HarbiForum  

Anne ve Babalara

Aşk & Sevgi bölümde Anne ve Babalara konusunu görüntülüyorsunuz.Kalabalık konferans salonunda mesleğinin doruğunda bir avukat o gün mezun olacak hukuk öğrencilerine hitap etmek ...
Geri git   HarbiForum > Hayata Dair > Harbi Aşk > Aşk & Sevgi

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 06.02.08, 20:20   #1
Standart Anne ve Babalara


Kalabalık konferans salonunda mesleğinin doruğunda bir avukat
o gün mezun olacak hukuk öğrencilerine hitap etmek üzere kürsüye geliyor.
Herkes meslekten söz edeceğini zannederken o hayatı anlatıyor: "- Hepiniz
kişisel yaşamınızı bir kenara koyup çok çalışabileceğinizi kanıtladınız"
diyor bilge hukukçu " ... ama unutmayın ki ölüm döşeğindeki birinin
'Keşke işime biraz daha zaman ayırabilseydim' dediği duyulmamıştır.
Çocuk sahibi olacak kadar şanslıysanız onların göz açıp kapayana
kadar büyüyeceklerini ana babalarınız size söyleyecektir. Çocuklarımıza
hikaye okuma yakalamaca oynama ve birlikte dans etme fırsatını Tanrı ancak
belli bir ölçüde bahşeder bize. Bunlardan birini bile kaçırmamaya özen gösterin."

Bu öyküyü Rob Parsons'un "60 Dakikalığına Baba" adlı kitabında okudum.

Birkaç yıl önce parlak bir iş teklifi almıştım. Mesleki kariyerimin
doruk noktası olabilirdi lâkin her gün saat 20.00'de işten çıkabilecektim.
Teklifi duyduğum anda o saatin kızımın banyo saati olduğu geçti aklımdan.

Hayatta başka hiç bir şeyin beni o banyo seansı kadar mutlu
edemeyeceğini düşündüm ama bunu teklifi yapanlara söyleyemedim.
Bir bahaneyle reddettim. Yine de geçen birkaç yıl içinde saat saat
başkalarına dağıttığım zaman hazinesinden kızıma pek az pay düştü.

Yapılacak işlerim yazılacak yazılarım bakılacak telefonlarım vardı.
Onunla bir cam bardağın pamuktan toprağına limon çekirdeği ekip
büyümesini izleyemedim. Yeni yeni yarım yarım söylediği şarkılara
eşlik edip bu düeti bir kasete kaydetmeyi çok isterdim; olmadı...
Bir cümle ben söyleyip bir cümle ona söyleterek hiç yoktan
bir masal yaratmayı ve düş güçlerimizi yarıştırmayı tasarlamıştım;
hazırdan yemek daha kolay geldi.

Hayat öyle ters bir denge kurmuş ki onların en çok ilgi istedikleri dönem
onlarla en az ilgilenebileceğimiz dönem aynı zamanda. Bizim vaktimiz
bollaştığında ise onların bize ayıracak vakti kalmıyor.

Ben aslında onun için çalışıyorum sıkça sarıldığımız bir bahanedir
ama ona hiç bir zaman "Daha çok parası olan bir baba mı istersin
daha çok seninle olan bir baba mı?" diye sormamışızdır.

Sabahları yanağımda ıslak bir buse ve başucumda bir "Günaydın babacığım"
sesi ile uyanmanın. "Hadi sarılıp yatalım babacığım" çağrısıyla
başlayan gecelerde o sihirli "Seni Seviyorum"u kulağıma fısıldadiktan sonra
yanaklarımı avuç içlerinin parantezine alıp uykuya çekilince
göz kapaklarına yerleşen huzuru izlemenin tadına vardım.

Mavinin neden mavi olduğunu kışın havaların neden soğuduğunu
kuşların nasıl uçtuğunu en baştan öğrenmenin...

Rakiplerim sayılan Casper'dan Power Rangers'tan Ricky Martin'den
daha ilginç olmaya çalışmanın... Ve konuşmaya başladığından beridir
beni takip ederek hatalarımı da sevaplarımı da aynen tekrarlayan
bu sevimli papağana duvara kazılı boy tablosundaki çizgiler yükseldikçe
yükselen bir tutkuyla bağlanmanın tadını çıkardım.

Annesiyle birlikte bezini değiştirmiş mamasını yedirmiş
pişiklerini kremlemiş olmanın; bacakları ilk adımını attığında elini tutmanın
dilinden ilk sözcük döküldüğünde birlikte coşmanın heyecanını tattım.

Sonunda beklenen gün geldi. Belki onun karaladığı bir resim
ilk hediyem olacak. Kitaptaki örnekle bisikletinin selesine arkadan
yapışacağım günler başlıyor şimdi... O selenin emin ellerde oldugunu
bilmenin güveniyle öğrenecek pedala basmayı. Bir süre sonra
farkettirmeden çekeceğim ellerimi... Bisiklet artık
yetişemeyeceğim kadar hızlanacak ve o uçup giderken
ben biçare; ardından bakakalacağım.

70 yaşındaki babam geçen gün: "Torunumu ilkokula götürene kadar
sıkacağım dişimi." dedi. İnsanın boğazını düğümleyecek kadar hazin ama
gerçek... Torunla dede arasında bir tahteravalli gibi uzanıyor yaşam. Birini
aşağı çekerken diğerini yükseltiyor. Birinden eksilen öbürüne ekleniyor adeta.
Bütün hüznüne rağmen yine de bir zafer coşkusu var bu devir teslim töreninde.

O yüzden bugün babanızı yanınıza kızınızı kucağınıza alıp
Freiligraht'ın "Devrim" şiirindeki dizesini gururla haykırabilirsiniz:

"Vardım... Varım... Var...
HENA isimli Üye şimdilik offline konumundadır Mesajı Moderatöre bildir  
Cevapla


Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
babalara, anne


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
anne bedduası gizems İslamiyet 0 24.07.07 10:05
Anne Şefkati Ilean07 Garip Olaylar 0 15.07.07 18:23
pardon anne ibiramcan Komik Animasyonlar 5 12.07.07 18:12
*******-_-**anne**-_-******* ugo47 Şiir Pınarı 2 14.06.07 15:59
Anne ugo47 Şiir Pınarı 0 31.03.07 18:13


Forum Zaman Ayarları GMT +2 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 15:45 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.0
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum; Haybeden Değil ,Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2009
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.