| |
| |||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünki Mesajlar |
| 20.04.08, 07:52 | #1 |
| | Ayaga kaldırabilmek..... Güneş ve yıldızlar tutuyor zamanı Gün sarkıtıyor kendini kollarıma Söküyorum işte dokuduğum tüm çile yumaklarını Eğilerek sığınıyorum dimdik duran umutlarıma Zihnimdeki tüm dağınık cümleleri Mazinin sandığına kaldırıyorum Defnediyorum kurumuş çiçeklerimi Gülümseyen yüzlerin koca afişlerini asıyorum Cadde Boylarina Ve kalbimin rıhtımına Kurak ellerimde taşıyorum yağmur sularını Eritiyorum katı kırgınlıklarımı Ve sonra… Yaşamanın hükümlerini anlatıyorum Terlemiş sözcükler kalemimin ucuna asılıyor Çünkü her şeye rağmen… Yaşamak için dürüst olmalıyım Umudu semaya kaldırmanın niyetinde Acıları gösterimden mi kaldırmalıyım? Ben buluntu fotoğraflarla oynamıyorum Zehirli sarmaşıkların çalılığında Sızıların iniltisinde yazılan notaları okuyorum Ve vakti geldiğinde Mutluluğu sarıyorum ipek kumaşlarıma Ama her an daha iyi biliyorum Tozlarını silksek de hayatın Dumanı yakıyordu boğazımızı Sen Söyle! Bülbül mutluluk şarkılarını söyledi diye Hiç mi derde uğramamıştı? Ya Gül... Bülbül, dikenli tellerine saplandığı zaman Tecrübe etmemiş miydi derdin kelimeleriyle konuşmayı? Ama mutluydu Gül-bülbül aşkı Sevdanın yalın halleriydi Çünkü yaşamanın hükümleri Derdin içinde mutluluğu ayağa kaldırabilmekteydi |
| Cevap Yaz |
