Yalış mı etmiştim allahım?
Tereddütle başlayan bu soru giderek karabasana dönüşüyor

bir ağırlık yüreğime gelip oturuyordu.Unutmak istiyordum.Zamamnın akışına koyuvermek istiyordum.Ama heyhat.Çırpındıkça batıyor

unutmaya çalıştıkça her ayrıntıyı daha beter hatırlıyorum.O an beynime capcanlı çakılıp kalmıştı.Tekrar tekrar aynı soru her zerremde yankılanıyor

içindeki bu ses giderek büyüyordu.
YANLIŞMI ETTİM YOKSA??
Vicdan azabı denilen şey bu olmalıydı.Çareler aradım bastırmaya.Kitap okuyayım dediö

yok.Birşeylerle oyalanıyım dedim

imkansız.İştahım kaçmış yemek bile yiyemez olmuştum.Uyumak ne mümkün

bir sağa dön bir sola.Düşünceler ve hayaller giderek esir alıyordu.Nefsim boş durmuyordu tabi.Binlerce gerekçe sıralıyordu ardarda.Savunma mekanizması işlemeye koyulmuş

ruhumun tam ortasına bir mahkeme kurulmuştu.Nefsim avukat

vicdanım hakim.Davalı ben

davacı bir yasak aşk.Bir kalpki tam ortasından yarılmış iki parçaya

depremdeki fay hattı gibi.Yerle bir olmuş her tarafı yara bere içinde.Kalp eliyle beni gösteriyor.
Suçlu sensin diyor beni sevdin.
Birisi sürekli gülüyor

görünmesede kendi.İğrenç bir güme sesi bu.Nefsimse hiç durmadan savunuyor beni.
Ama diyor o büyüledi seni.Üstünde yaşadığın olayların etkisi vardı.
Nafile nefsim ne dese vicdanımın yüzü gülmüyor.Kırık kalp tam ortada

gözlerinde yaş var.Vicdanım beni suçlu buluyor.Giderek büyüyen bir kayayı sırtıma veriyor.
Taşıyacaksın diyor.Peki cezam ne kadar sürecek??
Kalbi gösteriyor

O diyor kırık olduğu sürece cezalısın.Bu taşı taşıyacaksın.Neesin kesilse bile.
Hafızam da başıma gardiyan olmuş.Anlıyorum kaçış yok...