Güne her zamankinden daha erken başlarsınız. Sanki kendinizi günler boyu uyumuş gibi hisseder ve gayet formda olursunuz.
Gözlerinizin içi gülmeye başlar

yanaklarınız pembeleşir

acayip güzelleşirsiniz. Sizi gören aşık olduğunuzu anlar. Müzik kadar aşk da ruhun gıdasıdır.
Bir anda alış-veriş delisi olursunuz. Ama bu tam bir çılgınlık aşamasıdır. Yepyeni giysiler

kokular ve makyaj malzemeleri alırsınız. Dolaptakilerin ise pabuçu çoktan dama atılır.
Aldırış etmediğiniz kilolarınız can düşmanınız selülitler baş düşmanınız olur çıkar. Her daim ayna karşısında onlardan nasıl kurtulacağınızı düşünürsünüz.
İş güç kendini arka planda bulur. Ne varsa ne yoksa hep o dur.
Sizi görenler nedensiz sırıtmalarınızı ve ağzınızın kulaklarınıza yapışmasına

herkese hatta hoşlandığınız kişilere dahi sevgi dolu davranmanıza bir mana veremezler. Halbu ki siz yeni aşkınız sayesinde dünyanın en mutlu insanısınızdır. Varsın sizi anlamasınlar.
Paronayak olup çıkarsınız

yemeden içmeden kesilirsiniz. Sürekli onu düşünürsünüz. Ya beni aldatıyorsa

bugün hiç aramadı ya başına bir şey geldiyse gibi paranoyalar üretir. Onun sizin yanınızda olmadığı zamanları işkence saatleri haline getirirsiniz.
Onunla geçen süre nedense su gibi akıp geçer. Onu her gün görmek için sürekli yalanlara başvurup

en yakın arkadaşınızı bile satarsınız.
Kalp atışlarınız bir türlü normale dönmez. Hele onu görünce adrenalin miktarınız maksimum noktalara sıçrar. Elleriniz titrer

midenize kıramplar girer