Kaya gençlerin arabeskle kendi otantik kültürleri ile bağ kurarken hip hop ile evrensel gençlik kültürüne çapa atabildikleri kanaatinde. Bu dönüşümler zamanla müziklerin aynı düzlemde bir araya gelmesine de neden oluyor. Nazife Güngör ise arabeskin bu etkileşimler neticesinde pop kültüründe asimile olduğunu düşünüyor. “Bizim popüler müziğimiz haline gelen arabesk giderek Batı’nın pop müziğine benzemekte ve “pop arabesk” bir forma bürünerek yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Ölmüyor ama can çekişerek ayakta kalmaya çalışıyor. Ancak özünü yitirmekte olduğu da bir gerçek.” Güngör’e göre yıllar öncesinde Gencebay’ın ‘Batsın bu dünya’ adlı parçası hüzünle dinlenirdi oysa şimdi diskolarda bu şarkıda gençler coşkuyla dans ediyor. Bu arabeskin özünü yitirmiş biçimde varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Ayhan Kaya da geleneksel anlamdaki göçün bitişiyle klasik mânâda arabeskin sona erdiğini düşünüyor. Arabesk birtakım kültürel formları etkilerken kendisi de dönüşüyor. Neticede ortaya farklı bir kolaj çıkıyor. Bu nedenle Kaya bildiğimiz arabesksin sona erdiğini düşünüyor. Bu görüşlerin aksine Orhan Gencebay bu müziğin bütün alanlara yayıldığı kanaatinde. “Arabesk denen serbest çalışmalar toplumun temel taşı olmuştur. Her müzik kendi özü dâhilinde değişiyor. Bu çalışmalar bir yerde de özgürlük demektir.” diyen Gencebay arabesk ile diğer müzikler arasında yapılan sentezlere olumlu bakıyor. Fakat ‘daha iyi olacağına inanıyorum’ sözüyle kibarca gençlere mesajını iletiyor. İsyanın özlemin var olduğu sürece arabeskin devam edeceğine inanan Şahin Özer’e göre arabeski var eden sürecin izlerinin silinmesi için belki 300-500 yıla ihtiyaç var. Özer sürekli var olan isyan duygusunun yok olması için Türk halkının yeni bir kültür devrimine mecbur olduğuna dikkat çekiyor. Nitekim net bir duruş sergileyebilmek için Avrupalı mı olacağız yoksa Anadolulu mu kalacağız artık karar vermemiz gerekiyor.

Sayı: 581 - 23.01.2006 | Tuba Özden -
MaVi_HoRoZ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22.04.08, 16:10   #5
Standart


konu açılmış...
P®€ñ§£$ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 07.06.08, 22:15   #6
Standart


Bu konu aylardır var Kasırga göremedi gitti
Betül17 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla


Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
biyografi, gencebay, orhan


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Orhan Gencebay Resimleri kralex Yerli Ünlü Resimleri 1 29.08.08 01:56
Orhan Gencebay Fun Clup... KASIRGA3435 Fan Grupları ve Sanatçılar 4 20.03.08 22:22
Orhan Gencebay Fun Club KASIRGA3435 Fan Grupları ve Sanatçılar 14 20.03.08 22:21
Orhan Gencebay Fun Clup...fİlmlerİ KASIRGA3435 Fan Grupları ve Sanatçılar 0 23.01.08 18:43


Forum Zaman Ayarları GMT +2 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 22:24 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum; Haybeden Değil , Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.