| |
| |||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünki Mesajlar |
| 11.11.08, 09:44 | #11 |
| | 7 Aylık Özgürlük harika bir duygu! Artık tek başıma dünya seyahatine gidebilirim. Şu odama, bir de ayağa kalkıp bakayım; tutunacak birşey de yokki etrafta?Tam ayağa kalkacak birşey ararken annem "Hayır" diye seslendi. Bu "Hayır" da amma kötü birşey ya! En sevdiğim şeylere hep hayır diyorlar. Şu yerde duran nesne ne? Bir tadına bakayım şunun; hımmmm lezzetliymiş. Annem yine "Hayır" diyor. Ayakkabı niye yenmesin ki? Ben tadını seviyorum işte! Bugün milli oldum! Komşunun kızına öpücük gönderdim; o da bana el salladı! Yedinci Ayımda Fiziksel Gelişimim: Artık ben kocaman, özgür bir insanım; yerlerde sürünebiliyorum, kısa süreliğine de olsa tek başıma oturabiliyorum, eşyalara tutunarak ağırlığımı destekliyorum, annem beni ellerim ve dizlerim üzerine yerleştirdiğinde hemen sallanmaya başlıyorum, karın üstü yatarken kendimi ileri çekebiliyorum. Uzakta duran oyuncaklarıma yetişmeye çalışıyorum ve çoğu zaman da bunu başarıyorum. İlk dişim çıktı. Artık ağzımdaki bu yeni misafirle yeni ses denemeleri yapabilirim sanırım! Anneye Not: Bebeklerde ortalama diş çıkarma dönemi 5-6 ay arasıdır. Ancak bu süreç bazı bebeklerde daha erken, örneğin 3 aylıkken, başlayabileceği gibi 12 aya kadar bir gecikme de olabilir Yedinci Ayımda Algısal ve Sosyal Gelişimim: Bana bir ses verildiğinde ben de bir sesle tepkide bulunuyorum. Hem kendi çıkardığım sesler hem de başkalarının çıkardığı sesler çok ilgimi çekiyor, hepsini dikkatle dinliyorum. İnsanların seslerindeki farklı tonlamaları ayırdetmeye başladım. Benimle kızgın ya da azarlayıcı bir tonda konuşulduğunda çok üzülüyorum, bazen ağlıyorum. Bazen annemle babamın uyarılarından sıkılıyorum ve inatla kendi bildiğimi yapmaya çalışıyorum. Bakalım nereye kadar zorlayabileceğim büyüklerin otoritesini! Ama bir sınırı var galiba bunun, çünkü annem sonuçta kesin ve net bir şekilde "Hayır" diyerek benim ısrar ettiğim şeyde çok ileri gitmemi engelliyor. Ama bana hiçbir zaman kızmıyorlar, ya da beni korkutacak tarzda uyarılarda bulunmuyorlar. Düşen objeler çok dikkatimi çekiyor. Küçük cisimlere odaklanabiliyorum artık. Sevdiğim bir objeyi ya da oyuncağımı elimden almaya çalıştıklarında kızıp tepki gösteriyorum, ısrar ederlerse de ağlamaya başlıyorum. Oyun En sevdiğim oyunlardan biri oyuncakları saklayıp tekrar bulma oyunu. Annem sevdiğim bir oyuncağı saklıyor, ama ben aslında onun oyuncağı nereye koyduğunu görüyorum; galiba bana kolaylık olsun diye sakladığı yeri çaktırmadan da gösteriyor! Sonra hemen gidip oyuncağı buluyorum ben de. Kendimle nasıl gurur duyuyorum başarı kazanınca! Aynı oyunu tekrar tekrar oynamayı çok seviyorum. Bu dönemde içi doldurulmuş bez oyuncak hayvanlar, oyuncak bebekler, plastik topların yanısıra çeşitli mutfak gereçleri bile (plastik bir kap, tahta bir kaşık gibi) benim en sevdiğim oyuncaklar arasında yer alabilir. Beslenme: Annem bu aydan itibaren bana uygun olarak hazırlanmış sofra yemekleri de vermeye başladı; etli dolmalar, etli sebze yemekleri, tarhana, şehriye ve benzeri çorbalar, haşlama suyu dökülmemiş makarna ya da pilav yiyebiliyorum artık. Bazen de baharatsız ızgara köfte ve tavuğun beyaz etini didikleyerek küçük parçalar halinde sebze püreme ekliyorlar. Ancak ne yersem yiyeyim asıl gıda kaynağım hala anne sütü veya hazır mama tabiki. Demet'in Güncesinden... Bebeğim 7 Aylık Küçük kızım, Öyle büyüdün ki, çorba içiyorsun, meyve püresi yiyorsun, peynir, bebe bisküvisi ve pekmezle karıştırdığımız kahvaltıyı yapıyorsun. Ben bu gelişimlere inanmakta güçlük çekiyorum. Artık desteksiz oturuyorsun. Bu ayın içinde kendi odanda ve kendi yatağında yatacaksın. Bizim odamızda bir sepetin içinde uyuyordun doğduğundan beri ama artık büyüdün. Bu sabah bana bakıp garip bir ses çıkardın, sanki "anne" der gibiydin, hepimiz şaşırdık ve sana bakmaya başladık. Sen de neye uğradığını şaşırıp sus pus oldun... Sevgili anne babalar, unutmayın ki her bebeğin farklı ve kendine özgü bir fiziksel, algısal ve sosyal gelişim tablosu vardır. Bu sebeple eğer bebeğiniz yukarıda bahsedilen gelişim aşamalarından bir kısmına henüz ulaşmadıysa gereksiz endişe ve korkuya kapılmayın. Eğer bebeğinizin gelişiminde dikkat çekici ölçüde bir problem olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bebeğinizin gelişim süreciyle ilgili en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz. |
| 11.11.08, 09:44 | #12 |
| | 8 Aylık Bu oyuncaklar da amma sağlammış; vuruyorum vuruyorum kırılmıyor. Bana şöyle hareket eden oyuncaklar alsalar da onları da kırsam. Yemeklerimi artık yalnız yemek istemiyorum diye beni de masaya oturtuyorlar. Ben karnıyarık ne zaman yiyeceğim acaba? Babam bana yatmadan önce önündeki kitaptan birşeyler okuyor, ben de dinler gibi yapıyorum. Benim anladığımı zannediyor. Halbuki ben ne zaman yürümeye başlayacağım onu düşünüyorum; bir de öpücük gönderdiğim komşunun kızını... Baba işte, onu da kıramıyorsun ki. Sekizinci Ayımda Fiziksel Gelişimim: Artık dengemi sağlayarak yalnız başıma oturabiliyorum ve otururken de hareket edip sallanıyorum. Yüzükoyun yatarken oturur duruma getirebiliyorum kendimi. Ayrıca bana doğru yuvarlanan bir topu yakalayabiliyor; bir nesneyi tutmak için parmaklarımı ve avucumu birlikte kullanıyor ve daha ilginç olan bir nesneye erişmek için başka bir nesneden yardım almayı beceriyorum. Ve asıl önemli haber, artık emekleyebiliyorum. Bu benim için kocaman evimizin içinde keşfedilebilecek bir sürü yeni şey demek, herşeyi, her köşeyi çok merak ediyorum. Gezinirken eşyalara tutunup dengemi ayarlayabiliyorum. Bu durum annemle babamı hem mutlu ediyor hem de evin içinde karşılaşabileceğim ev kazalarına karşı beni nasıl koruyacakları konusunda endişe duyuyorlar. Anneciğim, eğer ev içerisinde güvenliğimi nasıl sağlayabileceğin konusunda bilgi edinmek istiyorsan buraya tıkla! Sekizinci Ayımda Algısal ve Sosyal Gelişimim: Etraftakilerin ilgisini çekmek için bağırmam yetiyormuş, bunu sık sık yapıyorum ben de! Artık kedi gördüğüm zaman ona "pisi" diyebiliyorum. Tanıdıklarıma öpücükler yollamayı bile beceriyorum. Etraftaki objeler ve eşyalar arasında bağlantı kurmaya başladım. Mesela küçük objelerin büyük objeler içine konulabileceğini; annemin sakladığı birşeyi bulmayı; bir kitapta ismi söylenen objeyi işaret etmeyi başarabiliyorum genelde. Ayrıca eşyaları amaçlarına uygun kullanmayı da öğrenmeye başladım. Fırçayı saçlarıma götürüyorum, bardaktan su içilebileceğini biliyorum. Annemle babam bana yatmadan önce kitap okuyor artık. Annemden ayrı kalmayı hiç sevmiyorum. Tanımadığım insanların arasında, özellikle de annem yanımda değilse, kendimi çok kötü hissediyorum, korkuyorum, endişeleniyorum, bir an önce annem gelip beni kucağına alsın istiyorum. Niye böyle oldum ki, diğer insanlara hiç alışamayacak mıyım acaba? Bebeğim ve Ben'den Anneye Not: Bebeğiniz bu dönemde size aşırı bir bağımlılık hissedebilir ve diğer insanların arasında, özellikle siz yanında yokken, huysuzlaşıp ağlayabilir. Bebeğinizin sosyalleşebilmesi ve diğer insanlarla da iletişim kurma yeteneğini geliştirmesi için bu süreci atlatması gerekir. Bu dönemi daha kolay atlatabilmeniz için; . Bebeğinizden ayrılırken ona sarılıp öpün ve geri döneceğinizi söyleyin. Eğer fazlasıyla korkup panikliyorsa fazladan bir süre daha onu rahatlatmaya çalışın. . Kalabalık bir ortamda ya da bebeğin tanımadığı insanların arasındaykeni bebeğinizi kucağınızda tutun, ona sarılın ve yumuşak bir ses tonuyla etraftaki insanların kimler olduğunu ona anlatmaya çalışın. Etraftaki insanları da bebeğinizle konuşurken ya da ilgilenirken yavaş, sakin, bebeği korkutmayacak tarzda davranmaları konusunda uyarın. . Siz yakınında olmadığınız zamanlarda, bebeğiniz varlığından güç ve güven alabileceği başka bir nesneye bağlanabilir; bu nesne bir oyuncak, bir yastık ya da battaniye olabilir. Sizin yokluğunuzda bu tür bir nesne bebeğin hissedebileceği endişeyi ve korkuyu azaltabilir. Aşılarım: Eğer şu anda salgın varsa ve doktor amca/teyze gerekli görürse gelecek ay tek Kızamık aşısı olmam gerekiyor. Kızamık çok bulaşıcı ve virüsler tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Kış aylarında ve baharda sık görülür, salgınlar yapabilir. Hava yoluyla bulaşır ve yüksek ateşli ve döküntülü bir tablo çizer. Ateş düşürücü, ağrı kesici gibi hastalık bulgularını hafifleten ilaçlar kullanılabilir ancak direkt olarak hastalığın tedavisi yoktur. Devamında orta kulak iltihabı, zatürre, beyin zarlarının iltihabı görülebilir. Kızamık aşısı canlı zayıflatılmış bir aşıdır. Hastalığı önlemede % 95 etkilidir ve ömür boyu koruma sağlar. Normalde, Kızamık aşısının ilk dozunun, KKK (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı) olarak 12. ayda uygulanması ve 4-6 yaş arasında tekrar dozunun yapılması gerekir. 9. ayda tek başına Kızamık aşısı, eğer ülkemizde kızamık salgını varsa ve doktor amca/teyze erken dönemde bana bulaşma riski olduğunu düşünüyorsa tek doz olarak uygulanabilir, ama 12. aydan sonra mutlaka tekrarlanması gerekir. Demet'in Güncesinden... Bebeğim 8 Aylık Sarı Böceğim Artık iki dişi olan genç bir kızsın. Dişlerin yarı yarıya gözüktü. Bu iş çok hoşuna gitti senin. Eline aldığın herşeyle kemirme talimleri yapıyorsun. Bazen eline sert bir elmayı soyup veriyorum, bir saat içinde bir lokmacık oymuş oluyorsun. Bu iş hoşuna gitti ama. Benim elimi yakalayıp, derhal başlıyorsun kemirme işlemine... Sevgili anne babalar, unutmayın ki her bebeğin farklı ve kendine özgü bir fiziksel, algısal ve sosyal gelişim tablosu vardır. Bu sebeple eğer bebeğiniz yukarıda bahsedilen gelişim aşamalarından bir kısmına henüz ulaşmadıysa gereksiz endişe ve korkuya kapılmayın. Eğer bebeğinizin gelişiminde dikkat çekici ölçüde bir problem olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bebeğinizin gelişim süreciyle ilgili en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz. |
| 11.11.08, 09:44 | #13 |
| | 9 Aylık Bugün çok şirin olmalıyım. Annem ve babam için çok anlamlı bir gün bugün. Onlara ilk defa "an-ne, ba-ba" diyeceğim. Eminim ki çok sevinecekler. Birkaç ay sonra da aynısını, anneannemle dedeme yapacağım. Bir de artık futbol olayına girmeye başladım. Önüme koyulan toplara ayağımla vurduğumda, bana "Gol"diye bağırıyorlar. Bu oyunu çok seviyorum. Ama aynısını sofrada portakalla yapınca, annemin kahvesi döküldü. Ben "Gol" diye bağırdım ama kimse sevincime katılmadı. Bu arada da tel sararı herkesten iyi yapıyorum; el hareketlerim çok süper oldu. Bu ay kızamık salgını olduğu için doktor amcanın tavsiyesiyle kızamık aşısı oldum. 1 yaşından sonra da kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı olacakmışım, öyle dedi doktor amca... Dokuzuncu Ayımda Fiziksel Gelişimim: Artık emeklerken kendimi daha iyi denetleyebiliyorum; kendi isteğimle arkadan öne önden arkaya yuvarlanabiliyorum; hatta etrafa tutunarak birkaç adım atabiliyorum bile. Kendimi çekerek ayağa kalkabiliyorum; isteyerek nesneleri fırlatabiliyorum ya da itebiliyorum. İşaret parmağım ve baş parmağım ile objeleri tutabiliyorum. Artık annemle babamla birlikte yemek sofrasına ben de oturuyorum. Isırarak köfte bile yiyebiliyorum hatta. Zaten evde hazırlanan erişkin besinlerini ben de yiyebilirmişim artık. Dokuzuncu Ayımda Algısal ve Sosyal Gelişimim: Çıkardığım sesler daha anlamlı ve anlaşılır hale geliyor yavaş yavaş. "Anne, baba" diyebiliyorum artık. Annem bana "Hayır" dediğinde ne demek istediğini anlıyorum ama bu emre uyup uymama konusunda karasızım hala. O kadar çok şeye hayır diyorki bu yetişkinler de! Bana kitap okunması hala çok hoşuma gidiyor, üstelik artık daha bir dikkatli dinlemeye başladım okunan kitapları; yakında tüm bu okunanların ne anlama geldiğini eksiksiz olarak anlamaya başlayacağıma eminim. Yabancı insanların arasında, özellikle de annemden ayrı olduğum zamanlarda hissettiğim o korku ve endişe hala devam ediyor. Ama bu dönemlerde böyle hissediyor olmam normalmiş. Oyun: Ortaklaşa ve karşılıklı oynanan oyunları çok seviyorum. Annem karşıma oturuyor, oyuncaklarımı önce ben ona uzatıyorum, sonra uzanıp ondan geri alıyorum. Bir de babamla top oynamayı çok seviyorum, karşılıklı oturup birbirimize topu yuvarlıyoruz. Annem telefonla konuştuktan sonra ahizeyi bana uzatıyor, ben de aynen onun gibi konuşuyorum telefonda ama nedense karşı taraftakiler benim dediklerimi anlamıyorlar hala! Aşılarım: Bu ay kızamık salgını olduğu için doktor amcamın tavsiyesiyle kızamık aşımı oldum! Bebeğim ve Ben'den Anneye Not: Bu dönemde bebeğiniz geceleri uyku problemi yaşıyorsa, onun daha kolay uykuya dalabilmesi için şu yöntemleri deneyebilirsiniz: . Gece bebeğinizi yatırmadan önce onu rahatlatacak, uykuya geçişini kolaylaştıracak bazı yöntemlere alıştırabilirsiniz. Ilık bir banyo, kitap okuma, hafif bir müzik dinletme, kısa bir süre beşikte ya da kucakta sallama işe yarayabilir. . Bebeğiniz uykuya dalıncaya kadar beşikte ya da kucağınızda sallamaya alıştırmayın, kendi kendine uykuya dalmayı öğrenmesi çok önemlidir! . Bebeğiniz yeterince gevşediyse ve uykuya hazırsa onu yatağına yatırıp odadan çıkın. Gözleri kapalı bile olsa sizin odadaki varlığınızı hissedip ilgisi size kayabilir, uyumaktan vazgeçebilir. . Uyku zamanı geldiğinde, siz yanında olmadığınızda bebeğinizin varlığından destek alacağı bir başka eşyaya bağlanması işe yarayabilir; bu eşya bir oyuncak, yastık ya da battaniye olabilir. Demet'in Güncesinden... Bebeğim 9 Aylık Şirinem, Tatil pek iyi geçti derken, son günü kafanın üzerine düştün. Yedi gün yirmidört saat gözettim seni. En son gün sadece iki saniye gözümü ayırdım, biberonunu kaynatmak için. İşte tam o sırada düştün yataktan. Hemen İzmir'e götürüp her türlü müdahaleyi yaptırdık, film çektirdik. Hiç bir şey yokmuş çok şükür ki. Anında kendi doktorumuzu aradık. Sen onbeş dakika ağladın ama ben dört saat ağladım... Sevgili anne babalar, unutmayın ki her bebeğin farklı ve kendine özgü bir fiziksel, algısal ve sosyal gelişim tablosu vardır. Bu sebeple eğer bebeğiniz yukarıda bahsedilen gelişim aşamalarından bir kısmına henüz ulaşmadıysa gereksiz endişe ve korkuya kapılmayın. Eğer bebeğinizin gelişiminde dikkat çekici ölçüde bir problem olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bebeğinizin gelişim süreciyle ilgili en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz. |
| 11.11.08, 09:45 | #14 |
| | 10 Aylık Kahrolsun biberon! Artık suyumu bardaktan içiyorum. En keyiflisi bu! Ama benim gözüm muslukta. Evdekiler ne söylerse ben de aynısını söylüyorum, ama onlar benim söylediklerime gülüyorlar? Annem beni giydirirken yuvarlanmak en zevklisi! O zaman annem hiç beceremiyor, kıyafetlerim ayaklarıma dolaşıyor? Heeey! Tutunacağım birisi yok ki tutunup da bir iki adım atayım! Onuncu Ayımda Fiziksel Gelişimim: Artık birine ya da birşeye tutunarak ayakta durabiliyor ya da ayakta dururken oturabiliyorum. Kaşıkla birşeyler yiyebiliyorum ve suyumu bardaktan içmeyi bile beceriyorum! Onuncu Ayımda Algısal ve Sosyal Gelişimim: İşittiğim sesleri taklit etmeye çalışıyorum ama hala pek başarılı sayılmam bu konuşma işinde. Annem bana bu konuda büyük destek veriyor. Söylemeye çalıştığım tüm sözcükleri bana düzelterek geri söylüyor. Benim yanımdayken yaptığı her işi bana da açıklıyor, yemek hazırlamak, çamaşır makinesini çalıştırmak ne demekmiş öğreniyorum işte ben de! Benimle sürekli sanki onu anlıyormuşum da her an ona cevap verecekmişim gibi sohbet ediyor. Sanırım annem sayesinde konuşmayı diğer bebeklerden daha çabuk öğreneceğim. Zaten artık bana "ayıcık" ya da "bardak" denildiğinde hangi nesneyi kastettiklerini anlıyorum, hatta "bana ver" ya da "göster" gibi basit cümlelere uygun davranabiliyorum bile! Daha önce farkına varmadığım yeni şeyler dikkatimi çekip beni ürkütmeye başladı. Bazen kapı zili, elektrikli süpürge sesi, karanlık ya da aydınlık beni ürkütmeye yetebiliyor. Böyle durumlarda annem beni rahatlatmak için elinden geleni yapıyor ve başarılı da oluyor. Hafızam da gelişiyor bu dönemde; örneğin daha önceden evde dinlemiş olduğum bir şarkıyı dışarıda bir yerlerde de duyduğum zaman hemen hatırlıyorum ve bunu, gülümseyerek ya da ellerimi sallayarak anneme de belli ediyorum! Oyun: Bu aralar çeşitli banyo oyuncaklarıyla (duş, kepçe, kova), birbirine geçen bloklarla ve oyuncak direksiyonumla oynamayı çok seviyorum! Bebeğim ve Ben'den Anneye Not: Bebeğinizde bu dönemde yeni korkular başlayabilir. Elektrikli süpürge ya da kapı zili sesi, şimşek, karanlık, aydınlık gibi uyaranlar bebeğinizde korku ve şaşkınlığa yol açabilir. Böyle durumlarda bebeğinizi rahatlatmak için: . Korkunun kaynağını azaltın (Örneğin gece lambası kullanın) . Korkuyu öğretici bir tecrübe haline getirin. (Örneğin onu tutup konuşurken elektrikli süpürgeye dokundurun, ancak aşırı tepki gösteriyorsa onu zorlamayın) . Onun korkularını kabul edin ve üstüne bilinçsizce gitmeyin. Demet'in Güncesinden... Bebeğim 10 Aylık Küçük Cadım, Bu hitap şekli çok uygun sana. Cidden bir cadı olma yolunda gidiyorsun. Bakalım sonumuz ne olacak. Sanki becerebilecekmişsin gibi, patiklerini giydirirken kızıyorsun bana, kendin giymek için paralanıyorsun. Ama anla, daha çok küçüksün, o günler de gelecek... Sevgili anne babalar, unutmayın ki her bebeğin farklı ve kendine özgü bir fiziksel, algısal ve sosyal gelişim tablosu vardır. Bu sebeple eğer bebeğiniz yukarıda bahsedilen gelişim aşamalarından bir kısmına henüz ulaşmadıysa gereksiz endişe ve korkuya kapılmayın. Eğer bebeğinizin gelişiminde dikkat çekici ölçüde bir problem olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bebeğinizin gelişim süreciyle ilgili en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz. |
| 11.11.08, 09:45 | #15 |
| | 11 Aylık On Birinci Ayımda Fiziksel Gelişimim: Bu ay annemin elini tutarak ilk adımlarımı atmaya başladım. Hatta tek başıma kısa bir süre için ayakta bile durabiliyorum. Bu gelişmeler annemle babam için büyük mutluluk kaynağı tabiki, ama aynı zamanda artık benim peşimden hiç ayrılmaz oldular, evde karşılaşabileceğim tehlikelerden beni korumak içinmiş bu!! Halbuki ne gereği var tüm bu telaşın, ben koca adam oldum artık, kendi başımın çaresine bakamaz mıyım sanki? Annem beni giydirirken ben de kollarımı ve bacaklarımı uzatarak ona yardımcı oluyorum artık. On Birinci Ayımda Algısal ve Sosyal Gelişimim: "Anne, baba" dışında birkaç kelime daha söylemeye başladım. Bana söylenen bazı basit emir cümlelerini anlayabiliyorum. Büyüklerin çıkardıkları sesleri hep taklit etmeye çalışıyorum ama hala anlamıyorlar beni galiba. Sevdiğim oyuncakları işaret ediyorum, hemen getirip veriyorlar bana. Burnumun, kulaklarımın, ağzımın yerini biliyorum artık, sorduklarında elimle gösterebiliyorum bile. Ayrıca artık isteklerimi sadece ağlayarak değil, çeşitli sesler çıkararak ya da el ve yüz hareketlerimle de belli edebiliyorum. Aşılarım: Gelecek ay, Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşım var. Her üç hastalık da virüsler tarafından meydana getirilen ve tedavisi olmayan hastalıklardır. Genellikle tam iyileşme ile sonuçlanmalarına rağmen oldukça ciddi ve ağır tablolara ve kalıcı hasarlara da yol açabilirler. Tek korunma yöntemi ise aşılanmaktır. 9. ayda yaptırdığınız kızamık aşısının etkisi bu ek doz ile daha da güçlenecektir. Kızamık hastalığı ülkemizde görülen ve kış sonu ve bahar aylarında salgınlar yapabilen, bulaşıcılık oranı yüksek ve solunum yolu ile hızla yayılabilen bir hastalıktır. Kızamık hastalığına bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklar (ishal, orta kulak iltihabı, zatürre, beyin tutulumu) 5 yaşın altındaki çocuklarda ve 20 yaş üzeri erişkinlerde daha sık olarak gözlenmektedir. Kızamıkçık, kızamık gibi solunum yolu ile yayılan ve oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Solunum yolu ile yayılır ve kış sonu ve ilkbaharda salgınlar yapabilir. Özellikle aşılanmamış kişiler erişkin çağa ulaştıklarında hastalığı geçirirlerse oldukça ağır geçirebilir ve ciddi sorunlarla sonuçlanabilir. Kızamıkçık, en çok da hamileler için riskliymiş, bebeklerinde çok ciddi sakatlıklara sebep oluyormuş. Kabakulak da diğer iki hastalık gibi solunum yolu ile bulaşır ve benzer dönemlerde salgın yapabilir. İyi huylu bir hastalık gibi görünmesine karşın beyin tutulumu ve işitme kaybı gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Gelecek ay bir de Hepatit A aşımın ilk dozu yapılacakmış, sakın unutma annecim!.. Bebeğim ve Ben'den Anneye Not: - Bebeğiniz artık basit emirleri ve "Hayır" kelimesini anlar ancak bunlara genelde uymamayı tercih edecektir. Hayır kelimesinin bebeğiniz üzerindeki etkisini artırmak için bu kelimeyi sadece gerçekten ciddi uyarılarda bulunmak istediğiniz durumlarda kullanın. Bu dönemde genellikle bebeğiniz yaptığınız bir uyarıyı ertesi güne unutmuş olacaktır. Ancak yine de ona doğru ve yanlışları öğretmek, disipline yönelik eğitime başlamak için çok erken bir dönem olduğunu düşünmeyin. Örneğin evdeki köpeğinizin kuyruğunu çekmeye çalışıyorsa elini yavaşça tutun, gözlerine bakıp "Hayır. Bu, köpeğin canını yakıyor!" diyerek, ona eliyle köpeği nasıl okşayacağını gösterin. - Bebeğinizin konuşma yeteneğini geliştirmesine yardımcı olmak için; . Basit ve anlaşılır bir dilde ve sıklıkla onunla konuşun. Birlikteyken yaptığınız her eylemi, etrafta gördüğü herşeyi ona açıklayın. . Bebeğiniz anlaşılmaz seslerle ve kelimelerle size birşeyler anlatmaya çalışırken tüm ilginizi ona vererek, onu dinlediğinizi belli edin. Onun kendine has konuşmasının içinden gerçeğe yakın kelimeleri seçerek ona geri söyleyin; böylece sizin onu anladığınızı ve ona karşılık verdiğinizi düşünecektir. . Etraftaki nesneleri ona tanıtırken "büyük, küçük, dolu, boş, sıcak, soğuk" gibi sıfatlardan faydalanın; gerekiyorsa sayıları kullanın. . Nesneleri tanıtırken renklerini de belirtmeyi unutmayın. . Bebeğinize sık sık kitap okuyun. Demet'in Güncesinden... Bebeğim 11 Aylık Gül yaprağım, Neredeyse yaşına geliyorsun. Geçen hafta seninle kucak kucağa, yanak yanağa, üç gün geçirdik. Fakat yemek konusunda delirtiyorsun beni. Sana yediremedikçe ben yiyorum nedense. "Hadi kızım çak" deyince elime vuruyorsun büyük bir çabayla. Iskalayınca yeni baştan deniyorsun, bıkmaksızın... Sevgili anne babalar, unutmayın ki her bebeğin farklı ve kendine özgü bir fiziksel, algısal ve sosyal gelişim tablosu vardır. Bu sebeple eğer bebeğiniz yukarıda bahsedilen gelişim aşamalarından bir kısmına henüz ulaşmadıysa gereksiz endişe ve korkuya kapılmayın. Eğer bebeğinizin gelişiminde dikkat çekici ölçüde bir problem olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bebeğinizin gelişim süreciyle ilgili en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz. |
| 11.11.08, 09:46 | #16 |
| | 12 Aylık İşte ayaktayım! Artık tek başıma yürüyorum. Kimseye ihtiyacım yok. Her şeyi karıştırıyorum. Çok zevkli, çok zevkli! İkide bir düşüyorum ama, bu kadarcık olur artık. Hem daha iyi de konuşuyorum. İlk defa büyüdüğümü hissediyorum. Burnumu, ağzımı, kulaklarımı, herşeyi biliyorum. Evimizde bir telaş var. Herkes çok güzel giyinmiş. Masada kocaman bir mama var, üstünde de tek bir ışık yanıyor. Ben üfff yaptım; ışığı söndürdüm! Sonra herkes "İyi ki doğdun" diye şarkı söyledi. Ben de alkışladım onları ve katıldım "İyi ki doğdum!" Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak ve Hepatit A aşılarımı olmak için doktor amcaya gittim. Bu hastalıklara yakalanmayacağım ne güzel! On İkinci Ayımda Fiziksel Gelişimim: Tek başıma ilk adımlarımı attım bu ay. Hatta annem bir elimden tuttuğu zaman yürüyebiliyorum bile ama bıraktığında düşüyorum genelde. Bir yaşımın sonunda kendim ayağa kalkıp yürüyebilirmişim, ama bu kimi bebeklerde daha erken ya da daha geç de olabilirmiş, öyle söyledi doktor amca. Artık yardım olmaksızın bardaktan birşeyler içebiliyorum. Doğumgünü pastamdaki mumu üflemeyi bile becerdim! Anneye Not: Bebeklerin oldukça hızlı bir gelişme oranı vardır ama 12 aydan sonra çocuğunuzun gelişmesinin ve kilo alımının yavaşlamasıyla karşılaşmanız olasıdır. Tipik olarak gelişme, bebeğinizin yürümeye başladığı ve daha hareketli olduğu zamanlar olan bir yaş civarında yavaşlar. On İkinci Ayımda Algısal ve Sosyal Gelişimim: Büyüklerin hareketlerini taklit etmeye bayılıyorum. Eskiden başkalarına gülerdim hep, şimdi kendi yaptığım şeyler de komik ya da eğlenceli geliyor bazen. "Oyuncağı kutuya koy" gibi daha karmaşık emirleri anlayıp uygulayabiliyorum artık. İkiden fazla kelimeyi ardarda söyleyebiliyorum. Annem yeni kelimeler öğrenmeme çok yardımcı oluyor; etrafta gördüğümüz her nesneyi ismini söyleyerek bana tanıtıyor. Aşılarım: Bu ay, Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak ve Hepatit A aşılarımın ilk dozlarını oldum! Hepatit A aşımın 2. dozunu 18 aylık olduğumda yapacakmış doktor amca... Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşımın 2. dozu ise ben kocaman olduğumda, 4-6 yaş arasında, yapılacakmış. Beslenme: Kendi kendime beslenme konusunda gittikçe daha başarılı hale gelmeye başladım. E tabi bağımsızlığımı kazandıkça da yemek konusunda kendi tercihlerimi geliştirip bunlarda ısrar ediyorum! Mesela etrafta bu kadar çok oynanacak oyun, keşfedilecek şey varken ve ben de henüz yürümeyi öğrenmeye başlamışken ne diye oturup yemek yemekle vakit kaybedeyim ki!? Neyseki annemle babam hep benimle birlikte sofraya oturuyorlar artık, ayrıca yemeği oyunlarla ve öğrenilecek yeni yeni şeylerle süslüyorlar da birazcık daha zevkli hale geliyor bu yemek zamanları! Bebeğim ve Ben'den Anneye Not: Bu dönemde bebeğiniz oyunlarında eline geçirdiği herşeyi fırlatmaktan, birbirine vurmaktan, ya da yere atmaktan hoşlanır. Yaşıtlarıyla ya da diğer çocuklarla ortaklaşa oyun oynamayı henüz beceremezler ancak diğer bebekler ve çocuklar ilgisini çekmeye başlamıştır. Yaşıtlarını oyun arkadaşından çok bir oyun aracı, bir oyuncak gibi görür. Bebeğinizin diğer çocuklarla sosyal ilişki kurma aşamasında onu yönlendirebilirsiniz; . Bebeğinizin bu dönemde diğer çocuklara ve yabancılara karşı çekingen ve ürkek bir tutum sergilemesi normaldir. Sosyal davranışların tam olarak gelişebilmesi için bir ya da iki senelik bir zaman süreci daha gerekebilir. Bu süre boyunca çocuğunuzu istemediği ortamlara sokmak için zorlamayın; kendisine ve diğer insanlara olan güven ve sevgisini geliştirmek için elinizden geleni yapın. . 1 yaşındaki bir çocuğun "paylaşma" kavramını anlaması beklenemez. Bu kavramı anlayıp uygulaması büyük ihtimalle 2-3 yaşından önce görülmeyecektir. Şu anda siz sadece, çocuğunuzun kendisiyle aynı oyuncağı oynamak isteyen diğer çocuklara karşı zarar verici davranışlarda bulunmasını engelleyebilirsiniz. Çocuğunuz diğer çocuklara karşı zarar verici davranışlarda bulunduğunda (ısırmak, tekmelemek, vurmak gibi) onu sakin ama ciddi bir şekilde uyarın ve yaptığı davranışın yanlış olduğunu anlatmaya çalışın. Demet'in Güncesinden... Bebeğim 12 Aylık Akide şekerim, Aynen şeker gibisin, yalamak yetmiyor, çatur çutur yemek istiyorum seni, bir çırpıda. Bu ayın sonunda bir yaşında olacaksın. Sana geçen Cumartesi kırmızı, süet bir pabuç aldık. Bu seferki ciddi bir pabuç yani yürümek için bir pabuç. Sağ ve sol kenarlarında minik sarı çiçekler işlemişler. O kadar tatlı ve şirin ki avucumun tam ortasına sığıyor. Bir yıllık yaşamında hiç bir şeye bu kadar sevindiğine tanık olduğumu hatırlamıyorum... Sevgili anne babalar, unutmayın ki her bebeğin farklı ve kendine özgü bir fiziksel, algısal ve sosyal gelişim tablosu vardır. Bu sebeple eğer bebeğiniz yukarıda bahsedilen gelişim aşamalarından bir kısmına henüz ulaşmadıysa gereksiz endişe ve korkuya kapılmayın. Eğer bebeğinizin gelişiminde dikkat çekici ölçüde bir problem olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bebeğinizin gelişim süreciyle ilgili en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz. |
| Cevap Yaz |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bebeğiniz Ek Gıdalara Başlarken... | HENA | Anne ve Çocuk | 0 | 05.02.08 16:54 |
| bebeğiniz nassıl olcak | ninja25 | Komik Animasyonlar | 0 | 22.01.08 12:03 |
| Bebeğiniz Diş Çıkarırken... | Dj_BuRKi | Sağlık Merkezi | 1 | 11.08.07 12:35 |
| Bebeğiniz neden ağlar??? | gizems | Anne ve Çocuk | 2 | 16.07.07 10:31 |
| bebeğiniz duyabiliyormu?? | SЧSTЄM | Anne ve Çocuk | 1 | 13.07.07 23:28 |
