Aşk Mektubu
Biliyorum sen de seviyorsun beni. Gözlerinden okunuyor

uyku gibi

yağmur gibi

duman gibi aşk dökülüyor gözlerinden. Beni sevmediğini söylerken dudaklarının kıvrımında öyle bir işaret görüyorum ki sevdiğini söylüyor. Elini tutuyorum

elimi iterken elin

yanarak titriyor. Biliyorum sen de seviyorsun beni. Bazen hiç ses vermiyorum sana

beni çağırıyorsun

adımı sesleniyorsun

yüreğin beni arıyor. Uzaklara giderken beni de alıp götürüyorsun

yoksa bu kadar çınlar mıydı kulaklarım ?. Akşam yıldızına bakarken ben geçiyorum aklından

yıldız birden ışığa kesiyor. Beklenmedik bir zamanda

umulmadık bir yerde ansızın karşıma çıkıyorsun

gözlerimiz karşılaşınca yüzünü çeviriyorsun. Benim yanaklarım alev alev..senin dudakların nar çiçeği.. bir rüzgar esiyor aramızdan görmezden geliyorsun. En yaşanacak zamanda saatler boşa akıyor

çileler sarıyorsun. Sevgilim

benim nazlı sevgilim.. Neden bu cefa ? Neden susuyorsun? Aramızda niçin bu kadar insan

neden bu kadar engel koyuyorsun ? Sevgilim her şey bahane.. bütün söylediklerin.. Kelebek kanadı kadar ince

yağmur damlası kadar temiz bir aşk bu.. Korkmana

kaçmana gerek yok. Sevgilim

biliyorum sen de seviyorsun beni

itiraf etmiyorsun.
Sevgiliden özür dilemek için hazır mektup
Sevgilim sana nasıl söyleyeceğim

nasıl yazacağım.. Kelimelerim yetersiz

kalemim tutuk. Sana öyle hasretim ki bütün sözler ifadesiz. Senden önce yaşamamışım

senden önce ben ben değilmişim.Sen gittiğinden beri yine kendimde değilim. Seninle yaşadıklarım yetmiyor

anılar kalbimin acısını dindirmiyor.Ayrılık kapıyı çaldı

seni benden aldı.. artık içeri hiç kimse giremiyor. Sevemiyorum kimseyi

gözlerim senden başkasını görmüyor. Ellerim senden başkasına gitmiyor. Dudaklarım senden başkasını öpmüyor. Geceleri bir yorgan gibi çekip üstüme

karanlığı örtüyorum. Uzak yıldızların ışığı bile bu karanlığı delip geçmiyor. Yıldız yok

ay yok

bulut yok.. umut yok sevgilim. Umutsuz yaşanmıyor. Sokağa çıksam attığım adımlar boşlukta geziniyor

yağmurlar yağsa damlalar bana seni söylüyor. Çiçeklerin boynu bükük

güneş bitmiş. Dünya benden hesap soruyor. Bu ceza çok ağır sevgilim

bana reva gördüğün bu ceza çekilir gibi değil. Yüreğim sökülüyor. Hatamı biliyorum

yanlışın farkındayım. Senden özür dileyecek yüzüm yok. İstersen kapının eşiğinde küçük bir taş olayım itip kaktığın

yeter ki uzaklara fırlatıp atma beni. Pencerende bir kuş olayım

elinin tersiyle uçurma beni. İnce parmaklarında solgun bir çiçek olayım

buruşturup kırma beni.. Susup gittin

çekip gittin. Bir namlunun ucuna kurşunu sürüp gittin. .Ama öyle kaskatı öyle ağır ki ruhum

can damarım kesilse bir damla kanım akmaz. Gözlerim ufka dikili

bir küçük kızıl ışık bekliyorum senden..Bir aydınlık teli.. Bir umut.. affeder misin beni?
Platonik aşk üzerine mektup
Sana uzaktan bakıyorum. Sana bakmak inanılmaz mutlu ediyor beni. Sen gidince aklım da senin peşinden sürüklenip gidiyor

yüreğim de.. Yanında biri mi var

ona bir şey mi söylüyorsun

onunla gülüyor musun.. içim yanıyor. Ama senden sonra gördüğüm o insan birden senden biri oluyor. Senin baktığın her yer artık güzel

senin konuştuğun her insan

özel oluyor. Sen evine şu yollardan gidiyorsun. Ardından yürüyorum. Beni fark etmiyorsun. Önünden geçtiğin evlere

gölgesinde yürüdüğün ağaçlara

her gün bindiğin otobüse bakıyorum. Senin gözünle bakıyorum. Sen yokken de o yollardan defalarca geçiyorum. Senin kokun

senin havan

senin auran sinmiş havaya.. Sanki seni soluyorum. Akşamları ne yaparsın acaba? Sofraya oturduğun zaman yanında kimler var? Hangi yemeği severek yersin

neyi sevmezsin? Kitap okur musun? Hangi kitapları seversin? Ne tür filmlerden hoşlanırsın? Televizyon izler misin? Gece sokağa çıkar mısın? Arkadaşlarınla en çok neye gülersin? En çok kim kızdırır seni..Hangi futbol takımını tutarsın? Bilmeliyim. Senin hakkındaki bütün ayrıntıları öğrenmeliyim. Çünkü ben de o filmlere gideceğim

ben de o dizileri izleyeceğim

ben de o yemekleri seveceğim ya da nefret edeceğim. Bilmeliyim. Baştan kuruyorum dünyamı. Seninle yaşamaya başlıyorum. Onca kalabalığın içinde

karmaşık yaşamın ortasında eğer sen varsan daha seni görmeden bir kuş gibi çırpınmaya başlıyor yüreğim. Bir ışık çarpıyor yüzüme

bir sıcaklık yürüyor göğsümde. Anlıyorum ki sen varsın. Sen ordasın. Sen gelmişsin. Bakmadan

başımı çevirip seni görmeden varlığının farkındayım. Ey uzak uzak baktığım.. göz göze gelmeden

saçını okşamadan

değil bir rüyayı bir cümleyi paylaşmadan sevdiğim sevgilim. Bir aşk filiz verdi

fidan verdi

kök saldı içimde. Onu sana göstermek için ömrümü veririm.
Ayrılık üzerine aşk mektubu
Sen gittin.. Bir zifiri karanlık

bir zından yalnızlığı

ağır bir boşluk bıraktın geride. Gittin ve dönmeyeceksin bir daha. Haklısın gidişinde

bu aşkı bitirmekte haklısın. Tek söz söyleyemedim. Yüzüne bakamadım. Karşında ağlamadım. Eridim

tükendim

bittim. Sonsuzlukta bir insan nasıl olur.. sesi soluğu nasıl duyulur? Elveda aşkım.. Elveda sevgilim. Sen kendini hiç böyle gereksiz

böyle değersiz

böyle yapayalnız hissettin mi? Ayrılık ölüm kadar acı ve soğuk.Aynalara bakıyorum. Aynada gördüğüm ben değilim. Gözlerim cehennem ateşi.. dudaklarım mühürlenmiş. Ellerim titriyor. Yüreğim kızgın demirlerle dağlandı. Yokluğunun bedeli çok ağır sevgilim. Sevinçlerim

hayallerim

umutlarım

renkli dünyam elveda.. Elveda yaşamak.. Yaşamın anlamı elveda. Kimse farkında değil yokluğunun. Sensiz ne hallerde olduğumu kimse bilmiyor. Anlamıyor yitip giden bir aşkın kederini. Düne kadar en yücesini yaşadım mutluluğun

ayaklarımın altından kayıp gidiyordu toprak

denizlerin ovaların üstünde uçuyordum. Güneş kadar yakındı bana aşk. Güneş kadar sıcak ve parlak. Bıraktın birdenbire

kanatlarım kesildi. Hızla çakıldım yere

boşluğun içindeyim

şimdi hiçbir şeyim.Oysa dünyanın en zenginiydim. Bütün çiçekler bizim için açardı

bizim için ballanırdı meyveler

ekinler bizim için bereketli

sular bizim için çağlardı. Şimdi toz duman içinde kızgın bir çöldeyim. Yönümü yolumu şaşırdım. Sam rüzgarlarına bıraktım gövdemi

sürüklenmekteyim. Sen bensiz nasılsın

bilmiyorum. Rahat mısın

mutlu musun

bu kadar çabuk beni unutur musun?.. Nasıl birden mazi olursun? Düne kadar gözlerinden aşkı içtiğim

dudaklarında yüreğimi erittiğim

uğruna bıçaklar çekip dünyaya meydan okuduğum ey sevgili nerdesin? Kimlesin?.. kimlerlesin?.. Kimlerle oynaşır gönül eğlersin? Ben burada

terk edip gittiğin yerdeyim. Elveda aşkım.. Elveda birtanem.. Elveda sevgilim! Elveda sana..
Kıskançlık üzerine aşk mektubu
Sana baktığım zaman gözlerim kamaşıyor. İnce bir rüzgar esiyor saçlarının arasından

bütün denizler deviniyor .. binlerce güneş parlıyor gözbebeklerinde.. senin ışığın öyle parlak ki gökyüzündeki utancından eriyor Sana dokunduğum zaman sudan geçer gibi ellerim

senin beyazlığınla arınıyor. Yüreğimin içinden ırmaklar akıyor. Sana dokunduğum zaman nefes alamıyorum

soluğum kesiliyor.Sana dokunduğum zaman boyut değiştiriyorum.. bütün renkler yenileniyor. Bir masanın başında oturuyorsun

elinde çay bardağı… Diyelim ki çay içiyorsun. Senin oturduğun masa birden anlam kazanıyor. Çay daha lezzetli

masa daha sevimli

bulunduğun oda huzur veriyor. Sen yürüdüğün zaman bastığın kuru toprakta çimen bitiyor

çevrende güller açıyor. Kuşlar havalanıyor sevinçle mavi gökyüzüne. Senin el sürdüğün yerden bereket fışkırıyor. Ah sevgilim.. yüreğimin ateşi

başımın dumanlı yüce dağı

dinim kadar imanım kadar güvendiğim ey güzel insan.. seni kimse benim gözlerimle görmüyor. Sana sıradan biriymişsin gibi

yüzüne bile bakmadan bir söz söylüyor

cevabındaki gizemi fark etmiyor. Seninle kurulan cennet umurlarında değil.. Ama senin yüzüne bakıyorlar

onlara gülümsüyorsun

sana uzanıyorlar ses etmiyorsun. Verdiğin nimetin farkında değiller. Ben sana niçin onlarla berabersin diye hesap sormuyorum. Ama onlar senin değerini bilmiyorlar. Bunun adı kıskançlıksa evet.. Seni kıskanıyorum.. Ama bu

sana layık olmayanların vurdumduymazlığından kaynaklanıyor. Kimse seni bulunduğun yerden bir santim aşağıda göremez

görmemeli.. İşte o zaman çıldırıyorum. Sana uzanan elleri kırmak

sana bakan gözlere mil çekmek istiyorum. Sen burada

benim dünyamda

teksin

ulaşılmazsın. Sana ulaştığını sanan herkese lanet ediyorum. Çünkü onlar seni benim gözümle seni görmüyorlar