HarbiForum  

SüPEEr Bir Aşk HİkAyesi

Aşk Hikayeleri bölümde SüPEEr Bir Aşk HİkAyesi konusunu görüntülüyorsunuz.Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra ...
Geri git   HarbiForum > Hayata Dair > Harbi Aşk > Aşk Hikayeleri

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 04.10.08, 13:40   #1
Yeni SüPEEr Bir Aşk HİkAyesi


Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta
okuyordu öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra bir
kere bir kere bir kere daha karşılaşabilmek için hep aynı
saatte aynı duraktan aynı otobüse bindiler. Gençtiler çok
genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz
zaman
aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse
bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı
arkadaşında
kaldığı için o duraktan binmişti otobüse kız ise
ablasında....
Sırf birbirilerini görebilmek için her sabah erkenden
evlerinden çıkıp şehrin öbür ucundaki o durağa onların
durağına geldiklerini gülerek itiraf ettiler bir süre
sonra...
Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de
çok
mutlu... Bazen işsiz bazen parasız kaldılar ama
öylesine sıkı
kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi
umursamadılar.
Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve
ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman
aşımına
uğrayan alışkanlıklara yenik düşen banka hesabında para
kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık
hale
getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi
onlarınki... Günler günleri yıllar yılları kovaladıkça
sevgileri de büyüdü büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının
olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk sahibi
olmayınca “bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek
bencillik olur” diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk
yerine sevgilerini büyüttüler... “Senin için ölürüm”
derdi kadın sımsıkı sarılıp adama ve adma “Hayır ben senin
için ölürüm” diye yanıt verirdi hep...
Bazen eve geldiğinde aynanın üzerinde bir not görürdü
kadın
Bir tanem kütüphanenin ikinci rafına bak....” Kütüphanenin
ikinci rafında başka bir not olurdu “Mutfaktaki masanın
üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma” Mutfaktaki
masadan salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya
koşturan kadın sonunda kimi zaman bir demet çiçek kimi
zaman
en sevdiği çikolatalar kimi zaman da pahalı armağanlarla
karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi
zaten....
Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın işleri ne kadar yoğun
olursa
olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına
ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde
daha az çalışmaya karar verdiler. Adam hastaneden ayrıldı
ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da
mimarlık
bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık
daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde
dolaşırken
harap durumda
bir ev gördü kadın üzerinde “satılık” levhası
asılı olan. “Ne dersin bu evi alalım mı?” dedi adama. “Bu
viraneyi yıktırır harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda
çizdim bile. Kocaman terası olan martıları kahvaltıya davet
edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı...” “Sen istersin de
ben hiç hayır diyebilirmiyim?” diye yanıt verdi adam.
Amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım
emlakçıyı...
Kaç para olursa olsun burası bizimdir artık....”
Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde
ayrılmaları zor oldu adam Amerika’ya giderken. Her gün her
saat
konuştular
telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında.
Fakat
birkaç gün sonra kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti
kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor konuşmaktan
kaçınıyordu.
Onu neşelendirmek için sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği
projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı:
“Canım
o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut...”
Mutsuzluk mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı
daha da çekilmez gelir. Kadın hiç sevmedi bu beklenmedik
misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama “Senin için
ölürüm biliyorsun ne olur anlat”
diye dil döktü boş yere...
Yıllardır sevdiği adam duyarsız ve sevgisiz biriyle yer
değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça beton
duvarlara
çarpıyordu kadın her çarpmada daha fazla kanıyordu
yüreği...
Bir gün
çocukluğunun gençliğinin ve bütün hayatının birlikte
geçtiği
arkadaşına dert yanarken “Artık dayanamıyorum sana
söylemek
zorundayım” diye sözünü kesti arkadaşı. “O seni aldatıyor.
İş
yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek
yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar
arabaya....”
’’Sus sus çabuk duymak istemiyorum bu
yalanları” diye bağırdı
kadın. Onca yıllık arkadaşını kendisini kıskanmakla
suçladı.... Ertesi gün öğle vakti o restoranın hemen
karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının
sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı
hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen
evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü
adamın...

Akşam kocası eve gelir gelmez bazen bağırıp bazen
ağlayarak
bazen ona sımsıkı
sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi.
İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği
insanların
orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler
geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan
çıkarken “son bir kez kucaklamak isterim seni” diyecek oldu
ama kadın “defol” dedi nefretle...
İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle
son
bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta
kalmaya çalıştı kadın. Adamın sevgilisiyle birlikte
Amerika’ya
yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında onu hala
sevdiğini hissedince ağlama nöbetleri geçiriyor aşkın
yerini
en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için
dua
ediyordu.
Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen
zaman
bile kadının derdine çare
olamamıştı. Bir sabah ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı.
Kapıyı açtığında karşısında o kadını gördü. “Sen buraya ne
yüzle geliyorsun” diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.
Lütfen içeri girmeme izin ver mutlaka konuşmamız
gerekiyor.”
dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle
konuşmaya başladı: “Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında.
Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika’daki
kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık
bir senelik
ömrü kaldğını. Buna dayanamayacağını hep söylediğin gibi
onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden
uzaklaştırmak için benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi.
Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika’ya yerleştiğimiz
yalanını yaydı.
Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev
tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama
olmadı. Gece fenalaşmış bakıcısı beni aradı son
anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi...”
Gözlerinden
akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen
oracıkta
ölmek istiyordu. Eline
tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra
akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu
kutuda. İlk kağıtta “Lütfen bütün notları sırayla oku bir
tanem” diyordu... Sırayla okudu; “Seni çok sevdim” “Seni
sevmekten hiç vazgeçmedim” “Senin için ölürüm derdin hep
doğru söylediğini bilirdim.” “Fakat benim için ölmeni
istemedim” “Şimdi bana söz vermeni istiyorum.” “Benim için
yaşayacaksın anlaştık mı?” son kağıdı eline alırken kutuda
bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar
yazılıydı:

“Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım.
Kocaman terasta
martılarla kahvaltı ederken ben hep seni izliyor
olacağım....”
xisyankarx isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla


Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
ask, bir, hikayesi, supeer


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Forum Zaman Ayarları GMT +2 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 09:20 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
HarbiForum; Haybeden Değil , Harbiden
Her Hakkı Saklıdır ©2007-2008
Valid XHTML 1.0 Transitional Creative Commons License
İçeriğimizi başka bir sitede paylaşıyorsanız lütfen kaynak belirtmeyi unutmayın,ilginize teşekkür ederiz.
Sitemizde bulunan bir içeriğin telif haklarına veya yasalara aykırı olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildirin.